Yapay Zekâ ile İşlenen Hakaret Suçlarında Fail, Nitelikli Hâller ve Dijital Deliller
Yapay Zekâ ile İşlenen Hakaret Suçlarında Fail, Nitelikli Hâller ve Dijital Deliller
Giriş
Yapay zekâ teknolojileri, yalnızca bilgi üretmek veya günlük işleri kolaylaştırmak amacıyla kullanılmamaktadır. Günümüzde yapay zekâ aracılığıyla bir kişi adına sahte sosyal medya paylaşımı hazırlanabilmekte, gerçek bir kişiye ait ses taklit edilebilmekte, deepfake video üretilebilmekte ve otomatik çalışan hesaplar üzerinden binlerce kişiye aynı anda aşağılayıcı içerikler gönderilebilmektedir.
Bu gelişmeler, hakaret suçunun işleniş biçimini değiştirmiş olsa da Türk Ceza Kanunu bakımından tamamen yeni ve bağımsız bir “yapay zekâ ile hakaret suçu” henüz düzenlenmiş değildir. Yapay zekâ kullanılarak gerçekleştirilen hakaret fiilleri, somut olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun 125 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirilir.
Buradaki temel mesele, hakaret içeren metni veya görüntüyü yapay zekânın üretmesi değil; içeriği kimin oluşturduğu, kimin yönlendirdiği, kimin yayımladığı ve mağdura ulaşmasını kimin sağladığıdır.
Yapay Zekâ ile Hakaret Suçu Nasıl İşlenebilir?
Yapay zekâ, hakaret suçunda farklı şekillerde kullanılabilir:
- Bir kişiyi hedef alan aşağılayıcı sosyal medya metinlerinin hazırlanması,
- Sahte hesaplardan otomatik hakaret mesajları gönderilmesi,
- Mağdurun yüzünün aşağılayıcı görüntülere yerleştirilmesi,
- Mağdur hakkında gerçek dışı ve küçük düşürücü olaylar anlatan görseller üretilmesi,
- Başka bir kişinin sesi taklit edilerek hakaret içeren ses kayıtları hazırlanması,
- Deepfake video aracılığıyla mağdurun itibarını zedeleyecek sahneler oluşturulması,
- Sohbet robotunun belirli kişilere karşı sistematik biçimde aşağılayıcı cevaplar verecek şekilde yönlendirilmesi,
- Bot hesaplar kullanılarak aynı hakaret içeriğinin yüzlerce kez paylaşılması,
- Gerçek bir kişinin söylemediği sözlerin ona aitmiş gibi gösterilmesi.
Yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriğin mutlaka küfür içermesi gerekmez. Mağdura suç, ahlaksızlık, dolandırıcılık, cinsel davranış, mesleki yetersizlik veya toplum tarafından küçük düşürücü kabul edilebilecek başka bir somut fiil isnat edilmesi de hakaret suçunu meydana getirebilir.
Hakaret Suçunun Temel Unsurları
Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesine göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir.
Hakaret suçu iki temel şekilde işlenebilir:
Somut Bir Fiil veya Olgu İsnat Edilmesi
Mağdurun gerçekleştirmediği bir eylemi gerçekleştirmiş gibi gösteren yapay zekâ ürünü içerikler bu kapsama girebilir.
Örneğin bir kişinin:
- Rüşvet aldığı,
- Müvekkillerini dolandırdığı,
- Evli olduğu hâlde başka kişilerle ilişki yaşadığı,
- Uyuşturucu kullandığı,
- Hırsızlık yaptığı,
- Mesleki belgelerde sahtecilik yaptığı
yönünde yapay zekâyla hazırlanmış ve gerçek dışı içerik yayımlanması, mağdurun onur ve saygınlığını rencide edebilecek somut fiil isnadı oluşturabilir.
Sövme Suretiyle Hakaret
Somut bir olay ileri sürülmeden doğrudan aşağılayıcı, küçültücü veya kişilik değerlerine saldıran sözlerin kullanılması sövme niteliğindedir.
Yapay zekâya belirli bir kişi hakkında küfürlü sosyal medya paylaşımı yazdırılması ve bu paylaşımın yayımlanması hâlinde içerik yapay zekâ tarafından oluşturulmuş olsa bile paylaşımı yapan kişi yönünden hakaret suçu gündeme gelebilir.
Bununla birlikte her kaba, rahatsız edici veya nezaket dışı söz hakaret değildir. İfadenin söylendiği ortam, taraflar arasındaki ilişki, sözün bütünü, kamusal tartışmaya katkısı ve mağdurun konumu birlikte değerlendirilmelidir. Anayasa Mahkemesi de ifade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarının korunması arasında somut olayın koşullarına göre adil denge kurulması gerektiğini kabul etmektedir.
Yapay Zekâ Hakaret Suçunun Faili Olabilir mi?
Mevcut Türk ceza hukuku sisteminde yapay zekânın bağımsız bir ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Yapay zekâ gerçek kişi olmadığı gibi, ceza hukukunda irade, kusur ve isnat yeteneğine sahip bağımsız bir fail olarak da kabul edilmemektedir.
Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesine göre ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Bu nedenle cezai sorumluluk, yapay zekâyı suç amacıyla kullanan gerçek kişiye yöneltilir.
Somut olayda fail şu kişilerden biri olabilir:
- Hakaret içeriğini üretmek amacıyla yapay zekâya komut veren kişi,
- İçeriği kontrol ederek yayımlayan kişi,
- Sahte sosyal medya hesabını yöneten kişi,
- Bot sistemini kuran ve çalıştıran kişi,
- Deepfake görüntünün hazırlanmasını sipariş eden kişi,
- Başkasının sesini taklit ettirerek içeriği mağdura gönderen kişi,
- Hakaret kampanyasını organize eden kişi.
Bir kişinin yapay zekâya verdiği komut sonucunda ortaya çıkan hakaret içeriğini görüp bilerek yayımlaması, içeriği hukuken benimsemesi anlamına gelebilir. Failin “Bu sözleri ben yazmadım, yapay zekâ yazdı” şeklindeki savunması tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık yapay zekâ sisteminin beklenmedik biçimde hakaret içerikli bir cevap üretmesi ve kullanıcının bu cevabı yayımlamaması veya mağdura iletmemesi hâlinde suçun icra hareketinin başladığından söz edilemeyebilir. Ceza sorumluluğu bakımından kişinin içeriği bilerek ve isteyerek oluşturması, benimsemesi, yayımlaması veya iletmesi araştırılmalıdır.
Yapay Zekâyı Geliştiren Mühendis Sorumlu Olur mu?
Bir yapay zekâ sistemini geliştiren mühendis, yazılımcı veya şirket, sistemin üçüncü kişiler tarafından hakaret amacıyla kullanılması nedeniyle kendiliğinden cezai sorumluluk altına girmez.
Sorumluluktan söz edilebilmesi için geliştiricinin somut hakaret eylemini bildiğinin ve bu eyleme bilerek katkı sağladığının ortaya konulması gerekir.
Örneğin yalnızca genel amaçlı bir metin üretme sistemi geliştiren mühendis, kullanıcıların daha sonra bu sistemi kötüye kullanması nedeniyle hakaret suçunun faili sayılamaz. Ancak belirli bir kişiye yönelik hakaret kampanyası için özel bot geliştiren, hedef listesini yükleyen ve sistemin otomatik paylaşım yapmasını sağlayan kişi, somut olayın özelliklerine göre müşterek fail veya yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulabilir.
Türk Ceza Kanunu’nun iştirak hükümleri uyarınca suçu birlikte gerçekleştirenler, suç işlemeye azmettirenler ve suçun işlenmesine bilerek yardım edenler bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmalıdır. Salt teknik hizmet sunulması, suç kastını gösteren başka deliller bulunmadıkça cezai sorumluluk için yeterli değildir.
Yapay Zekâ Kullanılması Hakaret Suçunun Nitelikli Hâli midir?
Yapay zekâ kullanılması, Türk Ceza Kanunu’nda hakaret suçunun bağımsız bir nitelikli hâli olarak düzenlenmemiştir.
Bu nedenle yalnızca içeriğin yapay zekâ ile üretilmiş olması cezanın otomatik olarak artırılmasına neden olmaz. Ancak yapay zekâ kullanımı, suçun kanunda öngörülen başka bir nitelikli hâlle birlikte işlenmesini kolaylaştırabilir.
Örneğin yapay zekâyla hazırlanan hakaret içeriğinin herkese açık bir sosyal medya hesabında yayımlanması hâlinde “aleniyet”; kamu görevlisinin görevinden dolayı hedef alınması hâlinde ise “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” gündeme gelebilir.
Hakaret Suçunun Nitelikli Hâlleri
Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret
Hakaretin bir kamu görevlisine, yürüttüğü görev nedeniyle yöneltilmesi TCK m.125/3-a kapsamında nitelikli hâldir.
Örneğin yapay zekâ kullanılarak;
- Hâkim hakkında baktığı dava nedeniyle,
- Cumhuriyet savcısı hakkında yürüttüğü soruşturma nedeniyle,
- Polis memuru hakkında yaptığı işlem nedeniyle,
- Vergi müfettişi hakkında gerçekleştirdiği inceleme nedeniyle,
- Belediye görevlisi hakkında verdiği karar nedeniyle
hakaret içeriği oluşturulması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Burada mağdurun kamu görevlisi olması tek başına yeterli değildir. Hakaretin kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olması gerekir. Kişisel veya özel hayat kaynaklı bir tartışmada kamu görevlisine hakaret edilmesi, sırf mağdur kamu görevlisi olduğu için nitelikli hâl oluşturmaz.
TCK m.125/3 kapsamındaki nitelikli hâllerde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Nedeniyle Hakaret
Hakaretin kişinin;
- Dinî,
- Siyasi,
- Sosyal,
- Felsefi inanç, düşünce veya kanaatlerini açıklaması,
- Bu düşüncelerini değiştirmesi,
- Yaymaya çalışması,
- Mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranması
nedeniyle işlenmesi de nitelikli hâldir.
Yapay zekâ sistemine belirli bir kişinin siyasi görüşü, felsefi kanaati veya dinî yaşamı nedeniyle aşağılayıcı içerik hazırlatılması bu hüküm kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak mağdurun yalnızca belirli bir görüşe mensup olması yeterli değildir. Hakaret ile mağdurun inanç, düşünce veya kanaati arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.
Kutsal Sayılan Değerlerden Bahisle Hakaret
Kişinin mensup olduğu dine göre kutsal kabul edilen değerlerden söz edilerek hakaret edilmesi de TCK m.125/3-c kapsamında nitelikli hâldir.
Örneğin mağduru aşağılamak amacıyla mensup olduğu dinin kutsal değerlerinin hakaret aracı olarak kullanılması bu kapsamda değerlendirilebilir. Bununla birlikte doğrudan bir kişiden ziyade toplumun bir kesiminin benimsediği dinî değerlerin alenen aşağılanması durumunda TCK m.216/3 yönünden ayrıca inceleme yapılması gerekebilir.
Hakaretin Alenen İşlenmesi
Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde verilecek ceza altıda bir oranında artırılır.
Aleniyet, içeriğin belirsiz sayıdaki kişiler tarafından görülme, işitilme veya öğrenilme imkânına sahip olmasıdır.
Yapay zekâ ürünü içeriğin;
- Herkese açık sosyal medya hesabında paylaşılması,
- Herkesin erişebildiği internet sitesinde yayımlanması,
- Açık bir forumda paylaşılması,
- Çok sayıda kişiye açık dijital grupta yayımlanması,
- Halka açık video platformuna yüklenmesi
hâlinde aleniyet şartı oluşabilir.
Buna karşılık hakaret içeriğinin yalnızca mağdura özel mesajla gönderilmesi kural olarak aleniyet oluşturmaz. Kapalı bir gruptaki paylaşımda ise grubun üye sayısı, üyelik biçimi, içeriğin yayılma imkânı ve erişimin sınırları birlikte değerlendirilmelidir.
Sosyal medya üzerinden işlenen her hakaret otomatik olarak aleni değildir. Özel mesajla gönderilen hakaret TCK m.125/2 kapsamında ileti yoluyla hakaret oluşturabilirken, herkese açık paylaşım yapılması hâlinde ayrıca TCK m.125/4 artırımının uygulanması gündeme gelebilir.
Kurul Hâlinde Çalışan Kamu Görevlilerine Hakaret
Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır.
Örneğin yapay zekâyla hazırlanan bir içerikte belirli bir mahkeme heyetinin, belediye kurulunun veya kamu kurulu üyelerinin görevlerinden dolayı topluca aşağılanması durumunda TCK m.125/5 kapsamında değerlendirme yapılabilir.
İletişim Yoluyla Hakaret
TCK m.125/2 uyarınca fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde temel fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
Bu kapsamda yapay zekâ kullanılarak hazırlanan;
- WhatsApp mesajı,
- Elektronik posta,
- Sosyal medya özel mesajı,
- Sesli mesaj,
- Deepfake görüntü,
- Yapay zekâ ile klonlanmış ses kaydı,
- Otomatik chatbot mesajı
doğrudan mağdura gönderildiğinde ileti yoluyla hakaret gündeme gelebilir.
TCK m.125/2, cezanın ayrıca artırılmasını öngören bağımsız bir ağırlaştırıcı neden değildir. Bu düzenleme, mağdurun doğrudan muhatap alındığı ileti araçlarıyla gerçekleştirilen hakaretin huzurda işlenmiş gibi cezalandırılmasını sağlamaktadır.
Deepfake Yoluyla Hakaret
Deepfake teknolojisi kullanılarak mağdurun gerçekte bulunmadığı bir ortamda veya gerçekleştirmediği bir davranış içerisinde gösterilmesi, içeriğe göre hakaret suçunu oluşturabilir.
Örneğin bir kişinin yüzünün;
- Ahlaka aykırı bir görüntüye,
- Suç işlendiği izlenimi veren bir videoya,
- Mesleki itibarını zedeleyen sahte bir görüntüye,
- Aşağılayıcı veya küçük düşürücü bir sahneye
yerleştirilmesi, mağdura somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi anlamına gelebilir.
Deepfake içeriği yalnızca hakaret suçunu değil, somut olayın özelliklerine göre özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması, iftira, tehdit veya şantaj suçlarını da gündeme getirebilir. Ancak aynı içerik nedeniyle birden fazla suçun oluşup oluşmadığı, her suçun kanuni unsurları ve içtima hükümleri dikkate alınarak belirlenmelidir.
Yapay Zekâ ile Sahte Suç İsnadı Hakaret mi, İftira mı?
Yapay zekâ kullanılarak bir kişinin suç işlediğine ilişkin sahte görüntü veya belge hazırlanması her olayda yalnızca hakaret olarak değerlendirilemez.
İçerik sosyal medyada yayımlanarak kişinin onur ve saygınlığı hedef alınıyorsa hakaret suçu gündeme gelebilir. Ancak kişinin işlemediği bir suçu işlediği iddiasıyla yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunulması ve hakkında soruşturma başlatılmasının amaçlanması hâlinde TCK m.267’de düzenlenen iftira suçu oluşabilir.
Örneğin yapay zekâyla hazırlanmış sahte bir görüntünün doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına sunularak mağdur hakkında soruşturma başlatılmasının istenmesi, yalnızca hakaret değil iftira suçu yönünden de değerlendirilmelidir.
Otomatik Botlarla Tekrarlanan Hakaretler
Yapay zekâ destekli bot hesaplar, aynı kişiye farklı zamanlarda yüzlerce hakaret mesajı gönderebilir.
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde TCK m.43 kapsamında zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Bu durumda tek ceza belirlenir ancak ceza kanunda öngörülen oranda artırılır.
Bununla birlikte;
- Mesajların aynı suç işleme kararına dayanıp dayanmadığı,
- Paylaşımların zaman aralığı,
- Farklı mağdurların bulunup bulunmadığı,
- Her içeriğin bağımsız bir eylem niteliğinde olup olmadığı,
- Botun nasıl programlandığı
ayrıca araştırılmalıdır.
Birden fazla mağdura hakaret edilmesi hâlinde her mağdur yönünden ayrı suçun oluşması mümkündür.
Şikâyet ve Soruşturma Usulü
Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret suçu hariç olmak üzere hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Bu nedenle yapay zekâyla üretilen hakaret içeriği bakımından mağdurun, faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren kanuni şikâyet süresini kaçırmaması gerekir.
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde ise şikâyet şartı aranmaz ve Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturma yürütülebilir.
Hakaret Suçunda Önödeme ve Uzlaştırma
7571 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, TCK m.125/3-a’da düzenlenen kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışında kalan hakaret suçları önödeme kapsamına alınmıştır. Aynı değişiklikle hakaret suçunun tamamı uzlaştırma kapsamının dışında bırakılmıştır.
Buna göre yapay zekâyla işlenen;
- Yüze karşı hakaret,
- Gıyapta hakaret,
- İletişim yoluyla hakaret,
- Alenen hakaret,
- Dinî, siyasi, sosyal veya felsefi inanç nedeniyle hakaret,
- Kutsal değerlerden bahisle hakaret
bakımından, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret istisnası dışında, önödeme hükümleri gündeme gelebilir.
Kanundaki önödeme koşullarının yerine getirilmesi hâlinde soruşturma aşamasında kamu davası açılmaması, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesi söz konusu olabilir. Ancak önödeme uygulanması, mağdurun kişilik haklarının ihlal edilmediği veya tazminat talep edemeyeceği anlamına gelmez.
CMK Kapsamında Deliller Nasıl Toplanmalıdır?
Yapay zekâ ile işlenen hakaret suçlarında en önemli sorun, içeriğin hakaret oluşturup oluşturmadığından önce, içeriği kimin ürettiğinin ve yayımladığının belirlenmesidir.
Cumhuriyet savcısı, bir suç işlendiği izlenimini edinmesi hâlinde maddi gerçeği araştırmak ve hem şüpheli lehine hem de aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür.
Soruşturma kapsamında şu delillerin toplanması gerekebilir:
- Sosyal medya hesabının kullanıcı bilgileri,
- Hesaba bağlı telefon ve elektronik posta bilgileri,
- IP ve erişim kayıtları,
- Paylaşım tarih ve saatleri,
- İçeriğin ilk oluşturulduğu dosya,
- Dosyanın metadata bilgileri,
- Yapay zekâ sistemine verilen komutlar,
- Komut geçmişi ve sohbet kayıtları,
- Model çıktısının ilk hâli,
- Ses veya görüntünün kaynak dosyası,
- Cihaz kayıtları,
- Tarayıcı geçmişi,
- Bulut depolama kayıtları,
- Ödeme ve abonelik bilgileri,
- Paylaşımın sonradan değiştirilip değiştirilmediğine ilişkin kayıtlar.
Yalnızca ekran görüntüsünün dosyaya sunulması, çoğu zaman içeriğin kim tarafından oluşturulduğunu kesin biçimde ispatlamaya yetmeyebilir. Ekran görüntüsünün yanında bağlantı adresi, tarih, saat, hesap bilgileri, kaynak dosya ve mümkünse teknik doğrulama verileri de muhafaza edilmelidir.
Bilgisayar ve Telefonlarda Arama Yapılması
CMK m.134 kapsamında, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının olmaması hâlinde şüphelinin kullandığı bilgisayarlar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtların kopyalanmasına ve çözülmesine karar verilebilir.
Elkoyma sırasında sistemdeki verilerin yedeklenmesi ve kanunda öngörülen usullere uyulması gerekir.
Yapay zekâ ile işlenen hakaret suçlarında CMK m.134 incelemesi aracılığıyla;
- Yapay zekâya verilen komutlar,
- Deepfake üretim dosyaları,
- Ses klonlama programları,
- Bot yazılımları,
- Hesap giriş kayıtları,
- Taslak paylaşımlar,
- Silinmiş dosyalar,
- Otomatik gönderim zamanlamaları
tespit edilebilir.
Ancak cihazda hakaret içeriğinin bulunması, tek başına o içeriğin şüpheli tarafından yayımlandığını göstermeyebilir. Cihaza erişimi olan kişiler, hesap güvenliği, zararlı yazılım ihtimali ve hesabın ele geçirilip geçirilmediği de araştırılmalıdır.
Dijital Delillerde Hash ve Bütünlük Kontrolü
Yapay zekâ ürünü ses, görüntü veya metin dosyasının delil olarak kullanılabilmesi için dosyanın sonradan değiştirilip değiştirilmediğinin belirlenmesi önemlidir.
Bu nedenle mümkün olduğunca;
- Orijinal dosya muhafaza edilmeli,
- Adli kopya alınmalı,
- Hash değeri hesaplanmalı,
- Elde edilme tarihi ve yöntemi tutanağa bağlanmalı,
- Delile kimlerin eriştiği kayıt altına alınmalı,
- İnceleme kopya üzerinden yapılmalıdır.
Özellikle deepfake görüntülerde yalnızca videonun gözle izlenmesi yeterli olmayabilir. Yeniden kodlama izleri, görüntü ve ses uyumu, kareler arasındaki tutarsızlıklar, yüz hareketleri, ses spektrumu, metadata ve yapay üretim izleri bilirkişi tarafından incelenmelidir.
IP Adresi Tek Başına Yeterli midir?
IP adresi, hakaret içeriğinin hangi internet bağlantısı üzerinden gönderildiğine ilişkin önemli bir teknik bulgudur. Ancak internet aboneliğinin kimin adına olduğu ile içeriği fiilen kimin yayımladığı aynı mesele değildir.
Ortak kullanılan ev veya işyeri interneti, halka açık kablosuz ağ, VPN kullanımı, hesabın ele geçirilmesi veya cihazın başka kişi tarafından kullanılması ihtimalleri bulunabilir.
Bu nedenle IP kaydı;
- Cihaz incelemesi,
- Hesap giriş bilgileri,
- Telefon numarası,
- Elektronik posta adresi,
- Paylaşım saatindeki konum,
- Tarayıcı kayıtları,
- Yapay zekâ abonelik bilgileri,
- Tanık anlatımları
ile birlikte değerlendirilmelidir.
Yapay Zekâ Tespiti Yapan Programın Sonucu Kesin Delil midir?
Bir içeriğin yapay zekâ ile oluşturulduğunu belirlediğini iddia eden yazılımın verdiği sonuç tek başına kesin delil olarak kabul edilmemelidir.
Yapay zekâ tespit sistemleri hatalı pozitif veya hatalı negatif sonuçlar verebilir. Bu nedenle tespit sonucunun;
- Kullanılan yöntemi,
- Hata payı,
- İncelenen dosyanın niteliği,
- Karşılaştırma verileri,
- Sonucun yeniden üretilebilirliği
bilirkişi tarafından denetlenmelidir.
CMK m.217 uyarınca yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir; hâkim kararını duruşmada tartışılmış delillere dayandırmalıdır.
Dolayısıyla “yapay zekâ tespit programı yüzde 90 ihtimal verdi” şeklindeki soyut bir sonuç, failin kimliğini ve kastını tek başına ispatlamaz.
Şüpheli veya Sanık Yönünden Savunmalar
Yapay zekâ ile işlenen hakaret suçlarında şu savunmalar somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir:
- İfadenin hakaret değil ağır eleştiri niteliğinde olması,
- Mağdurun açık biçimde belirlenebilir olmaması,
- İçeriğin şüpheli tarafından hazırlanmaması,
- Sosyal medya hesabının ele geçirilmiş olması,
- Yapay zekâ çıktısının değiştirilmiş veya manipüle edilmiş olması,
- İçeriğin yayımlanmadığı veya mağdura ulaştırılmadığı,
- Hakaret kastının bulunmaması,
- Paylaşımın herkese açık olmaması nedeniyle aleniyetin oluşmaması,
- Kamu görevlisine yönelik ifadenin göreviyle bağlantılı olmaması,
- Dijital delillerin hukuka aykırı elde edilmesi,
- IP adresi ile fail arasında kesin bağ kurulamaması,
- Aynı eylemler bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekmesi.
Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi veya tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaret etmesi hâlinde TCK m.129 kapsamında cezada indirim yapılması veya ceza verilmesinden vazgeçilmesi de gündeme gelebilir.
Mağdur Ne Yapmalıdır?
Yapay zekâyla üretilmiş hakaret içeriğine maruz kalan kişinin içeriği yalnızca ekran görüntüsüyle kaydetmesi yeterli görülmemelidir.
Mağdurun mümkün olduğunca:
- Paylaşımın tamamını kaydetmesi,
- Hesap adını ve profil bağlantısını alması,
- Tarih ve saat bilgisini muhafaza etmesi,
- İçeriğin bağlantı adresini kaydetmesi,
- Video veya ses dosyasının orijinalini indirmesi,
- İçeriğe yapılan yorum ve paylaşımları kaydetmesi,
- Platforma deliller kaybolmadan bildirimde bulunması,
- Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet başvurusu yapması,
- Hesap ve trafik kayıtlarının celbini talep etmesi,
- Gerekirse içerik çıkarma, erişim engelleme ve manevi tazminat yollarına başvurması
önem taşımaktadır.
İçeriğin hızla silinme ihtimali varsa delilin vakit kaybetmeden tespit edilmesi gerekir. İçeriğin silinmiş olması suçun oluşmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak ispatı zorlaştırabilir.
Sonuç
Yapay zekâ, hakaret suçunun faili değil, suçun hazırlanmasını ve yayılmasını kolaylaştıran araçtır. Hakaret içeren metni, sesi veya görüntüyü yapay zekâya hazırlatan; çıktıyı bilerek benimseyen, yayımlayan veya mağdura gönderen kişi cezai sorumlulukla karşılaşabilir.
Yapay zekâ kullanılması tek başına hakaret suçunun nitelikli hâli değildir. Buna karşılık yapay zekâ ürünü içeriğin kamu görevlisine görevinden dolayı yöneltilmesi, mağdurun inanç ve kanaatleri nedeniyle oluşturulması, kutsal değerlerden bahisle işlenmesi veya alenen yayımlanması durumunda TCK m.125’teki nitelikli hâller ve artırım nedenleri uygulanabilir.
Ceza muhakemesi bakımından en önemli mesele, dijital içeriğin varlığından çok faille içerik arasındaki teknik ve hukuki bağın kurulmasıdır. IP adresi, ekran görüntüsü veya yapay zekâ tespit programının sonucu tek başına yeterli kabul edilmemeli; hesap kayıtları, cihaz incelemesi, komut geçmişi, metadata, hash değerleri ve bilirkişi incelemesi birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak yapay zekâ, hakaretin görünümünü değiştirmiş ancak ceza sorumluluğunun temel kuralını değiştirmemiştir: Küfrü algoritma üretmiş olsa bile cezai sorumluluk, algoritmayı suç amacıyla yönlendiren ve ortaya çıkan içeriği bilerek kullanan insana aittir.