Markaya Tecavüz: Markanızın İzinsiz Kullanımına Karşı Nasıl Dava Açabilirsiniz?
Modern ticaret dünyasında bir işletmenin en değerli varlığı, kimliğini temsil eden ve müşterileriyle arasındaki güven bağını kuran markasıdır. Büyük emeklerle ve yatırımlarla oluşturulan bir marka, tescil edildiği andan itibaren sahibine inhisari (tekil) haklar tanır. Ancak, bu başarının bir yan etkisi olarak rakiplerin veya kötü niyetli üçüncü kişilerin bu popülariteden haksız kazanç sağlama çabaları, hukuk dilinde “markaya tecavüz” dediğimiz durumu doğurur.
Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında korunan marka haklarınız ihlal edildiğinde, sadece ticari itibarınız değil, pazar payınız da tehlikeye girer. Bu makalede, markanızın izinsiz kullanımı durumunda izlemeniz gereken hukuki yolları, açabileceğiniz dava türlerini ve 2026 yılındaki güncel yargılama pratiklerini detaylandıracağız.
Markaya Tecavüz Sayılan Haller Nelerdir?
Her izinsiz kullanım hukuken tecavüz teşkil etmeyebilir; ancak 6764 sayılı Kanun, hangi eylemlerin marka hakkına saldırı olduğunu net bir şekilde belirlemiştir:
-
Aynılık: Tescilli bir marka ile aynı olan bir işaretin, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerde izinsiz kullanılması.
-
Benzerlik ve Karıştırılma İhtimali: Tescilli bir markaya halk nezdinde ilişkilendirilme ihtimali doğuracak derecede benzer bir işaretin kullanılması.
-
Tanınmış Markadan Haksız Faydalanma: Markanız çok tanınmışsa, farklı sektörlerde bile olsa bu ünün sömürülmesi veya marka itibarının zedelenmesi.
-
İşaretin Ticari Unvanda Kullanımı: Bir başkasının tescilli markasını, haklı bir neden olmaksızın ticari unvan veya işletme adı olarak kullanmak.
Marka Tecavüzüne Karşı Atılacak İlk Adımlar
Tecavüzü fark ettiğiniz anda panikle hareket etmek yerine, hukuki stratejinizi şu üç adım üzerine kurmalısınız:
1. Delil Tespiti ve Noter Onayı
Dava sürecinde en büyük silahınız delildir. İhlal konusu ürünlerin satıldığı web sitelerinin ekran görüntüleri, sosyal medya reklamları veya fiziksel mağazalardan yapılan faturalı alımlar delil klasörünüzün temelini oluşturur. 2026 yılında dijital delillerin önemi arttığı için, noter kanalıyla yapılan “E-Tespit” işlemleri mahkemelerce en güvenilir kanıt olarak kabul edilmektedir.
2. İhtarname Gönderilmesi
Çoğu zaman profesyonelce hazırlanmış bir ihtarname, uzun yıllar sürecek bir marka davasını daha başlamadan bitirebilir. İhtarnamede; karşı tarafa marka tescil belgeniz hatırlatılır, ihlale derhal son verilmesi istenir ve aksi takdirde maddi-manevi tazminat davaları açılacağı ihtar edilir.
3. İhtiyati Tedbir Kararı Almak
Marka davası devam ederken karşı tarafın satış yapmaya devam etmesi zararın büyümesine neden olur. Bu yüzden dava açılırken “ihtiyati tedbir” talep edilerek, ihlale konu ürünlerin gümrüklerde durdurulması, piyasadan toplatılması veya internet erişiminin engellenmesi sağlanabilir.
Markaya Tecavüz Nedeniyle Açılabilen Davalar
Hukuk sistemimizde marka sahibi, saldırının niteliğine göre birden fazla dava türüne başvurabilir:
A. Tecavüzün Men’i (Durdurulması) ve Ref’i (Kaldırılması) Davası
Devam eden bir ihlal varsa, bu ihlalin durdurulması ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması (örneğin tabela indirme, ürün imhası) talep edilir.
B. Maddi Tazminat Davası
Marka sahibinin uğradığı gerçek zararın tazminidir. Burada SMK m. 151 uyarınca üç farklı hesaplama yöntemi mevcuttur:
-
Marka sahibinin mahrum kaldığı muhtemel gelir.
-
Tecavüz edenin elde ettiği toplam kazanç.
-
Tecavüz edenin, bu markayı lisans yoluyla kullansaydı ödeyeceği varsayılan bedel (Lisans bedeli yöntemi).
C. Manevi Tazminat Davası
Markasının izinsiz kullanımı nedeniyle ticari itibarı zedelenen ve piyasada güven kaybı yaşayan hak sahibinin duyduğu manevi acının tazmini için açılır.
D. İtibar Tazminatı
Eğer taklit ürünler düşük kaliteliyse ve tescilli markanın o güne kadar oluşturduğu seçkin imaja zarar veriyorsa, ek bir itibar tazminatı da talep edilebilir.
Görevli Mahkeme ve Yargılama Süreci
Marka davalarında görevli mahkemeler “Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri”dir. Bu mahkemeler ihtisas mahkemeleri olduğu için dosyalar uzman hâkimler tarafından görülür.
Süreç Genel Olarak Şöyle İşler:
-
Arabuluculuk: Türk hukuk sisteminde ticari davalarda tazminat talebi varsa arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır.
-
Dilekçeler Aşaması: Tarafların iddia ve savunmalarını sunduğu evre.
-
Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme, markalar arasında benzerlik olup olmadığını ve tazminat miktarını belirlemek için bir bilirkişi heyeti atar. (Önceki konumuzda işlediğimiz gibi, burada bilirkişi raporu davanın seyrini belirler).
-
Karar ve İnfaz: Mahkeme haklılığınızı tescillediğinde, kararın kesinleşmesiyle birlikte tazminat tahsilatı ve ürün imhası gibi işlemler gerçekleştirilir.
2026 Yılında Dijital Marka Tecavüzleri
Günümüzde marka ihlalleri sadece fiziksel ürünlerde değil; meta-tag (anahtar kelime) kullanımlarında, domain adlarında ve sosyal medya kullanıcı isimlerinde de sıkça görülmektedir. Google Ads gibi platformlarda rakibinizin marka adını anahtar kelime olarak kullanarak reklam vermesi, Yargıtay tarafından “karıştırılma ihtimali” yarattığı ölçüde tecavüz olarak değerlendirilmektedir.
Önemli Not: Marka koruması tescille başlar. Tescilsiz bir markanız varsa, ancak “haksız rekabet” hükümlerine dayanarak sınırlı bir koruma sağlayabilirsiniz. Bu nedenle ticari faaliyetlerinize başlamadan önce marka tescilinizi yaptırmanız hayati önem taşır.
Sonuç
Markanız, işletmenizin imzasıdır. Bu imzanın bir başkası tarafından taklit edilmesi veya haksız yere kullanılması, sadece bugünkü kazancınızı değil, gelecekteki büyüme potansiyelinizi de yok edebilir. Marka tecavüzü davaları teknik ve stratejik bilgi gerektiren süreçlerdir. Doğru delillerle ve profesyonel bir hukuki yaklaşımla, hem ihlali durdurabilir hem de uğradığınız tüm zararları tazmin edebilirsiniz.