Makine Kastı: Kurgu mu Hukuki Zorunluluk mu?
Makine Kastı: Kurgu mu Hukuki Zorunluluk mu?
Giriş: YZ ile Baş Edebilmek İçin “Makine Kastı”na mı İhtiyacımız Var?
Yapay zekâ (YZ) sistemleri daha özerk kararlar aldıkça hukuk doktrininde tartışmalı bir kavram gündeme geliyor: “makine kastı”. Bazıları, YZ kaynaklı zararları anlamlandırabilmek için, sistemlere sanki bir tür kast veya zihinsel durumları varmış gibi davranmak gerektiğini ileri sürüyor. Diğerleri ise bunun, insan sorumluluğunu bulanıklaştıran tehlikeli bir kurgu olduğunu savunuyor.
Temel soru oldukça yalın ama sonuçları derin: Makine kastı sadece hayal gücünün ürünü bir metafor mu, yoksa YZ ile baş edebilmek için ceza hukuku açısından zorunlu bir araç mı?
Bu makale, makine kastı kavramını, lehte ve aleyhte argümanları ve ceza hukukunun YZ çağında gerçekten böyle bir kurguyu gerektirip gerektirmediğini inceliyor.
1. Ceza Hukukunda Kast Nedir?
Klasik ceza hukukunda kast (mens rea), insanın zihinsel durumudur:
-
Fail belirli bir sonucu istemekte, veya
-
Sonucun hemen hemen kesin olduğunu bilmesine rağmen davranışını sürdürmektedir.
Kast şu unsurlarla bağlantılıdır:
-
Bilinçli farkındalık,
-
Normların ve yasağın anlaşılması,
-
Alternatifler arasından seçim yapabilme yeteneği.
Kast, kınamayı ve cezalandırmayı haklı kılar; çünkü fail başka türlü davranabilecekken, hukuka aykırı sonucu bilerek ve isteyerek tercih etmiştir.
YZ sistemleri ise ne arzu duyar, ne inanç taşır, ne de insan anlamında seçim yapar. Fonksiyon optimize eder, veri işler. Makine kastı fikri tam da bu noktada ortaya çıkar.
2. “Makine Kastı” Denince Ne Kastediliyor?
Makine kastı terimi genellikle kelimenin tam anlamıyla bir zihin atfetmek için değil, YZ’nin amaç odaklı davranışını tanımlamak için kullanılır:
-
Sistem, programlanan hedefler doğrultusunda tutarlı biçimde hareket eder (örneğin tıklanma sayısını artırmak, hatayı azaltmak, kârı maksimize etmek),
-
Alternatif davranışlar arasında, belirli optimizasyon ölçütlerine göre “seçim yapar”,
-
Bazı çıktılara diğerlerine göre düzenli olarak öncelik vererek “tercihler” sergiliyor gibi görünür.
Bu işlevsel anlamda makine kastı, esasen şunlara atıf yapar:
-
Sistemin içine gömülü amaç fonksiyonu,
-
Çıktılara öncelik tanıma biçimi,
-
Davranışındaki gözlemlenebilir düzenlilikler.
Savunucular şöyle der: Madem şirketler için “kurumsal kast” gibi kurgusal kavramları kullanıyoruz, aynı şekilde algoritmaların davranışı için de “makine kastı” ifadesini kullanabiliriz.
3. Makine Kastını Hukuki Bir Araç Olarak Savunan Argümanlar
Makine kastını savunanlar, makinelerin gerçekten zihin sahibi olduğunu iddia etmez; daha çok, bunu hukuk tekniğinde kullanılan bir kurgu veya analitik araç olarak görür.
3.1. Karmaşık Sistemleri Hukuken Yönetilebilir Kılmak
YZ sistemleri son derece karmaşık olabilir:
-
Milyonlarca parametre içeren sinir ağları,
-
Zaman içinde kendini güncelleyen öğrenen sistemler,
-
Büyük platformlarda birçok algoritmanın etkileşimi.
Bu tür ortamlarda her zararlı sonuç için bireysel insan kastını tek tek takip etmek pratikte güçleşir. Makine kastı, şu amaçlarla önerilir:
-
YZ sistemini tek bir analiz birimi olarak ele almak,
-
Sistemin davranış kalıplarına “kast” atfederek sorumluluk tartışmasını basitleştirmek,
-
Çok sayıda insan ve teknik faktörün kesiştiği durumlarda kavramsal netlik sağlamak.
3.2. Doktrinel Kategorileri Korumak
Ceza hukuku, kast, bilinçli taksir, taksir gibi zihinsel duruma dayalı kategoriler üzerine kuruludur. YZ devreye girdiğinde, zararlardan söz edebilsek de kusur dili kaybolma riskiyle karşı karşıya kalırız.
Makine kastı kavramı, şu imkânı sağladığı iddiasıyla savunulur:
-
Klasik kategorileri korumak (örneğin, “sistem zararlı içeriği kasten öne çıkarmıştır” demek),
-
Sistem davranışını öngörülebilirlik ve hedef fonksiyonu üzerinden değerlendirmek,
-
Farklı risk seviyeleri arasında hukuken anlamlı ayrımlar yapmaya devam etmek.
3.3. Kurumsal Kastla Benzerlik Kurmak
Zaten şirketler için kurgusal veya inşa edilmiş kast kullanıyoruz:
-
Kurumsal kast, çalışan ve yöneticilerin fiil ve bilgilerinden türetilir,
-
Tek tek hiçbir kişi tüm resmi bilmeyebilir,
-
Buna rağmen “şirketin kastı”ndan söz edilir.
Makine kastını savunanlar, bunun benzer bir kurgu olduğunu öne sürer: Sistem davranışı temel alınarak inşa edilen bir “niyet” kavramı, sorumluluğun dağıtılmasında araç olarak kullanılır.
4. Makine Kastına Yönelik Eleştiriler: Tehlikeli Bir Kurgu
Makine kastı kavramını eleştirenler ise bunun sadece isabetsiz değil, aynı zamanda tehlikeli olduğunu savunur.
4.1. Fail ile Araç Arasındaki Ayrımın Bulanıklaşması
En temel düzeyde YZ sistemleri birer araçtır, fail değil:
-
Ne için tasarlandılarsa onu yaparlar,
-
İnsanlarca belirlenen sınırlar içinde çalışırlar,
-
Bağımsız bir ahlaki bakışa sahip değildirler.
Makineye kast atfetmek, sistemi tasarlayan, devreye sokan ve ondan kazanç sağlayan insanların rolünü gölgeleme tehlikesi taşır. “Makine bunu istedi” dediğimiz anda, aslında o davranışı muhtemel veya kaçınılmaz kılan insan tercihlerini gözden kaçırabiliriz.
4.2. İnsan Sorumluluğunu Seyreltme Riski
Makine kastı, şirketler ve geliştiriciler için kolay bir sığınak hâline gelebilir:
-
“Biz bunu istemedik; sistem kendiliğinden böyle davranmayı öğrendi.”
-
“Kararı YZ verdi; biz sadece altyapıyı sağladık.”
Bu tür söylemler, zararlı sonuçları kaçınılmaz makine iradesinin ürünü gibi göstererek, aslında insan kararlarını görünmez kılabilir. Bu da güvenli ve özenli YZ geliştirme ve yönetişim baskısını zayıflatır.
4.3. Ceza Hukukunun Ahlaki Temelinin Aşınması
Ceza sorumluluğu, sadece risk yönetimi değil; aynı zamanda ahlaki kınama aracıdır. Ceza vermek:
-
Failin ne yaptığını bilmesini veya bilebilmesini,
-
Başka türlü davranma imkânına sahip olmasını,
-
Toplumsal değerleri ihlal ettiği için kınanmayı hak etmesini gerektirir.
Makine kastı, bu koşullardan hiçbirini sağlamaz; saf metafordur. Ceza teorisini bu tür metaforlar üzerine kurmak, kusur kavramını içi boş bir etiket hâline getirme riskini taşır.
5. Ceza Sorumluluğu İçin Makine Kastına Gerçekten İhtiyaç Var mı?
Asıl kritik soru şu: YZ kaynaklı suçlarla baş etmek için makine kastına mecbur muyuz, yoksa insan merkezli kavramlar yeterli mi?
5.1. YZ Etrafındaki İnsanların Manevi Unsurunu İncelemek
Makineye kast atfetmek yerine şu sorulara odaklanabiliriz:
-
Geliştiriciler, sistem tasarımında hukuka aykırı veya riskli sonuçları bilerek mi göze aldılar?
-
Şirket, YZ’nin zararlı davranışlarını bilmesine rağmen bunları tolere etti mi?
-
Kullanıcılar, YZ araçlarını bilerek suç işlemek için mi kullandı?
Bu çerçevede YZ, ne kadar sofistike olursa olsun, yine insan kastının aracıdır. Sistem ne kadar karmaşık ve kendini günceller nitelikte olursa olsun, onu inşa eden ve uygulayan insanların manevi unsuru ortadan kalkmaz.
5.2. Sistemik Riskler İçin Bilinçli Taksir ve Taksiri Kullanmak
YZ ile ilgili pek çok zarar, bilinçli taksir veya taksir kavramlarıyla daha iyi açıklanır:
-
Bilinçli taksir: Yüksek riskli YZ sistemini, önemli belirsizliklere rağmen bilerek devreye sokmak,
-
Taksir: YZ tasarımı, test edilmesi ve denetimi konusunda gelişen özen standartlarına uymamak.
Bu kavramlar, makineye kast atfetmeyi gerektirmez; insanların ne bildiğine veya bilmesi gerektiğine odaklanır.
5.3. Kurumsal ve Örgütsel Kusur
Karmaşık YZ sistemleri genellikle örgütler tarafından geliştirilir ve kullanılır. Makine kastı yerine:
-
Tüzel kişilerin ceza sorumluluğu,
-
Örgütsel kusur (şirket politikaları, kültürü, yapısal kararlar),
-
YZ etrafında yönetişim ve denetim yükümlülükleri
üzerinden bir kusur analizi yapılabilir. Böylece, kapsamlı projelerde dahi ceza hukuku ile insan ve kurumsal kararlar arasındaki bağ korunur.
6. Makine Kastının Dar, Betimleyici Bir Kullanımı Mümkün mü?
Makine kastı kavramının belki kabul edilebilir tek alanı, dar ve betimleyici bir kullanımdır; bağımsız bir hukuki kategori olarak değil.
Bu dar çerçevede:
-
“Makine kastı”, sistemin optimizasyon hedeflerini ve davranış eğilimlerini tanımlayan bir kısaltmadır,
-
Mahkeme ve düzenleyicilere, sistemin neden belli türde zararları tekrar tekrar ürettiğini açıklamaya yardımcı olur,
-
Ancak gerçek hukuki kusurun mutlaka insanlarda aranması gerektiği gerçeğini değiştirmez.
Örneğin bir mahkeme:
“Sistem, kullanıcı etkileşimini maksimize etme ‘niyetiyle’ tasarlandığı için, giderek daha uç ve zararlı içerikleri öne çıkarmıştır.”
diyebilir. Ancak hukuki açıdan bunun anlamı şudur:
-
Bu hedefi seçen ve sisteme yerleştiren insanlar ve şirketler,
-
Ortaya çıkan zarar bakımından sorumluluk taşıyan aktörlerdir.
Yani makine kastı olsa olsa, analizi kolaylaştıran bir dilsel araç olabilir; kusuru taşıyan gerçek süje yine insandır.
7. Sonuç: Kurgu Zorunluluk Değil – Kast Kavramı İnsanlarda Kalmalı
Öyleyse makine kastı, kurgu mu yoksa hukuki zorunluluk mu? Daha nüanslı bir cevap gerekir:
-
Evet, makine kastı bir kurgudur – makinelerde bilinç, ahlaki öznellik ve gerçek zihinsel durumlar bulunmaz.
-
Hayır, hukuki açıdan vazgeçilmez değildir – ceza hukuku, insan kastı, bilinçli taksir ve taksir kavramlarını kullanmaya devam ederek, bunları kurumsal sorumluluk ve düzenleyici yükümlülüklerle destekleyebilir.
Makine kastı kavramı kullanılacaksa bile, bu yalnızca betimleyici bir kısaltma olarak ele alınmalı; gerçek cezaî kusur, daima sistemin tasarımı ve kullanımına ilişkin insan kararlarına bağlanmalıdır.
Son tahlilde hukuk, insan zihnine ait kavramları makineler üzerine projekte ederek insan sorumluluğunu aşındırma cazibesine direnmelidir. YZ, dışarıdan bakıldığında kast varmış gibi davranabilir; ancak ceza hukukunun kınama ve cezalandırma temeli olan gerçek kast ve kusur, hâlâ yalnızca insanlara ve insan örgütlerine aittir.