Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) Davası Nedir?
1) Iskat (Mirasçılıktan Çıkarma) Nedir?
Iskat, mirasbırakanın saklı paylı mirasçısını, kanunda öngörülen sınırlı sebeplerden birine dayanarak, ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkarmasıdır. Burada iki temel unsur var:
-
Hedef kişi saklı paylı mirasçı olmalıdır.
-
Çıkarma kanunun izin verdiği sebeplere dayanmalıdır.
Önemli: Iskat ile “mirastan yoksunluk” aynı şey değildir.
-
Iskat: Mirasbırakanın iradesiyle (vasiyet/sözleşme) kurulur.
-
Mirastan yoksunluk: Kanunun doğrudan bağladığı bir sonuçtur; mirasbırakanın ayrıca “çıkarıyorum” demesine gerek olmadan da doğabilir.
Yine “mirastan feragat” de başka bir kurumdur: Feragat, mirasbırakan ile mirasçı arasında sağlığında yapılan sözleşmeye dayanır ve çoğu zaman ivaz (bedel) içerir. Iskat ise mirasbırakanın tek taraflı (vasiyetname) ya da iki taraflı (miras sözleşmesi) ölüme bağlı tasarrufuna dayanır.
2) Iskat Kimlere Uygulanabilir?
Iskat, saklı paylı mirasçılar üzerinde bir etki doğurur. Pratikte en sık ıskat edilen kişiler:
-
Çocuklar (altsoy): aile içi şiddet, ağır hakaret, terk, bakmama, ağır suç iddiası vb.
-
Eş: ağır suç, aile yükümlülüklerini ihlal iddiaları, boşanma süreciyle iç içe geçmiş olaylar
-
Daha nadiren anne–baba (saklı paylı mirasçı oldukları durumlarda)
Saklı paylı olmayan mirasçıların miras payı zaten mirasbırakanın tasarruf alanında daha geniştir; dolayısıyla “ıskat” gibi özel bir araca her zaman ihtiyaç olmaz.
3) Kanuni Dayanak: TMK 510-513 ve “Sebep Gösterme” Zorunluluğu (TMK 512)
Iskatın hukuki omurgası Türk Medeni Kanunu’nda 510, 511, 512, 513 maddeleri etrafında kuruludur. Uygulamada en kritik madde çoğu zaman TMK 512’dir. Çünkü kanun şunu söyler:
-
Mirasçılıktan çıkarma tasarrufunda çıkarma sebebi açıkça belirtilmelidir.
-
Iskata uğrayan kişi itiraz ederse, çıkarma sebebini ıskattan yararlananlar ispatlar.
-
Sebep ispatlanamazsa (veya hiç yazılmamışsa) çoğu zaman sonuç “tamamen sıfırlanma” değil, saklı paya dönüş olur.
Bu düzenleme, ıskat kurumunun keyfî kullanılmasını engellemek için getirilmiş çok önemli bir “denge” mekanizmasıdır.
4) Iskatın Türleri: Cezai Iskat ve Koruyucu (Aciz) Iskatı
4.1. Cezai Iskat (TMK 510)
Cezai ıskat, adından da anlaşılacağı gibi “mirasçıya karşı yaptırım” niteliği ağır basan ıskattır. Kanun iki ana grup sebep öngörür:
(1) Ağır suç işlenmesi:
Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarına karşı ağır bir suç işlemişse çıkarma sebebi doğabilir.
(2) Aile hukukundan doğan yükümlülükleri önemli ölçüde yerine getirmeme:
Örneğin mirasbırakan yaşlı/yardıma muhtaçken bilinçli şekilde terk etmek, süreklilik arz eden ağır hakaret/şiddet, bakım yükümlülüğünün bilerek yerine getirilmemesi gibi haller bu başlık altında tartışılır.
Burada altını çizmek gerekir: “Aile yükümlülüğü ihlali” çok geniş bir ifade olduğu için, mahkemeler sıradan aile içi tartışmalardan ziyade, ilişkinin özünü sarsan ciddi ve süreklilik gösteren ihlalleri arar. Iskatı ayakta tutan şey, gerekçenin “duygusal” değil, somut ve ispatlanabilir olmasıdır.
4.2. Koruyucu Iskat (Aciz Belgesi Nedeniyle) – TMK 513
Bu tür ıskat, cezalandırmadan çok “mirasbırakanın iradesini korumaya” yöneliktir. Kanun, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoy için, saklı payın yarısı kadar kısmın mirasçılıktan çıkarılabilmesine izin verir. Ancak bir şartla:
Çıkarılan kısım, çıkarılan mirasçının doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmelidir.
Bu hükmün amacı şudur: Borçlu mirasçının payı alacaklılar tarafından “blok” edilip çekilirken, mirasbırakan “en azından torunlarım zarar görmesin” diyebilsin.
Önemli ayrıntı: Bu düzenleme altsoy için öngörülmüştür. Eş veya anne-baba için “aciz belgesi” üzerinden TMK 513 tarzı koruyucu ıskat kurgulanamaz.
5) Iskat Nasıl Yapılır? (Vasiyetname / Miras Sözleşmesi ile)
Iskat için “mahkemeye başvurup karar aldırmak” şeklinde bir ön aşama yoktur. Mirasbırakan, sağlığında ölüme bağlı tasarruf düzenler:
-
Resmî vasiyetname (noter/sulh hâkimi vb. resmi usulle),
-
El yazılı vasiyetname (tamamı el yazısı, tarih, imza şartları),
-
Olağanüstü şartlarda sözlü vasiyet (istisnai),
-
Alternatif olarak miras sözleşmesi.
Uygulamada iskat açısından en güvenli yol çoğu zaman resmî vasiyetnamedir. Çünkü şekil tartışmalarını azaltır; daha sonra açılacak iptal davalarında “şekil” üzerinden kaybetme riskini düşürür.
5.1. Iskat gerekçesi nasıl yazılmalı?
Kanun “sebep belirtilmelidir” der; ama sebebin yazım kalitesi davayı kazanır veya kaybettirir. İyi bir ıskat gerekçesi:
-
Tarih içerir: “2022 Mayıs–2023 Aralık arasında…”
-
Olay içerir: “Şu tarihte şu eylem…”
-
Delille uyumlu olur: “Hakkımda alınan uzaklaştırma kararı, hastane raporu, şikâyet dosyası…”
-
“Genel ifadeler” yerine somutlaştırma yapar: “Beni aramadı” yerine “bakım ihtiyacım varken yardım talebimi reddetti, sağlık raporlarıyla sabit…”
Şunu unutmamak gerekir: Iskat tasarrufu, mirasbırakan öldükten sonra tartışılacaktır. O sırada “mirasbırakan artık anlatamaz.” Geriye metin kalır. Metin güçlü değilse, ispat yükünü taşıyan taraf ciddi zorlanır.
5.2. “Sebep yazmazsam ne olur?”
Sebep yazılmadığında veya ispatlanamadığında, çoğu dosyada sonuç “ıskat tamamen geçersiz” değil; saklı pay düzeyinde koruma şeklinde ortaya çıkar. Yani mirasçı saklı payını alır, tasarruf saklı pay dışında uygulanır. Bu, ıskat metnini hazırlayanlar için kritik bir uyarıdır: “Ben tamamen silebildim sandım” düşüncesi, dava sonunda “saklı payı geri geldi” sürprizine dönüşebilir.
6) Iskatın İspatı: Ceza Kararı Şart mı? Delil Nasıl Kurulur?
6.1. Ağır suç iddiasında ceza davası ve mahkûmiyet
Ceza davası varsa, mahkûmiyet kararı ıskat iddiasını güçlendirebilir. Ancak her olayda “mutlaka mahkûmiyet” şartı gibi otomatik bir kuraldan söz etmek sağlıklı değildir. Miras hukuku yargılamasında hâkim, somut olayın ağırlığını değerlendirirken delil setinin bütününe bakar.
Yine de pratikte şu kural geçerlidir:
Ceza dosyası yoksa, ıskat iddiasını taşıyacak delil omurgasını baştan kurmak gerekir.
Delil örnekleri:
-
Şikâyet dilekçeleri, soruşturma evrakı, takipsizlik/iddianame
-
Hastane raporları, adli raporlar
-
Koruma/uzaklaştırma kararları
-
Tanık beyanları (özellikle “olayı bizzat gören” tanık)
-
Mesaj kayıtları, ses kayıtları (hukuka uygunluk sınırları gözetilerek)
-
Sosyal medya paylaşımları, tehdit/hakaret içerikleri
6.2. “Aile yükümlülüğünü ihlal” iddiasında ispat
Bu başlıkta davalar daha “gri alan”dır. Şu tür olgular ispatı güçlendirir:
-
Bakım ihtiyacının sağlık raporlarıyla sabit olması
-
Mirasçının bakım/yardım çağrılarını reddetmesi (yazılı mesajlar)
-
Mirasbırakanın tek başına bırakılması, sosyal hizmet tutanakları
-
Süreklilik: bir defalık tartışma değil, uzun süreli ihmal/şiddet/psikolojik baskı
Mahkemeler, sıradan aile tartışmasını ıskat için yeterli görmez; “önemli ölçüde” ifadesi, olayın ciddiyetini büyütür.
7) Iskatın Sonuçları: Paylaşım Nasıl Değişir?
7.1. Cezai ıskat geçerliyse
Çıkarılan mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybeder. Saklı pay dahil mirastan pay alamaz. Tereke paylaşımında yok hükmünde sayılır.
7.2. Sebep ispatlanamazsa veya sebep yazılmamışsa
Uygulamada en çok görülen senaryo budur: Iskat metni var ama ya gerekçe yeterince somut değil, ya da delille desteklenemiyor.
Bu durumda çoğu dosyada:
-
Tasarruf saklı pay dışına etkili olacak şekilde uygulanır,
-
Çıkarılan kişi saklı payını geri alır (tenkis hesabı gündeme gelir).
7.3. Aciz ıskatında özel sonuç
TMK 513’te çıkarılan yarının, çıkarılan mirasçının çocuklarına özgülenmesi şartı olduğu için, paylaşım planı “torunlara yönlendirme” mantığıyla kurgulanır. Eğer bu şart ihlal edilirse, tasarrufun ayakta kalması ciddi tartışma konusu olur.
8) “Iskata Uğrayan Mirasçı Ne Yapabilir?” — Dava Yolları
İşte “ıskat davası” diye konuşulan asıl bölüm burasıdır. Iskata uğrayan mirasçı (veya onun adına hareket edenler) genellikle şu yollara gider:
8.1. Ölüme bağlı tasarrufun iptali davası (TMK 557-559 çerçevesi)
İptal davası; vasiyetname/miras sözleşmesinin geçersizliğini hedefler. Örnek iptal nedenleri:
-
Ehliyetsizlik (tasarruf ehliyeti yokluğu)
-
Şekil şartlarına aykırılık (özellikle el yazılı vasiyette)
-
İrade sakatlığı (hile, korkutma vb.)
-
Hukuka veya ahlaka aykırılık
Süreler (özet mantık):
-
Davacı; tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açar.
-
Her hâlde belirli üst süreler vardır (iyiniyetli/iyiniyetsiz kişilere göre değişen üst sınırlar).
Bu süreler dosyanın kaderidir; “aile içinde çözeriz” diye beklemek, hakkı düşürebilir.
8.2. Tenkis davası (saklı payın iadesi) — TMK 571 mantığı
Iskat metninde sebep yoksa veya ispatlanamazsa, ıskat çoğu zaman saklı payı yok edemez; bu durumda “saklı pay geri gelsin” diye tenkis davası açılır.
Tenkiste amaç şudur:
Mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan kazandırmalar azaltılır, saklı pay tamamlanır.
8.3. Dava stratejisi: İptal mi, tenkis mi, ikisi birden mi?
Her dosyada tek bir doğru yoktur. Pratikte şu mantıkla bakılır:
-
Eğer vasiyetnamenin kendisi “şekil/ehliyet” yönünden zayıfsa → iptal öncelik kazanır.
-
Vasiyetname sağlam ama ıskat gerekçesi zayıfsa → tenkis daha doğru kulvar olabilir.
-
Bazı dosyalarda iki dava kademeli/alternatifli yürütülür (dilekçe mimarisi iyi kurulmalıdır).
9) Yetkili ve Görevli Mahkeme: Dosya Nereye Açılır?
Miras uyuşmazlıklarında yetki konusu kritik bir usul meselesidir. Genel ilke olarak, terekeye ilişkin birçok davada mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK’nın mirasa özgü yetki düzenlemesi).
Görev bakımından ise:
-
Miras davalarının önemli bir kısmı Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanındadır (davanın niteliğine göre).
-
Bazı çekişmesiz işler veya farklı talepler sulh hukuk alanına kayabilir; ancak “ıskat tartışması” genellikle çekişmeli yargıya ve Asliye Hukuk’a gider.
Uygulama ipucu: Dava açmadan önce mutlaka “talep” netleştirilmelidir. Çünkü görev-yetki değerlendirmesi talebe göre şekillenir. Yanlış mahkeme, zaman kaybı ve süre kaçırma riskidir.
10) Iskat mı, Mirastan Yoksunluk mu, Feragat mi? Karıştırılan Üçlü
10.1. Iskat (mirasçılıktan çıkarma)
-
Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu ile
-
Saklı paylı mirasçı hakkında
-
Kanuni sebeple
10.2. Mirastan yoksunluk
-
Kanunun doğrudan bağladığı sonuç
-
Bazı ağır fiillerde mirasçı kendiliğinden yoksun kalabilir
-
Mirasbırakanın “çıkarıyorum” demesine gerek olmayabilir
10.3. Mirastan feragat
-
Sağlıkta yapılan sözleşme
-
Çoğu zaman bedelli/ivazlı
-
“Sonradan dava” değil, sözleşmenin varlığı belirleyicidir
Uygulamada yanlış teşhis çok görülür. Örneğin:
-
“Babam beni mirastan men etti” deniyor; aslında ortada feragat sözleşmesi var.
-
“Iskat var” deniyor; aslında mirastan yoksunluk sebebi tartışılıyor.
Bu ayrım yapılmadan açılan davalar, yanlış kulvarda ilerleyip kaybedilebilir.
11) Iskat Metni Yazarken Yapılan 12 Kritik Hata (Uygulama Rehberi)
-
Sebep yazmamak (en klasik hata)
-
Sebebi yazmak ama soyut bırakmak (“bana kötülük yaptı”)
-
Sebep yazmak ama tarih–olay–delil ilişkisini kurmamak
-
El yazılı vasiyette tarih/imza eksikliği
-
Tanıklarla yapılan resmi vasiyette şekil süreçlerini hafife almak
-
“Aile içi kırgınlıkları” ıskat sebebi sanmak
-
Iskatı “tam silme” zannedip saklı pay riskini hesaplamamak
-
Aciz ıskatında torunlara özgüleme şartını atlamak
-
Terekeyi tespit etmeden “plan” yapmak
-
Dava açma sürelerini kaçırmak (iptal/tenkis)
-
İspat yükünün kimde olduğunu yanlış kurmak
-
Boşanma süreciyle iç içe dosyalarda TMK 181 bağlantısını hesaba katmamak
12) Örnek Olaylar Üzerinden Iskat Analizi
Örnek 1: Çocuk, babasına karşı ağır şiddet iddiası
Baba, resmî vasiyetnamede çocuğunu ıskat ediyor. Gerekçe: “2021’de bana ve annesine şiddet uyguladı, uzaklaştırma kararı aldırdık, ceza dosyası açıldı.”
Bu senaryoda ıskatın yaşama şansı yüksektir; çünkü gerekçe somut ve delille uyumlu.
Örnek 2: “Beni aramadı, ilgilenmedi” gerekçesi
Mirasbırakan “beni hiç aramadı, mirastan çıkarıyorum” diyor. Başka delil yok, ayrıca mirasbırakanın sağlık/bakım ihtiyacı da belgelenmemiş.
Bu senaryoda mahkeme çoğu zaman ıskat sebebini “önemli ölçüde ihlal” seviyesinde görmeyebilir; sonuç saklı paya dönüşebilir.
Örnek 3: Borçlu çocuk ve aciz belgesi
Mirasbırakan, borç ödemeden aciz belgesi bulunan çocuğunun saklı payının yarısını çıkarıyor ve “çıkarılan kısmı torunlarıma bırakıyorum” diye düzenliyor.
Kanunun aradığı şartlara uygun bir kurgu varsa, TMK 513 kapsamında hedeflenen koruma sağlanabilir.
13) Sık Sorulan Sorular (SSS)
1) Iskat için mahkeme kararı gerekir mi?
Hayır. Iskat, mirasbırakanın vasiyetname/miras sözleşmesiyle yaptığı bir tasarruftur. Mahkeme çoğu zaman itiraz üzerine devreye girer.
2) Iskat sebebini yazmazsam mirasçı tamamen dışarıda kalır mı?
Genellikle hayır. Sebep yoksa veya ispatlanamazsa, çoğu dosyada saklı pay geri gelir.
3) “Ağır suç” için kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti şart mı?
Her dosyada otomatik şart gibi düşünülmez; ancak ceza dosyası/kararı ispatı çok güçlendirir.
4) Iskat edilen kişi, vasiyetnameyi iptal edebilir mi?
Evet; iptal nedenleri varsa iptal davası açabilir. Ayrıca saklı pay ihlali varsa tenkis yoluna gidebilir.
5) Eş ıskat edilebilir mi?
Eş saklı paylı mirasçıdır; kanuni sebepler varsa ıskat gündeme gelebilir. Ancak uygulamada eşe yönelik ıskat dosyaları, aile hukuku/boşanma süreçleriyle iç içe olduğu için daha karmaşıktır.
6) “Mirastan men” ile ıskat aynı mı?
Halk arasında aynı anlamda kullanılır; teknik olarak “mirasçılıktan çıkarma (ıskat)” doğru terimdir. “Men” daha çok konuşma dilidir.
14) Pratik Check-list: Bir Iskat Dosyası Geldiğinde İlk 7 Gün
-
Vasiyetname/miras sözleşmesi aslı veya onaylı örneği temin edildi mi?
-
Vasiyetnamenin açılması süreci tamamlandı mı, tutanaklar alındı mı?
-
Iskat gerekçesi metinde yazılı mı, somut mu?
-
Delil seti: ceza dosyası, uzaklaştırma, rapor, mesaj, tanık listesi çıkarıldı mı?
-
Tereke tespiti yapıldı mı (taşınmaz, banka, şirket, borçlar)?
-
Dava yolu seçimi: iptal mi, tenkis mi, kademeli mi?
-
Süreler takvime işlendi mi (iptal/tenkis için)?
-
Yetkili mahkeme: mirasbırakanın son yerleşim yeri doğru tespit edildi mi?
Sonuç: Iskat “yazdım oldu” değil, “yazdım—delille taşıdım—süreyi kaçırmadım” işidir
Iskat, mirasbırakanın iradesini güçlendiren ama aynı zamanda sıkı şartlara bağlanmış bir kurumdur. Bir yandan mirasbırakanı haksız davranışa karşı korur; diğer yandan mirasçının saklı payını keyfî biçimde yok etmeye izin vermez. Bu denge, özellikle TMK 512’nin sebep gösterme ve ispat yükü kurallarıyla kurulur.
Uygulamada başarı, üç noktada kilitlenir:
-
Metin kalitesi (sebebin somutluğu),
-
Delil mimarisi (ispat yükünü taşıyacak dosya omurgası),
-
Süre ve usul disiplini (iptal/tenkis süreleri, doğru mahkeme).