Deniz Ticareti Hukukunda Zamanaşımı | TTK ve Yargıtay Kararları
Deniz Ticareti Hukukunda Zamanaşımı
Deniz ticareti hukuku, gerek yük taşıma gerek yolcu taşıma gerekse gemi işletmeciliği bakımından oldukça geniş ve teknik bir alandır. Bu alanda tarafların hak ve borçlarını düzenleyen en önemli unsurlardan biri de zamanaşımı süreleridir. Zamanaşımı, alacak hakkının süresinde kullanılmaması halinde dava yoluyla ileri sürülmesini engelleyen bir kurumdur. Deniz ticareti hukukunda zamanaşımı süreleri, Türk Ticaret Kanunu (TTK), uluslararası sözleşmeler ve Yargıtay kararlarıyla şekillenmiştir.
Zamanaşımının Önemi
Deniz ticareti, hız ve güven ilkesine dayalıdır. Gemi, yük, yolcu ve sigorta ilişkilerinde doğabilecek uyuşmazlıkların uzun yıllar boyunca dava konusu edilmesi, hem taraflar hem de ticaretin işleyişi açısından ciddi belirsizlik yaratır. Bu sebeple deniz ticareti hukukunda zamanaşımı süreleri, genellikle kısa tutulmuştur.
- Amaç: Hukuki güvenlik, ticari hayatın sürekliliği ve delillerin tazeliğinin korunmasıdır.
- Sonuç: Belirli süre içinde dava açmayan taraf, hakkını kaybetmez; ancak karşı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürerse dava reddedilir.
Türk Ticaret Kanunu’nda Zamanaşımı
TTK m. 1198 – 1201 arasında deniz ticaretiyle ilgili çeşitli zamanaşımı hükümleri yer almaktadır.
1. Yük Taşımalarında Zamanaşımı
- TTK m. 1198: Yükün zıyaı (tam kaybı), hasarı veya geç teslimine ilişkin davalar bir yıl içinde açılmalıdır.
- Bu süre, yükün teslim edildiği tarihten veya teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.
- Taraflar, bu süreyi en fazla iki yıla kadar uzatabilir.
2. Yolcu Taşımalarında Zamanaşımı
- TTK m. 1259: Yolcunun ölümü veya yaralanması ile bagajın zıyaı/hasarı nedeniyle açılacak davalar için zamanaşımı iki yıldır.
- Süre, yolculuğun sona erdiği veya sona ermesi gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.
3. Kurtarma (Salvage) Davaları
- Kurtarma ücreti talepleri için zamanaşımı süresi iki yıldır.
- Süre, kurtarma faaliyetinin tamamlandığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
4. Çatma (Collision) Davaları
- Çatma nedeniyle açılacak tazminat davaları için zamanaşımı süresi iki yıldır.
- Süre, çatma olayının gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
5. Navlun ve Navlun Alacakları
- Navlun sözleşmesinden doğan alacaklar için zamanaşımı süresi genellikle bir yıldır.
- Taraflar arasında özel anlaşmalarla bu süre uzatılabilir.
Uluslararası Düzenlemelerde Zamanaşımı
Deniz ticareti hukukunda zamanaşımı süreleri, uluslararası sözleşmelerde de benzer şekilde düzenlenmiştir:
- Lahey-Visby Kuralları: Yük taşımalarında dava açma süresi bir yıldır.
- Hamburg Kuralları: Yük taşımasında dava açma süresi iki yıldır.
- Athens Convention (1974/2002): Yolcunun ölümü veya yaralanması, bagaj kaybı ve hasarında dava açma süresi iki yıldır.
- LLMC 1976: Sınırlı sorumluluk rejimiyle ilgili talepler için de süreler iki yıl olarak düzenlenmiştir.
Zamanaşımı Süresinin İşleyişi
- Başlangıç Tarihi:
- Yük taşımalarında → teslim veya teslim edilmesi gereken tarih,
- Yolcu taşımalarında → yolculuğun sona erdiği veya sona ermesi gereken tarih,
- Çatma olaylarında → olay tarihi.
- Tarafların Anlaşması:
- Bazı hallerde taraflar, süreyi en fazla iki yıla kadar uzatabilirler.
- Ancak süreyi kısaltmak mümkün değildir.
- Hak Düşürücü Süre Niteliği:
- Deniz ticaretinde zamanaşımı süreleri, uygulamada çoğu zaman hak düşürücü süre gibi değerlendirilir.
- Yargıtay, özellikle yük ve yolcu taşımalarında sürenin kesin olduğunu vurgulamaktadır.
Yargıtay Kararlarında Zamanaşımı
Yargıtay, deniz ticareti hukukunda zamanaşımını sıkı şekilde uygulamaktadır:
- Yük Zararları: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yük hasarına ilişkin davalarda bir yıllık sürenin kesin olduğunu belirtmiştir.
- Yolcu Zararları: Yolcunun yaralanması halinde açılan davada iki yıllık sürenin aşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
- Çatma Davaları: Çatma tazminat davalarında iki yıllık sürenin dolması halinde dava reddedilmiştir.
Bu kararlar, deniz ticaretinde zamanaşımının ticari güvenlik ve istikrar için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Sigorta İlişkisi
Zamanaşımı süreleri, deniz sigortaları bakımından da önemlidir.
- Sigortacıya karşı açılacak davalarda da zamanaşımı süreleri aynen geçerlidir.
- Sigortalı, süresinde dava açmazsa sigorta teminatından yararlanamaz.
- P&I kulüpleri ve kasko sigortalarında da zamanaşımı süreleri sıkı şekilde uygulanmaktadır.
Uygulamadaki Önemi
- Yük sahipleri, teslim sırasında kayıp veya hasarı tespit ederek süresinde dava açmalıdır.
- Yolcular, yaralanma veya bagaj kaybı davalarında iki yıllık süreyi geçirmemelidir.
- Donatanlar ve sigortacılar, zamanaşımı def’ini ileri sürerek sorumluluktan kurtulabilir.
Sonuç
Zamanaşımı, deniz ticareti hukukunda taraflar arasındaki ilişkilerde en önemli sınırlayıcı unsurlardan biridir.
- Yük zararlarında genellikle bir yıl, yolcu zararlarında iki yıl zamanaşımı süresi uygulanır.
- Çatma ve kurtarma gibi olaylarda süre iki yıldır.
- Taraflar, bu süreyi uzatabilir; ancak kısaltamaz.
- Yargıtay, zamanaşımı sürelerini hak düşürücü süre gibi uygulamakta ve davaları kesin şekilde reddetmektedir.
Sonuç olarak, deniz ticaretinde hak kayıplarının yaşanmaması için zamanaşımı sürelerine dikkat edilmesi, hem yük ve yolcu ilgilileri hem de taşıyanlar açısından hayati önem taşır.