Single Blog Title

This is a single blog caption

HAGB Kararına Uyulmaması Nedeniyle Hükmün Açıklanması

Giriş

Ceza yargılamasında bireyin lehine olan alternatif çözüm yolları arasında yer alan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumu, Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) 2005 yılında 5560 sayılı Kanun’la eklenmiş ve özellikle ilk defa suç işlemiş kişilerin yeniden suç işlememesi yönünde bir teşvik aracı olarak tasarlanmıştır. Bu kurum sayesinde sanık hakkında hüküm kurulmakta ancak bu hüküm, belli şartların yerine getirilmesi koşuluyla açıklanmayarak, denetim süresi sonunda ortadan kaldırılabilmektedir. Ancak HAGB kararının tüm sonuçlarıyla uygulanabilmesi, sanığın yükümlülüklere ve yasağa uygun davranmasına bağlıdır. Aksi hâlde, verilen mahkûmiyet hükmü açıklanmakta ve sonuçlarıyla birlikte hukuken doğmaktadır.

Bu yazıda, HAGB kararına aykırılık durumunda hükmün nasıl ve ne şekilde açıklandığı, bu sürecin hukuki temelleri ve uygulamadaki sorunlara ilişkin değerlendirmeler yapılacaktır.

1. HAGB Kurumunun Hukuki Niteliği

HAGB kurumu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verildikten sonra belirli şartların oluşması durumunda, bu hükmün açıklanması geri bırakılabilir. Bu şartlar kısaca şu şekilde sıralanabilir:

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması,

  • Suçun niteliği ve ağırlığı itibariyle, sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması,

  • Zarar görenin ya da mağdurun zararının giderilmiş olması (varsa),

  • Sanığın HAGB kararını kabul etmesi.

HAGB kararının verilmesi hâlinde, sanık hakkında 5 yıl (veya 3 yıl) süreyle denetim süresi uygulanır. Bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması hâlinde, açıklanmayan mahkûmiyet hükmü ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. Ancak bu süre içerisinde yükümlülüklere uyulmazsa ya da yeniden suç işlenirse, mahkeme önceki mahkûmiyet hükmünü açıklar.

2. HAGB Kararının Şartları

HAGB kararının uygulanabilmesi için öncelikle kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü verilmiş olmalıdır. Ancak bu hüküm, sanığın kabulü ile birlikte açıklanmamakta, beklemeye alınmaktadır. Bu hükmün açıklanmasının geri bırakılması için aranan diğer koşullar şunlardır:

  • Kasıtlı suçtan sabıka kaydının bulunmaması: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet almamış olması gerekir. Taksirli suçlar bu kapsamda değerlendirilmez.

  • Yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması: Mahkeme, sanığın kişiliğini, sosyal ilişkilerini ve duruşmadaki tutumunu göz önünde bulundurarak böyle bir kanaate varmalıdır.

  • Zararın giderilmesi: Mağdurun ya da kamunun zararı varsa, bu zararın giderilmesi gerekir. Bu, HAGB’nin en önemli şartlarından biridir.

  • Sanığın kabulü: HAGB kararı, sanığın açık rızasıyla uygulanabilir. Sanığın kabul etmediği hâllerde, mahkeme hükmü açıklamak zorundadır

3. Denetim Süresi ve Yükümlülükler

HAGB kararı verilmesiyle birlikte, sanık hakkında bir denetim süresi başlar. Bu süre, kural olarak 5 yıl, çocuklar için ise 3 yıldır. Bu süre zarfında sanığın yükümlülükleri şunlardır:

  • Kasten yeni bir suç işlememek,

  • Mahkemece belirlenen özel yükümlülüklere uymak (örneğin bir eğitim programına katılmak, kamuya yararlı bir işte çalışmak, zarar görenin zararını tazmin etmek vb.).

Bu yükümlülüklere uyulmaması hâlinde, HAGB kararı kaldırılarak daha önce kurulmuş olan mahkûmiyet hükmü açıklanır ve infaz süreci başlatılır.

4. HAGB Kararına Uyulmaması

4.1. Yeni Suç İşlenmesi

Sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi, HAGB kurumunun ihlali anlamına gelir. Bu durumda, mahkeme kendiliğinden veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine HAGB kararını kaldırır ve mahkûmiyet hükmünü açıklar.

Önemli olan husus, yeni suçun kasten işlenmiş olmasıdır. Taksirli suçlar (örneğin trafik kazasında taksirle yaralama) bu kapsamda değerlendirilmez ve HAGB’ye aykırılık teşkil etmez.

4.2. Diğer Yükümlülüklere Uyulmaması

Sanık, denetim süresi içerisinde mahkemece yükletilen özel yükümlülüklere uymak zorundadır. Bu yükümlülükler yerine getirilmezse, mahkeme önce sanığı uyarır, bu uyarıya rağmen yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde ise hüküm açıklanır. Burada bir defaya mahsus uyarı sistemi uygulanır (CMK m. 231/11).

4.3. Hükmün Açıklanması

HAGB kararına aykırılığın tespiti hâlinde mahkeme, daha önce kurulmuş olan mahkûmiyet hükmünü açıklar. Hükmün açıklanması, esasen önceden verilmiş hükmün yürürlüğe girmesi anlamına gelir. Bu andan itibaren, hüküm kesinleşmeye ve infaza konu olur.

Ancak mahkemenin, hükmün açıklanması öncesinde, HAGB’ye uyulmama gerekçelerini açıkça ve somut olarak gerekçelendirmesi gerekir. Aksi hâlde, hükmün açıklanması kararının hukuka aykırılığı gündeme gelir.

5. Hükmün Açıklanmasına Karşı Kanun Yolları

HAGB kararına uyulmaması nedeniyle açıklanan hükme karşı itiraz ya da istinaf kanun yolları açıktır. CMK’nın 231. maddesine göre, açıklanan hüküm, olağan bir mahkûmiyet kararı gibi değerlendirilir ve buna karşı olağan kanun yollarına başvurulabilir.

Ancak uygulamada en sık rastlanan sorunlardan biri, mahkemelerin hükmü açıklarken denetim süresi ihlali gerekçesini açıkça göstermemesi ya da soyut ifadelerle yetinmesidir. Bu tür kararlar, istinaf veya temyiz aşamasında bozulma nedeni olabilir.

6. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme

6.1. Anayasa Mahkemesi Kararları

Anayasa Mahkemesi, HAGB ile ilgili birçok kararında, adil yargılanma hakkı, hak arama özgürlüğü ve kanun yollarına başvurma hakkı yönünden önemli ölçütler ortaya koymuştur. Özellikle, sanığın kabulüne dayalı olması nedeniyle HAGB’nin bir tür feragat anlamına geldiği vurgulanmakta, bu bağlamda rızanın özgür iradeyle verilmesinin şart olduğu ifade edilmektedir.

AYM aynı zamanda, yükümlülüklere uyulmaması hâlinde yapılan hükmün açıklanması kararlarının denetlenebilir, gerekçeli ve açık olması gerektiğini vurgulamaktadır.

6.2. Yargıtay Uygulamaları

Yargıtay içtihatlarında, özellikle şu hususlar öne çıkmaktadır:

  • Denetim süresi içinde işlenen suçun taksirli değil, kasten olması gerektiği,

  • Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde önce uyarı yapılmasının zorunlu olduğu,

  • Mahkeme kararlarında açıklık ve gerekçeliliğin esas olduğu.

Bu çerçevede, HAGB kurumunun keyfi uygulanmaması için mahkemelere önemli sorumluluklar düştüğü anlaşılmaktadır.

7. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

  • Sanığın HAGB kararıyla ilgili yeterli bilgilendirilmemesi,

  • Denetim süresi içinde meydana gelen taksirli fiillerin kasten sanılması,

  • Mahkemelerin gerekçesiz şekilde hüküm açıklaması,

  • HAGB kararına karşı itiraz yolunun sınırlı ve etkisiz kullanımı.

Bu sorunların çözümü, hem mevzuat düzeyinde daha açık düzenlemeler yapılmasıyla hem de uygulayıcıların daha dikkatli ve özenli davranmasıyla mümkündür.

Sonuç

HAGB kurumu, ceza yargılamasında sanığa tanınan önemli bir ikinci şans niteliğindedir. Ancak bu şansın kullanılabilmesi için, sanığın yükümlülüklere eksiksiz uyması gerekmektedir. Aksi takdirde, daha önce verilen mahkûmiyet hükmü tüm sonuçlarıyla birlikte açıklanmakta ve infaz aşamasına geçilmektedir.

Bu sürecin hukuka uygun yürütülebilmesi için, hem mahkemelerin gerekçeli karar verme yükümlülüklerine uymaları hem de sanığın hak ve yükümlülükleri konusunda etkin bir şekilde bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Leave a Reply

Call Now Button