Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM): Yapısı ve İşleyişi
Genel Bakış
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf ülkelerin vatandaşlarına, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesi durumunda başvuru yapma imkânı sunan en önemli uluslararası yargı organlarından biridir. Mahkemede, Sözleşme’ye taraf devletlerin sayısı kadar hâkim görev yapar. Günümüzde bu sayı 47’dir.
Hâkimler, taraf devletlerin önerdiği üç aday arasından Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından seçilir ve dokuz yıllık bir süre için görev yaparlar. Tekrar seçilme imkânı bulunmamakla birlikte, yeni hâkim göreve başlayana kadar mevcut hâkimin görevine devam etmesi esası benimsenmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus, hâkimlerin geldikleri ülkeleri temsil etmemeleri, yalnızca kendi adlarına görev yapmalarıdır.
Mahkemenin Yapısı
AİHM’in yapısı idari ve yargısal birimler olmak üzere iki ana başlık altında incelenebilir.
İdari Birimler
Mahkemenin işleyişinde idari yapılar oldukça önemli bir role sahiptir. Bunlar arasında:
-
Mahkeme Genel Kurulu: İçtüzüğün kabulü, Mahkeme başkanı ve yardımcılarının seçimi, yazı işleri müdürü ile yardımcılarının belirlenmesi Genel Kurulun temel görevleri arasındadır. Ayrıca dairelerin üye yapısı üzerinde de karar verme yetkisine sahiptir.
-
Bölümler: Mahkeme, coğrafi dağılım, cinsiyet dengesi ve farklı hukuk sistemlerinin temsiline dikkat edilerek beş bölümden oluşacak şekilde yapılandırılmıştır. Hakimler bu bölümlere üç yılda bir yeniden dağıtılır.
-
Filtraj Bölümü: 14 No’lu Protokol ile getirilen bu birim, açıkça kabul edilemez başvuruları hızla elemek için oluşturulmuştur. En çok başvuru yapılan ülkelerden gelen hukukçular burada görev yapar ve amaç kabul edilebilirlik sürecini daha verimli hale getirmektir.
Yargısal Birimler
AİHM’in yargısal işlevlerini yerine getiren organlar şunlardır:
-
Daireler: Davaların esasen incelendiği birimlerdir. İlgili ülke hâkimi daireye doğal üye olarak katılır.
-
Komiteler: Yerleşik içtihatlarla ilgili başvuruları karara bağlayan, üç hâkimden oluşan küçük yargısal gruplardır.
-
Tek Hâkim: Açıkça dayanaktan yoksun veya kabul edilemez başvuruların yaklaşık %90’ını eler. Ancak kendi ülkelerine karşı yapılan başvurularda görev alamazlar.
-
Büyük Daire: 17 üyeden oluşan ve Sözleşme’nin yorumlanması açısından ciddi sorun içeren davalara bakan en üst yargısal organdır. Tarafların talebiyle veya Dairenin kendiliğinden devretmesiyle dosyalar Büyük Daire’ye taşınabilir.
Yazı İşleri Müdürlüğü
AİHM’in sağlıklı işleyebilmesi için en kritik destek birimlerinden biri yazı işleri müdürlüğüdür. Hukukçular, idari personel ve mütercimlerden oluşan bu müdürlük; başvuruların hazırlanması, hâkimlere analitik notlar sunulması ve karar taslaklarının oluşturulmasından sorumludur.
Mahkeme Genel Kurulu tarafından seçilen Yazı İşleri Müdürü, Mahkeme Başkanı’nın yetkisi altında görev yapar. Ayrıca her bölümde ayrı bir yazı işleri müdürü ve yardımcısı bulunmaktadır. Başvurular, ilgili ülkenin hukuk sistemi ve başvurunun dili dikkate alınarak farklı ofislere yönlendirilmektedir.
Yargılama Usulü
AİHM’de yargılama süreci hem bireyler hem de taraf devletler için açıktır. Sözleşme’nin ihlal edildiğini iddia eden herkes, dilekçe ile Mahkeme’ye başvurabilir. Süreç şu özellikleri taşır:
-
Kamuya Açıklık: Yargılamalar prensip olarak kamuya açıktır. Ancak Büyük Daire, özel durumlarda kapalı oturum kararı alabilir.
-
Çelişmeli Yargılama: Tarafların eşit şekilde görüşlerini sunabildiği adil bir yargılama sistemi vardır.
-
Yazılı Usul: Çoğu dava yazılı olarak yürütülür; duruşma yapılan dosya sayısı oldukça sınırlıdır.
-
Avukat Temsili: Başvurunun hükümete bildirilmesi aşamasında avukat ile temsil zorunlu hale gelir. Maddi imkânı olmayan başvurucular için Avrupa Konseyi adli yardım mekanizması kabul etmiştir.
-
Dil Kullanımı: Mahkemenin resmi dilleri Fransızca ve İngilizcedir. Başvurular taraf devletlerin resmi dillerinden biriyle yapılabilse de, dava hükümete bildirildiğinde resmi dillerden birine geçilmesi gerekir.
Kararların Niteliği ve Bağlayıcılığı
AİHM dairelerinin verdiği kararlar kesin değildir. Taraflar, üç aylık süre içerisinde dosyayı Büyük Daire’ye taşıyabilir. Büyük Daire’nin verdiği kararlar ise kesin nitelik taşır ve ilgili devlet açısından bağlayıcıdır.
Kararların uygulanmasını denetlemekle Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi görevlidir. Devletler, ihlalin giderilmesi için gerekli adımları atmak zorundadır. Bu çerçevede hem genel tedbirler (hukuk sisteminde reform, mevzuat değişikliği) hem de bireysel tedbirler (tazminat ödenmesi gibi) alınabilmektedir.
Sonuç
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yalnızca bireyler için değil, tüm demokratik hukuk sistemleri için temel bir güvence mekanizmasıdır. İdari ve yargısal birimleriyle işleyen bu yapı, bireysel hak ihlallerini ele alırken aynı zamanda devletlerin insan haklarına uygun şekilde hareket etmelerini sağlamaktadır. AİHM’in kararlarının bağlayıcı niteliği ve Bakanlar Komitesi tarafından denetlenen infaz süreci, insan hakları hukukunun uluslararası alanda etkinliğini artırmaktadır.
Hukuk Fakültesi Öğrencisi: Sevgi Demirtaş
