İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı
Giriş
Medeni yargılamada adaletin sağlanması kadar, usul ekonomisi ve yargılamanın istikrarı da önemlidir.
Tarafların sınırsız biçimde yeni iddialar veya savunmalar ortaya koyması, yargılamayı uzatır ve karşı tarafın savunma hakkını zedeler.
Bu nedenle hukuk sistemimiz, “iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı” adı verilen ilkeyi benimsemiştir.
Bu ilke, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141. maddesinde açıkça düzenlenmiş olup, yargılamanın belirli bir çerçevede yürütülmesini sağlar.
1. İddia ve Savunma Nedir?
-
İddia: Davacının mahkemeden talep ettiği hakkın varlığını ispat etmek için ileri sürdüğü vakıalardır.
-
Savunma: Davalının, davacının iddialarına karşı kendisini korumak için ileri sürdüğü vakıalardır.
Bu iki unsur, yargılamanın çekirdeğini oluşturur.
İşte HMK m.141, tarafların bu çekirdeği sürekli değiştirmesini engeller.
2. İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağının Tanımı
HMK m.141/1’e göre:
“Taraflar, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra, karşı tarafın açık rızası olmaksızın iddia veya savunmalarını genişletemez veya değiştiremezler.”
Bu hüküm, tarafların yargılamayı keyfî şekilde yönlendirmesini önler.
Amaç, dava ekonomisi, dürüstlük ve silahların eşitliği ilkelerini korumaktır.
3. Yasağın Başlangıç Noktası
Yasak, dilekçeler teatisi tamamlandığında başlar.
Yani:
-
Dava dilekçesi,
-
Cevap dilekçesi,
-
Cevaba cevap dilekçesi,
-
İkinci cevap dilekçesi
verildikten sonra, artık yeni iddia veya savunma yapılamaz.
Bu aşamadan sonra yapılan her ekleme, yasağın ihlalidir.
4. Yasağın Amacı
-
Yargılamanın uzamasını önlemek.
→ Sürekli değişen iddialar yargıyı tıkar. -
Karşı tarafın savunma hakkını korumak.
→ Ani değişiklikler, hazırlık süresini ortadan kaldırır. -
Usul ekonomisini sağlamak.
→ Mahkemenin delil toplama sürecini sadeleştirir. -
Yargılamanın istikrarını korumak.
→ Dava çerçevesi net kalır, kararın öngörülebilirliği artar.
5. Genişletme ve Değiştirme Arasındaki Fark
| Kavram | Tanım | Örnek |
|---|---|---|
| İddianın genişletilmesi | Yeni vakıalar veya talepler eklenmesi | Davacı, kira alacağı davasına sonradan “manevi tazminat” talebi eklerse |
| İddianın değiştirilmesi | Önceki iddianın tamamen veya kısmen değiştirilmesi | Davacı, önceki “tazminat” talebini “alacak” talebine çevirirse |
| Savunmanın genişletilmesi | Davalının yeni savunma sebepleri eklemesi | Davalı, önce “ödeme yaptım” derken sonradan “sözleşme geçersiz” savunması yaparsa |
Her iki durumda da, karşı tarafın açık rızası olmadan bu işlemler yapılamaz.
6. Karşı Tarafın Açık Rızası
İddia veya savunmanın genişletilmesi yasağı, karşı tarafın açık rızasıyla aşılabilir.
Bu rıza:
-
Yazılı veya duruşmada açıkça beyan edilmelidir.
-
Zımni (örtülü) rıza geçerli değildir.
Yargıtay 3. HD, 2021/4145 E., 2022/5138 K.
“Karşı tarafın sessiz kalması, genişletmeye rıza anlamına gelmez; rıza açık ve net olmalıdır.”
7. Dava ve Savunmanın Değiştirilmesine İzin Verilen Haller
HMK bazı durumlarda yasağa istisna tanımıştır:
A. Ön İnceleme Aşamasında Karşı Tarafın Açık Rızasıyla
Taraflar ön inceleme duruşmasında, hâkimin izni ve karşı tarafın rızasıyla iddia veya savunmalarını değiştirebilirler (HMK m.141/2).
B. Islah (HMK m.176 vd.)
Taraf, yargılamanın sonuna kadar bir kez ıslah hakkını kullanarak iddia veya savunmasını değiştirebilir.
Bu, yasağın kanuni istisnasıdır.
C. Karşı Dava
Davalı, cevap dilekçesi içinde karşı dava açarak yeni bir talepte bulunabilir.
Bu da genişletme yasağının ihlali sayılmaz.
D. Dava Konusunun Değişmesi (örneğin borcun ifası)
Yargılama sırasında borç ifa edilmişse, davacının davasını bu duruma uyarlaması mümkündür.
8. İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Sayılmayan Haller
Aşağıdaki durumlar yasağın ihlali olarak görülmez:
-
Aynı vakıaya dayalı yeni hukuki sebep ileri sürülmesi,
-
Önceden bildirilen delillerin açıklanması veya detaylandırılması,
-
Yargılama sırasında gelişen olaylara dayanılması (örneğin yeni bir icra takibi sonucu),
-
Eksik veya yanlış yazımın düzeltilmesi (örneğin rakam hatası).
Yargıtay 11. HD, 2020/3124 E., 2021/4235 K.
“Dava dilekçesinde yer alan vakıaların açıklanması, iddianın genişletilmesi sayılmaz; çünkü dayanak vakıa aynıdır.”
9. Yasağın İhlali Halinde Sonuç
Hâkim, yasağa aykırı olarak ileri sürülen iddia veya savunmaları dikkate almaz.
Eğer bu iddia veya savunma esas alınarak hüküm kurulursa, karar bozulur.
Yargıtay HGK, 2021/345 E., 2022/812 K.
“Yasağa rağmen genişletilen savunmalar dikkate alınarak karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.”
10. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
| Durum | Yasağa Aykırı mı? | Sonuç |
|---|---|---|
| Yeni talep eklenmesi | ✅ Evet | Kabul edilmez |
| Aynı vakıa için yeni hukuki sebep belirtilmesi | ❌ Hayır | Geçerli |
| Delilin açıklanması | ❌ Hayır | Uygun |
| Yeni delil eklenmesi | ✅ Evet | Ancak karşı taraf rıza verirse geçerli |
| Islah yapılması | ❌ Hayır | Kanunen izinli |
| Karşı dava açılması | ❌ Hayır | İstisna kabul edilir |
11. İlkenin Usul Ekonomisi ve Dürüstlük İlkesiyle İlişkisi
Bu yasak, usul ekonomisi ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır.
Yargılamanın gereksiz yere uzamasını önler, tarafların dürüst davranmasını zorunlu kılar.
Ayrıca, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini de korur.
Sonuç
İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı, medeni yargılamada usul güvenliğini sağlayan temel bir ilkedir.
Tarafların iradesine sınır getirir ama bu sınırlama, adil yargılanmanın korunması içindir.
Usul hukukunun temel amacı, hakkın elde edilmesini kolaylaştırmak kadar,
hakkın suistimal edilmesini de önlemektir.
“Usul, adaletin disiplini;
iddia sınırı ise onun düzenidir.”