Gemi Rehni
GİRİŞ
Deniz ticareti, tarihsel gelişimi itibarıyla yüksek sermaye gerektiren, uluslararası boyutu bulunan ve kendine özgü hukuki kurumlar barındıran bir faaliyet alanıdır. Bu alanın en önemli unsurlarından biri olan gemiler, gerek ekonomik değerleri gerekse ticari işlevleri nedeniyle hukuki güvence altına alınması gereken varlıklar arasında yer almaktadır. Özellikle gemilerin finansmanı, alacaklıların korunması ve deniz ticaretinin sürdürülebilirliği açısından teminat kurumları büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda gemi rehni, Türk hukukunda deniz ticareti hukukunun en önemli ayni teminat türlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Gemi rehni, alacaklıya gemi üzerinde ayni bir hak tanıyarak, alacağın ödenmemesi hâlinde geminin paraya çevrilmesi yoluyla alacağın tahsil edilmesini mümkün kılan bir hukuki kurumdur. Gemi, taşınır nitelikte olmasına rağmen, ekonomik değeri ve sürekli sicile kayıtlı olması nedeniyle taşınmazlara benzer bir hukuki rejime tâbi tutulmuştur.
- Gemi Rehni Kavramı ve Hukuki Niteliği
Gemi rehni, bir alacağın teminatı olarak gemi üzerinde kurulan sınırlı ayni haktır. Bu hak, alacaklıya borcun ödenmemesi durumunda gemiyi paraya çevirtme ve elde edilen bedelden öncelikle tatmin edilme yetkisi verir. Gemi rehni, borçlunun mülkiyet hakkını sona erdirmez; ancak bu hak üzerinde sınırlama oluşturarak alacaklı lehine güçlü bir teminat sağlar.
Hukuki niteliği itibarıyla gemi rehni, ayni teminat hakları arasında yer almakta olup, mutlak hak niteliği taşır. Gemi rehni, fer’i (bağlı) bir hak olup, varlığı ve devamı rehinle güvence altına alınan alacağın varlığına bağlıdır. Alacak sona erdiğinde gemi rehni de kendiliğinden sona erer.
- Gemi Rehninin Konusu
Gemi rehni, yalnızca Türk Gemi Siciline kayıtlı gemiler üzerinde kurulabilir. Sicile kayıt zorunluluğu, aleniyet ilkesinin bir gereği olup, üçüncü kişilerin gemi üzerindeki ayni hakları öğrenebilmesini amaçlar. Sicile kayıtlı olmayan gemiler üzerinde gemi rehni kurulması mümkün değildir.
III. Gemi Rehninin kapsamı
İpoteğin teminat fonksiyonunun sınırları bakımından, Türk Ticaret Kanunu sistematiğinde Türk Medeni Kanunu’ndaki ipoteğe ilişkin genel düzenlemelere atıf yapılmıştır. Bu çerçevede, Türk Ticaret Kanunu’nun 1018. maddesi uyarınca gemi, Türk Medeni Kanunu’nun 875 ve 876. maddelerinde düzenlenen alacak kalemleri bakımından teminat teşkil etmektedir. Anılan hükümler gereğince gemi ipoteğinin teminat kapsamına; asıl alacak, takip giderleri, gecikme ve sözleşme faizleri ile sigorta primleri de dâhil olmak üzere geminin muhafazası için yapılan zorunlu masraflar girmektedir.
Rehnin konusu, geminin tamamı olup, geminin mütemmim cüzleri ve eklentileri de kural olarak rehnin kapsamına girer.Bununla birlikte, geminin normal işletilmesi kapsamında eklentilerin gemiden ayrılması veya bu eklentilerin alacaklı lehine el konulmadan önce üçüncü kişilere devredilerek gemiden uzaklaştırılması hâlinde, söz konusu eklentiler üzerindeki ipotek sona ermektedir. Benzer şekilde, bütünleyici parçaların gemiden geçici bir amaç dışında ayrılarak gemi ile olan fiilî bağının koparılması durumunda da ipotek bu unsurları kapsamaz; ancak ayrılma işleminden önce gemiye alacaklı lehine el konulmuş olması hâlinde ipotek koruması devam eder. Öte yandan, geminin kamulaştırılması hâlinde ödenen bedel ile geminin zıyaı veya hasarından kaynaklanan ve gemi malikinin üçüncü kişilere karşı ileri sürebileceği tazminat alacakları, geminin ekonomik değerinin ikamesi niteliğinde olmaları sebebiyle ipoteğin kapsamına dâhil edilmektedir.
- Gemi Rehninin Kuruluşu
Gemi rehninin kurulabilmesi için kanunda öngörülen maddi ve şekli şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
- Rehin Sözleşmesi
Gemi rehni, gemi maliki ile alacaklı arasında yapılan bir rehin sözleşmesine dayanır. Bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Sözleşmede rehnin teminat altına aldığı alacak, alacak miktarı ve geminin kimlik bilgileri açıkça belirtilmelidir.
- Sicile Tescil
Gemi rehni, gemi siciline tescil ile doğar. Tescil, kurucu nitelikte olup, tescil yapılmadıkça rehin hakkı kazanılamaz. Bu yönüyle gemi rehni, taşınmaz ipoteğine benzer bir yapıya sahiptir.
- Gemi Rehninin Hükümleri
Gemi rehni, alacaklıya geminin paraya çevrilmesini talep etme yetkisi verir. Borç vadesinde ödenmezse alacaklı, icra yoluyla geminin satışını isteyebilir ve satış bedelinden öncelikle tatmin edilir.
Gemi üzerindeki rehin, geminin üçüncü kişilere devri hâlinde de varlığını sürdürür. Yeni malik, gemiyi rehin yüküyle birlikte iktisap eder. Ayrıca birden fazla rehin bulunması hâlinde, tescil sırası öncelik sırasını belirler.
- Gemi Rehninin Sona Ermesi
Gemi rehni, teminat altına alınan alacağın sona ermesiyle birlikte kendiliğinden sona erer. Bunun dışında geminin tamamen yok olması, rehin hakkından feragat veya sicilden terkin edilmesi de sona erme sebepleri arasında yer alır.
SONUÇ
Gemi rehni, Türk deniz ticareti hukukunda alacaklıların korunmasını sağlayan en güçlü ayni teminat kurumlarından biridir. Gemi gibi yüksek ekonomik değere sahip bir malvarlığı unsuru üzerinde etkili bir teminat mekanizmasının bulunması, deniz ticaretinin güvenli ve sürdürülebilir şekilde işlemesi açısından zorunludur.
Türk Ticaret Kanunu’nda gemi rehni kurumunun ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olması, hem hukuki güvenliği artırmış hem de uluslararası deniz ticareti uygulamalarıyla uyum sağlamıştır. Bu yönüyle gemi rehni, yalnızca bireysel alacak ilişkilerini değil, deniz ticaretinin bütününü ilgilendiren temel bir hukuki enstrüman niteliği taşımaktadır.