Single Blog Title

This is a single blog caption

İsveçte Şirket Kurup Oturum Alma

İsveç’te Şirket Kurup Oturum Alma: 2026 Güncel Hukuki Rehber

İsveç’te şirket kurup oturum almak mümkün mü? AB dışı yatırımcı ve girişimciler için İsveç’te limited şirket kuruluşu, self-employed oturum izni, sermaye şartı, başvuru evrakları, uzatma ve kalıcı oturuma geçiş bu kapsamlı rehberde açıklanır. (verksamt.se)

Giriş

İsveç’te şirket kurup oturum alma konusu, son yıllarda en çok araştırılan göç ve ticaret hukuku başlıklarından biri haline gelmiştir. Özellikle Türkiye’den İsveç’e taşınmak isteyen girişimciler, danışmanlar, e-ticaret yatırımcıları, teknoloji şirketi kurucuları ve küçük-orta ölçekli işletme sahipleri açısından temel soru şudur: İsveç’te şirket kurarsam otomatik olarak oturum alır mıyım? Bu sorunun cevabı tek kelimeyle “hayır”dır; ancak doğru hukuki yapı kurulduğunda, şirket kurma ile oturum alma arasında meşru ve açık bir bağlantı da vardır. İsveç’in resmî kurumlarının güncel açıklamaları, şirket kurmanın ayrı, İsveç’te yaşayarak bu işi yürütmenin ayrı bir hukukî başlık olduğunu net biçimde göstermektedir. (verksamt.se)

İsveç’te şirket kurmak isteyen bir yabancı bakımından ilk kritik ayrım vatandaşlıktır. Başka bir AB/AEA ülkesinin vatandaşı olan kişi, İsveç’te oturum izni almadan yaşayıp çalışabilir ve iş kurabilir. Buna karşılık AB/AEA dışı ülke vatandaşı olup İsveç’te yaşayarak kendi işini yürütecek kişi, İsveç’e gelmeden önce uygun bir residence permit almak zorundadır. Verksamt bunu açıkça söylemekte, Migrationsverket ise bu yolun esasen self-employed yani kendi işini yürütenler için oturum izni rejimi olduğunu göstermektedir. (verksamt.se)

Bu nedenle doğru hukukî soru “İsveç’te şirket kurulur mu?” değil, “İsveç’te hangi şirket yapısı kurulur ve bu yapı oturum rejimiyle nasıl eşleştirilir?” sorusudur. Çünkü limited şirket kurmak, şube açmak, vergi kaydı yaptırmak, F-tax almak ve oturum izni başvurmak aynı işlemin parçaları değildir; bunlar birbirine bağlı ama ayrı hukukî aşamalardır. Aşağıda, bu süreci baştan sona ve 23 Mart 2026 itibarıyla güncel resmî kaynaklara dayanarak sistematik şekilde ele alıyorum. (verksamt.se)

İsveç’te şirket kurmak otomatik oturum verir mi?

İsveç hukukunda bugün itibarıyla “altın vize” veya yalnız pasif sermaye koymaya dayalı otomatik yatırım oturumu şeklinde genel bir sistem bulunmamaktadır. Resmî kaynaklar, AB/AEA dışı ülke vatandaşı kişinin İsveç’te yaşayarak işini yürütecekse önce oturum izni alması gerektiğini; bu iznin de kendi işini gerçekten yürüten kişi için tasarlandığını göstermektedir. Migrationsverket’in self-employed sayfasında aranan şartlar arasında işin bizzat yürütülmesi, en az %51 sahiplik ve işletme üzerinde belirleyici sorumluluk yer almaktadır. Bu da, İsveç’in pasif yatırımcıyı değil, fiilen girişimcilik yapan kişiyi hedeflediğini gösterir. Bu sonuç, resmî şartlardan yapılan bir hukukî çıkarımdır. (verksamt.se)

Başka bir ifadeyle, İsveç’te limited şirket kurmak teknik olarak mümkündür; fakat bu, size kendiliğinden yaşama ve çalışma hakkı vermez. Oturum almak istiyorsanız, kurduğunuz şirketin gerçek bir iş modeli taşıdığını, o işi sizin yönettiğinizi, yeterli öz kaynağa sahip olduğunuzu ve işin sizi ve ailenizi geçindirebilecek nitelikte olduğunu ayrıca göstermeniz gerekir. İsveç’in resmî sistemi tam da bu ayrım üzerine kuruludur. (Migrationsverket)

İsveç’te hangi şirket türüyle başlanır?

İsveç’te şirket kurmak isteyen girişimciler için en yaygın ve en işlevsel yapı limited company (aktiebolag/AB) modelidir. Verksamt’a göre limited şirket kurarken en az 25.000 SEK sermaye gerekir; şirket için memorandum of association ve articles of association hazırlanmalı, pay defteri tutulmalı, şirket Bolagsverket nezdinde tescil edilmeli ve çoğu durumda gerçek faydalanıcı kaydı da yapılmalıdır. Kuruluş tescili dijital başvurularda 2.400 SEK’ten başlar ve beneficial owner kaydı için ayrıca 250 SEK ücret ödenir. (verksamt.se)

Limited şirketin yatırımcı açısından en büyük avantajı, ayrı tüzel kişilik yaratması ve ortakların kural olarak şirket borçlarından şahsen sorumlu olmamasıdır. İsveç’te yeni pazara giriş, e-ticaret, yazılım, danışmanlık, ithalat-ihracat, sağlık teknolojisi veya ajans modeli kurmak isteyen yabancı yatırımcı bakımından AB yapısı çoğu olayda en dengeli seçenektir. Çünkü hem banka ve sözleşme ilişkilerinde güçlü görünürlük sağlar hem de daha sonra ortak alma, hisse devri veya yatırım yapısını büyütme bakımından esneklik sunar. Bu sonuç, Verksamt’ın limited company yapısına ilişkin resmî çerçevesinden doğrudan çıkar. (verksamt.se)

Alternatif olarak bir şube (branch) açmak da mümkündür. Şube, yabancı şirketin İsveç’te bağımsız idareye sahip ama ayrı tüzel kişilik oluşturmayan uzantısıdır. Verksamt’a göre şube de İsveç’te tescil edilir, ayrı şirket numarası alır, F-tax/KDV/işveren kaydı yaptırabilir; ancak şubenin kendisi değil, yabancı ana şirket asıl hukukî kişidir. Bu nedenle İsveç’te bizzat yerleşip uzun vadeli işletme kuracak girişimci bakımından limited şirket çoğu zaman daha sağlam bir yapı sunarken, zaten aktif bir yabancı şirketi bulunan yatırımcı için şube modeli ayrıca düşünülebilir. (verksamt.se)

İsveç’te şirket kurmanın temel adımları

İsveç’te şirket kurma süreci, Verksamt’ın resmî rehberine göre birkaç çekirdek adımdan oluşur. Önce işletme türü seçilir. Limited company seçilecekse sermaye hazırlanır; nakit sermaye için bankadan sermaye yatırıldığını gösteren sertifika alınır, ayni sermaye varsa denetçi veya muhasebeci tarafından değerleme yapılır. Sonra kuruluş belgeleri hazırlanır, yönetim kurulu ve gerekiyorsa yedek üye belirlenir, pay defteri oluşturulur ve şirket Bolagsverket’e tescil edilir. (verksamt.se)

Tescilden sonra süreç bitmez. Verksamt ve Skatteverket’e göre şirketin vergi yönünden de aktive edilmesi gerekir. Bunun için çoğu olayda F-tax, VAT ve varsa employer registration başvurusu yapılır. Skatteverket ayrıca İsveç’te vergi yükümlülüğü doğuran yabancı şirketlerin de İsveç’te vergi kaydı yaptırması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Yani ticaret sicili kaydı ile vergi sistemine giriş farklı aşamalardır. (skatteverket.se)

Yabancı girişimci İsveç’te henüz nüfus kaydına sahip değilse, Verksamt ayrıca coordination number başlığını da gündeme getirir. Bu numara, İsveç’te kayıtlı olmayan kişiler için kimlik tanımlaması işlevi görür ve Skatteverket nezdinde kimlik doğrulamasıyla bağlantılıdır. Özellikle şirket kuruluşu, vergi kaydı ve bankacılık işlemlerinde bu numaranın pratik değeri büyüktür. (verksamt.se)

Oturum için doğru yol: self-employed residence permit

AB/AEA dışı bir girişimcinin İsveç’te yaşayıp kendi işini bizzat yürütmek istemesi halinde resmî göç yolu self-employed people başlığı altındadır. Migrationsverket’in güncel sayfasına göre başvurucunun geçerli pasaportu olmalı, faaliyet alanında ve işletme yönetiminde iyi deneyimi bulunmalı, İsveççe veya İngilizce hakkında ilgili düzeyde bilgi sahibi olmalı ve işletmenin en az %51’ine sahip olup işletme üzerinde belirleyici sorumluluk taşımalıdır. Ayrıca iş planı için inandırıcı bir bütçe, müşteri bağlantıları veya ağ ve geçimini sağlayabilecek mali güç gösterilmelidir. (Migrationsverket)

Buradaki dil şartı özellikle önemlidir. İsveç’te şirket kurup oturum almak isteyen kişi için İsveççe zorunlu olmayabilir; ancak Migrationsverket açıkça İsveççe veya İngilizce hakkında ilgili düzeyde bilgi ister. Eğer faaliyet alanı gereği İsveç’te çok sayıda müşteri veya tedarikçi ile temas kurulacaksa, bu kez “çok iyi İsveççe” aranabileceğini ayrıca belirtir. Bu nedenle self-employed izni, yalnız finansal değil, aynı zamanda operasyonel iletişim yeterliliği de arayan bir rejimdir. (Migrationsverket)

Bir başka kritik nokta da şudur: Bu izin size yalnız kurduğunuz işi yürütme hakkı verir. Migrationsverket’in resmî başvuru formu, self-employed izninin genel olarak iki yıl için verildiğini ve kişinin bu izinle yalnız kendi işini yürütebildiğini, başka bir yerde çalışan olarak istihdam edilemeyeceğini açıkça belirtmektedir. Yani İsveç’te şirket kurup oturum alan kişi, bu izni genel serbest çalışma hakkı gibi kullanamaz. (Migrationsverket)

Mali yeterlilik: ne kadar para göstermek gerekir?

İsveç’te şirket kurup oturum almak isteyenlerin en sık sorduğu soru, ne kadar sermaye veya kişisel bakiye gösterilmesi gerektiğidir. Migrationsverket bu konuda çok nettir. Kurum, başvurucunun kendi adına bir banka hesabında en az 200.000 SEK, eş için 100.000 SEK, her eşlik eden çocuk için 50.000 SEK gösterebilmesini ister. Bu para İsveç bankasında olmak zorunda değildir; ancak İsveç’e transfer edilebilir olması gerekir. (Migrationsverket)

Bunun dışında, yalnız yaşam giderleri için değil, işin kurulması ve yürütülmesi için gerekli yatırımı da ayrıca göstermek gerekir. Migrationsverket, işletmenin satın alınması planlanıyorsa bunun bedelini, operasyon masraflarını ve gerekli yatırımları karşılayacak kadar ek kaynağın bulunmasını şart koşar. Üstelik kurum burada önemli bir sınırlama getirir: Bu paranın başvurucuya ait öz kaynak olması gerekir; krediler normal olarak kabul edilmez. Bu da İsveç’in “borçla yatırım taahhüdü” yerine, gerçek mali kapasite görmek istediğini gösterir. (Migrationsverket)

Pratikte bu durum, yalnız 25.000 SEK sermaye ile bir limited company kurmanın self-employed izni için yeterli olmayacağını gösterir. Şirket sermayesi şirket hukuku bakımından ayrı eşiktir; oturum bakımından aranan kişisel ve operasyonel mali yeterlilik ise çok daha geniştir. Bu ayrım, İsveç’te şirket kurup oturum alma planında en sık gözden kaçan hukukî farklardan biridir. (verksamt.se)

Başvuru dosyasında hangi belgeler bulunur?

Migrationsverket’in resmî self-employed başvuru formu, dosyaya eklenecek belgeleri ayrıntılı biçimde saymaktadır. Bunlar arasında pasaport kopyaları, yaşam ve aile giderlerini karşılayacak bakiyeyi gösteren banka dökümleri, işletmenin satın alınması söz konusuysa satış sözleşmesi, ortaklı yapı varsa partnership agreement veya stock register, satın alma bedelinin ödendiğini gösteren banka belgesi, müşterilerle, tedarikçilerle ve işyeriyle ilgili sözleşmeler, işletme daha önce faaliyetteyse son iki yıla ait yıllık hesaplar, güncel bilanço ve gelir tablosu, İsveççe veya İngilizce bildiğinizi gösteren kurs sertifikası veya benzeri belge, eğitim belgeleri, önceki işveren yazıları ve yurtdışında sahip olduğunuz şirketlerin kayıt belgeleri yer alır. (Migrationsverket)

Bu liste, İsveç’in yalnız şirket kurulduğuna değil, işin gerçekliğine baktığını açıkça ortaya koyar. Özellikle müşteriler, tedarikçiler ve işyeri sözleşmeleri; işletmenin “kâğıt üzerinde” değil, fiilen başlayabilir olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Aynı şekilde işletme geçmişi varsa yıllık hesapların ve güncel bilanço-gelir tablosunun istenmesi, Migrationsverket’in kârlılık ve sürdürülebilirlik değerlendirmesini yapabilmek istediğini gösterir. (Migrationsverket)

Başvuru formunun iş planı ve bütçe kısımları da ayrıca önemlidir. Kurum; faaliyetin alanını, ürün veya hizmetleri, müşteri kitlesini, rakipleri, pazarlama planını, iş ortaklarını, tedarikçileri, işyeri bilgilerini, çalışan sayısını, sizin görevlerinizi ve ilk iki yıl için gelir-gider projeksiyonlarını ister. Bu nedenle İsveç’te şirket kurup oturum almanın pratik anahtarı, yalnız hukuken şirket kurmak değil, ikna edici ve gerçekçi bir business plan hazırlamaktır. (Migrationsverket)

Başvuru ne zaman ve nereden yapılır?

İsveç’te self-employed oturumunda ana kural, başvurunun İsveç’e girmeden önce yapılmasıdır. Migrationsverket’in resmî başvuru formu bunu açıkça söylemektedir. Başvurucu başvurusunu e-hizmet üzerinden yapabilir veya formu doldurup İsveç büyükelçiliği ya da başkonsolosluğuna sunabilir. Bu da, şirketi kurup sonra İsveç’e gidip orada oturum alırım yaklaşımının çoğu olayda doğru olmadığını gösterir. (Migrationsverket)

Bununla birlikte Migrationsverket bazı istisnaları da tanır. Örneğin kişi daha önce work permit sahibiyse ve bu izin süresi içinde kendi işini yürütmek üzere statü değiştirmek istiyorsa, belirli koşullarla içeriden başvuru imkânı bulunabilir. Ancak ana kural değişmez: İsveç’te yaşayarak işini yönetecek AB/AEA dışı girişimci, çoğu olayda önce iznini almalı, sonra ülkeye gelmelidir. (Migrationsverket)

Aile üyeleri birlikte gelebilir mi?

Evet. Migrationsverket’e göre self-employed başvurucunun ailesi de aynı anda veya daha sonra başvuru yapabilir. İlk izin verildiğinde aile üyeleri, başvurucu ile aynı süre için ve kendi pasaport sürelerini aşmamak üzere izin alabilir. Kurum ayrıca, daha sonra aile gelirse sponsorun bakım yükümlülüğüyle karşılaşabileceğini de belirtmektedir. (Migrationsverket)

Uzatma ve kalıcı oturum aşamasında da aile için özel kurallar vardır. Migrationsverket’in uzatma sayfasına göre aile üyeleri ilk self-employed izniyle birlikte uzatma yapabilir; eğer başvurucu iki yıl sonunda kalıcı oturum için uygunsa, onunla birlikte İsveç’te en az üç yıl residence permit ile yaşamış aile fertleri de aynı anda kalıcı oturum isteyebilir. Ancak burada da önce asıl başvurucu değerlendirilir. (Migrationsverket)

İzin ne kadar sürer, nasıl uzar ve kalıcı oturuma nasıl geçilir?

Migrationsverket’e göre self-employed oturumu ilk aşamada en fazla iki yıl için verilir ve pasaport süresini aşamaz. İzin bitmeden uzatma başvurusu yapılabilir. Uzatma aşamasında kurum artık sadece iş planına değil, işletmenin gerçekten planlandığı gibi yürüyüp yürümediğine bakar. Resmî uzatma sayfasında açıkça, işin raporlanan plana uygun yürütülüp yürütülmediği, vergilerin ve harçların ödenip ödenmediği, muhasebenin genel kabul görmüş ilkelere uygun tutulup tutulmadığı, gerekli sektör izinlerinin bulunup bulunmadığı, icra borcu veya ödeme kusuru olup olmadığı, işletmenin kârlı ve kalıcı nitelikte olup olmadığı inceleneceği belirtilmektedir. (Migrationsverket)

Kalıcı oturum bakımından da önemli bir avantaj vardır. Migrationsverket’e göre self-employed kişi, İsveç’te bu statüyle en az iki yıl yaşamışsa, uzatma başvurusuyla birlikte kalıcı oturum da isteyebilir. Ancak bunun için iki yıl boyunca self-employed şartlarını gerçekten yerine getirmiş olması, işi profesyonel ve kâr amacıyla yürütmesi, en az %51 sahipliği ve belirleyici kontrolü sürdürmesi ve kendisini işletme geliriyle sürdürülebilir biçimde geçindirebilmesi gerekir. Kurum, sadece o an fiilen var olan vergilendirilmiş işletme gelirinin dikkate alınacağını, gelecekte belki artacak gelir beklentisinin yeterli olmadığını açıkça vurgular. (Migrationsverket)

Burada önemli bir uyarı daha vardır: Kalıcı oturum bile tamamen dokunulmaz değildir. Migrationsverket, kişi artık İsveç’te yerleşik değilse, uzun süre yurtdışında kalmışsa veya kalıcı oturumu alırken kasten yanlış veya eksik bilgi vermişse, kalıcı oturumun geri alınabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle İsveç’te şirket kurup oturum alma stratejisinde, ilk başvuru kadar uzatma ve kalıcılaşma dönemindeki vergi, muhasebe ve dürüst bilgi yükümlülüğü de kritik önemdedir. (Migrationsverket)

Sonuç

İsveç’te şirket kurup oturum almak mümkündür; ancak bu, “şirket kurdum, otomatik oturum aldım” şeklinde işleyen bir sistem değildir. Doğru hukukî model şudur: Önce İsveç’te gerçek bir ticari yapı kurulur veya kurulması planlanır; çoğu olayda bunun en uygun aracı limited company olur. Ardından AB/AEA dışı girişimci, İsveç’te bu işi bizzat yürütecekse Migrationsverket’in self-employed residence permit rejimine başvurur. Bu başvuruda en az %51 sahiplik, belirleyici kontrol, sektör ve işletme deneyimi, İsveççe veya İngilizce bilgisi, müşteri veya ağ ilişkileri, gerçekçi bütçe ve yeterli öz kaynak birlikte aranır. (verksamt.se)

Bu nedenle İsveç’te şirket kurup oturum alma planı yapan bir girişimci için en doğru yaklaşım, şirket kuruluşunu tek başına değil; ticaret sicili, vergi kaydı, coordination number, iş planı, banka bakiyesi, müşteri-tedarikçi ağı ve göç hukuku dosyasıyla birlikte düşünmektir. İsveç sistemi girişimciye kapalı değildir; fakat yalnız sermaye değil, gerçek ve sürdürülebilir girişimcilik görmek ister. Şirketin hukuken doğru kurulması kadar, bu şirketin İsveç ekonomisinde gerçekten faaliyet gösterebilir olduğunun ispatı da belirleyicidir. (verksamt.se)

Bugün için pratik özet şudur: İsveç’te limited company kurmak şirketler hukuku meselesidir; İsveç’te yaşayarak bu limited company’yi yönetmek ise göç hukuku meselesidir. Bu iki dosya doğru eşleştirildiğinde, İsveç’te şirket kurup oturum alma yolu hem hukuken mümkündür hem de doğru planlamayla kalıcı oturuma kadar uzanabilir. Yanlış planlandığında ise şirket kurulmuş olsa bile oturum reddedilebilir; ya da oturum alınmış olsa bile işletme vergi, muhasebe ve kârlılık bakımından sürdürülemez bulunduğu için uzatma aşamasında sorun çıkabilir. Bu yüzden İsveç’te şirket kurup oturum alma süreci, tek işlem değil, baştan sona çok disiplinli bir hukukî yapılandırma projesi olarak ele alınmalıdır. (Migrationsverket)

Leave a Reply

Call Now Button