Deniz Ticareti Hukukunda Ortak Kusurlu Çatma | TTK ve Yargıtay Kararları
Deniz Ticareti Hukukunda Ortak Kusurlu Çatma
Deniz ticareti hukuku, uluslararası deniz yollarında seyreden gemiler arasında meydana gelen uyuşmazlıkların çözümü için özel kurallar öngörür. Bu kuralların en önemlilerinden biri, çatma (collision) hâlleridir. Çatma, iki veya daha fazla geminin denizde seyir sırasında birbiriyle çarpışması sonucu doğan hukuki ve fiili sonuçları ifade eder. Bu çatmalar kimi zaman tek taraflı bir kusurdan kaynaklanırken, kimi zaman da tarafların müşterek kusuruyla ortaya çıkar. Hukuki literatürde buna “ortak kusurlu çatma” denilmektedir.
Çatma Kavramı ve Hukuki Niteliği
Çatma, Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK m. 1278 ve devamı) ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kanuna göre çatma, en az iki geminin birbiriyle temas etmesi ve bu temasın maddi zarara yol açmasıdır. Çatma olgusunun varlığı için:
- İki gemi arasında fiilî temas bulunmalı,
- Temas, denizde veya seyrüsefere elverişli sularda meydana gelmeli,
- Temas sonucu zarar doğmalı,
- Bu zarar, kusur, ihmal veya ihlale dayanmalı.
Çatma halleri yalnızca gemilerin doğrudan çarpışması şeklinde olmaz. Bazı durumlarda yakın tehlike manevraları veya su dalgasıyla verilen zararlar da çatma kapsamında değerlendirilebilir.
Ortak Kusurlu Çatma Nedir?
Ortak kusurlu çatma, iki geminin çarpışmasında birden fazla tarafın kusurlu bulunması hâlidir. Burada zarar yalnızca tek bir geminin kusurundan değil, tarafların hatalı manevraları, seyrüsefer kurallarına uymamaları veya tedbirsizlikleri sonucu birlikte ortaya çıkar.
Örneğin:
- Bir geminin seyir fenerlerini usulüne uygun yakmaması,
- Diğer geminin ise tehlike sinyaline rağmen rota değiştirmemesi,
çatışmanın ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Bu durumda ortak kusurlu çatma söz konusu olur.
Türk Hukukunda Ortak Kusurlu Çatma
Türk Ticaret Kanunu m. 1281 hükmü uyarınca, çatma birden fazla geminin kusurundan meydana gelmişse, her gemi kendi kusuru oranında sorumlu olur.
- Kusur Oranlarının Belirlenmesi: Mahkemeler ve deniz bilirkişileri, gemilerin seyir defteri, radar kayıtları, tanık beyanları, AIS (Automatic Identification System) verileri gibi delilleri inceleyerek kusur oranlarını belirler.
- Orantılı Tazminat: Zarar gören taraf, kusuru oranında tazminat talep edebilir. Örneğin, bir gemi %60 kusurlu, diğeri %40 kusurlu ise, zararın %60’ını birinci gemi, %40’ını ise diğer gemi karşılamak zorunda kalır.
- Kusurun Tespit Edilememesi: Eğer kusur oranları belirlenemiyorsa, taraflar zararı eşit oranda paylaşır.
Uluslararası Düzenlemeler
Türk hukukundaki düzenlemeler, büyük ölçüde 1910 tarihli Brüksel Çatma Sözleşmesi’nden etkilenmiştir. Bu sözleşme, ortak kusurlu çatmalarda pro rata (oranlı paylaşım) esasını getirmiştir. Aynı şekilde, COLREG 1972 (Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü) hükümleri de çatmaların önlenmesi için uyulması gereken kuralları belirler.
Örneğin, gece seyirlerinde fener yakma yükümlülüğü, dar kanallarda geçiş hakkı, öncelikli gemiler (yol hakkı) gibi kurallar ihlal edilirse ve bu ihlaller çatışmada rol oynarsa, her iki taraf da sorumlu tutulur.
Yargıtay Kararları Işığında Ortak Kusurlu Çatma
Türk yargı pratiğinde Yargıtay, özellikle Denizcilik İhtisas Mahkemeleri tarafından verilen kararları incelerken ortak kusur ilkesini sıkça uygulamaktadır.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin kararlarında, kusurun belirlenmesinde uluslararası denizcilik kurallarının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.
- Bir davada, dar boğazda seyir yapan iki geminin çatmasında, bir geminin hızını azaltmaması, diğerinin ise rotasını zamanında değiştirmemesi ortak kusur olarak kabul edilmiş ve tazminat oranı bu esaslara göre paylaşılmıştır.
Bu tür kararlar, deniz ticareti hukukunda hakkaniyeti sağlayan temel mekanizma olarak ortak kusurlu çatmayı öne çıkarmaktadır.
Ortak Kusurlu Çatmanın Sonuçları
- Tazminat Paylaşımı:
Zarar, kusur oranlarına göre bölüşülür. Bu hem gemilerin onarım masraflarını hem de yük zararlarını kapsar. - Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluk:
Çatmadan etkilenen üçüncü kişiler (örneğin yük sahipleri) doğrudan gemi malikine dava açabilir. Gemi maliki daha sonra diğer kusurlu tarafa rücu eder. - Sigorta İlişkisi:
Çatma hâllerinde P&I (Protection and Indemnity) sigortaları devreye girer. Sigorta şirketleri de kusur oranına göre ödeme yapar ve rücu mekanizmasını işletir. - Cezaî Sorumluluk:
Ağır ihmal veya kural ihlali söz konusuysa, kaptan ve gemi personeli hakkında ayrıca ceza soruşturması da açılabilir.
Uygulamadaki Örnekler
- Boğazlarda Çatma: İstanbul ve Çanakkale Boğazları, yoğun deniz trafiği nedeniyle çatmaların en sık yaşandığı yerlerdir. Ortak kusurlu çatmalarda hem kılavuz kaptan hem de gemi kaptanlarının sorumlulukları değerlendirilmektedir.
- Liman Manevralarında Çatma: Römorkör desteğinin yetersiz kullanılması veya yanlış manevra da ortak kusurlu çatmaya yol açabilir.
Değerlendirme ve Sonuç
Ortak kusurlu çatma, deniz ticareti hukukunda adalet ve hakkaniyet dengesini kuran temel bir ilkedir. Kusurun sadece bir tarafa yüklenmesi yerine, “herkes kendi kusurunun bedelini öder” yaklaşımıyla çözüm getirilir. Bu durum hem deniz ticaretinin güvenliği hem de tarafların haklarının korunması açısından önemlidir.
Türk Ticaret Kanunu, uluslararası denizcilik sözleşmeleri ve Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, ortak kusurlu çatmanın:
- Adil sorumluluk dağılımı,
- Zararların rasyonel şekilde paylaşımı,
- Deniz güvenliğinin teşviki,
- Sigorta sisteminin işlerliği
açısından kilit rol oynadığı görülmektedir.
Bu nedenle, denizcilikle uğraşan tüm tarafların —gemi sahipleri, donatanlar, kaptanlar, sigorta şirketleri ve yük sahipleri— ortak kusurlu çatma rejimini iyi bilmeleri, hem hukuki riskleri azaltacak hem de ticari güvenliği artıracaktır.