Dedektiflik Nedir, Suç Mudur?
1. Giriş
Son yıllarda “özel dedektiflik” faaliyetleri Türkiye’de giderek yaygınlaşmakta; boşanma davaları, alacak tahsili, işçi denetimi gibi alanlarda özel dedektiflerin adı geçmektedir. Ancak Türk Hukuku’nda dedektiflik mesleğine ilişkin özel bir kanun bulunmamaktadır. Bu durum, dedektifliğin yasal sınırlarının tartışılmasına yol açmaktadır.
2. Dedektiflik Kavramı
-
Dedektiflik, kişi veya kurumların çeşitli konularda bilgi toplama, araştırma ve izleme faaliyetlerini ifade eder.
-
Batı ülkelerinde özel dedektiflik meslek olarak kabul edilmekte ve özel kanunlarla düzenlenmektedir (örneğin ABD ve İngiltere’de).
-
Türkiye’de ise özel dedektiflik faaliyeti hukuken düzenlenmemiştir.
3. Türk Hukuku’nda Dedektiflik
3.1. Düzenleme Eksikliği
Türkiye’de “Özel Dedektiflik Kanunu” çıkartılmamış olup, dedektiflik faaliyetleri doğrudan yasal çerçeveye oturmamaktadır. Bu nedenle yapılan işler, mevcut kanunlara göre suç teşkil edip etmediği bakımından değerlendirilmektedir.
3.2. Ceza Hukuku Açısından Riskler
-
TCK m.132 (Haberleşmenin gizliliğini ihlal): Dedektiflerin telefon dinlemesi, mesaj kopyalaması suçtur.
-
TCK m.134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal): Kişinin rızası olmadan görüntü veya ses kaydı yapmak suçtur.
-
TCK m.135-140 (Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydı, işlenmesi): Dedektiflerin kişi hakkında veri toplaması suç oluşturabilir.
-
TCK m.123 (Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma): Takip ve izleme faaliyeti kişiyi rahatsız ediyorsa suç teşkil edebilir.
3.3. Hukuka Uygun Olabilecek Haller
-
Dedektiflik faaliyetleri hukuka aykırı yöntemlere başvurulmadan (örneğin kamuya açık alanlarda izleme, herkesin görebileceği belgeleri toplama) yapılırsa, doğrudan suç sayılmayabilir.
-
Ancak özel hayatın gizliliğini ihlal eden her faaliyet cezai sorumluluk doğurur.
4. Yargıtay Uygulaması
Yargıtay, dedektiflik faaliyetlerine dair doğrudan “meslek” olarak karar vermese de, benzer olaylarda şu ilkeleri benimsemiştir:
-
Yargıtay 12. CD, 2013/3893 K.: Eşin özel hayatına dair gizlice kamera yerleştirilmesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur.
-
Yargıtay 4. CD, 2017/2345 K.: Telefon kayıtlarının üçüncü kişilerce ele geçirilmesi haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturur.
-
Bu kararlar, dedektiflerin yaptığı birçok faaliyetin mevcut haliyle suç sayılabileceğini göstermektedir.
5. Özel Hukuk Boyutu
-
Dedektiflik hizmeti veren kişiler ile müşteri arasında yapılan sözleşmeler, TBK m.27 uyarınca “konusu hukuka aykırı” olduğunda geçersiz sayılır.
-
Örneğin bir eş, boşanma davasında kullanmak üzere dedektife eşini gizlice dinleme görevi verirse, bu sözleşme geçersizdir ve hukuka aykırı delil oluşturur.
6. Uluslararası Karşılaştırma
-
ABD ve İngiltere: Özel dedektiflik mesleği lisansla yapılır; sınırları ve yetkileri yasalarla belirlenmiştir.
-
AB ülkeleri: Bazı ülkelerde özel dedektiflik meslek odaları aracılığıyla denetlenmektedir.
-
Türkiye: Henüz kanuni düzenleme yoktur; dedektiflik faaliyetleri ceza hukuku riskleri taşımaktadır.
7. Sonuç
-
Türkiye’de dedektiflik mesleği henüz yasal zemine kavuşmamıştır.
-
Dedektiflik faaliyetleri, özellikle özel hayatın gizliliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin korunması hükümleri kapsamında suç teşkil edebilir.
-
Dolayısıyla dedektiflik, şu anda doğrudan suç olarak düzenlenmiş bir faaliyet değil, fakat çoğu yöntemi hukuka aykırılık ve cezai sorumluluk doğuran bir alan olarak kabul edilmektedir.
-
Yasal düzenleme yapılmadıkça, özel dedektiflik adı altında yapılan işler hem hukuki geçerlilik taşımayacak hem de cezai riskler barındırmaya devam edecektir.
Dedektiflik Hangi Maddelere Göre Aykırıdır?
1. Ceza Hukuku Bakımından
Dedektiflik faaliyetleri çoğu kez Türk Ceza Kanunu’na (TCK) aykırıdır.
-
TCK m.132 – Haberleşmenin gizliliğini ihlal: Telefon dinleme, mesaj kopyalama, e-posta takip etme → suçtur.
-
TCK m.133 – Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması: Gizlice ortam dinlemesi yapılması → suçtur.
-
TCK m.134 – Özel hayatın gizliliğini ihlal: Gizlice fotoğraf, video çekilmesi → suçtur.
-
TCK m.135-140 – Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, kullanılması, yayılması: Dedektiflerin kişi hakkında veri toplaması → suçtur.
-
TCK m.123 – Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma: Sürekli takip etme, gözetleme → suç olabilir.
2. Medeni Hukuk Bakımından
-
Türk Borçlar Kanunu m.27: Konusu hukuka aykırı sözleşmeler batıldır.
➡ Dedektiflik sözleşmeleri, eğer özel hayatın gizliliğini ihlal eden faaliyetleri içeriyorsa, geçersizdir. -
TMK m.24-25: Kişilik haklarına saldırı halinde, saldırının önlenmesi, durdurulması ve tazminat davası açılabilir.
➡ Dedektifin gözetleme, fotoğraf çekme gibi faaliyetleri kişilik haklarına aykırıdır.
3. Usul Hukuku Bakımından
-
HMK m.189/2: Hukuka aykırı deliller mahkemede kullanılamaz.
➡ Dedektiflik yoluyla elde edilen gizli kayıtlar, boşanma davaları dâhil, mahkemede geçerli değildir.
➡ Aksine, bu delilleri sunan tarafın kendisi hakkında ceza soruşturması açılabilir.
4. Anayasal Çerçeve
-
Anayasa m.20: Herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.
-
Anayasa m.22: Haberleşme hürriyeti.
➡ Dedektiflik faaliyetleri, doğrudan bu anayasal haklara aykırıdır.
5. Uluslararası Hukuk Boyutu
-
AİHS m.8: Özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği.
➡ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, devlet dışındaki aktörlerin de özel hayatı ihlal eden fiillerine karşı devletin etkili önlem alması gerektiğini defalarca vurgulamıştır.
6. Sonuç
Türkiye’de özel dedektiflik:
-
Ceza hukuku açısından çoğu kez suçtur.
-
Medeni hukuk açısından kişilik haklarına ve TBK’ya aykırıdır.
-
Usul hukuku açısından hukuka aykırı delil niteliğindedir.
-
Anayasal ve uluslararası hukuk açısından özel hayatın gizliliğini ihlal eder.
Dolayısıyla dedektiflik, kanuni düzenleme olmadığı sürece, TCK, Anayasa ve AİHS hükümlerine aykırı bir faaliyet alanıdır.
Neden Aykırıdır?
1. Özel Hayatın Gizliliğine Aykırılık
-
TCK m.134 uyarınca kişilerin özel yaşam alanlarına gizlice girilmesi, izlenmesi veya görüntü/ses kaydı yapılması suçtur.
-
Dedektiflerin eş takibi, gizli kamera yerleştirme, özel alanda fotoğraf çekme gibi faaliyetleri bu kapsamda hukuka aykırıdır.
2. Haberleşmenin Gizliliğine Aykırılık
-
TCK m.132 kişilerin telefon görüşmelerinin veya yazışmalarının izinsiz dinlenmesini, kayda alınmasını veya ele geçirilmesini yasaklar.
-
Dedektiflerin üçüncü kişilerin mesajlarını ya da aramalarını takip etmesi doğrudan suç teşkil eder.
3. Kişisel Verilerin Korunmasına Aykırılık
-
TCK m.135–140 ve KVKK hükümleri gereğince, kişisel verilerin rıza olmadan toplanması, kaydedilmesi ve paylaşılması suçtur.
-
Dedektiflik faaliyetleri sırasında kimlik, adres, banka bilgileri gibi verilerin toplanması cezai yaptırımlara yol açabilir.
4. Hukuka Aykırı Delil Yasağına Aykırılık
-
Dedektiflikten elde edilen gizli ses kaydı, gizli kamera görüntüsü gibi deliller, CMK m.217 uyarınca mahkemede kullanılamaz.
-
Bu deliller hukuka aykırı kabul edilmekte, hem davayı zedelemekte hem de dedektif ve müşteriyi sorumluluk altına sokmaktadır.
5. Sözleşme Hukukuna Aykırılık
-
Borçlar Kanunu m.27 gereği, konusu hukuka aykırı olan sözleşmeler geçersizdir.
-
Dedektiflik sözleşmeleri, özel hayatı ihlal eden işler içerdiğinde batıldır.
6. Kamu Düzenine Aykırılık
-
Dedektiflik adı altında yapılan takip ve gözetlemeler, devletin tekeline bırakılan güvenlik ve istihbarat görevlerinin özel kişi eliyle yürütülmesi anlamına geldiği için kamu düzenine de aykırıdır.
Sonuç
Dedektiflik Türkiye’de düzenlenmemiştir. Bu nedenle, yapılan faaliyetler genellikle:
-
Özel hayatın gizliliğine,
-
Haberleşmenin gizliliğine,
-
Kişisel verilerin korunmasına,
-
Hukuka uygun delil ilkesine,
-
Kamu düzenine
aykırılık teşkil eder.
Bu çerçevede, dedektiflik faaliyetleri doğrudan “suç” olarak tanımlanmasa da, kullanılan yöntemler çoğu zaman ceza hukuku kapsamında suç oluşturur.
Dedektifliğin Hukuka Uygunluk Halleri
1. Giriş
Dedektiflik faaliyetleri genellikle özel hayatın gizliliği (TCK m.134), kişisel verilerin korunması (TCK m.135-136), haberleşmenin gizliliği (TCK m.132) ve konut dokunulmazlığı (TCK m.116) haklarını ihlal etme tehlikesi taşır.
Ancak bazı özel durumlarda hukuka uygunluk halleri sayesinde bu faaliyetler suç oluşturmaz.
2. Hukuka Uygunluk Halleri
2.1. Meşru Savunma (TCK m.25/1)
-
Dedektifin faaliyeti doğrudan meşru savunma alanına girmez.
-
Ancak fail, kendisine veya müvekkiline yönelik haksız saldırıyı önlemek için bilgi topluyorsa ve orantılı hareket ediyorsa, sınırlı olarak değerlendirilebilir.
2.2. Zorunluluk Hali (TCK m.25/2)
-
Bir hakkın veya menfaatin korunması için başka çare yoksa ve daha az zararla korunamıyorsa, dedektifin araştırması zorunluluk hali kapsamında kabul edilebilir.
-
Örn: Hayati tehlike altındaki kayıp bir kişinin yerini tespit etmeye yönelik araştırma.
2.3. Hakkın Kullanılması (TCK m.26/1)
-
Hukuken tanınan bir hakkın kullanılması suç oluşturmaz.
-
Dedektif, tarafı olunan dava için delil topluyorsa ve bunu hukuka uygun yöntemlerle (açık kaynak araştırması, kamuya açık bilgi toplama) yapıyorsa, bu kapsamda değerlendirilebilir.
2.4. İlgilinin Rızası (TCK m.26/2)
-
Kişinin kendi özel hayatı hakkında araştırma yapılmasına rıza göstermesi halinde suç oluşmaz.
-
Örn: Bir kişi kendi telefonunun takibini yaptırabilir, kendi adres bilgilerinin teyidini isteyebilir.
-
Ancak üçüncü kişilerin haklarına müdahale varsa bu rıza geçerli olmaz.
3. Yargıtay’ın Yaklaşımı
-
Yargıtay 2. HD 2007/17240 K.: Boşanma davasında dedektifin elde ettiği özel hayat görüntüleri hukuka aykırı delil sayılmıştır.
-
Yargıtay 12. CD 2014/1923 K.: Eşini takip için dedektif tutan kişinin topladığı bilgilerin hukuka uygunluk sebebine dayanamayacağına karar verilmiştir.
➡ Yargıtay, “ilgili tarafın dava hakkı” olsa bile delillerin hukuka uygun elde edilmesini arar.
4. Dedektiflikte Hukuka Uygun Sayılabilecek Faaliyetler
-
Kamuya açık yerlerde gözlem yapmak (örneğin restoran, AVM, cadde).
-
Sosyal medya ve açık kaynak araştırması (OSINT).
-
Tarafı olunan davada kullanılmak üzere mahkemenin izniyle delil toplama.
-
Kişinin kendi rızasıyla araştırma yaptırması (örneğin kayıp şahıs dosyalarında).
5. Hukuka Uygun Olmayan Faaliyetler
-
Gizlice telefon dinlemek, mesaj okumak (TCK m.132).
-
Ev veya işyerine gizli kamera yerleştirmek (TCK m.134, 116).
-
Kişisel verileri kaydetmek, üçüncü kişilere satmak (TCK m.135-136).
-
Özel hayatın gizli alanına izinsiz müdahale (örneğin yatak odası takibi).
6. Sonuç
Türkiye’de özel dedektiflik:
-
Kanuni dayanağı olmadığı için kural olarak hukuka aykırı risklidir.
-
Ancak bazı durumlarda (taraf olunan dava, kamuya açık alanlarda gözlem, ilgilinin rızası, kayıp şahıs araştırması) hukuka uygunluk halleri gündeme gelebilir.
-
Özel hayatın gizli alanına müdahale eden tüm faaliyetler hukuka aykırı delil niteliğinde olup cezai sorumluluk doğurur.