Single Blog Title

This is a single blog caption

Diş Tedavilerinde Tazminat Davaları

Başarısız İmplant, Yanlış Kanal Tedavisi ve Diş Çekimi Sonrası Sinir Zedelenmesi (SEO Uyumlu Sağlık Hukuku Rehberi)

Başarısız implant, hatalı kanal tedavisi veya diş çekimi sonrası sinir zedelenmesi nedeniyle diş hekimi/klinik aleyhine maddi–manevi tazminat nasıl istenir? Sözleşme türü (eser/vekalet), aydınlatılmış onam, deliller, bilirkişi, görevli mahkeme, zamanaşımı ve süreç adım adım.

1) Diş tedavisinde “hata” ne zaman tazminat doğurur?

Diş tedavilerinde her olumsuz sonuç otomatik olarak “hekim hatası” sayılmaz. Tıpta “komplikasyon” denilen, özen gösterilse dahi ortaya çıkabilen riskler vardır. Ancak tazminat sorumluluğu şu hallerde gündeme gelir:

  • Teşhis ve planlama eksikliği: Gerekli muayene/radyolojik değerlendirme yapılmadan işlem kararı verilmesi (implant öncesi kemik değerlendirmesi, çekim öncesi kök–sinir ilişkisi gibi).

  • Tedavi tekniğine aykırılık: Mesleki standartlara aykırı uygulama (kanalda perforasyon, yanlış dişin çekilmesi, hatalı implant açısı vb.).

  • Takip ve müdahale gecikmesi: Enfeksiyon, ağrı, uyuşma gibi bulgulara rağmen zamanında müdahale edilmemesi, sevk/ikinci görüş alınmaması.

  • Aydınlatılmış onam eksikliği: Hastanın, riskler ve alternatifler konusunda yeterince bilgilendirilmeden onamının alınması. Tıbbi müdahalede bilgilendirme ve rıza, hukuka uygunluğun temel koşullarındandır.

Bu nedenle aynı klinik tabloda bile dosyanın “kaderi”, somut kayıtlar, bilgilendirme belgeleri ve bilirkişi raporuna göre değişir.


2) İmplant ve protez işleri neden çoğu zaman “eser sözleşmesi” gibi değerlendirilir?

Diş tedavileri hukuken tek tip değildir. Örneğin ağrı şikâyetiyle yapılan endodontik tedavi (kanal) daha çok “özen borcu” ağırlıklı bir sağlık hizmeti iken; implant üstü protez, porselen kaplama, köprü/protez gibi işlerde “sonuç” beklentisi belirginleşir. Uygulamada Yargıtay kararlarında diş protezi/implant gibi işlemlerin eser sözleşmesi kapsamında tartışıldığı görülür. Örneğin Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin bir kararında uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında protez (implant diş yapımı dahil) nedeniyle maddi–manevi tazminat çerçevesinde ele alınır.

Eser sözleşmesi mantığı şunu güçlendirir:

  • İşin “ayıplı” yapılması halinde ücretin iadesi/indirilmesi, yeniden yapılması, ayıbın giderilmesi gibi talepler daha görünür hale gelir.

  • Teknik ayıp tespiti (uyum, oklüzyon, implant açısı, materyal uygunluğu, kemik kaybı vb.) bilirkişi incelemesinin merkezine yerleşir.


3) Başarısız implant uygulaması: Hangi durumlarda tazminat gündeme gelir?

3.1. “İmplant tutmadı” iddiası tek başına yeterli mi?

Hayır. İmplant başarısızlığı bazen hastanın sistemik durumu, kemik kalitesi, sigara kullanımı, ağız hijyeni, bruksizm, periodontitis gibi faktörlerle ilişkilidir. Ancak hekim/klinik yönünden tazminat sorumluluğu şu başlıklarda yoğunlaşır:

  • Endikasyon hatası: Uygun olmayan vakaya implant yapılması (kemik yetersizliği bilindiği halde gerekli ileri cerrahi/alternatif plan sunulmaması).

  • Planlama ve görüntüleme eksikliği: İleri görüntüleme gerektiren durumlarda yeterli radyolojik değerlendirme yapılmadan işlem yapılması.

  • Cerrahi teknik hatası: Yanlış açı/derinlik, aşırı ısınma, yetersiz irrigasyon, sinüs/kanal komşuluğunda risk yönetimi hatası.

  • Sterilizasyon ve enfeksiyon yönetimi eksikliği: Enfeksiyon geliştiğinde kültür/takip/tedavi protokolünün gecikmesi.

  • Protetik aşama hataları: İmplant üstü yükleme zamanlaması, abutment seçimi, oklüzal yük dengesi, uyum bozukluğu.

3.2. İstenebilecek talepler (maddi–manevi)

İmplant dosyalarında genellikle şu kalemler gündeme gelir:

  • Ödenen tedavi bedelinin iadesi (tam/nispi)

  • Revizyon cerrahisi ve yeniden tedavi masrafları

  • İlaç, görüntüleme, muayene, ulaşım giderleri

  • Çalışma gücü kaybı / kazanç kaybı (özellikle uzun tedavi süreci)

  • Manevi tazminat (acı, ağrı, estetik kayıp, sosyal etkiler)


4) Yanlış/eksik kanal tedavisi: “Hata” nerede aranır?

Kanal tedavisi (endodonti) uyuşmazlıklarında tipik iddialar şunlardır:

  • Kanalın eksik temizlenmesi / kaçırılan kanal

  • Kanal perforasyonu (kök duvarının delinmesi)

  • Alet kırılması ve yönetilememesi

  • Taşkın dolgu / apex dışına taşma ve sinir dokusuna etki

  • Yanlış dişe işlem veya yanlış endikasyon

  • Tedavi sonrası enfeksiyonun yönetilememesi

Bu dosyalarda ana kriter, “sonuç garantisi” değil; çoğunlukla özen yükümlülüğü ve tıbbi standartlara uygunluk üzerinden gider. Hekimin;

  • doğru tanı koyup koymadığı,

  • uygun görüntüleme ve izolasyon (rubber dam gibi) kullanıp kullanmadığı,

  • komplikasyonu yönetip yönetmediği,

  • gerektiğinde sevk/uzman görüşü alıp almadığı
    bilirkişi tarafından irdelenir.

4.1. Kanal tedavisi başarısızsa, ücret iadesi ve tazminat birlikte istenebilir mi?

Somut olaya göre evet. Uygulamada diş tedavisi uyuşmazlıklarında “ödenen bedel + düzeltme masrafları” birlikte talep edilebilmektedir.


5) Diş çekimi sonrası sinir zedelenmesi: Komplikasyon mu, ihmal mi?

Diş çekimi (özellikle gömülü 20’lik dişler) sonrası alt alveoler sinir / lingual sinir etkilenmesi; uyuşma, karıncalanma, tat kaybı, konuşma–çiğneme güçlüğü gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Hukuki tartışma çoğu zaman şu iki eksende döner:

5.1. Özen standardı

  • Çekim öncesi anatomik risk değerlendirmesi (sinirle yakınlık)

  • Radyolojik incelemenin yeterliliği (vakaya göre pano/periapikal yeterli mi, ileri görüntüleme gerekir mi?)

  • Cerrahi teknik (travmayı azaltan yöntem, doğru yaklaşım)

  • İşlem sonrası yakın takip ve gerektiğinde erken sevk

5.2. Aydınlatılmış onam

Sinir hasarı gibi ağır sonuçlar, “olası risk” olarak bilgilendirme kapsamına girer. Hastanın, işlem öncesinde makul ölçüde bilgilendirilmesi ve rızasının alınması gerekir. Hasta Hakları Yönetmeliği’nin “modern tıbbi bilgi ve teknolojiye uygun teşhis–tedavi” hakkını düzenleyen yaklaşımı ve aydınlatılmış onam rehberleri, bu tartışmada temel referanslardır.

Önemli: Sinir zedelenmesi her zaman kusur demek değildir; ancak gerekli değerlendirme yapılmadan veya risk yönetimi/aydınlatma eksikliğiyle ortaya çıkmışsa sorumluluk doğabilir.


6) Özel klinik mi, kamu hastanesi mi? Görevli yargı yolu neden değişir?

6.1. Özel klinik / özel hastane

Hasta–klinik ilişkisi çoğu durumda “hizmet” niteliği taşır ve 6502 sayılı Kanun çerçevesinde tüketici uyuşmazlığı tartışması gündeme gelebilir. (6502 metin: )

  • Belirli parasal sınırın altında kalan bedel iadesi gibi taleplerde Tüketici Hakem Heyeti yolu pratik olabilir. 2025 yılı parasal sınırlarına ilişkin Bakanlık duyurusu:

  • Tüketici mahkemesinde dava açmadan önce dava şartı arabuluculuk kuralı 6502’ye eklenen 73/A maddesiyle getirilmiştir; kapsam ve istisnalar somut olaya göre kontrol edilmelidir.

6.2. Kamu hastanesi (devlet/üniversite hastanesi)

Kamu hastanelerinde zarar iddiası çoğu kez “hizmet kusuru” ekseninde idari yargı (tam yargı davası) boyutuna taşınır. (Bu yazı diş tedavisi odağında olduğundan detaya girmeden söylemek gerekirse: süreler ve usul kuralları çok kritiktir.)


7) Zamanaşımı: Diş tedavisi tazminat davalarında “hak kaybı” en sık nerede olur?

Zamanaşımı hesabı, davanın dayanağına göre değişir:

  • Haksız fiil temelinde: TBK m.72’de “öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıl” kuralı yer alır. (TBK metni için bkz. ifadesi karar metninde tartışma konusu olsa da; TBK’nın genel metni ayrıca kullanılmalıdır.)

  • Sözleşmesel sorumluluk (vekalet/eser) temelinde: genel zamanaşımı ve özel hükümler somut sözleşme türüne göre değerlendirilir.

Pratikte en sağlıklısı: zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarih ile işlemin yapıldığı tarih netleştirilip, dosya türüne göre süre stratejisi kurulmasıdır.


8) Deliller: Diş tedavisi tazminat davası nasıl ispatlanır?

Bu davalar “tıbbî-teknik” davalardır; ispatın omurgası kayıt ve bilirkişidir.

8.1. Mutlaka toplanması gerekenler

  • Hasta kayıtları, tedavi planı, randevu çizelgesi

  • Röntgenler (panoramik, periapikal, varsa tomografi)

  • İmplant marka/seri bilgisi, kullanılan materyal faturaları

  • Onam formları, bilgilendirme dokümanları

  • Fotoğraflar (tedavi öncesi/sonrası), ölçüler, laboratuvar fişleri

  • Reçeteler, epikriz/raporlar, başka hekim değerlendirmeleri

  • Ek tedavi masraf belgeleri (fatura/fiş), yol/konaklama giderleri (varsa)

8.2. Bilirkişi incelemesinde “doğru soru” örnekleri

  • Tedavi endikasyonu ve planlama tıbbi standartlara uygun mu?

  • Uygulama tekniği ve kullanılan materyal uygun mu?

  • Aydınlatılmış onam kapsamı yeterli mi? Riskler anlatılmış mı?

  • Zarar ile uygulama arasında illiyet bağı var mı?

  • Maddi zarar kalemleri hangi belgelerle doğrulanıyor? (bedel, ek tedavi, ulaşım vb.)

Yargıtay uygulamasında, diş tedavisi uyuşmazlıklarında teknik ağırlık nedeniyle uzman raporunun belirleyici olduğu ve raporun denetime elverişli olması gerektiği vurgulanır.


9) Uygulamada sık görülen talepler: Ne istenir?

9.1. Maddi tazminat

  • Tedavi bedeli iadesi (tam/nispi)

  • Revizyon/yeniden tedavi giderleri

  • İlaç, görüntüleme, muayene, ulaşım giderleri

  • İş gücü kaybı / kazanç kaybı (özellikle uzun süreli komplikasyonlarda)

  • Sürekli hasar varsa ileriye dönük giderler

9.2. Manevi tazminat

  • Uzun süreli ağrı, estetik kayıp, sosyal hayata etkiler

  • Sinir hasarı gibi kalıcı ya da uzun süreli fonksiyon kaybı

  • Psikolojik etkiler (uyku, beslenme, konuşma, özgüven)

9.3. Ücretin hak edilip edilmediği tartışması

Diş tedavisi dosyalarında, ayıplı/özensiz ifa halinde ücretin iadesi veya hak edilmemesi tartışmaları pratikte çok önemlidir. Yargıtay 15. HD’nin 2017 tarihli kararında bu eksen görünür biçimde ele alınmaktadır.


10) Sık Sorulan Sorular

“İmplantım tutmadı; kesin dava kazanır mıyım?”

Kesinlik yok. Başarı/başarısızlık tek başına yetmez; planlama, teknik uygulama, kayıtlar ve bilirkişi raporu belirleyicidir. Ancak implant–protez işlerinin eser sözleşmesi çerçevesinde değerlendirildiği kararlar vardır.

“Kanal tedavisi sonrası ağrım geçmedi; bu hata mı?”

Devam eden ağrı bazen normal iyileşme sürecinin parçası olabilir; bazen de kaçırılan kanal, perforasyon, enfeksiyon yönetimi eksikliği gibi hatalara işaret edebilir. Röntgenler, kayıtlar ve bilirkişi incelemesiyle netleşir.

“Diş çekiminden sonra uyuşma kaldı; bu komplikasyon denip geçilebilir mi?”

Sinir zedelenmesi komplikasyon olabilir; fakat riskin öngörülmesi gereken vakalarda gerekli değerlendirme yapılmamışsa veya onam/uyarı eksikse sorumluluk doğabilir.

“Özel klinikte bedel iadesi için nereye başvurulur?”

Uyuşmazlığın tutarına göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi yolu gündeme gelebilir. 2025 parasal sınırlar Bakanlıkça ilan edilmiştir. Ayrıca tüketici mahkemelerinde 73/A kapsamında dava şartı arabuluculuk kuralları kontrol edilmelidir.


11) Pratik yol haritası: Müvekkil açısından en doğru başlangıç

  1. Tüm kayıtları toplayın: Röntgen, tedavi planı, onam, faturalar, laboratuvar kayıtları.

  2. Zarar çizelgesi çıkarın: Ne zaman ne oldu, hangi masraf yapıldı, hangi şikâyet başladı?

  3. Bağımsız uzman görüşü alın (gerekirse): Özellikle implant/kök kanal/sinir hasarı iddialarında teknik değerlendirme şart.

  4. Uygun başvuru yolunu seçin: Tüketici hakem heyeti mi, mahkeme mi, idari yargı mı? 73/A arabuluculuk şartı var mı?

  5. Dava dilekçesinde netleşin: Bedel iadesi + ek masraflar + manevi tazminat ve (varsa) maluliyet etkisi.


Son söz

Başarısız implant, yanlış kanal tedavisi ve diş çekimi sonrası sinir zedelenmesi iddiaları, hem tıbbi hem hukuki açıdan “dosya bazlı” değerlendirilir. Başarıyı belirleyen ana unsurlar: kayıtlar, aydınlatılmış onam, tıbbi standarda uygunluk ve bilirkişi raporudur. Diş tedavisi kaynaklı uyuşmazlıklarda Yargıtay’ın teknik inceleme gerekliliğini ve denetime elverişli rapor vurgusunu içeren yaklaşımı da bu nedenle pratikte çok belirleyicidir.

Leave a Reply

Call Now Button