Hangi Sözler Hakaret Sayılmaz? Yargıtay İçtihatları ve Hukuki Sınırlar
Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçu, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle işlenen bir suçtur. Ancak günlük hayatta kullanılan her kaba söz, her eleştiri veya her sert ifade hukuk sistemimizde “hakaret” olarak kabul edilmez.
Özellikle Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, ifade özgürlüğü ile kişilik haklarının korunması arasındaki o ince çizgiyi belirlemede temel rehberdir. Bu makalede, hangi ifadelerin hakaret teşkil etmediğini, Yargıtay’ın bu konudaki güncel ve çarpıcı kararları ışığında detaylandıracağız.
1. Hakaret Suçunun Tanımı ve Unsurları
Bir eylemin hakaret suçunu oluşturabilmesi için belirli şartların bir arada bulunması gerekir. Kanun koyucu, kişinin toplum içindeki itibarını ve kendi özsaygısını korumayı amaçlar.
-
Fiil: Bir kişiye onurunu kıracak somut bir olgu isnat etmek (örneğin “Sen dün kasadan para çaldın” demek) veya doğrudan sövmek (“Şerefsiz”, “Ahmak” vb.).
-
Mağdurun Belirlenebilirliği: Hakaretin kime yönelik olduğunun anlaşılması gerekir. İsmen belirtilmese bile, ifadelerden kimin kastedildiği anlaşılıyorsa suç oluşur.
-
Huzurda veya Gıyapta: Hakaret kişinin yüzüne karşı yapılabileceği gibi, mağdurun gıyabında (en az 3 kişiyle ihtilat ederek) da işlenebilir.
Ancak her “hoşa gitmeyen” söz bu unsurları taşımaz. İşte bu noktada Yargıtay’ın “ağır eleştiri” ve “nezaket dışı davranış” ayrımı devreye girer.
2. Yargıtay’a Göre Hakaret Sayılmayan Haller
Yargıtay, binlerce dosyayı inceleyerek hangi sözlerin cezalandırılması gerektiğini, hangilerinin ise ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını netleştirmiştir. Genel olarak şu kategorilerdeki sözler hakaret sayılmaz:
A. Beddua Niteliğindeki Sözler
Bir kimseye kötü dileklerde bulunmak, etik olarak hoş karşılanmasa da ceza hukuku anlamında hakaret değildir. Çünkü beddua, bir kişinin onuruna saldırı değil, doğaüstü bir güçten veya kaderden talepte bulunmaktır.
-
Örnekler: “Allah belanı versin”, “Gözün kör olsun”, “Çoluğundan çocuğundan çıksın”, “İki yakan bir araya gelmesin”.
B. Kaba Hitap ve Nezaket Dışı Sözler
Nezaketsiz, kaba veya saygısızca olan her söz hakaret değildir. Yargıtay, bu tür ifadeleri “rahatsız edici” bulsa da suç kapsamında değerlendirmez.
-
Örnekler: “Terbiyesiz”, “Saygısız”, “Suratsız”, “Karaktersiz”, “Cibilliyetsiz”, “Eşkıya”.
C. Ağır Eleştiri ve Siyasi Eleştiri
Özellikle siyasetçiler, kamu görevlileri ve göz önündeki kişiler söz konusu olduğunda, eleştiri sınırları çok daha geniştir. Sert, sarsıcı ve rahatsız edici eleştiriler demokratik toplumun gereği olarak kabul edilir.
-
Örnekler: “Beceriksiz”, “Basiretsiz”, “Bu işi yapamıyorsun”, “Halkı kandırıyorsun”.
D. Salt Rahatsız Edici İfadeler
Kişinin kişiliğine yönelik doğrudan bir saldırı içermeyen, sadece ortamı geren veya muhatabı rahatsız eden ifadelerdir.
-
Örnekler: “Defol git buradan”, “Seninle mi uğraşacağım?”, “Sesini kes”.
3. Dikkat Çekici Yargıtay İçtihatları: Hangi Kelime Ne Sayıldı?
Yargıtay kararlarında geçen ve şaşırtıcı bulunabilen bazı “hakaret sayılmayan” ifadeler şunlardır:
-
“Adam Değilsin”: Yargıtay, bu ifadenin kişinin onurunu zedeleyecek boyutta bir sövme değil, bir değer yargısı ve eleştiri olduğunu kabul etmektedir.
-
“Psikolojin Bozuk / Psikoloğa Git”: Birine ruh sağlığıyla ilgili telkinde bulunmak veya durum tespiti yapmak (hakaret kastı yoksa) suç sayılmamaktadır.
-
“Dinsiz / İmansız”: İnançla ilgili bu tür nitelemeler, kişiye yönelik bir sövme değil, bir durum tespiti veya kaba eleştiri kategorisinde değerlendirilmiştir.
-
“Yalan Söylüyorsun”: Bir kişinin beyanının gerçeği yansıtmadığını söylemek, somut olgu eleştirisidir ve hakaret değildir.
4. Hakaret Suçunda “İsnat” ve “Değer Yargısı” Ayrımı
Hakaret suçunu anlamak için bu iki kavramı birbirinden ayırmak hayati önem taşır.
-
Somut Olgu İsnadı: “Sen rüşvet aldın” demek bir isnattır. Eğer rüşvet almamışsa, bu ifadenin kanıtlanması gerekir. Kanıtlanamazsa hakarettir.
-
Değer Yargısı: “Sen kötü bir insansın” demek bir değer yargısıdır. Kişisel bir görüştür. Hakaret sayılabilmesi için bu yargının “sövme” boyutuna ulaşması gerekir.
5. Karşılıklı Hakaret ve Haksız Fiil İndirimi
Bazen bir söz tek başına hakaret teşkil etse bile, yargılama aşamasında ceza verilmeyebilir. TCK 129. maddeye göre:
-
Hakaretin karşılıklı işlenmesi durumunda, hakim her iki tarafa da ceza vermeyebilir veya cezayı azaltabilir.
-
Hakaret, bir haksız fiile (örneğin bir saldırıya veya haksız bir davranışa) tepki olarak işlenmişse cezada indirime gidilir veya ceza tamamen kaldırılır.
6. Sosyal Medya ve Hakaret
Günümüzde hakaret suçunun en yaygın işlendiği yer sosyal medyadır. Klavyenin arkasında olmanın verdiği rahatlıkla sarf edilen sözler, ciddi tazminat ve hapis davalarına konu olmaktadır. Ancak Yargıtay, sosyal medyadaki “beğeni” veya “retweet” gibi eylemlerin her zaman hakareti onaylamak anlamına gelmediğine, bağlama bakılması gerektiğine hükmetmektedir. Yine de, bir gönderinin altına yazılan “Aptal”, “Hırsız”, “Sapık” gibi ifadeler doğrudan hakaret suçunu oluşturur.
7. Hakaret Suçunda Şikayet ve Uzlaşma
Hakaret suçu, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç olmak üzere, şikayete bağlı bir suçtur.
-
Şikayet Süresi: Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayetçi olmalıdır.
-
Uzlaşma: Hakaret suçu (kamu görevlisi hariç) uzlaşma kapsamındadır. Yani dosya mahkemeye gitmeden önce taraflar bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşabilirler.
Sonuç
Hukuk sistemimiz, kimsenin ağzına geleni söylemesine izin vermediği gibi, her sert eleştirinin de hapisle cezalandırılmasını istemez. Bir sözün hakaret olup olmadığı; söylendiği yer, zaman, tarafların sosyal statüsü ve söyleniş amacı (kastı) ile belirlenir. Yargıtay’ın bu konudaki esnek ama ilkeli yaklaşımı, ifade özgürlüğünü korurken bireyin onurunun da ayaklar altına alınmasını engellemektedir.
Unutmayın; “nezaketsiz” olmak ile “suçlu” olmak arasında ince bir hukuki sınır vardır.