Single Blog Title

This is a single blog caption

Adli Para Cezası Ödenmemesi Halinde Ne Olur?

Ceza hukuku, toplum düzenini korumak ve suç işlenmesini önlemek için yaptırımlar öngörür. Bu yaptırımların en bilinen türü hapis cezasıdır. Ancak modern ceza adalet sisteminde, özgürlüğü bağlayıcı cezaların son çare (ultima ratio) olarak kullanılması gerektiği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, hem insan haklarına saygıyı hem de ceza adaletinde ölçülülük ilkesini güçlendirir. İşte bu noktada adli para cezası önemli bir rol oynar.

Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesi, adli para cezasını “suç karşılığında gün sayısı ile günlük miktarın çarpılmasıyla belirlenen parasal yaptırım” olarak tanımlar. Ancak bu cezanın en önemli sorusu şudur: ödenmezse ne olur? Bu makalede, adli para cezasının ödenmemesi halinde devreye giren hukuki mekanizmaları, alternatif infaz yollarını, kamuya yararlı işte çalıştırılma seçeneğini ve uygulamada karşılaşılan sorunları ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz.


Adli Para Cezasının Hukuki Dayanağı

Adli para cezası, TCK m.52’de ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre:

  • Gün sayısı en az 5, en fazla 730 gündür (özel suçlarda 5.000–10.000 güne kadar çıkabilir).

  • Günlük miktar 20 TL ile 100 TL arasında belirlenir.

  • Ödenmezse, ödenmeyen kısma karşılık gelen gün sayısı kadar hapis cezasına çevrilir.

  • Hapse çevrilen süre en fazla 3 yıl, birden fazla ceza varsa 5 yıl olabilir.

Bu hükümler, adli para cezasının yalnızca ekonomik bir yaptırım değil, aynı zamanda özgürlüğü bağlayıcı cezaya dönüşebilen bir yaptırım olduğunu gösterir.


1. Ödeme Emri ve Taksitlendirme

Kesinleşen adli para cezası infaz aşamasına gelir gelmez, infaz savcılığı hükümlüye ödeme emri gönderir. Hükümlü bu süre içinde cezayı ödemekle yükümlüdür. Ancak mali durumu yetersiz olanlar için taksitlendirme imkânı vardır.

Taksitlendirme en fazla 24 aya kadar yapılabilir. Hükümlü düzenli öderse sorun çıkmaz; fakat taksitlerden biri ödenmezse, kalan miktarın tamamı derhal tahsil edilir. Bu da ödenmezse, hapse çevirme gündeme gelir.

 Bu aşama, devletin öncelikli olarak tercih ettiği yoldur: “cezayı ödetmek.” Çünkü kamuya gelir sağlanır, hapis infazına gerek kalmaz.


2. Kamu Alacağı Niteliği ve Zorla Tahsil

Adli para cezası ödenmezse, devlet bu cezayı amme alacağı olarak görür. Bu nedenle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun devreye girer. Vergi dairesi veya mal müdürlüğü, hükümlünün malvarlığına haciz koyabilir. Banka hesapları, maaş, taşınır ve taşınmaz mallar üzerinden zorla tahsil yapılabilir.

Bu sistem, adli para cezasını bir anlamda “vergi veya kamu borcu” gibi görür ve infazı kolaylaştırır. Fail için bu yol, cezaevine girmeden borcunu ödeyebilmesi açısından avantajlıdır.


3. Hapse Çevirme

Ödeme yapılmaz ve tahsil yolları sonuç vermezse, adli para cezası hapse çevrilir.

  • Her gün için bir gün hapis uygulanır.

  • Toplam süre 3 yılı geçemez.

  • Birden fazla ceza varsa 5 yıl sınırı vardır.

Örneğin, 400 gün karşılığı 20.000 TL adli para cezası ödenmezse, hükümlü 400 gün hapis yatmak zorunda kalır. Ancak ödeme daha sonra yapılırsa, kalan hapis cezası düşer.

Bu durum, adli para cezasının fiilen “yarı hapis cezası” niteliği taşıdığını ortaya koyar: kişi ödeme yaparsa özgürlüğü korunur, ödemezse cezaevine girer.


4. Kamuya Yararlı İşte Çalıştırılma

Hapse çevrilen adli para cezası, doğrudan cezaevinde infaz edilmez. Alternatif infaz seçeneği olarak hükümlü kamuya yararlı işte çalıştırılabilir.

Uygulama Şekli

  • Denetimli Serbestlik Müdürlüğü gözetiminde yürütülür.

  • Hükümlü, belediyelerde temizlik, bakım-onarım, çevre düzenlemesi gibi işlerde ücretsiz çalıştırılır.

  • Haftada en az 2 gün, günde en az 2 saat çalışılır.

Sonuç

Hükümlü çalışmayı kabul ederse, cezasını topluma faydalı bir iş yaparak infaz eder. Çalışmayı reddederse veya kurallara uymazsa, kalan ceza doğrudan cezaevinde infaz edilir.

Bu sistem hem cezaevlerinin yükünü azaltır hem de topluma fayda sağlar.


5. Üçüncü Kişiler Tarafından Ödeme

Adli para cezası yalnızca hükümlü tarafından değil, üçüncü kişiler tarafından da ödenebilir. Aile bireyleri, dostları veya herhangi bir üçüncü kişi cezayı ödeyerek hükümlünün hapis cezasına girmesini engelleyebilir. Bu pratik, özellikle ekonomik durumu kötü olan sanıkların hapis riskinden kurtulması için sıkça başvurulan bir yöntemdir.


6. Çocuklar ve Özel Durumlar

Çocuklara verilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis yaptırımı uygulanmaz. Çocuklar için farklı infaz yöntemleri vardır. Ayrıca hükümlünün ekonomik yetersizliği göz önüne alınarak hâkim günlük miktarı alt sınırdan belirleyebilir. Bu, orantılılık ilkesinin korunması açısından önemlidir.

 Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas 2019/17901 – Karar 2020/6326 (2 Haziran 2020)

Bu karar, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen adli para cezasının ödenmemesi üzerine hapse çevirilmesine dair yerel mahkeme kararının incelendiği bir davadır. Mahkeme, çocuğa hükmedilen adli para cezasının ödenmediği takdirde bu cezanın hapse çevrileceğine dair hüküm kurmuştur. Ancak Yargıtay bu hükmü hukuka aykırı bularak bozmuştur.

Gerekçe:

  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesi açıkça belirtir ki “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez.”

  • Yerel mahkeme kararında bu hüküm göz önüne alınmamış, çocuğun adli para cezasını ödememesi halinde hapse gireceği yazılmıştır.

  • Yargıtay, çocuğun bu hâlini dikkate alarak kararın bu kısmını bozmuştur.

Bu karar, “çocuk sanık” bakımından adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevirilme yasağının bağlayıcı olduğunu teyit eder.

                                                                                                                                                           Hukuk Fakültesi Öğrencisi Ada Ceren KENDİGELEN

Leave a Reply

Call Now Button