Miras Sebebiyle İstihkak Davası
1. Giriş
Miras hukukunda sıklıkla karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, miras bırakanın ölümünden sonra terekeye dahil malların mirasçılar dışında üçüncü kişilerin veya diğer mirasçıların zilyetliğine geçmesidir. Bu durumlarda mirasçıların haklarını korumak amacıyla başvurdukları temel hukuki yol miras sebebiyle istihkak davasıdır.
Bu dava, miras hakkına dayanan kişinin, terekeye ait malların haksız zilyedinden iadesini talep ettiği özel bir istihkak davasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 637 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
2. Miras Sebebiyle İstihkak Davasının Tanımı
Miras sebebiyle istihkak davası; miras hakkına sahip olan mirasçının, mirasbırakanın malvarlığındaki bir mal veya hakkı haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı açtığı ve bu malın terekeye ait olduğunu ileri sürerek geri verilmesini istediği davadır.
Bu dava, TMK m.637 hükmüne dayanır:
“Mirasçı, miras hakkına dayanarak terekeye dahil bir malı elinde bulunduran kişiye karşı istihkak davası açabilir.”
Bu yönüyle miras sebebiyle istihkak davası, klasik anlamda zilyetlik ve mülkiyet hakkı temelli istihkak davalarından farklıdır; çünkü burada dayanak, miras hakkıdır.
3. Davanın Hukuki Dayanağı
-
Türk Medeni Kanunu m.637-639
-
HMK m.6 ve devamı (yetki ve görev)
-
Yargıtay içtihatları
Miras sebebiyle istihkak davasının en önemli farkı, dayanağının “miras hakkı” olmasıdır. Bu nedenle, mülkiyetin devri tapuda yapılmış olsa dahi, mirasçı tescilin iptalini ve taşınmazın kendi adına tescilini isteyebilir.
Örneğin, mirasbırakanın ölümünden önce düzenlenen muvazaalı bir satış işlemi veya gizli bağış durumunda, mirasçı bu davayla taşınmazın terekeye dönmesini sağlayabilir.
4. Davanın Şartları
Bir miras sebebiyle istihkak davası açılabilmesi için şu unsurların bulunması gerekir:
-
Davacının mirasçı sıfatı: Yasal veya atanmış mirasçı olmalıdır.
-
Davacının miras hakkının ihlali: Terekeye dahil mal üçüncü kişi veya diğer mirasçı tarafından haksız olarak elde tutulmalıdır.
-
Terekeye ait bir malın varlığı: Somut bir mal veya hak olmalıdır (örneğin taşınmaz, banka hesabı, araç, hisse).
-
Davacının miras hakkına dayalı menfaati: Davacının bu mal üzerinde miras hakkından doğan payı bulunmalıdır.
5. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise genel yetki kuralı gereği, davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Ancak taşınmaz mallar söz konusuysa, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12).
6. Dava Açma Süresi ve Zamanaşımı
Miras sebebiyle istihkak davası, TMK m.639 uyarınca belirli sürelere tabidir:
-
Davacı, hakkını ve zilyedi öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde,
-
Her hâlde zilyedin zilyetliğe başladığı tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açmalıdır.
Ancak mirasçı, kötü niyetli zilyede karşı bu 10 yıllık süreyle bağlı değildir. Bu durumda TMK m.639/2 gereği 20 yıllık zamanaşımı uygulanabilir.
Yargıtay, kötü niyetli zilyedin durumunda zamanaşımı savunmasını dinlememektedir.
7. İspat Yükü ve Deliller
Davacı mirasçı, miras hakkına ve terekeye dahil malın gerçekten mirasbırakana ait olduğuna ilişkin iddiasını ispatla yükümlüdür.
Kullanılabilecek deliller:
-
Tapu kayıtları, noter senetleri, banka dekontları
-
Tanık beyanları
-
Bilirkişi raporu (özellikle muvazaalı satışlarda)
-
Mirasçılık belgesi
-
Veraset ilamı
Eğer davalı, malı kendi mülkiyeti olarak kazandığını iddia ediyorsa, bu iddiasını da ispatlamakla yükümlüdür.
8. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar
8.1. Muvazaalı Satış İşlemleri
Mirasbırakanın ölümünden önce yaptığı satış gibi gösterilen bağış işlemleri, mirasçıların saklı paylarını ihlal ettiği için sıkça dava konusudur. Bu durumda mirasçılar, tapu iptal ve tescil davası yanında miras sebebiyle istihkak davası da açabilirler.
8.2. Diğer Mirasçının Eşyayı Gizlemesi
Terekeye dahil menkul malların (örneğin altın, tablo, koleksiyon eşyası) bir mirasçı tarafından gizlenmesi hâlinde de bu dava açılabilir.
8.3. Banka Mevduatlarının Devri
Mirasbırakanın ölümünden sonra, diğer mirasçının veya bir üçüncü kişinin banka hesabındaki parayı çekmesi durumunda, bu kişi haksız zilyet sayılır ve miras sebebiyle istihkak davası konusu olur.
8.4. Yabancı Unsurlu Miras Uyuşmazlıkları
Yurt dışında bulunan mallar veya yabancı mirasçılar söz konusu olduğunda MÖHUK m.20-22 hükümleri devreye girer. Ancak Türk mahkemelerinde açılan davalarda, tereke Türkiye’deki mallar bakımından TMK hükümlerine tabidir.
9. Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E.2017/1843, K.2019/2557:
“Miras sebebiyle istihkak davası, terekeye ait bir malın mirasçılar dışında birinin elinde bulunması hâlinde, miras hakkına dayanılarak açılan bir davadır. Davacının mirasçı sıfatı ve terekeye aidiyet ispatlandığında, dava kabul edilir.”
Yargıtay 8. HD, E.2020/3124, K.2021/1742:
“Tapuda mirasbırakan adına kayıtlı taşınmaz, ölümden sonra başka kişi adına devredilmişse, bu devir işlemi miras sebebiyle istihkak davasına konu edilebilir.”
Yargıtay HGK, E.2015/8-123, K.2017/352:
“Zamanaşımı süresi, mirasçıların malı ve zilyedi öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar; mirasçıların öğrenme tarihini davalı ispatlamalıdır.”
Bu kararlar, özellikle terekeye aidiyetin ispatında ve zamanaşımı tartışmalarında yol göstericidir.
10. Uygulama Örnekleri
Örnek 1:
Mirasbırakan, ölümünden önce taşınmazını kızına satış gibi göstererek devretmiştir. Diğer mirasçılar, bu işlemin bağış niteliğinde olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ve tescilini talep etmiştir. Mahkeme, satış bedelinin fiilen ödenmediğini tespit ederek miras sebebiyle istihkak davasını kabul etmiştir.
Örnek 2:
Bir kardeş, terekeye ait antika eşyaları saklayarak kendi mülkü gibi kullanmaktadır. Diğer mirasçılar, menkul malların terekeye iadesi için istihkak davası açmış ve bilirkişi raporu sonucu eşyaların mirasbırakana ait olduğu tespit edilmiştir.
11. Sonuç ve Öneriler
Miras sebebiyle istihkak davası, mirasçıların haklarını koruyan en etkili yollardan biridir. Ancak bu davalarda hem ispat yükü hem de zamanaşımı süreleri açısından dikkatli hareket edilmelidir.
Uygulamada çoğu zaman bu davalar tapunun iptali ve tescil davası ile birlikte açılmaktadır. Mirasçılar, dava öncesi noter, banka, tapu kayıtları gibi belgeleri toplamalı; gerekiyorsa tereke tespiti davası açmalıdır.
Profesyonel hukuki destek alınmadan açılan davalarda, delil yetersizliği veya sürelerin kaçırılması nedeniyle hak kayıpları yaşanmaktadır.