Single Blog Title

This is a single blog caption

Mirasbırakanın Denkleştirme Yükümlülüğünden Muafiyet İradesi

1. Giriş

Miras hukuku, aile içi ilişkilerin en yoğun biçimde yansıdığı ve çoğu zaman ciddi uyuşmazlıkların ortaya çıktığı bir alandır. Mirasbırakanın sağlığında çocuklarına veya diğer altsoy mirasçılarına yaptığı kazandırmalar, ölümden sonra miras paylaşımında eşitsizlik yaratabilir. İşte bu noktada denkleştirme (iade) kurumu devreye girer. Türk Medeni Kanunu (TMK) m.669 ve devamı maddelerinde düzenlenen bu kurum, altsoya yapılan sağlararası kazandırmaların miras paylaşımında hesaba katılmasını zorunlu kılar.

Bununla birlikte, kanun koyucu mirasbırakana önemli bir irade serbestisi tanımıştır: mirasbırakan, yaptığı kazandırmayı denkleştirmeden muaf tutabilir. Bu, mirasbırakanın malvarlığı üzerinde sağlığında dilediği gibi tasarruf etme özgürlüğünün bir yansımasıdır. Ancak bu muafiyet iradesi sınırsız değildir; belirli şartlara bağlıdır ve özellikle saklı pay kurumu karşısında sınırlandırılmıştır.


2. Denkleştirme Kurumunun Amacı

Denkleştirme, miras hukukunda eşitliği sağlama fonksiyonuna sahiptir. Eğer mirasbırakan hayattayken çocuklarından birine ev, diğerine araba, diğerine ise hiçbir şey vermemişse; miras paylaşımı sırasında bu kazandırmalar hesaba katılır. Amaç, mirasçılardan birinin diğerlerine göre haksız avantaj elde etmesini önlemektir.

Ancak kanun koyucu, mirasbırakanın eşitliği sağlamak zorunda olmadığını, fakat dilerse eşitsizlik yaratabileceğini de kabul etmiştir. Çünkü esas olan, malvarlığı üzerinde tasarruf özgürlüğüdür. Denkleştirme sadece kuraldır; bundan muafiyet mümkündür.


3. Muafiyet İradesinin Hukuki Dayanağı

  • TMK m.669/2: “Mirasbırakan, sağlararası kazandırmaların denkleştirmeden muaf tutulmasını isteyebilir.”

  • Bu hüküm, mirasbırakanın malvarlığı üzerindeki irade serbestisini korur.

  • Muafiyet beyanı, kanunun tanıdığı istisnai bir imkândır ve açıkça ortaya konulmalıdır.


4. Muafiyet İradesinin Şekli

4.1. Yazılı Beyan

  • En güvenli yol, mirasbırakanın bağış senedine veya tapu işlemine “denkleştirmeden muaf” şerhi koymasıdır.

  • Aynı şekilde vasiyetnamede bu irade açıkça ifade edilebilir.

4.2. Sözlü Beyan

  • Hukuken sözlü beyan da mümkündür; ancak ispat açısından sorunludur.

  • Mirasçılar arasında farklı yorumlara sebep olacağından, uygulamada güvenilir kabul edilmez.

4.3. Belirsiz Beyan

  • “Bunu diğer mirasçılardan saymayın” gibi muğlak ifadeler, çoğu kez denkleştirmeden muafiyet anlamına gelmez.

  • İrade, açık, kesin ve tereddütsüz olmalıdır.


5. Muafiyet İradesinin Sınırları

5.1. Saklı Pay Koruması

Muafiyet iradesinin en önemli sınırı, saklı paylı mirasçıların haklarıdır.

  • Eğer muafiyet, saklı payı ihlal ediyorsa, denkleştirme dışında tutma geçerli olsa bile, saklı payı aşan kısım tenkis davasına konu olur.

  • Dolayısıyla, muafiyet saklı payı ortadan kaldıramaz.

5.2. Altsoy Dışında Kazandırmalar

  • Denkleştirme kuralı yalnızca altsoya yapılan kazandırmalar için geçerlidir.

  • Bu nedenle muafiyet de sadece altsoya yönelik kazandırmalar bakımından gündeme gelir.

  • Örneğin, mirasbırakanın eşine yaptığı bağış, zaten kural olarak denkleştirmeye tabi değildir; bu nedenle ayrıca muafiyet beyanı gerekmez.

5.3. Belirlilik Şartı

  • Hangi kazandırmanın muaf tutulduğunun net olarak belirtilmesi gerekir.

  • Örneğin: “Oğluma verdiğim Ankara’daki daire denkleştirmeden muaftır” → geçerli.

  • “Çocuklarıma yaptığım bağışların hiçbiri denkleştirmeye tabi değildir” → muğlak sayılabilir, uyuşmazlığa yol açar.


6. Muafiyet İradesinin Sonuçları

  1. Denkleştirmeden Çıkarma

    • Muafiyet iradesi varsa, ilgili kazandırma miras paylaşımında hesaba katılmaz.

    • Böylece o mirasçı, diğerlerinden daha fazla malvarlığına sahip olur.

  2. Eşitsizlik

    • Denkleştirmenin devre dışı bırakılması, mirasçılar arasında eşitsizlik yaratır.

    • Ancak kanun, bu eşitsizliğe mirasbırakanın iradesi doğrultusunda izin vermektedir.

  3. Uyuşmazlık Potansiyeli

    • Muafiyet beyanı açık değilse, diğer mirasçılar bunu kabul etmeyebilir.

    • Bu durumda uzun süren miras davaları gündeme gelir.


7. Uygulamadaki Sorunlar

  • İspat Sorunu: Muafiyet iddiasında bulunan mirasçı, bu iradeyi ispatla yükümlüdür. Yazılı belge yoksa çoğu kez tanık beyanlarıyla ispatlanmaya çalışılır ki bu da güvenilir değildir.

  • Belirsizlik Sorunu: Mirasbırakanın iradesinin net olmaması, mirasçılar arasında farklı yorumlara sebep olur.

  • Tenkit Sorunu: Muafiyet saklı payı ihlal ederse, diğer mirasçılar tenkis davası açabilir.

  • Örf ve Âdet: Bazı durumlarda mirasbırakanın bağışları, örfi olarak mutad hediye sayılabilir; bu da muafiyet tartışmalarını daha da karmaşık hale getirir.


8. Muafiyetin Mirasçılar Açısından Etkileri

  • Muafiyet Alan Mirasçı: Daha avantajlı konuma gelir. Ancak bu avantaj, saklı payı ihlal etmediği sürece geçerli olur.

  • Diğer Mirasçılar: Payları azalır. Bu durum çoğu zaman kardeşler arasında ihtilafa yol açar.

  • Aile İçi İlişkiler: Muafiyet beyanı, mirasbırakanın bir mirasçısını kayırması anlamına gelebilir; bu da aile içi dengeleri bozabilir.


9. Sonuç

Mirasbırakanın denkleştirmeden muafiyet iradesi, miras hukuku sisteminde önemli bir istisna hükmüdür. Bu irade sayesinde mirasbırakan, bazı mirasçılarını kayırabilir veya eşitlikten sapabilir. Ancak bu muafiyet:

  • açık, belirli ve yazılı şekilde ortaya konulmalı,

  • saklı payı ihlal etmemeli,

  • sadece altsoya yapılan kazandırmalar bakımından geçerli olmalıdır.

Uygulamada en çok yaşanan sorun, muafiyet iradesinin açık ve somut biçimde ortaya konulmamasıdır. Bu nedenle, mirasbırakanların sağlığında yapacakları bağışlarda, ileride çıkabilecek ihtilafları önlemek için muafiyet beyanlarını resmî ve yazılı şekilde düzenlemeleri önem arz eder.


Leave a Reply

Open chat
Avukata İhtiyacım var
Merhaba
Hukuki Sorunuz nedir ?
Call Now Button