Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası ile Miras Paylaşımı
1. Giriş: Miras Ortaklığından Paylı Mülkiyete
Miras bırakanın vefatıyla birlikte mirasçılar arasında “miras ortaklığı” doğar. Bu ortaklıkta terekeye dahil tüm malvarlığı unsurları üzerinde elbirliği mülkiyeti söz konusudur. Ancak mirasçılar çoğu zaman taşınmazların nasıl paylaşılacağı konusunda anlaşamaz. İşte bu noktada ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası devreye girer.
Bu dava, özellikle kardeşler arasında miras paylaşımında en sık başvurulan hukuki yoldur.
2. Hukuki Dayanak
Ortaklığın giderilmesi davası, paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyetine ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Temel düzenleme Türk Medeni Kanunu’nda yer almaktadır.
Her paydaş, ortaklığın giderilmesini her zaman talep edebilir. Bu hak süreye tabi değildir.
3. Elbirliği Mülkiyeti ve Paylı Mülkiyet Ayrımı
Miras açıldığında tereke üzerindeki hak “elbirliği mülkiyeti” niteliğindedir. Yani mirasçılar tek başına tasarrufta bulunamaz.
Paylaşım gerçekleştiğinde mülkiyet “paylı mülkiyet”e dönüşebilir. İzale-i şuyu davası bu geçişin zorunlu olduğu durumlarda devreye girer.
4. Dava Hangi Mahkemede Açılır?
Ortaklığın giderilmesi davası:
-
Taşınmazın bulunduğu yer
-
Sulh Hukuk Mahkemesinde
açılır.
Tüm paydaşlar davaya dahil edilmelidir.
5. Aynen Taksim mi, Satış mı?
Mahkeme öncelikle aynen taksimin mümkün olup olmadığını araştırır.
-
Eğer taşınmaz bölünebilir nitelikteyse, paylaştırma yapılır.
-
Bölünemez nitelikteyse satışa karar verilir.
Uygulamada çoğu konut ve arsa için satış yoluna gidilmektedir.
6. Satış Süreci Nasıl İşler?
Satış kararı verilirse taşınmaz açık artırma yoluyla satılır. Satış genellikle icra müdürlüğü aracılığıyla yapılır.
Elde edilen bedel, pay oranlarına göre mirasçılara dağıtılır.
Ancak açık artırma sürecinde taşınmazın gerçek piyasa değerinin altında satılması mümkündür. Bu durum aile içi gerginlikleri artırabilmektedir.
7. Satışın Önlenmesi Mümkün mü?
Bir mirasçı, taşınmazın satılmasını istemiyorsa diğer paydaşların paylarını satın alabilir.
Ayrıca:
-
Bedelin tamamını yatırarak öncelikli alım
-
Açık artırmaya katılım
yoluyla taşınmazı koruma imkânı vardır.
8. Muvazaa ve İhtilaflı Tapular
İzale-i şuyu davası sırasında muris muvazaası iddiaları gündeme gelebilir. Eğer taşınmazın mirasçılardan birine haksız şekilde devredildiği iddia edilirse, öncelikle tapu iptal ve tescil davası açılması gerekir.
Bu durumda davalar birbiriyle bağlantılı yürütülebilir.
9. Ecrimisil Talebi
Bir mirasçı taşınmazı tek başına kullanıyorsa diğer mirasçılar ecrimisil (haksız kullanım bedeli) talep edebilir.
Bu talep ayrı dava konusu yapılabileceği gibi karşı dava olarak da ileri sürülebilir.
10. Şirket Hisseleri ve Taşınır Mallar
Ortaklığın giderilmesi yalnızca taşınmazlar için değil, taşınır mallar ve şirket hisseleri için de söz konusu olabilir. Ancak ticari işletmeler söz konusu olduğunda ticaret hukuku hükümleri de devreye girer.
11. Yargıtay Uygulaması
Ortaklığın giderilmesine ilişkin içtihatlar özellikle Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararlarında şekillenmiştir.
Yargıtay, aynen taksimin mümkün olup olmadığının teknik bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
12. Süre ve Zamanaşımı
Ortaklığın giderilmesi davası için özel bir zamanaşımı süresi yoktur. Her paydaş her zaman dava açabilir.
Ancak ecrimisil talepleri zamanaşımına tabidir.
13. En Sık Yapılan Hatalar
-
Tüm paydaşların davaya dahil edilmemesi
-
Muvazaa iddiasının izale-i şuyu içinde çözüleceğinin düşünülmesi
-
Satış sürecinde açık artırmaya katılmamak
-
Taşınmazın gerçek değer analizinin yapılmaması
Bu hatalar ciddi ekonomik kayıplara yol açabilir.
14. Stratejik Değerlendirme
Ortaklığın giderilmesi davası açmadan önce şu sorular yanıtlanmalıdır:
-
Taşınmaz aynen bölünebilir mi?
-
Satış ekonomik açıdan avantajlı mı?
-
Diğer mirasçıların payı satın alınabilir mi?
-
Ecrimisil talebi gündeme getirilmeli mi?
Strateji belirlenmeden açılan davalar istenmeyen sonuçlar doğurabilir.
15. Sonuç: Hukuki Çözüm Ama Ekonomik Risk
Ortaklığın giderilmesi davası, miras paylaşımında son çare niteliğindedir. Anlaşma sağlanamayan durumlarda hukuki çözüm sunar; ancak satış yoluyla tasfiye ekonomik risk barındırır.
Bu nedenle dava öncesi müzakere ve değer analizi önemlidir. Doğru hukuki yol haritası, hem aile ilişkilerini hem de ekonomik dengeyi koruma açısından belirleyici olacaktır.