Gemi İpoteği: Kurulması, Dereceleri ve Paraya Çevrilmesi (2026)
Gemi İpoteği: Kurulması, Dereceleri ve Paraya Çevrilmesi (2026)
Deniz ticaretinde finansman ihtiyacı, çoğu zaman geminin bizzat kendisinin teminat gösterilmesini zorunlu kılar. Banka kredileri, finansal kiralama, gemi inşa finansmanı, tersane alacakları, yakıt/ikmal tedariki ve büyük onarım sözleşmeleri gibi ilişkilerde gemi ipoteği, alacaklı açısından hem “aynî teminat” hem de icra kabiliyeti yüksek bir güvence olarak öne çıkar. Ancak gemi ipoteği; doğru kurulmadığında, yanlış dereceye yazıldığında veya icra aşamasında hatalı takip yoluna başvurulduğunda, alacaklının elindeki en güçlü enstrüman bir anda etkisizleşebilir.
Bu yazıda, Türk hukukunda gemi ipoteğinin kurulması, derece sistemi ve paraya çevrilmesi (cebri icra yoluyla satış ve bedelin paylaştırılması) uygulama odaklı şekilde ele alınmaktadır.
1) Gemi ipoteği nedir, hukuki niteliği nedir?
Türk Ticaret Kanunu’na göre gemi ipoteği, bir alacağı teminat altına almak için gemi üzerinde kurulabilen ve alacaklıya alacağını geminin satış bedelinden öncelikle alma yetkisi veren sınırlı aynî haktır. Kanun, sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehninin yalnızca gemi ipoteği ile sağlanacağını açıkça belirtir.
Gemi ipoteğinin temel sonuçları şunlardır:
-
Aynî hak niteliğiyle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir (sicil aleniyeti/karineleri önemlidir).
-
Alacak muaccel olup ödenmediğinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla geminin cebren satışı istenebilir (icra hukuku boyutu).
-
Teminat kapsamı (gemi + bütünleyici parçalar/eklenti + yerine geçen değerler) çoğu durumda alacağın tahsil kabiliyetini ciddi ölçüde artırır.
2) Gemi ipoteği hangi gemilerde kurulabilir?
Pratikte temel ayrım şudur:
A) Sicile kayıtlı gemiler
Sözleşmeye dayalı rehin (akdî rehin) bakımından “gemi ipoteği” kurabilmek için geminin sicile kayıtlı olması ana eksendir; zira TTK, sicile kayıtlı gemilerde sözleşmeye dayalı rehnin yalnız gemi ipoteğiyle kurulacağını vurgular.
B) Gemi payı üzerinde ipotek
Gemi payı, ancak gemiye paylı mülkiyet esaslarına göre malik olan paydaşın payı olmak şartıyla ipotekle sınırlandırılabilir; tüm paylar tek elde toplanmışken ayrı ayrı paylar üzerinde farklı kişilere ipotek kurulması yasaklanmıştır.
C) Yapı hâlindeki gemiler (inşa aşamasındaki gemi)
Kanun, yapı hâlindeki gemiler üzerinde de ipotek kurulabileceğini kabul eder; hatta yapım tamamlanınca ipoteğin derecesinin korunacağı ayrıca düzenlenir.
Bu başlık, tersane finansmanı açısından kritiktir: omurga konulduktan sonra ayırt edilebilirlik sağlandığında ipotek kurulabilmesi, “inşa süreci teminatı” bakımından güçlü bir araçtır.
3) Gemi ipoteği nasıl kurulur? (Kuruluş şartları)
Gemi ipoteğinin kuruluşu iki ayaklıdır:
(i) Malik ile alacaklı arasında ipotek sözleşmesi
İpoteğin kurulması için geminin maliki ile alacaklının gemi üzerinde ipotek kurulmasında anlaşması gerekir.
(ii) Gemi siciline tescil
Sözleşme tek başına yetmez; ipoteğin gemi siciline tescili şarttır.
Şekil şartı: Yazılı + noter onayı (veya sicil müdürlüğünde)
İpoteğin kurulmasına ilişkin sözleşmelerin yazılı yapılması ve imzaların noterce onaylanması gerekir; alternatif olarak anlaşma bizzat gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir. Bu şekillerden birine uyulmadıkça anlaşma geçerli olmaz.
Uygulamadaki kritik hata: Tarafların yalnızca “teminat mektubu” mantığıyla bir protokol yapıp, noterce onayı ve sicil tescilini geciktirmesi. Bu gecikme, özellikle gemi el değiştirir veya başka rehin/hacizler girerse, alacaklı için telafisi zor risk doğurur.
4) Tescilde hangi bilgiler yer almalı? (Sicile geçirilecek hususlar)
Gemi ipoteğinde tescil kaydı, sadece “ipotek var” demek değildir; teminatın sınırlarını da belirler. Kanun, tescilde özellikle şunların yer almasını emreder:
-
alacaklının adı/unvanı,
-
alacağın TL tutarı (para olmayan alacaklarda TL karşılığı),
-
faiz oranı (faizli alacaksa),
-
kabul edilmiş ikincil edimler (varsa),
-
ipoteğin derecesi,
-
her derecenin teminat altına aldığı miktar (alacağın belirlendiği para cinsinden).
Üst sınır ipoteği (alacak miktarı değişkense)
Alacağın miktarı belirli değilse veya değişkense, ipoteğin teminat altına alacağı alacağın üst sınırı belirlenerek sicile tescil edilir; faiz de kural olarak üst sınır kapsamında sayılır.
Yabancı para üzerinden gemi ipoteği
Yabancı para üzerinden ipotek kurulabilir; hesaplamada TCMB döviz alış kuru esas alınır ve aynı derecede birden fazla para türü kullanılamaz.
Uygulamadaki kritik hata: Kredi döviz üzerinden kullandırılıp, tescilde hem TL hem döviz tutarlarının “karma” şekilde yazılması veya faiz/ikincil edimlerin açıkça gösterilmemesi. Bu, icrada talep edilebilir kalemleri daraltabilir.
5) İpoteğin kapsamı: Gemi ipoteği neleri teminat altına alır?
Gemi ipoteğinin kapsamı konusunda Türk Medenî Kanunu’nun 862 ve 863. maddelerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir.
Bunun pratik karşılığı şudur: ipotek çoğu zaman yalnızca “çıplak gemi”yi değil; geminin ekonomik değerini oluşturan bütünleyici parça/eklenti unsurlarını ve bazı hâllerde gemi yerine geçen değerleri de (satış/kamulaştırma bedeli veya belirli tazminat istemleri gibi) kapsayan geniş bir teminat şemsiyesi yaratır.
6) Derece sistemi: Gemi ipoteğinde “derece” ne demektir?
A) Dereceler nasıl belirlenir?
Gemi üzerindeki ipoteklerin dereceleri, Türk Medenî Kanunu’nun taşınmaz rehni hükümlerine göre belirlenir.
Bu atıf, gemi ipoteğinde taşınmaz ipoteğine benzer bir derece mantığı bulunduğu anlamına gelir: Her ipotek belirli bir dereceye yerleştirilir ve aynı gemi üzerinde birden fazla ipotek varsa, tahsil önceliği kural olarak dereceye göre şekillenir.
B) Derece tescilde görünür olmalıdır
Tescilde ipoteğin derecesinin açıkça yazılması zorunludur.
Bu nedenle “derece” yalnız teknik bir detay değil, alacaklının tahsil önceliğini somutlaştıran çekirdek bilgidir.
C) Derece değişikliği mümkün mü?
Mevcut bir ipoteğin derecesinin yeni bir ipotek lehine değiştirilmesi veya ipotek derecelerinin sonradan değiştirilmesi, kural olarak malikin ve ilgili ipotek alacaklılarının (ve ilerleyen derece sahiplerinin) usulüne uygun onayını ve sicile tescili gerektirir. Derece değişikliği için noter onaylı sözleşme veya sicil müdürlüğünde anlaşma arandığı hüküm altındadır.
Uygulamadaki kritik hata: “Bankayla anlaştık, ikinci dereceyi birinciye aldık” şeklindeki fiilî mutabakatın tescile yansıtılmaması. Derece, ancak sicil kayıtlarıyla üçüncü kişilere karşı hüküm doğurur; tescil yapılmadığında öncelik kaybı riski vardır.
D) Yapı hâlindeki gemilerde derece korunur
Yapı üzerinde kurulan ipotek, gemi tamamlandıktan sonra eski derecesiyle gemi üzerinde kalır.
7) Derece ile “sıra cetveli” aynı şey değildir: Deniz alacakları ve öncelik çatışması
Gemi ipoteğinde derece sistemi, “ipotekler arası” önceliği düzenler. Fakat geminin cebri satışında asıl belirleyici olan çoğu zaman sıra cetvelidir.
A) Gemi alacaklısı hakkı (maritime lien) ile ipotek ilişkisi
TTK, belirli deniz alacaklarının sahiplerine “gemi alacaklısı hakkı” verdiğini düzenler.
Bu hak, uygulamada gemi ipoteği alacaklısının bile önüne geçebilen imtiyazlı bir kanuni rehin mantığı yaratır. Ayrıca bu kanuni rehin haklarının sırası, gemi alacaklısı hakkı veren alacakların kanundaki sırasına göre belirlenir.
B) Cebri satışta sıra cetveli
Bir gemi cebri icra yoluyla satıldığında satış tutarı tüm alacakları karşılamazsa icra dairesi sıra cetveli yapar ve alacaklar TTK 1390-1397’deki sıraya göre kaydedilir.
Pratik sonuç: “Ben birinci derece ipotekliyim, kesin birinci çıkarım” yaklaşımı her zaman doğru değildir. Sıra cetvelinde bazı deniz alacakları ve kanuni teminatlar (ör. belirli hallerde kamu giderleri, gemi alacaklısı hakları vb.) ipotekten önce konumlanabilir. Bu nedenle ipotek kurulurken, yalnız derece değil, geminin faaliyetinden doğabilecek deniz alacakları riski de değerlendirilmelidir.
8) Gemi ipoteğinin paraya çevrilmesi: Doğru takip yolu ve yetkili icra dairesi
Gemi ipoteğinin en kritik avantajı, muacceliyet sonrası alacaklıya cebri icra yoluyla satış imkânı vermesidir. Ancak burada iki temel husus hayati önemdedir: yetki ve usul.
A) Yetkili icra dairesi
Gemi ipoteklerinin paraya çevrilmesinde, geminin ihtiyaten haczedildiği yer veya geminin sicile kayıtlı olduğu yer icra dairesinin yetkili olduğu açıkça belirtilir.
Bu kural, “gemi her an liman değiştirebilir” gerçeği nedeniyle önemlidir: ihtiyati haciz (veya muhafaza) nerede yapıldıysa, takipte o yer icra dairesi pratikte kritik bir merkez haline gelir.
B) Satış usulü: Taşınmaz satış hükümlerinin gemilere uygulanması
İcra ve İflas Kanunu, taşınmazların satışına ilişkin hükümlerin, bayrağına bakılmaksızın gemi siciline kayıtlı bütün gemiler hakkında uygulanacağını düzenler; bu hükümlerde geçen “tapu sicili” terimi gemi sicilini, “ipotek” terimi gemi ipoteğini ifade eder.
Pratik sonuç: İhale ilanı, kıymet takdiri, artırma ve ihalenin feshi gibi birçok adımda taşınmaz satışına benzer bir rejim işletilir. Bu da “gemi menkuldür, menkul satışı gibi olur” varsayımını çoğu durumda yanlış kılar.
C) Yanlış takip yolu seçilirse ne olur?
Deniz icrasında “gemi alacağının verdiği rehin hakkı” gibi bazı hallerde yanlış takip türü seçilmesi takibin iptaline kadar gidebilen sonuçlar doğurabilir; Yargıtay 12. HD’nin uygulamada bu tip usul hatalarına dayalı iptal yaklaşımı bulunduğuna dair örnek karar özetleri mevcuttur.
Bu nedenle alacağın niteliği (akdî gemi ipoteği mi, gemi alacağına bağlı kanuni rehin mi, hapis hakkı mı?) doğru teşhis edilmelidir.
9) Paraya çevirme süreci adım adım: Uygulamada “yol haritası”
Gemi ipoteğinin paraya çevrilmesi, kaba hatlarıyla şu aşamalardan geçer:
-
Muacceliyet ve temerrüt tespiti
Kredi sözleşmesi/teminat sözleşmeleri, muacceliyet şartları ve ihtar mekanizmaları kontrol edilir (özellikle hızlandırma/muacceliyet kayıtları). -
Takip talebi ve ödeme emri
Alacaklı, gemi ipoteğine dayanarak rehnin paraya çevrilmesi yoluna gider. Bu aşamada ipotek kaydının güncelliği ve tescil bilgileri (tutar, faiz, derece) hayati önemdedir. -
İtiraz/şikâyet riskleri
Borçlu, ödeme emrine itiraz veya icra işlemlerine şikâyet yollarına başvurabilir. İpoteğin şekli, yetki, muacceliyet ve tescil kayıtları bu tartışmaların merkezindedir. -
Kıymet takdiri ve satış hazırlığı
Satış ilanı, artırma koşulları, teminat, ihalenin feshi riskleri “taşınmaz satış rejimi” paralelinde yürür. -
İhale ve mülkiyetin intikali/terkin işlemleri
Cebri satış sonuçlandığında, sicil işlemleri (ipoteğin terki, yeni malik kaydı vb.) icra dosyasındaki süreçle senkron ilerletilir. -
Bedelin paylaştırılması ve sıra cetveli
Satış bedeli yetmezse sıra cetveli düzenlenir ve TTK 1390-1397’ye göre alacaklar sıralanır.
Bu aşama, ipotek derecesi kadar (hatta çoğu dosyada daha fazla) önem taşır; çünkü deniz alacakları/kanuni teminatlar öncelik oyununu değiştirebilir.
10) Kuruluş ve icrada en sık görülen “kritik hatalar” (ve kısa önleme önerileri)
1) Şekil şartının atlanması
Noter onayı veya sicil müdürlüğünde usulüne uygun kurulum yapılmadan “ipotek kuruldu” zannedilmesi en ağır hatalardandır.
Önleme: İpotek sözleşmesi + noter onayı + tescil üçlüsünü tamamlamadan teminat “tamam” kabul edilmemeli.
2) Tescilde faiz/ikincil edimlerin yazılmaması
Faiz oranı ve ikincil edimler tescilde gösterilmezse, icrada talep kalemleri daralabilir.
Önleme: Kredi dokümantasyonundaki tüm talep kalemleri tescil diline doğru çevrilmeli.
3) Değişken alacakta üst sınır belirlenmemesi
Limit/rotatif kredi, faiz değişkenliği, komisyonlar gibi kalemlerde üst sınır ipoteği mantığı kritik rol oynar.
Önleme: Üst sınır + faizlerin üst sınır kapsamında olduğunun tescilde net gösterimi.
4) Derece stratejisinin yanlış kurulması
Derece, teminatın “sırası”dır; ama deniz alacakları ve sıra cetveli ile birlikte düşünülmelidir.
Önleme: Geminin işletme riskleri (mürettebat alacakları, kurtarma/çevre giderleri, liman masrafları vb.) değerlendirilmeden yalnız derece üzerinden güvence planı kurulmamalı.
5) Yetkili icra dairesinin yanlış seçilmesi
Gemi ipoteğinin paraya çevrilmesinde yetki kuralı önemlidir.
Önleme: Geminin sicil limanı, ihtiyati haciz yeri ve fiilî bulunduğu yer bilgileri dosya başında netleştirilmeli.
Sonuç
Gemi ipoteği, doğru kurulduğunda ve doğru icra stratejisiyle işletildiğinde deniz ticaretinin en güçlü teminat araçlarından biridir. Ancak gemi ipoteğinde başarı; (i) şekil ve tescil şartlarına eksiksiz uyum, (ii) derece/üst sınır ve tescil içeriğinin doğru tasarımı, (iii) deniz alacakları ve sıra cetveli risklerinin baştan öngörülmesi ve (iv) icrada doğru yetki ve satış rejiminin uygulanmasıyla mümkündür. TTK’nın ipoteğin kuruluşuna, derecesine ve kapsamına ilişkin hükümleri ile İİK’nın gemilerin satış ve paraya çevirme mekanizmasına ilişkin kuralları birlikte okunmadan “gemi ipoteği güvenlidir” demek pratikte yanıltıcı olabilir.