Single Blog Title

This is a single blog caption

Otonom Yapay Zekâ Sistemlerinde Ceza Sorumluluğunun Geleceği

Otonom Yapay Zekâ Sistemlerinde Ceza Sorumluluğunun Geleceği

Giriş: Makineler “Hareket” Ettiğinde Suç Kimin?

Otonom yapay zekâ (YZ) sistemleri, giderek daha fazla gerçek dünyada ciddi sonuçlar doğuran kararlar alıyor: otonom araçlar, tıbbî teşhis sistemleri, algoritmik alım-satım, otonom dronlar ve hatta yarı otonom silahlar. Bu sistemler daha özerk hâle geldikçe kaçınılmaz bir soru ortaya çıkıyor: Bir otonom YZ sistemi zarar verdiğinde ceza sorumluluğu kime ait olmalıdır?

Klasik ceza hukuku, temelde insan faili esas alır: kast kurabilen, haksızlığın farkında olabilen ve kınanabilir bir kişi. Otonom YZ sistemleri ise bu tabloyu karmaşıklaştırır. Bu sistemler, doğrudan insan komutu olmaksızın “hareket edebilir”, geliştiricilerinin bile tam olarak anlamadığı biçimlerde veriden öğrenebilir ve kimsenin spesifik olarak amaçlamadığı sonuçlar üretebilir. Bu makale, otonom YZ sistemlerinde ceza sorumluluğunun geleceğini ve ceza hukukunun benimseyebileceği olası modelleri tartışmaktadır.


1. Klasik Ceza Hukuku, Otonom Yapay Zekâ ile Karşılaşıyor

Ceza sorumluluğu geleneksel olarak iki temel unsura dayanır:

  • Maddi unsur (actus reus) – Hukuka aykırı bir fiil veya ihmal,

  • Manevi unsur (mens rea) – Kast, taksir, bilinçli taksir gibi suç iradesi.

YZ kaynaklı olaylarda bu unsurlar bulanıklaşır. Evet, çoğu zaman dünyada gerçekleşen hukuka aykırı bir “fiil” vardır (örneğin, otonom aracın sebep olduğu bir çarpma). Ancak bu fiil kimin fiilidir? Programcının, üreticinin, kullanıcının, sistemi kullanan şirketin mi, yoksa bizzat sistemin mi?

Üstelik mens rea, bilinçli bir zihinsel durumu varsayar. YZ sistemleri insan anlamında “kast” oluşturmaz; fonksiyon optimize eder, algoritma izler. Bu durum, ceza sorumluluğunun geleceği için iki olasılığı gündeme getirir:

  1. Tamamen insan merkezli sorumlulukta ısrar ederek sorumluluğu her zaman gerçek veya tüzel kişilere bağlamak.

  2. Otonom sistemleri bir şekilde dikkate alan yeni hukuki kurgular geliştirmek.


2. Otonom Yapay Zekâ İçin Önerilen Sorumluluk Modelleri

Doktrinde ve politika çalışmalarında şu anda birkaç farklı model tartışılmaktadır.

2.1. Geliştirici ve Üretici Sorumluluğu

Muhtemel modellerden biri, geliştirici ve üreticilere odaklanılmasıdır. Bu bakış açısından ceza sorumluluğu, YZ sistemini tasarlayan, eğiten ve topluma sunan kişilerde toplanır. Sorumluluk şu hâllerde gündeme gelebilir:

  • Ağır derecede kusurlu tasarım veya eğitim,

  • Bilinen risklerin görmezden gelinmesi,

  • Yeterli güvenlik ve denetim mekanizmalarının kurulmaması.

Bu yaklaşım, YZ sistemlerini risk doğuran ürünler olarak görür ve ciddi özen yükümlülüğünün ihlali hâlinde ceza hukuku devreye girer.

2.2. Kullanıcı ve İşletici Sorumluluğu

Diğer bir model, kullanıcılar ve işletmeciler üzerinde yoğunlaşır. Özellikle riskli ortamlarda otonom sistemleri devreye sokan aktörler açısından:

  • Ayrımcı kararlar veren bir YZ işe alım aracı kullanan şirket,

  • YZ tavsiyesine körü körüne güvenen hastaneler,

  • Güvensiz koşullarda “otopilot”u devreye sokan sürücüler.

Bu bağlamda ceza sorumluluğu, tehlikeli teknolojiye ölçüsüz güven, denetim eksikliği veya objektif özen yükümlülüğünün ihlali çerçevesinde kurgulanabilir.

2.3. Şirketlerin Ceza Sorumluluğu

Otonom YZ sistemleri çoğu zaman şirketler tarafından kullanıldığından, tüzel kişilerin ceza sorumluluğu gelecekte merkezî bir rol oynayacaktır. Algoritmalar, şirketin “organizasyon yapısının” bir unsuru olarak görülebilir ve YZ’nin yol açtığı zararlı sonuçlar şirkete atfedilebilir.

Bu perspektifte:

  • YZ sisteminin faydasını şirket elde etmektedir,

  • Sistemi tasarlayan veya seçen odur,

  • Sistemin kullanım biçimi üzerinde nihai denetim yetkisine sahiptir.

Dolayısıyla otonom sistemin tekrarlayan şekilde zarar verdiği durumlarda, şirkete yönelik ceza yaptırımları (para cezası, uyum programı yükümlülükleri, hatta fesih) meşru kabul edilebilir.


3. Ceza Faili Olarak Yapay Zekâ Fikri

Daha radikal bir öneri, YZ sistemlerine belli bir hukuki kişilik tanınması ve onların da bir tür ceza hukuku süjesi gibi kabul edilmesidir. Bu modelde otonom YZ:

  • Ayrı bir “elektronik kişilik” statüsüne sahip olabilir,

  • Tazmin amaçlı bir fon adına malvarlığı bulundurabilir,

  • İşlevinin kısıtlanması veya kapatılması yoluyla “cezalandırılabilir”.

Ancak bu yaklaşım ciddi itirazlarla karşılaşmaktadır:

  1. Bilinç ve ahlaki öznellik eksikliği: YZ suçluluk, utanç veya cezadan korku gibi duyguları yaşayamaz.

  2. Ahlaki anlamda özerklik yokluğu: Davranışları tasarım, veri ve hedef fonksiyonlarla sınırlıdır.

  3. Yaptırımın araçsallaşması: YZ’yi “cezalandırmak” çoğu zaman teknik bir ayar değişikliği, güncelleme veya kapatma anlamına gelir; bu da nihayetinde insan aktörlerin kararına bağlıdır.

Bu nedenle birçok yazar, ceza sorumluluğunun makinelerde değil, insanlar ve örgütlerde kalması gerektiğini savunur.


4. Yapay Zekâ Çağında Taksir, Öngörülebilirlik ve Özen

Otonom YZ’de ceza sorumluluğunun geleceği, büyük ölçüde öngörülebilirlik ve taksir kavramlarının nasıl yeniden yorumlanacağına bağlıdır.

  • Geliştiriciler, YZ’yi eksik veya önyargılı veriyle eğittiklerinde ortaya çıkacak zararları öngörmüş sayılmalı mıdır?

  • Şeffaf olmayan “kara kutu” algoritmaların kullanılması, kendi başına bir ihmal midir?

  • Düzenleyici kurumlar belirli riskler konusunda uyarıda bulunduğunda, failler hâlen “öngörülemezlik” iddiasında bulunabilir mi?

Ceza hukuku, zamanla YZ tasarlayan ve kullanan aktörler için özen standardını yükseltebilir. Özellikle sağlık, ulaşım ve kritik altyapı gibi yüksek riskli alanlarda sağlam test, denetim ve risk analizi yapılmaması, cezaî taksir veya bilinçli taksir kapsamında değerlendirilme potansiyeline sahiptir.


5. Sektörel Alanlar: Otonom Araçlardan Otonom Silahlara

Gelecek, tüm YZ uygulamaları için tek tip olmayacaktır. Bazı alanlar ceza hukuku açısından çok daha yoğun tartışma doğurur:

  • Otonom araçlar: Kaçınılmaz çarpışma senaryolarında “daha az kötü” tercihi yapan araca ilişkin sorumluluk kimdedir?

  • Sağlık YZ’si: Hekimler, YZ’nin önerisine ne ölçüde güvenebilir ve hangi noktada bu güven cezaî taksire dönüşür?

  • Otonom silahlar: Tam otonom silah sisteminin işlediği savaş suçundan dolayı kim sorumlu tutulacaktır – komutanlar, programcılar, üretici şirketler mi, devlet mi?

Bu alanların her biri, özel düzenleme gerektirebilir; ancak ortak nokta şudur: Otonom YZ sistemlerinin tasarımı, kullanımı ve denetiminden nihai olarak insanlar sorumlu olmalıdır.


6. Regülasyon Eğilimleri ve Ceza Hukukunun Önleyici Rolü

Yeni düzenleme girişimleri, hukukun yavaş yavaş uyum sağladığını gösteriyor. Her ne kadar doğrudan ceza hukuku metinleri olmasalar da, bu çerçeveler gelecekte ceza sorumluluğunun nasıl yorumlanacağını etkiler:

  • Yüksek riskli YZ kategorilerini tanımlarlar,

  • Şeffaflık, belgelendirme ve insan gözetimi yükümlülükleri getirirler,

  • “Sorumlu YZ geliştirme” için asgari standartlar belirlerler.

Bu yükümlülüklerin sistematik ihlali sonucunda ciddi zararlar meydana gelirse, ceza hukuku son çare (ultima ratio) olarak devreye girebilir.

Dolayısıyla otonom YZ’de ceza sorumluluğunun geleceği, büyük olasılıkla sadece cezalandırmaya değil, önlemeye yönelik olacaktır. Bu da geliştiricileri ve şirketleri, daha tasarım aşamasından itibaren hukukî ve etik güvenlikleri entegre etmeye zorlar.


7. Sonuç: Ceza Sorumluluğunda İnsan Merkeziliğini Korumak

Otonom YZ sistemleri, ceza hukukunun insan davranışı, kast ve kusur hakkındaki pek çok klasik varsayımını sarsmaktadır. Buna rağmen ceza hukukunun temel işlevi — hukuki değerleri korumak ve toplumsal kınamayı ifade etmek — aynen varlığını sürdürür.

Geleceğin en gerçekçi modeli, YZ’nin gerçek anlamda “ceza faili” hâline geldiği bir sistem değil; bunun yerine:

  • Geliştiricilerin, şirketlerin ve kullanıcıların daha yüksek özen standartlarına tâbi olduğu,

  • Tüzel kişilerin ceza sorumluluğunun YZ kaynaklı zararları da kapsayacak şekilde geliştiği,

  • Regülasyon ile ceza hukukunun birlikte çalışarak sorumsuz YZ geliştirme ve kullanımlarını önlemeye yöneldiği bir sistem olacaktır.

Kısacası, otonom YZ sistemlerinde ceza sorumluluğunun geleceği, insan olmayan eylemler için insan sorumluluğunun yeniden tanımlanmasıdır. Teknoloji değişebilir; ancak sorumluluk, ahlaki failin hâlâ insan olduğu yerde kalmalıdır.

Leave a Reply

Call Now Button