Single Blog Title

This is a single blog caption

E-posta/WhatsApp Yazışmaları Ticari Davada Delil Olur mu? (Usul Ekseniyle) Delil Niteliği, İspat Gücü, Sunum ve İtiraz Stratejisi(2026)

E-posta/WhatsApp Yazışmaları Ticari Davada Delil Olur mu?

(Usul Ekseniyle) Delil Niteliği, İspat Gücü, Sunum ve İtiraz Stratejisi (2026)

MK 199’a göre e-posta/WhatsApp yazışmaları “belge” midir? Senetle ispat kuralı karşısında değeri nedir? Hukuka aykırı delil yasağı, KEP-e-imza farkı, sunum ve bilirkişi incelemesi pratikleri bu yazıda.

Ticari hayat, “yazışma üzerinden sözleşme kurma ve ifa” pratiğine çoktan geçti. Sipariş, revizyon, termin, bedel mutabakatı, ayıp ihbarı, fesih/temerrüt ihtarı, cari hesap teyidi… Pek çok kritik adım artık e-posta ve mesajlaşma kanallarından yürüyor. Peki bu yazışmalar, asliye ticaret mahkemesinde gerçekten delil olur mu?

Cevap: Evet, olabilir — ama her zaman aynı ispat gücüyle değil. Usul hukukunda mesele, “ekrana yansıyınca delildir” kolaycılığıyla değil; belge–senet ayrımı, senetle ispat kuralı, hukuka aykırı delil yasağı, inkâr halinde doğrulama/tespit ve delilin sunulma biçimi üzerinden çözülür.

1) Hukuki dayanak: Elektronik veriler “belge” sayılır mı?

HMK, klasik kâğıt anlayışını bıraktı ve “belge” tanımını geniş tuttu. HMK m.199, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı/basılı metinler yanında elektronik ortamdaki verileri de “belge” olarak kabul eder. Bu nedenle e-posta ve mesajlaşma kayıtları, kural olarak HMK 199 anlamında belgedir.

Bu tespit önemli; çünkü “belge” olmak, delilin otomatikman kesin delil olduğu anlamına gelmez. Belgenin ispat gücü, aşağıdaki iki büyük filtreye takılır:

  1. Senetle ispat zorunluluğu (HMK m.200) uygulanıyor mu?

  2. Delil hukuka uygun şekilde elde edildi mi? (HMK m.189/2)


2) Ticari davada kritik ayrım: “Belge” ≠ “Senet” (yazılı delil)

2.1. Senetle ispat kuralı (HMK m.200) ne yapar?

Bazı hukuki işlemler ve belirli parasal eşikleri aşan iddialar bakımından HMK, “senetle ispat” sistemini devreye sokar. Yani iddianızın ispatı için yazılı delil/senet gerekir; salt tanıkla yürümek zorlaşır.

Bu noktada, e-posta/WhatsApp yazışması çoğu zaman:

  • senet yerine geçmez (özellikle güvenli elektronik imza yoksa),

  • fakat delil başlangıcı + tamamlayıcı delillerle (ticari defter, banka kayıtları, fatura/irsaliye, teslim tutanağı, HTS/kurye kayıtları, tanık vb.) iddiayı güçlendirebilir.

2.2. “Delil başlangıcı” (HMK m.202) ve dijital yazışmalar

HMK m.202, senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu hallerde yazılı delil başlangıcı kavramını tanır. Dijital yazışmalar, özellikle karşı tarafın “tam inkâr” etmediği veya taraflar arasındaki ilişkiyi/işlemin varlığını işaret eden bir içerik taşıdığı ölçüde, uygulamada “delil başlangıcı” işlevi görebilir.

Pratik sonuç: Ticari davada e-posta/WhatsApp çoğu zaman “tek başına bitirici delil” değil; dosyayı taşıyan omurgalardan biri olur.


3) E-posta yazışmaları: Delil olur ama “orijinallik” ve “bütünlük” şart

3.1. E-posta hangi hallerde güçlü delildir?

E-posta, HMK 199 anlamında belgedir.
Ancak ispat gücünü artıran faktörler şunlardır:

  • Kurumsal e-posta altyapısı (domain’li şirket maili, sunucu logları, standart imza, yetkili kişinin rolü)

  • E-postanın ham formatı (EML/MSG gibi; header bilgileri)

  • Sistemsel kayıtlarla destek (CRM kayıtları, sipariş sistemi, muhasebe fişleri, banka hareketleri)

  • İçerikte açık mutabakat (bedel, termin, teslim koşulu, “kabul” ifadesi, itirazsız teyit)

Bu çerçevede Yargıtay uygulamasında da, e-posta yazışmalarının HMK 199 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden kararların olduğu, öğretide ve uygulama özetlerinde sıkça vurgulanır.

3.2. “Forward” ve ekran görüntüsü riski

Sadece “ilet” yapılmış e-postalar veya ekran görüntüleri, değiştirilebilirlik nedeniyle daha kolay tartışılır. Karşı taraf inkâr ederse, mahkeme genellikle:

  • ham e-posta dosyasını,

  • sunucu kayıtlarını,

  • gerektiğinde bilirkişi incelemesini
    gündeme alır.

Usul mesajı: E-postayı delil yaparken hedefiniz “metni göstermek” değil; e-postanın varlığını ve bütünlüğünü gösteren teknik izleri dosyaya taşımaktır.


4) WhatsApp yazışmaları: Belgedir; inkâr varsa doğrulama gerekir

4.1. WhatsApp kayıtları “belge” mi?

HMK m.199, elektronik verileri belge saydığı için mesajlaşma kayıtlarının belge olarak ileri sürülmesi mümkündür.
Fakat WhatsApp gibi uygulamalarda asıl sorun, kim tarafından yazıldığı ve sonradan müdahale edilip edilmediği tartışmasıdır.

4.2. Ekran görüntüsü tek başına yeterli mi?

Uygulamada ekran görüntüsü:

  • ilk bakışta delil olarak sunulabilir,

  • ancak karşı taraf “ben yazmadım / bu konuşma bana ait değil / montaj” derse, mahkeme çoğu kez teknik doğrulamaya ihtiyaç duyar.

Bu doğrulamada neler öne çıkar?

  • konuşmanın yer aldığı cihazın adli bilişim incelemesi (imaj alma, hash, bütünlük),

  • sohbetin dışa aktarma (export chat) kayıtları,

  • telefon numarası–hat sahipliği–cihaz eşleşmesi,

  • diğer delillerle uyum (ödeme dekontu, sevk irsaliyesi, e-posta, ticari defter kaydı)

Öğretide ve karar özetlerinde, doğruluğu/aidiyeti ortaya konulamayan mesaj çıktılarının “delil başlangıcı” dahi sayılmayabileceği; aidiyetin teknik olarak doğrulanmasının kritik olduğu belirtilir.


5) En sert filtre: Hukuka aykırı delil yasağı (HMK 189/2)

Ticari davalarda “dijital delil” tartışmasının kırıldığı yer burasıdır.

HMK m.189/2 açık: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

Bu kural, haberleşme ve özel hayat alanındaki anayasal korumayla birlikte okunur. Anayasa Mahkemesi içtihatlarında da haberleşmenin gizliliği koruma alanı vurgulanır; posta ve elektronik postayı da kapsayan bir perspektif ortaya konur.

5.1. Ticari davada hukuka aykırılık örnekleri (risk alanları)

  • Karşı tarafın e-posta hesabına izinsiz girip yazışmaları almak

  • Başkasına ait telefondan/WhatsApp’tan izinsiz mesajları çekmek

  • Casus yazılım, gizli izleme, şifre kırma gibi yöntemlerle veri elde etmek

  • “Gizli kayıt” ve benzeri ağır müdahaleler (somut olaya göre ayrıca değerlendirilir)

Pratik uyarı: “İçeriğin doğru olması” her zaman yetmez; delilin elde ediliş yöntemi hukuka aykırıysa, ticari davada elinizdeki en güçlü metin bile dosya dışına itilebilir.


6) Delili doğru sunmak: Ticari davada usulî yol haritası

6.1. Delili ne zaman sunmalı?

HMK sisteminde delillerin, iddia ve savunmanın dayanağı olarak dilekçeler aşamasında bildirilmesi esastır. (Dava/cevap dilekçesinde delil listesi; mümkünse ekler.) HMK’nın genel mantığı, yargılamada sürprizi azaltmaktır.

Dolayısıyla “sonradan WhatsApp çıktısı ek dilekçe ile veririm” yaklaşımı, çoğu dosyada gereksiz risk yaratır.

6.2. Nasıl sunmalı? (Dosyayı ikna eden format)

E-posta için:

  • E-postanın içeriği + tarih/saat + gönderici/alıcı açık görünür çıktı

  • Mümkünse ham dosya (EML/MSG) ve teknik header bilgilerini koruyan format

  • İlgili ödeme/teslim/teyit belgeleriyle birlikte “eşleşen delil paketi”

WhatsApp için:

  • Sohbet ekran görüntüsü (tek başına bırakmamak kaydıyla)

  • Sohbet dışa aktarma çıktısı

  • Numara/hat sahipliği ve ticari ilişkiyi gösteren ek deliller

  • İnkar ihtimali varsa, erken aşamada teknik inceleme talebine hazır bir kurgu

6.3. Karşı taraf inkâr ederse ne olur?

İnkâr, usulî olarak şunu tetikler: “Delilin aidiyeti ve bütünlüğü” tartışması.

Mahkeme bu durumda:

  • bilirkişi incelemesi,

  • cihaz incelemesi,

  • kayıtların karşılaştırılması,

  • dosyadaki diğer delillerle destek
    gibi araçlara yönelebilir.

Bu noktada sizin stratejiniz şu olmalı:

  • “Benim delilim var” demek yerine,

  • “Bu delilin doğrulanabilir teknik zemini var” diyebilmek.


7) En güvenli kanal: KEP ve güvenli elektronik imza

Ticari ilişkilerde, özellikle ihtar/ihbar/fesih/temerrüt gibi kritik bildirimlerde “ispat” meselesini kökten çözen iki araç öne çıkar:

  1. Güvenli elektronik imza: 5070 sayılı Kanun’a göre güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.

  2. KEP (Kayıtlı Elektronik Posta): Sistem, gönderim–teslim–okunma gibi süreçlere ilişkin delil kayıtları üretir; bu alan yönetmelikle düzenlenmiştir.

Ayrıca tacirler arasında bazı ihbar ve ihtarların güvenli elektronik imza kullanılarak KEP üzerinden yapılabileceği Türk Ticaret Kanunu’nda açıkça ifade edilir.

Usul açısından sonuç:
Normal e-posta ve WhatsApp “tartışmalı belge” alanındayken; KEP + e-imza kombinasyonu, çoğu dosyada delilin tartışma alanını daraltır.


8) Ticari davada pratik senaryolar

Senaryo A: “Sipariş WhatsApp’tan verildi, fatura kesildi, ödeme yapılmadı.”

  • WhatsApp yazışması: siparişin varlığına delil

  • Fatura/irsaliye: teslim/bedel unsuru

  • Banka hareketleri: kısmi ödeme varsa ilişkiyi güçlendirir
    Bu kombinasyon, WhatsApp’ın “tek başına” olmasını engeller ve dosyayı taşır.

Senaryo B: “E-postayla fiyat/termin onaylandı, sonra ‘ben kabul etmedim’ deniyor.”

  • E-posta içeriği + header/ham kayıt + kurumsal e-posta altyapısı

  • Sonrasında gerçekleşen ifa adımları (sevk, depo kabul, ödeme)
    İnkâr halinde, e-postanın teknik izi ve ifa davranışı birlikte değerlendirilir.

Senaryo C: “Delil var ama hukuka aykırı elde edildi.”

HMK 189/2 devreye girer; mahkeme delili dikkate almayabilir.
Bu nedenle ticari uyuşmazlıklarda “delili elde etme yöntemi” baştan temiz olmalıdır.


SSS

1) WhatsApp konuşmasını mahkeme kesin delil sayar mı?
Genellikle “belge” olarak ileri sürülebilir; ancak inkâr halinde aidiyet/bütünlük tartışması doğar ve teknik doğrulama ihtiyacı artar.

2) E-posta, senet yerine geçer mi?
Güvenli elektronik imza/KEP gibi araçlar yoksa çoğu dosyada “senet” gibi davranmayabilir; fakat delil başlangıcı ve diğer delillerle birlikte güçlü bir ispat zemini kurabilir.

3) Delili ekran görüntüsü olarak sunmak yeterli mi?
Başlangıç için sunulabilir; fakat inkâr halinde teknik inceleme ve destek deliller gerekir.

4) Karşı tarafın mail/WhatsApp’ını izinsiz ele geçirip sunarsam?
HMK 189/2 uyarınca hukuka aykırı delil yasağı riski doğar; mahkeme delili değerlendirmeyebilir.


E-posta ve mesajlaşma kayıtları, ticari davalarda “delil değildir” denilerek geçiştirilemeyecek kadar merkezî hale gelmiştir. HMK 199 elektronik verileri belge kabul eder; bu, e-posta/WhatsApp’ın dosyaya girebileceği anlamına gelir.
Ancak asıl mücadele, senetle ispat kuralı, delil başlangıcı kurgusu, inkâr halinde doğrulama ve en önemlisi hukuka aykırı delil yasağı üzerinden yürür.

 

Leave a Reply

Call Now Button