DNA ve Genetik Veriler Ceza Dosyalarında Ne Kadar Süre Saklanabilecek?
Ceza soruşturmalarında DNA incelemeleri, özellikle failin kimliğinin belirlenmesi, olay yerinde bulunan biyolojik örneklerle şüpheli veya sanıktan alınan örneklerin karşılaştırılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından son derece önemli bir delil aracıdır. Saç, kan, tükürük, doku veya benzeri biyolojik materyaller üzerinde gerçekleştirilen moleküler genetik incelemeler sayesinde bir kişinin suç mahalliyle bağlantısı belirlenebildiği gibi, elde edilen DNA profilinin başka bir kişiyle eşleşip eşleşmediği de araştırılabilmektedir.
Ancak DNA verilerinin ceza soruşturmalarında kullanılmasının önemli bir başka boyutu daha bulunmaktadır: Bu bilgiler ne kadar süre saklanabilir ve devlet tarafından daha sonraki soruşturmalarda kullanılabilir mi?
Bu soru yalnızca ceza muhakemesi hukukuyla ilgili değildir. Aynı zamanda özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve devletin suçla mücadele yetkisi arasındaki hassas dengeyi ilgilendirmektedir.
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, bu konuda önemli ve kapsamlı bir değişiklik getirmiştir. 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yeni düzenlemeyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun genetik inceleme sonuçlarının gizliliğini düzenleyen hükümleri değiştirilmiş; DNA ve genetik inceleme sonuçlarının hangi durumda derhâl silineceği, hangi durumda 20 yıl saklanabileceği, kimlerin bu verilere erişebileceği ve ilgili kişinin hangi şartlarda daha erken silme talebinde bulunabileceği açık şekilde düzenlenmiştir.
Yeni sistemin en dikkat çekici sonucu şudur:
Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı gibi belirli kararların bulunması hâlinde genetik veriler derhâl yok edilecek; diğer hâllerde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonunda imha edilecektir.
Ancak “DNA verileri artık her durumda 20 yıl saklanacak” şeklindeki ifade de doğru değildir. Çünkü kanun, dosyanın nasıl sonuçlandığına göre farklı saklama ve imha rejimleri oluşturmuştur.
Genetik Veri Nedir ve Neden Özel Olarak Korunmaktadır?
Genetik veriler, bir kişinin biyolojik ve kalıtsal özellikleri hakkında bilgi sağlayabilecek son derece hassas verilerdir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından genetik veriler özel nitelikli kişisel veri kategorisinde yer almaktadır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu da genetik verilerin diğer sıradan kişisel verilere göre daha sıkı şekilde korunması gereken özel nitelikli kişisel verilerden olduğunu açıkça belirtmektedir.
Bunun nedeni genetik bilginin yalnızca bir kişinin kimliğini belirlemeye yarayan sıradan bir bilgi olmamasıdır.
Genetik veri, kişinin biyolojik özellikleri hakkında bilgi taşıdığı gibi bazı durumlarda kişinin yakın akrabaları bakımından da anlamlı sonuçlar ortaya koyabilir. Bu nedenle DNA verilerinin devlet tarafından uzun süre muhafaza edilmesi, kişinin özel hayatının korunması hakkı açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Örneğin bir soruşturma kapsamında şüpheliden alınan DNA profili yalnızca o dosyada kullanılmak üzere elde edilmiş olabilir. Ancak bu verinin süresiz biçimde saklanması ve gelecekteki farklı suç soruşturmalarında kişinin bilgisi olmaksızın tekrar kullanılması, ceza soruşturmasının amacının ötesine geçen bir kişisel veri işleme faaliyeti ortaya çıkarabilir.
İşte 12. Yargı Paketi ile getirilen yeni sistemin temel amaçlarından biri, bu hassas verilerin hangi koşullarda ve ne kadar süreyle muhafaza edilebileceğini daha açık ve öngörülebilir hâle getirmektir.
12. Yargı Paketi Öncesinde Sorun Neydi?
Yeni düzenlemenin arka planında Anayasa Mahkemesinin önemli bir iptal kararı bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, E.2025/141, K.2025/274 sayılı ve 25 Aralık 2025 tarihli kararıyla Ceza Muhakemesi Kanunu’nun genetik inceleme sonuçlarının saklanmasına ilişkin önceki düzenlemesini anayasal açıdan incelemiştir. Karar 18 Mart 2026 tarihli ve 33200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi önündeki temel sorunlardan biri, genetik inceleme sonuçlarının hangi süre boyunca saklanabileceği ve bu verilerin daha sonraki süreçlerde ne şekilde kullanılabileceğine ilişkin yeterli kanuni güvencelerin bulunup bulunmadığıydı.
Mahkeme değerlendirmesinde genetik verilerin kişisel verilerin korunması hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekmiştir. Genetik veriler gibi hassas verilerin uzun süreli veya süresiz olarak muhafaza edilmesinin, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı bakımından ciddi bir müdahale oluşturabileceği kabul edilmiştir.
Eski sistem özellikle beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı gibi belirli kararlar bakımından imha öngörse de, diğer karar türleri bakımından verilerin ne kadar süre saklanacağı ve kişinin bunların silinmesini hangi şartlarla isteyebileceği konusunda yeterince açık bir sistem içermiyordu.
- Yargı Paketi ile bu alan yeniden düzenlenmiş ve kanunda 20 yıllık açık bir üst saklama süresi kabul edilmiştir.
DNA ve Genetik Veriler Artık Nerede Saklanacak?
Yeni düzenlemeye göre genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde bu amaç için oluşturulan özel bir sisteme kaydedilecektir.
Ayrıca inceleme sonucunun bir örneği, soruşturma veya kovuşturma dosyasında delil olarak muhafaza edilmek üzere ilgili soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecektir.
Burada iki ayrı kayıt mekanizması bulunmaktadır:
Birincisi, genetik inceleme sonucunun özel sisteme kaydedilmesi;
ikincisi ise aynı bilginin soruşturma veya kovuşturma dosyasında delil olarak muhafaza edilmesidir.
Kanun her iki kayıt bakımından da imha sürelerini düzenlemektedir.
Dolayısıyla yeni sistem yalnızca merkezi veya özel veri sistemindeki kaydı değil, ceza dosyasında delil olarak saklanan genetik bilgiyi de kapsamaktadır.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı Verilirse DNA Verisi Ne Zaman Silinir?
Bir soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısı yeterli şüphe bulunmadığı sonucuna ulaşarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, uygulamadaki adıyla KYOK verirse genetik verinin uzun yıllar saklanması kural olarak söz konusu olmayacaktır.
Yeni düzenlemeye göre KYOK kararına karşı itiraz süresinin dolması hâlinde sisteme kaydedilen ve dosyada bulunan genetik bilgiler derhâl yok edilecektir.
KYOK kararına itiraz edilmişse, itirazın reddedilmesi üzerine yine genetik veriler derhâl imha edilecektir.
Örneğin bir kişi hırsızlık soruşturmasında şüpheli olarak değerlendirilmiş ve olay yerindeki biyolojik bulgularla karşılaştırılmak üzere DNA örneği alınmış olabilir.
Soruşturma sonunda Cumhuriyet savcılığı kişinin suçu işlemediği veya kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı kanaatine ulaşarak KYOK vermişse, kararın hukuken kesinleşmesini sağlayan süreç tamamlandıktan sonra kişinin genetik inceleme sonuçlarının sistemde tutulmaya devam edilmemesi gerekir.
Yeni düzenlemenin kişisel verilerin korunması bakımından en önemli güvencelerinden biri budur.
Beraat Eden Kişinin DNA Verileri Saklanmaya Devam Eder mi?
Kural olarak hayır.
Ceza davası açılmış ancak yapılan yargılama sonunda sanık hakkında beraat kararı verilmiş ve karar kesinleşmişse, sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak muhafaza edilen genetik bilgiler derhâl yok edilecektir.
Dolayısıyla beraat eden kişinin DNA profilinin sırf bir dönem ceza soruşturmasının sanığı olduğu gerekçesiyle 20 yıl boyunca saklanması söz konusu değildir.
Örneğin sanık hakkında olay yerinde bulunan DNA nedeniyle dava açılmış ancak daha sonra delillerin değerlendirilmesi sonucunda kişinin suçu işlemediği anlaşılmış olabilir.
Beraat kararı kesinleştikten sonra yeni CMK sistemi uyarınca bu kişinin genetik bilgilerinin muhafazasının devam ettirilmemesi gerekir.
Bu düzenleme masumiyet karinesi ve kişisel verilerin korunması hakkı bakımından önemli bir güvencedir.
Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararında DNA Verisi Silinir mi?
Evet.
Yeni düzenleme yalnızca beraat kararlarını değil, ceza verilmesine yer olmadığı kararlarını da derhâl imha gerektiren kararlar arasında saymaktadır.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesiyle genetik inceleme sonucunun özel sistemdeki kaydı ve dosyadaki ilgili bilgiler derhâl yok edilecektir.
Dolayısıyla kişinin mahkûmiyetle sonuçlanmayan her dosyasında otomatik olarak 20 yıllık saklama süresi uygulanmaz.
Kanunun hangi kararların derhâl silme sonucu doğurduğunu açıkça ayırması bu nedenle önemlidir.
Mahkûmiyet Kararında DNA Verileri Ne Kadar Saklanacak?
Yeni sistemin en önemli kısmı burada ortaya çıkmaktadır.
Kanunda derhâl imha öngörülen hâller dışında kalan durumlarda, genetik bilgiler mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle yok edilecektir.
Dolayısıyla kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi hâlinde genetik veriler belirli şartlarla 20 yıl boyunca sistemde tutulabilecektir.
Burada 20 yıllık sürenin başlangıcı önemlidir.
Kanun süreyi DNA örneğinin alındığı tarihten veya suçun işlendiği tarihten başlatmamaktadır.
Esas alınan tarih mahkeme kararının kesinleşme tarihidir.
Örneğin genetik inceleme 2026 yılında yapılmış ancak ceza yargılaması 2029 yılında kesinleşmişse, 20 yıllık sürenin hesaplanmasında kural olarak 2029 yılındaki kesinleşme tarihi esas alınacaktır.
Bu nedenle somut bir dosyada genetik verinin ne zaman imha edilmesi gerektiği belirlenirken mutlaka hükmün kesinleşme tarihi kontrol edilmelidir.
DNA Verisi 20 Yılın Sonunda Otomatik Olarak Yok Edilecek mi?
Kanuna göre 20 yıllık sürenin sonunda bilgiler Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecektir.
Yok etme işlemi ayrıca tutanağa bağlanacak ve bu tutanak dosyada muhafaza edilecektir.
Bu hüküm önemlidir; çünkü veri imhası yalnızca teknik sistem üzerinde gerçekleştirilen ve denetlenemeyen bir işlem olarak bırakılmamıştır.
İmha işleminin Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılması ve bunun tutanak altına alınması, sonraki dönemde verinin gerçekten silinip silinmediğinin denetlenebilmesi bakımından bir güvence oluşturmaktadır.
Dolayısıyla ilgili kişi bakımından 20 yıllık sürenin geçmesinden sonra genetik verilerin sistemde tutulmaya devam ettiği tespit edilirse, kanuni saklama süresinin sona erdiği ileri sürülebilecektir.
Genetik Veriler 20 Yıldan Önce Sildirilebilir mi?
Evet.
- Yargı Paketi ile getirilen en önemli yeniliklerden biri, ilgili kişiye belirli şartlarda 20 yıllık sürenin dolmasını beklemeden silme talebinde bulunma hakkı tanınmasıdır.
Kanuna göre bilgisi sisteme kaydedilen kişi, saklama süresi içinde;
kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması
veya
haklı bir neden bulunması
hâlinde hâkim veya mahkemeden genetik bilgilerinin silinmesini talep edebilecektir.
Bu düzenleme son derece önemlidir.
Çünkü 20 yıllık saklama süresi artık her durumda değiştirilemez ve mutlak bir süre değildir.
Somut olayın özelliklerine göre kişi;
“Benim genetik verimin artık saklanmasını gerektiren hukuki bir amaç bulunmamaktadır.”
veya
“Verinin muhafazasına devam edilmesi bakımından kişisel durumumda haklı bir neden bulunmaktadır.”
şeklinde talepte bulunabilecektir.
Bu durumda silme talebinin kabul edilip edilmeyeceği hâkim veya mahkeme tarafından değerlendirilecektir.
“Haklı Neden” Ne Anlama Gelmektedir?
Kanun “haklı neden” kavramını tek tek saymamıştır.
Dolayısıyla bu kavramın uygulamadaki sınırlarının yargı kararlarıyla zaman içerisinde şekillenmesi beklenebilir.
Burada değerlendirme yapılırken;
verinin elde edildiği suçun niteliği,
aradan geçen süre,
kişinin hukuki durumu,
verinin muhafazasını gerektiren soruşturma ihtiyacı,
kişisel verilerin korunması hakkına yönelik müdahalenin ağırlığı
ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik kamusal menfaat
gibi unsurlar arasında denge kurulması gerekebilir.
Anayasa Mahkemesinin önceki düzenlemeye ilişkin kararındaki temel yaklaşım da genetik veriler gibi son derece hassas kişisel verilerin süresiz veya yeterli güvenceler olmaksızın muhafaza edilmesinin kişisel verilerin korunması hakkı bakımından ciddi sonuçlar doğurabileceği yönündedir.
Bu nedenle 20 yıldan önce silme talebinin yalnızca teorik bir imkân olarak görülmemesi gerekir.
Somut bir hukuki gerekçe ortaya konulabiliyorsa mahkemeden silme talebinde bulunulması mümkündür.
Silme Talebi Hangi Mahkemeye Yapılacak?
Kanun, bilgisi sisteme kaydedilen kişinin hâkim veya mahkemeden silme talebinde bulunabileceğini düzenlemektedir.
Somut dosyanın bulunduğu aşama, ilgili kararın hangi merci tarafından verildiği ve talebin konusu dikkate alınarak yetkili merci belirlenmelidir.
Bu nedenle özellikle eski veya kesinleşmiş ceza dosyalarında yapılacak DNA ve genetik veri silme başvurularında dosya özelinde görevli ve yetkili merci değerlendirilmelidir.
Başvuruda yalnızca;
“DNA verimin silinmesini istiyorum.”
şeklinde bir talepte bulunmak yerine, verinin saklanmasını gerektiren amacın neden ortadan kalktığı veya hangi haklı nedenin mevcut olduğu somut biçimde açıklanmalıdır.
Genetik Veriler Başka Bir Ceza Soruşturmasında Kullanılabilir mi?
Evet, ancak yeni düzenleme bu konuda açık bir yetki ve karar mekanizması getirmiştir.
Özel sisteme kaydedilmiş genetik bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla kullanılabilecektir.
Ancak bu kullanım serbest ve sınırsız değildir.
Genetik bilginin başka bir soruşturma veya kovuşturmada kullanılabilmesi için mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararı bulunması gerekmektedir.
Dolayısıyla kolluk birimlerinin sisteme kayıtlı DNA profillerini herhangi bir hukuki karar olmaksızın sınırsız biçimde kullanmasına izin veren bir sistem oluşturulmamıştır.
Verinin yeni bir soruşturmayla ilişkilendirilmesi için hukuki bir karar mekanizması öngörülmüştür.
Bu düzenleme bir taraftan failin belirlenmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından devletin suçla mücadele kapasitesini korurken, diğer taraftan genetik verilerin keyfî biçimde kullanılmasını önlemeye yönelik bir güvence oluşturmaktadır.
Savcının DNA Verisinin Kullanılmasına İlişkin Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
Yeni düzenleme, genetik verinin kullanılması konusunda verilen kararlara karşı da kanun yolu güvencesi getirmektedir.
Mahkeme veya hâkim tarafından verilen kararlara karşı genel itiraz yoluna başvurulabilecektir.
Cumhuriyet savcısının genetik verinin kullanılmasına ilişkin kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvuru yapılabilecektir.
Bu hüküm, genetik verilerin kullanımına ilişkin kararın tamamen soruşturma makamının takdirinde kalmasını engellemesi bakımından önemlidir.
Örneğin kişinin yıllar önce başka bir dosya nedeniyle alınan DNA profilinin yeni bir soruşturmada kullanılmasına karar verilmişse, bu kararın hukuka uygun olup olmadığı yargısal denetime taşınabilecektir.
Kolluk Eski DNA Verilerini İstediği Gibi Karşılaştırabilir mi?
Yeni düzenleme karşısında bunun sınırsız bir yetki olduğu söylenemez.
Genetik veriler yalnızca kanunun öngördüğü amaç ve karar mekanizması çerçevesinde kullanılabilir.
Başka bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında verinin kullanılabilmesi için maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacı bulunmalı ve mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı alınmalıdır.
Bu nedenle salt;
“Veri sistemde mevcut, istediğimiz dosyada karşılaştıralım.”
şeklinde bir kullanım yeni düzenlemenin öngördüğü hukuki sistemle bağdaşmaz.
Bu nokta özellikle hukuka aykırı delil tartışmaları bakımından önem kazanabilir.
Eğer genetik verinin başka bir dosyada kullanılması kanunun aradığı usule uyulmadan gerçekleştirilmişse, elde edilen delilin hukuka uygunluğu ceza yargılamasında ayrıca tartışılabilir.
DNA Verisi ile Fiziksel DNA Örneği Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu konuda önemli bir teknik ayrım bulunmaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında kişiden kan, tükürük veya benzeri biyolojik örnekler alınabilir ve bunlar üzerinde moleküler genetik inceleme gerçekleştirilebilir.
Yeni düzenlemedeki 20 yıllık süre esas olarak genetik inceleme sonucunda elde edilen ve sisteme kaydedilen bilgiler ile dosyada delil olarak muhafaza edilen genetik inceleme verilerine ilişkindir.
Dolayısıyla “kişiden alınan her türlü fiziksel biyolojik materyal hiçbir ayrım yapılmaksızın 20 yıl saklanacaktır” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değildir.
Somut dosyada hangi materyalin, hangi hukuki karar uyarınca ve hangi amaçla muhafaza edildiği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu ayrım özellikle DNA örneğinin kendisiyle bu örnekten üretilen DNA profili veya genetik inceleme sonucu arasında önem taşımaktadır.
DNA Verileri Kimlik Bilgisinden Arındırılacak mı?
Evet.
- Yargı Paketi ile getirilen sistem genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış biçimde özel sisteme kaydedilmesini öngörmektedir.
Bu yöntem kişisel veri güvenliği açısından ek bir koruma sağlamayı amaçlamaktadır.
Ancak kimlik bilgilerinden arındırma, genetik verinin kişisel veri niteliğini tamamen ortadan kaldırdığı anlamına gelmez.
Genetik veriler kişiyi belirleme veya başka verilerle ilişkilendirme potansiyeli nedeniyle son derece hassas verilerdir ve KVKK sistemi içerisinde özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilmeye devam etmektedir.
Dolayısıyla sistemin güvenliği, verilere hangi personelin erişebileceği ve erişim kayıtlarının nasıl tutulacağı da uygulamada büyük önem taşıyacaktır.
DNA Veri Sisteminin Ayrıntıları Nasıl Belirlenecek?
Kanun bütün teknik ayrıntıları doğrudan CMK içerisinde düzenlememiştir.
Genetik inceleme sonuçlarının;
özel sisteme kaydedilmesi,
saklanması,
imha edilmesi
ve bu kayıtlardan yararlanılmasına ilişkin ayrıntılı esas ve usullerin Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüştür.
Bu yönetmelik özellikle veri güvenliği, erişim yetkileri, teknik saklama yöntemleri ve imha süreçleri bakımından önem taşıyacaktır.
Ancak temel saklama süreleri ve kişinin temel hakları artık doğrudan kanunda düzenlenmiştir.
Bu durum Anayasa Mahkemesinin önceki düzenlemeye yönelik kanunilik ve belirlilik tartışmaları bakımından önemlidir.
Eski Ceza Dosyalarında Bulunan DNA Verileri Ne Olacak?
- Yargı Paketi sonrası uygulamada ortaya çıkabilecek önemli sorulardan biri, düzenlemeden önce elde edilmiş ve hâlen sistemde bulunan genetik verilerdir.
Yeni kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve imhasına ilişkin mevcut kayıtların güncel CMK hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir.
Özellikle hakkında;
KYOK verilmiş,
beraat kararı kesinleşmiş
veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşmiş
kişilerin genetik bilgilerinin hâlen sistemde bulunduğu tespit edilirse, yeni imha hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı önem kazanacaktır. Yeni düzenleme bu karar türlerinde derhâl imha öngörmektedir.
Mahkûmiyet veya diğer karar türlerinde ise 20 yıllık saklama süresinin hesaplanması bakımından kararın kesinleşme tarihinin incelenmesi gerekir.
Bu nedenle eski dosyalarda DNA verilerinin durumu konusunda kişisel dosya bazlı hukuki inceleme yapılması gerekebilir.
20 Yıl Saklama Süresi Çok Uzun mu?
Bu konuda farklı hukuki değerlendirmeler yapılabilir.
Bir tarafta özellikle faili belirlenememiş ağır suçlar ve yıllar sonra ortaya çıkabilecek yeni deliller bakımından genetik veri sistemlerinin suçla mücadelede önemli işlevi bulunmaktadır.
Diğer tarafta DNA profili sıradan bir kimlik bilgisi değildir. Genetik veriler kişinin biyolojik kimliğiyle doğrudan bağlantılı son derece hassas kişisel verilerdir.
Bu nedenle genetik bilgilerin uzun süre muhafaza edilmesi, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkına ciddi bir müdahale teşkil edebilir.
Anayasa Mahkemesinin 2025 tarihli iptal kararının temelinde de genetik verilerin süresiz veya yeterli kanuni güvence olmaksızın muhafaza edilmesinin doğurabileceği anayasal sorunlar bulunmaktadır.
Yeni sistem bu iki menfaat arasında bir denge kurmaya çalışmaktadır.
Kanun bir taraftan belirli dosyalarda verilerin 20 yıl saklanmasına izin verirken, diğer taraftan beraat ve KYOK gibi durumlarda derhâl silme ve haklı neden varsa daha erken silme talebi imkânı getirmiştir.
Beraat Ettim Ama DNA Verim Silinmediyse Ne Yapabilirim?
Beraat kararı kesinleşmiş olmasına rağmen genetik bilgiler hâlen sistemde bulunuyorsa bunun yeni CMK düzenlemesine uygun olup olmadığı araştırılmalıdır.
Çünkü kanun beraat kararının kesinleşmesi hâlinde verilerin derhâl yok edilmesini öngörmektedir.
Bu durumda öncelikle;
beraat kararının kesinleşme tarihi,
genetik incelemenin hangi dosyada yapıldığı,
verinin hangi sistemde tutulduğu
ve imha işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği
tespit edilmelidir.
Kanuna uygun imha yapılmadığı belirlenirse ilgili adli makamlara başvurulması ve kişisel verinin silinmesinin talep edilmesi gündeme gelebilir.
Somut olayın özelliklerine göre kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği bağlamındaki diğer hukuki yollar da ayrıca değerlendirilmelidir.
Genetik Verimin Silindiğini Nasıl Anlarım?
Kanun imha işleminin Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılmasını ve bu işlemin tutanağa bağlanmasını öngörmektedir.
Bu nedenle genetik verinin imha edilmesi yalnızca sistem üzerinde görünmeyen teknik bir işlemden ibaret değildir.
İmha işlemi hakkında dosyada muhafaza edilen bir tutanak bulunması gerekir.
Özellikle kişinin genetik verisinin silinip silinmediği konusunda uyuşmazlık ortaya çıkması hâlinde bu tutanak önem taşıyacaktır.
12. Yargı Paketi Sonrası DNA Verileri Hakkında Sık Sorulan Sorular
DNA verileri ceza dosyasında kaç yıl saklanacak?
Beraat, kesinleşmiş ceza verilmesine yer olmadığı kararı veya KYOK’un kesinleşmesini sağlayan süreçlerin tamamlanması hâlinde bilgiler derhâl imha edilir. Diğer hâllerde genetik bilgiler mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl saklanabilir.
20 yıllık süre DNA örneğinin alındığı tarihten mi başlar?
Hayır. Kanunun düzenlediği 20 yıllık süre mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren başlar.
Beraat eden kişinin DNA verisi saklanır mı?
Beraat kararının kesinleşmesi hâlinde genetik verilerin derhâl yok edilmesi gerekir.
KYOK verilirse DNA verisi silinir mi?
Evet. KYOK kararına itiraz süresinin dolması veya yapılan itirazın reddedilmesi hâlinde genetik bilgiler derhâl imha edilir.
Mahkûm olan kişinin DNA verileri kaç yıl saklanır?
Derhâl silme kapsamına girmeyen hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonunda bilgiler yok edilir.
DNA verimi 20 yıldan önce sildirebilir miyim?
Evet. Verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden silinmesi talep edilebilir.
DNA verileri başka bir soruşturmada kullanılabilir mi?
Evet. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararıyla kullanılabilir.
Savcının DNA verimin kullanılmasına karar vermesine itiraz edebilir miyim?
Cumhuriyet savcısının kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı ise kanundaki itiraz yolu kullanılabilir.
DNA bilgileri özel nitelikli kişisel veri midir?
Evet. Genetik veriler 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından özel nitelikli kişisel veri kategorisindedir.
DNA verileri 20 yıl dolunca nasıl silinir?
Genetik bilgiler Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve imha işlemi tutanağa bağlanarak dosyada muhafaza edilir.
Sonuç: DNA ve Genetik Veriler İçin Yeni 20 Yıllık Saklama ve Silme Sistemi
- Yargı Paketi ile ceza muhakemesinde DNA ve genetik inceleme sonuçlarının saklanması konusunda önemli bir değişiklik yapılmıştır.
Yeni sistemin temel amacı, bir taraftan genetik incelemelerin suçların aydınlatılmasında kullanılabilmesini sağlarken diğer taraftan kişilerin son derece hassas nitelikteki genetik bilgilerinin belirsiz veya süresiz biçimde devlet kayıtlarında tutulmasını önlemektir.
Bu nedenle 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenleme, genetik verilerin akıbetini dosyanın sonucuna göre farklılaştırmıştır.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse, itiraz süresinin dolması veya itirazın reddedilmesi üzerine genetik bilgiler derhâl yok edilecektir.
Beraat kararı verilmişse, kararın kesinleşmesinin ardından genetik bilgiler derhâl imha edilecektir.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmişse, bu kararın kesinleşmesiyle bilgiler yine derhâl yok edilecektir.
Bunların dışında kalan hâllerde ise genetik inceleme sonuçları mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl boyunca saklanabilecek ve sürenin sonunda Cumhuriyet savcısının huzurunda imha edilerek işlem tutanağa bağlanacaktır.
Yeni sistem bakımından en önemli yeniliklerden biri de kişinin 20 yıllık sürenin dolmasını her durumda beklemek zorunda olmamasıdır.
Genetik bilgisi sisteme kaydedilmiş kişi, verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden verisinin daha erken silinmesini talep edebilecektir.
Bu düzenleme genetik verilerin korunması bakımından önemli bir bireysel başvuru hakkı oluşturmaktadır.
Diğer taraftan sisteme kaydedilmiş DNA profillerinin tamamen kullanılamaz hâle geldiği de söylenemez.
Genetik bilgiler başka bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla kullanılabilir. Ancak bunun için mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı bulunmalıdır. Cumhuriyet savcısının kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilmesi de ayrıca yargısal denetim güvencesi sağlamaktadır.
Bu nedenle yeni düzenleme iki farklı hukuki menfaat arasında denge kurmaktadır:
Bir tarafta devletin suçları aydınlatma ve özellikle kimliği bilinmeyen failleri tespit etme amacı;
diğer tarafta kişinin özel hayatının gizliliği ve genetik bilgilerinin korunmasını isteme hakkı bulunmaktadır.
Genetik verilerin KVKK bakımından da özel nitelikli kişisel veri olması, bu dengenin neden özellikle hassas kurulması gerektiğini göstermektedir.
Anayasa Mahkemesinin E.2025/141, K.2025/274 sayılı kararının da yeni düzenlemenin ortaya çıkmasında önemli rol oynadığı görülmektedir. Mahkeme, genetik verilerin uzun süreli veya süresiz saklanmasının kişisel verilerin korunması hakkı bakımından oluşturabileceği sorunlara ve yeterli kanuni güvencelerin bulunması gerekliliğine dikkat çekmiştir.
Bu nedenle yeni CMK sistemi bakımından artık şu soru yalnızca;
“DNA örneği alınabilir mi?”
değildir.
Aynı derecede önemli diğer sorular şunlardır:
DNA inceleme sonucu hangi sistemde saklanmaktadır?
Dosya hangi kararla sonuçlanmıştır?
Karar ne zaman kesinleşmiştir?
Veri için 20 yıllık süre mi uygulanacaktır, yoksa derhâl imha mı gerekmektedir?
Genetik verinin başka bir soruşturmada kullanılmasına ilişkin hâkim veya savcı kararı bulunmakta mıdır?
Verinin daha erken silinmesini gerektiren haklı bir neden mevcut mudur?
Özellikle geçmişte ceza soruşturması kapsamında DNA örneği alınan ve daha sonra beraat eden, hakkında KYOK verilen veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen kişiler bakımından, genetik inceleme sonuçlarının hâlen sistemde bulunup bulunmadığının yeni düzenleme çerçevesinde değerlendirilmesi önem taşıyabilir.
Benzer şekilde hakkında mahkûmiyet kararı bulunan kişiler açısından da genetik verilerin süresiz saklanması mümkün değildir. Kanun artık mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıllık açık bir saklama süresi belirlemiştir.
Sonuç olarak 12. Yargı Paketi, ceza dosyalarında DNA ve genetik verilerin saklanması konusunda önceki sistemdeki önemli belirsizliklerden birini gidermeyi amaçlayan yeni bir yapı oluşturmuştur.
Yeni dönemde genetik verilerin hukuka uygun biçimde elde edilmesi kadar, ne kadar süre saklandığı, hangi amaçla kullanıldığı, ne zaman silindiği ve ilgili kişinin silme talebine ilişkin haklarının korunup korunmadığı da ceza muhakemesinin önemli bir hukuka uygunluk ölçütü hâline gelmiştir.