Meslek Hastalığı Süreci: Hastane Sevki, Kurul, Maluliyet Oranı
1) Meslek hastalığı nedir, iş kazasından farkı ne?
Meslek hastalığı, işin niteliği veya yürütüm şartları nedeniyle ortaya çıkan; çoğu zaman uzun süreli/tekrarlayan maruziyetin sonucu gelişen hastalık ve arıza hâlidir. Hukuki açıdan kilit mesele, “hastalık var” tespitinden önce şu soruyu cevaplamaktır:
Bu hastalık, çalışanın yaptığı işten ve çalışma koşullarından kaynaklanıyor mu?
Bu nedenle meslek hastalığı dosyası, yalnızca tıbbi bir süreç değil; tıp + işyeri verisi + hukuk bileşimidir.
İş kazasıyla farkı pratikte şöyle okunur:
-
İş kazası: genellikle ani bir olay (düşme, çarpma, kesilme, patlama vb.).
-
Meslek hastalığı: çoğu zaman süreç içinde biriken etki (toz, kimyasal, gürültü, titreşim, ergonomi, psikososyal risk vb.).
Elbette “her dosya kitap gibi” değildir: kimi olaylar hem iş kazası hem meslek hastalığı tartışmasını doğurabilir. Ama çoğu dosyada doğru yaklaşım şudur: maruziyet öyküsünü kronolojik kur, tıbbi bulguyu ölç, işyeri deliliyle bağla.
2) Sürecin özeti: 8 adımda yol haritası
Meslek hastalığına ilişkin süreç, farklı kurumlar arasında dağınık görünür; oysa doğru çerçeveyle çok netleşir:
-
Şüphe oluşur (belirti/şikâyet, işyeri hekimi değerlendirmesi, poliklinik başvurusu).
-
Tıbbi kayıtlar başlar (muayene, tetkik, epikriz, rapor).
-
SGK’ya bildirim/başvuru (işveren, sigortalı veya sağlık hizmet sunucusu üzerinden).
-
Sevk planı yapılır (SGK sevkiyle veya yetkili hastaneye yönlenme).
-
Yetkili hastanede sağlık kurulu süreci yürür (mesleki anamnez + branş muayeneleri + kurul raporu).
-
SGK dosyayı inceler ve Kurum Sağlık Kurulu değerlendirmesi yapılır.
-
Sonuç: meslek hastalığı kabul/ret ve oran tespiti (sürekli iş göremezlik derecesi / maluliyet eşikleri).
-
İtiraz ve dava (SSYSK/üst inceleme, gerekirse yargı).
Bu 8 adımı bilmek, müvekkilin en temel kaygısını çözer: “Nereye gideceğim, ne isteyeceğim, ne zaman sonuç alacağım?”
3) İlk şüphede yapılacaklar: dosya nasıl “doğru” kurulur?
Meslek hastalığı dosyaları çoğu zaman “yanlış başlangıç” yüzünden yıllarca uzar. Dosyayı ilk günden güçlü kurmak için üçlü kuralı uygulayın:
3.1. Tıbbi çekirdek (kanıtın omurgası)
-
İlk başvurudan itibaren tüm muayene notları
-
Tetkikler: (hastalığa göre) odyometri, solunum fonksiyon, EMG, görüntüleme, lab
-
Epikrizler, reçeteler, istirahat raporları
-
Şikâyetin başlangıç tarihi ve seyri (kronoloji)
3.2. Çalışma öyküsü (mesleki illiyetin anahtarı)
Tek sayfalık, net bir “çalışma öyküsü özeti” hazırlayın:
-
İşyerleri, bölümler, görevler, çalışma tarihleri
-
Maruz kalınan etkenler (toz, gürültü, kimyasal, titreşim, ergonomi vb.)
-
Maruziyet yoğunluğu (günde kaç saat, hangi koşulda, kaç yıl)
-
Koruyucu ekipman kullanımı ve işveren önlemleri (varsa/fiiliyatı)
3.3. İşyeri delilleri (raporu “dosyaya” çeviren şey)
-
Risk değerlendirmesi, ortam ölçümleri (toz/gürültü/kimyasal)
-
İSG eğitim kayıtları, KKD teslim tutanakları
-
İşyeri hekimi periyodik muayene kayıtları
-
İş talimatları, vardiya çizelgeleri, görev tanımları
-
Tanık listesi (maruziyeti ve işi anlatabilecek)
Pratik gerçek: Meslek hastalığında en büyük mücadele “oran” değil, illiyetin ispatıdır. İlliyet yoksa oran konuşmanın anlamı kalmaz.
4) Bildirim ve başvuru: işveren–sigortalı–hastane üçgeni
Meslek hastalığı süreçlerinde üç ayrı kapı vardır; hangisinden girildiği dosyanın hızını ve şeklini etkiler:
4.1. İşveren bildirimi
Hizmet akdiyle çalışanlarda bildirim yükümlülüğü çoğu durumda işverendedir. İşverenin bildirim yapmaması;
-
dosyayı geciktirir,
-
işçinin SGK haklarına erişimini zorlaştırır,
-
ayrıca işveren bakımından idari sonuçlar doğurabilir.
Ama kritik not: İşveren bildirmese bile süreç “bitti” demek değildir. Çalışan, SGK’ya doğrudan başvuru yaparak veya yetkili sağlık hizmet sunucusunun bildirimi üzerinden dosyanın sisteme girmesini sağlayabilir.
4.2. Sigortalı başvurusu (özellikle işverenin direndiği dosyalarda)
İşverenin “bildirmem” dediği veya çalışanın işten ayrıldığı dosyalarda, çalışan bizzat:
-
SGK’ya başvurarak sevk talep edebilir,
-
yetkili hastanede kurul sürecini başlatıp sonucu SGK dosyasına işletebilir.
Bu noktada avukatın rolü, başvuruyu bir “dilekçe” olmaktan çıkarıp delil dosyası haline getirmektir.
4.3. Sağlık hizmet sunucusu bildirimi
Yetkili hastaneler, meslek hastalığı tanısı/şüphesi gördüklerinde bildirim mekanizmasını çalıştırır. Bu kanal, dosyanın idari olarak doğru hatta girmesi bakımından önemlidir.
5) Hastane sevki: nereden alınır, nereye gidilir, neden kritik?
5.1. Sevk neden bu kadar önemli?
Çünkü meslek hastalığı dosyasında aranılan rapor, sıradan bir “doktor raporu” değil; yetkili sağlık kurulunun düzenlediği, mesleki illiyeti ve fonksiyon kaybını değerlendiren rapordur.
Yanlış sevk / yetkisiz kurum raporu şu sonuçları doğurur:
-
SGK “yeniden değerlendirme” diyerek dosyayı geri çevirebilir,
-
Kurul raporu olmadığı için oran aşaması kilitlenebilir,
-
Dava aşamasında bilirkişi trafiği uzar.
5.2. Sevk nereden alınır?
Genellikle iki pratik yol vardır:
-
SGK üzerinden sevk: İdari hat en düzenli olan yol.
-
İşyeri hekimi/OSGB yönlendirmesi: Şüpheyi yazılılaştırıp çalışanı doğru merkeze taşır.
5.3. “Yetkili hastane” meselesi
Her hastane aynı yetkiye sahip değildir. Meslek hastalığı kurul raporlarını düzenlemek üzere yetkilendirilmiş merkezler vardır. Uygulamada en güvenli yöntem:
-
SGK başvurusu + sevk + yetkili hastane + kurul raporu şeklinde ilerlemektir.
6) Sağlık kurulu raporu: içeriği, hataları, güçlendirme teknikleri
Sağlık kurulu raporu, dosyanın “kalp atışı”dır. Raporda şu unsurlar net değilse, Kurum Sağlık Kurulu aşamasında dosya çoğu zaman zayıflar:
6.1. Raporda mutlaka bulunması gerekenler
-
Tanı ve dayanak tetkikler (somut veri)
-
Mesleki anamnez (işin fiili niteliği, maruziyet türü ve süresi)
-
Meslekle ilişki değerlendirmesi (neden bu iş, neden bu hastalık?)
-
Fonksiyon kaybı değerlendirmesi (gündelik yaşam ve çalışma etkisi)
-
Süreklilik durumu (iyileşme ihtimali, kontrol gereği, sekel)
-
Birden fazla arıza varsa ayrı ayrı değerlendirme
6.2. Uygulamada raporu bozan “klasik” hatalar
-
“Toza maruz kaldı” gibi genel ifadeler
-
İş tanımı/çalışma süresi yazılmadan “mesleki” sonuç kurulması
-
Tetkik eklerinin dosyaya konulmaması
-
Kronoloji uyuşmazlığı (hastalık başlangıcı ile iş geçmişinin kopuk olması)
-
Çoklu arızalarda “toplama” mantığıyla oran yaklaşımı
6.3. Raporu güçlendiren ekler (dosyayı kazanır)
-
Risk değerlendirmesi, ortam ölçümü, periyodik kontrol raporları
-
Kimyasallara ilişkin güvenlik bilgi formları
-
Vardiya ve görev çizelgeleri
-
Aynı bölümde benzer şikâyet yaşayan çalışan kayıtları (tanık/emsal)
Avukat refleksi: Raporu “okumak” yetmez; raporu dosyaya konuşan bir belgeye dönüştürmek gerekir.
7) SGK Kurum Sağlık Kurulu: mesleki illiyet ve oran tespiti
Kurum Sağlık Kurulu, meslek hastalığı dosyasında iki temel kararı verir:
-
Meslek hastalığı kabul/ret (illiyet)
-
Kabul ederse: oran tespiti (meslekte kazanma gücü kaybı / sürekli iş göremezlik derecesi)
Bu aşamada Kurumun baktığı kritik başlıklar:
-
Tıbbi tanı kesin mi?
-
Maruziyet gerçekçi mi, belgeli mi?
-
İşin niteliğiyle hastalık uyumlu mu?
-
Hastalığın iş dışı nedenleri ayırt edilmiş mi?
-
Oran hesabına esas sekel bulguları net mi?
Dosyanın güçlü olması için, Kurumun bu sorularına “evet” dedirtecek şekilde hazırlanması gerekir.
8) “Maluliyet” mi “sürekli iş göremezlik” mi? Oranları doğru okumak
Bu, müvekkilin en çok kafasını karıştıran yerdir. Kısaca:
8.1. Sürekli iş göremezlik (meslekte kazanma gücü kaybı)
İş kazası/meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü azalmıştır. Bu oran, çoğu dosyada sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasının temelidir. Uygulamada kritik eşik olarak %10 ve üzeri oranlar anılır.
8.2. Maluliyet
Maluliyet, daha ağır bir kayıp düzeyini ifade eder. Genel sistematikte %60 ve üzeri kayıplar, malullük tartışmasının merkezindedir.
8.3. Engellilik oranı ile karıştırmayın
Engellilik oranı, farklı amaçlara hizmet edebilir (istihdam, vergi indirimi, sosyal destekler vb.). “%60 engelliyim” demek, her zaman “SGK malul sayar” anlamına gelmez. Dosyanın hangi rejimde yürüdüğünü baştan doğru koymak gerekir.
9) Oran hesabı mantığı: tek arıza, çoklu arıza, birleştirme
Oran hesabında iki temel ilke vardır:
-
Oranlar “şikâyet”e göre değil, objektif fonksiyon kaybına göre hesaplanır.
-
Birden fazla arıza varsa oranlar çoğu zaman basitçe toplanmaz; birleştirme yöntemleri uygulanır.
9.1. Tek arıza (ör. işitme kaybı)
Tetkik sonucu netse, oran tartışması genellikle “seviyenin doğru okunması” üzerinden yürür.
9.2. Çoklu arıza (ör. solunum + kas-iskelet + dermatoloji)
Burada en büyük risk şudur: Her branş kendi bulgusunu yazar ama dosya “tek bir oran hikâyesi”ne dönüşmez. Kurul raporunun ve itiraz dilekçesinin görevi, bu parçaları tek sistemde buluşturmaktır.
9.3. Kontrol muayenesi ve oran değişimi
Bazı meslek hastalıklarında durum zaman içinde ilerleyebilir ya da tedaviyle farklılaşabilir. Bu nedenle “süreklilik” değerlendirmesi ve kontrol muayeneleri, gelirin/ödeneğin seyrini etkileyebilir.
10) Haklar: geçici iş göremezlik, sürekli gelir, diğer yardımlar
Meslek hastalığı kabulü ve oran tespiti, sigortalının sosyal güvenlik haklarını doğurur. Dosyaya göre değişmekle birlikte temel başlıklar:
10.1. Geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası)
Hastalık süresince çalışamama hâli, tıbbi raporlarla belgelendiğinde geçici iş göremezlik ödeneği gündeme gelebilir.
10.2. Sürekli iş göremezlik geliri
Oran tespiti ve diğer şartların oluşması halinde bağlanır. Burada oran tartışması doğrudan “gelir” sonucuna bağlandığı için kritik önemdedir.
10.3. Ölüm halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler
Meslek hastalığının ölümle sonuçlandığı dosyalarda, hak sahipleri bakımından gelir bağlanması ve diğer ödenekler gündeme gelebilir.
Avukat yaklaşımı: SGK hakkı ayrı, işverene karşı tazminat hakkı ayrıdır. Müvekkilin iki kulvardaki beklentisini baştan ayrıştırın.
11) İtiraz ve dava yolları: SSYSK, Adli Tıp, iş mahkemesi stratejisi
11.1. İtirazın hedefi ne olmalı?
İtiraz dilekçeleri çoğu zaman “oran düşük” cümlesine sıkışır. Oysa etkili itirazın omurgası şudur:
-
Meslek hastalığı kabulünde hata mı var? (illiyet)
-
Oran hesabında hangi tıbbi veri eksik/yanlış?
-
Hangi tetkik yapılmamış, hangi çelişki giderilmemiş?
-
İşyeri maruziyet belgeleri dikkate alınmış mı?
11.2. SSYSK ve üst sağlık kurul süreçleri
İdari aşamada üst inceleme mekanizmaları devreye girer. Bu aşamada başarı, “yeniden muayene” talebinden önce dosyanın eksiklerini doğru göstermeye bağlıdır.
11.3. Yargı aşaması (iş mahkemesi)
İdari süreçten sonuç alınamazsa yargı yoluna gidilir. Yargıda genellikle:
-
Kurum dosyası celp edilir,
-
bilirkişi/Adli Tıp raporlarıyla çelişkiler giderilir,
-
mesleki illiyet ve oran tekrar değerlendirilir.
Strateji: Yargıda kazanmak, çoğu zaman “ilk günden toplanan delillerin” gücüne bağlıdır. Sonradan delil bulmak mümkündür ama her zaman kolay değildir.
12) İşverene karşı tazminat boyutu: SGK süreciyle ilişkisi
Meslek hastalığı dosyasında iki ayrı hat vardır:
-
SGK hattı: gelir/ödenek/oran (kamu hukuku ağırlıklı)
-
İşveren sorumluluğu hattı: maddi–manevi tazminat (özel hukuk ağırlıklı)
SGK’dan gelir bağlanması, işverene karşı tazminat davasını otomatik bitirmez; tam tersine çoğu kez dosyayı teknik olarak besler. Ancak tazminat davasında ayrıca:
-
kusur,
-
alınmayan önlemler,
-
denetim eksikliği,
-
kaçınılmazlık iddiaları
gibi tartışmalar yapılır.
Bu yüzden müvekkile şu net söylenmelidir:
SGK süreci “hak doğurur”; tazminat süreci “kusur ve zarar” üzerinden yürür.