Hukuk Makaleleri

Sel Felaketinde Zarar Gören Aracın Kaskosu Yoksa Zarar Kimden Talep Edilir? (2026)

Sel felaketinde zarar gören aracın kaskosu yoksa zarar kimden talep edilir? Şiddetli yağışlar, taşan dereler, su baskınları ve yetersiz altyapı nedeniyle çok sayıda araç kullanılamaz hâle gelebilmektedir. Özellikle otomobili sel sularına kapılan, park hâlindeki aracı su altında kalan veya alt geçitte mahsur kalan vatandaşlar, kasko sigortalarının bulunmaması durumunda zararlarını nasıl karşılayabileceklerini merak etmektedir.

Türkiye’de kasko sigortası zorunlu değildir. Bu nedenle bazı araç sahipleri, sel felaketinde meydana gelen motor hasarı, elektronik sistem arızası, onarım masrafları ve araçlarının tamamen kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle ciddi maddi kayıplarla karşılaşmaktadır.

Türk hukukunda kasko sigortası bulunmayan araç sahipleri de sel nedeniyle uğradıkları zararların tazminini talep edebilir. Ancak bunun için zararın meydana gelmesinde hukuken sorumlu bir kamu kurumu, otopark işletmesi, site yönetimi veya başka bir kişi bulunması ve ilgili sorumluluk şartlarının gerçekleşmesi gerekir.

Özellikle belediyelerin yağmur suyu altyapısına ilişkin yükümlülükleri, kamu hizmetinin kusurlu yürütülmesi, özel otopark işletmelerinin sorumluluğu ve sel felaketinin mücbir sebep oluşturup oluşturmadığı, tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önem taşımaktadır.

Kaskosu Olmayan Araç Selde Zarar Görürse Zararını Kim Karşılar?

Kaskosu olmayan bir aracın sel felaketinde zarar görmesi durumunda, zararın karşılanabilmesi için öncelikle olayın neden meydana geldiği belirlenmelidir.

Sel felaketinin tamamen öngörülemeyen ve önlenemeyen bir doğa olayı olması ile gerekli altyapı önlemlerinin alınmaması nedeniyle ortaya çıkması farklı hukuki sonuçlar doğurur.

Örneğin sokakta park edilmiş bir araç, belediyenin uzun süredir temizlemediği yağmur suyu giderlerinin tıkanması nedeniyle zarar görmüş olabilir.

Başka bir olayda ise araç, ücretli otoparkın su tahliye pompalarının çalışmaması nedeniyle su altında kalmış olabilir.

Bu iki olayda zarardan sorumlu olabilecek kişiler ve başvurulacak mahkemeler farklılık gösterebilir.

Kasko sigortasının bulunmaması, araç sahibinin sorumlu kişilere karşı hukuki başvuru yapmasını engellemez.

Ancak hiçbir kişinin veya idarenin hukuki sorumluluğunun bulunmadığı, tamamen önlenemez bir doğal afet nedeniyle meydana gelen zararlar bakımından genel bir tazminat hakkının doğduğu söylenemez.

Sel Nedeniyle Araç Zararından Belediye Sorumlu Olabilir mi?

Evet. Sel nedeniyle aracın zarar görmesinde belediyenin hizmet kusuru bulunduğu ispatlanırsa tazminat sorumluluğu doğabilir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14 ve 15. maddelerinde kentsel altyapı hizmetleri, su ve kanalizasyon hizmetleri ile yağmur sularının uzaklaştırılmasına ilişkin görev ve yetkiler düzenlenmiştir.

Ancak somut olayda bu hizmetlerin hangi belediye veya başka bir kamu idaresi tarafından yürütülmesi gerektiği ayrıca belirlenmelidir.

Hangi Durumlarda Belediyenin Hizmet Kusuru Bulunabilir?

Örneğin şu durumlarda belediyenin veya ilgili idarenin sorumluluğu araştırılabilir:

  • Yağmur suyu giderlerinin uzun süredir temizlenmemesi,
  • Rögar ve mazgalların bakımının yapılmaması,
  • Daha önce su baskını yaşanan bölgelerde gerekli önlemlerin alınmaması,
  • Alt geçitlerdeki su tahliye sistemlerinin çalışmaması,
  • Yol yapımının yağmur suyunun tahliyesini engelleyecek biçimde gerçekleştirilmesi,
  • Bilinen taşkın tehlikesine rağmen gerekli idari tedbirlerin alınmaması.

Örneğin bir araç sahibi, otomobilini normal şekilde cadde üzerine park etmiş ve gece meydana gelen yağışta araç tamamen su altında kalmış olabilir.

Yapılan teknik incelemede, su baskınının belediyenin bakımından sorumlu olduğu tıkalı mazgallardan kaynaklandığı belirlenirse, araç sahibinin uğradığı zararın tazmini gündeme gelebilir.

Ancak yalnızca sokakta su birikmesi veya yoğun yağış yaşanması, tek başına belediyenin kusurlu olduğunu göstermez.

Hizmet kusuru, zarar ve nedensellik bağı birlikte değerlendirilmelidir.

Danıştay’a Göre Sel Felaketinde Araç Zararından Belediye Sorumlu Tutulabilir mi?

Danıştay 8. Dairesi, 16.04.2025 Tarih, 2023/3754 E., 2025/3751 K.

Bu karar, sel nedeniyle zarar gören araçlar bakımından doğrudan ilgili ve önemli bir içtihattır.

Karara konu olayda Ankara’nın Etimesgut ilçesinde bir plazanın kapalı otoparkında park hâlinde bulunan araç, 9 Haziran 2019 tarihinde meydana gelen yoğun yağış sonucunda su altında kalmıştır.

Araçta meydana gelen zarar için sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış ve sigortacı, zararda belediye ile ilgili su ve kanalizasyon idaresinin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek 433.825,19 TL tutarında rücuen tazminat istemiştir.

İlk derece mahkemesi, yağışın doğal afet niteliğinde olduğunu ve idarenin sorumluluğunun bulunmadığını değerlendirerek davayı reddetmiştir.

Ancak Danıştay, doğal afetin meydana gelmesinin tek başına idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını vurgulamıştır.

Kararda özellikle şu hususlar üzerinde durulmuştur:

  • Selin oluşmasında kamu hizmetindeki eksikliklerin etkisinin araştırılması,
  • Belediye ve diğer idarelerin sorumluluklarının ayrı ayrı belirlenmesi,
  • Yağmur suyu tahliye sistemlerinin yeterliliğinin incelenmesi,
  • Binanın ve otoparkın teknik özelliklerinin değerlendirilmesi,
  • Meteoroloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden yararlanılması,
  • Zarara ilişkin kusur oranlarının ve tazminat miktarının belirlenmesi.

Danıştay, eksik incelemeye dayalı ret kararını bozmuştur.

Bu karar, kaskosu olmayan araç sahipleri açısından da önemlidir. Çünkü sigortacının rücu davasında incelenen idarenin hizmet kusuru ve nedensellik bağı ilkeleri, zarar gören kişinin doğrudan idareye yönelteceği tazminat taleplerinde de önem taşır.

Ancak karar, belediyenin doğrudan belirli bir tazminat ödemesine hükmedilmesi değil, sorumluluğun yeterli araştırmayla belirlenmesi gerektiğine ilişkin bir bozma kararıdır.

Alt Geçitte Su Altında Kalan Aracın Zararını Kim Öder?

Şiddetli yağmur nedeniyle alt geçitlerde biriken sular, araçlarda ciddi motor ve elektronik sistem hasarlarına neden olabilmektedir.

Alt geçitte su altında kalan bir aracın zararının kim tarafından karşılanacağı belirlenirken geçidin bakım ve işletilmesinden hangi idarenin sorumlu olduğu araştırılmalıdır.

Örneğin bir alt geçitte su tahliye pompası bulunmasına rağmen sistemin uzun süredir çalışmadığı ve bu nedenle araçların su altında kaldığı anlaşılabilir.

Bu durumda ilgili idarenin bakım ve önlem alma yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği önem taşır.

Ancak araç sahibinin davranışları da değerlendirilebilir.

Örneğin trafiğe kapatıldığı açıkça bildirilen veya tehlikeli su seviyesinin kolayca görülebildiği bir alt geçide girilmesi, zararın oluşmasında sürücünün de etkili olduğu yönünde değerlendirmeye neden olabilir.

Bu durumda zarar görenin kusurunun tazminat miktarına etkisi gündeme gelebilir.

Dolayısıyla alt geçitte su altında kalan her aracın bedelinin ilgili kamu idaresi tarafından eksiksiz ödeneceği söylenemez.

Sel Nedeniyle Aracın Motoru Bozulursa Belediye Motor Bedelini Öder mi?

Sel nedeniyle motorun zarar görmesi durumunda da kamu idaresinin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Ancak motor hasarının meydana gelmesi tek başına belediyenin tazminat ödemesi için yeterli değildir.

Örneğin yoldaki yağmur suyu tahliye sistemlerinin hatalı veya yetersiz olması nedeniyle araç motoruna su girmiş ve motor tamamen kullanılamaz hâle gelmiş olabilir.

Bu durumda zarara yol açan kamu hizmeti ile motor arızası arasındaki bağlantı teknik incelemeyle ortaya konulmalıdır.

Motorun olaydan önceki durumu, suyun giriş noktası, sürücünün davranışları ve olay sonrası aracın çalıştırılıp çalıştırılmadığı da incelenebilir.

Özellikle motorun selden sonra çalıştırılması nedeniyle ek hasar meydana gelmişse bu ek zararın kime yükletileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Hukuken sorumlu idarenin tazminat yükümlülüğü bulunduğunun belirlenmesi hâlinde motor onarım veya değişim bedeli gerçek zarar kapsamında değerlendirilebilir.

Sel Felaketi Mücbir Sebep Sayılırsa Belediye Tazminat Ödemez mi?

Her sel felaketi, idarenin sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldıran mücbir sebep değildir.

Mücbir sebep değerlendirmesinde olayın öngörülebilirliği, önlenebilirliği, kamu hizmetinin yürütülme biçimi ve zararla idari faaliyet arasındaki nedensellik bağı önem taşır.

Örneğin meteorolojik açıdan olağanüstü yağışın meydana gelmesi, kamu idaresinin bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini kendiliğinden göstermez.

Özellikle daha önce aynı bölgede defalarca sel yaşanmışsa ve gerekli tahliye sistemleri kurulmamış veya bakım yapılmamışsa hizmet kusuru iddiası önem kazanabilir.

Danıştay’ın 16.04.2025 tarihli kararında da olağanüstü yağış ile kamu hizmetindeki eksikliklerin zararın meydana gelmesine birlikte etkili olabileceği kabul edilmiştir.

Buna karşılık bütün gerekli önlemlerin alınmasına rağmen tamamen öngörülemez ve önlenemez bir doğal afet meydana gelmişse idarenin sorumluluğu ortadan kalkabilir veya olayın özelliklerine göre farklı biçimde değerlendirilebilir.

Bu nedenle mücbir sebep savunması, somut olayın teknik özellikleri araştırılmadan kesin olarak kabul edilmemelidir.

Kaskosu Olmayan Araç Kapalı Otoparkta Su Altında Kalırsa Kim Sorumludur?

Kapalı otoparkta meydana gelen sel zararlarında otoparkın ücretli işletme mi, site ortak alanı mı yoksa başka bir özel kullanım alanı mı olduğu önemlidir.

Örneğin otomobilin bir alışveriş merkezinin ücretli otoparkına bırakıldığını ve otoparkın drenaj sisteminin çalışmaması nedeniyle su altında kaldığını düşünelim.

Bu durumda otopark işletmesinin hukuki sorumluluğu araştırılabilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 579. maddesi, garaj ve otopark işletenlerinin kendilerine bırakılan araçların zarar görmesinden doğan sorumluluğunu düzenlemektedir.

Ancak işleten, zararın kanunda belirtilen nedenlerden veya mücbir sebepten kaynaklandığını ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.

Ayrıca kanunda, işletenin veya çalışanlarının kusurunun bulunmadığı hâller için günlük saklama ücretinin on katına ilişkin özel bir sorumluluk sınırı düzenlenmiştir.

Bu sınır, işletenin veya çalışanlarının kusurlu olduğu hâllerde otomatik olarak uygulanmaz.

Bu nedenle otoparkta su baskını yaşanması durumunda özellikle işletmenin kusuru, alınması gereken önlemler ve sel olayının niteliği araştırılmalıdır.

Otoparkta “Araç Hasarlarından Sorumlu Değiliz” Yazıyorsa Tazminat Alınabilir mi?

Bazı otoparkların girişlerinde araçların zarar görmesinden işletmenin sorumlu olmadığı yönünde tabelalar bulunmaktadır.

Ancak TBK m. 579 gereğince otopark işleteninin kanundan doğan sorumluluğunu yalnızca böyle bir ilanla ortadan kaldırması mümkün değildir.

Örneğin otopark işletmesinin su tahliye pompalarının uzun süredir çalışmadığı, işletmenin bundan haberdar olduğu ve gerekli önlemleri almadığı bir olayda sorumluluk doğabilir.

Bununla birlikte sorumluluğun tespiti için otopark hizmetinin hukuki niteliği, işletmenin davranışı, zararın oluş şekli ve diğer koşullar değerlendirilmelidir.

Site Otoparkında Su Altında Kalan Araç İçin Site Yönetimine Dava Açılabilir mi?

Site ve apartman otoparklarında su baskını nedeniyle oluşan zararlar, uygulamada önemli uyuşmazlıklara neden olmaktadır.

Özellikle bodrum katında bulunan otoparkların giderlerinin temizlenmemesi, su tahliye pompalarının çalışmaması veya binanın izolasyonunun yetersiz olması nedeniyle araçlar zarar görebilmektedir.

Bu tür durumlarda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında sorumluluk araştırılabilir.

Örneğin site yönetimine otoparkın su aldığı defalarca bildirilmiş olmasına rağmen hiçbir bakım yapılmamışsa bu durum önem taşıyabilir.

Ancak site yönetiminin her su baskınından otomatik olarak sorumlu olduğu söylenemez.

Bazı durumlarda zararın nedeni binanın yapısal eksikliği veya yüklenicinin hatalı imalatı olabilir.

Dolayısıyla somut olayda site yönetimi, kat malikleri, yüklenici veya başka kişilerin sorumluluğu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Sıfır Araç veya Yeni Binadaki Otopark Su Alırsa Müteahhit Sorumlu Olur mu?

Yeni yapılmış bir binanın otoparkının su alması, yapısal ayıp ihtimalini gündeme getirebilir.

Örneğin otoparkın projeye aykırı inşa edilmesi, yalıtımın eksik yapılması veya su tahliye sistemlerinin yetersiz olması nedeniyle araçlar zarar görebilir.

Bu durumda yüklenicinin veya yapıdan sorumlu kişilerin hukuki sorumluluğu araştırılabilir.

Ancak yalnızca binanın yeni olması veya otoparkın su basması, müteahhidin mutlaka sorumlu olduğu anlamına gelmez.

İnşaatın teknik özellikleri, sözleşmesel ilişkiler, ayıbın niteliği, zararın nedeni ve zamanaşımı koşulları değerlendirilmelidir.

Kaskosu Olmayan Araç İçin Zorunlu Trafik Sigortasından Para Alınabilir mi?

Zorunlu trafik sigortası ile kasko sigortasının hukuki kapsamı birbirinden farklıdır.

Zorunlu trafik sigortası, esas olarak aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere verilen zararlardan doğan hukuki sorumluluğu belirli sınırlar içerisinde karşılamaktadır.

Bu nedenle kişinin kendi aracının sel nedeniyle zarar görmesi, kural olarak kendi zorunlu trafik sigortasından karşılanmaz.

Örneğin bir otomobil sahibinin kasko poliçesi bulunmuyor ancak zorunlu trafik sigortası mevcutsa, sel felaketinde motoru zarar gören aracının onarım masraflarını sırf trafik sigortası bulunduğu gerekçesiyle talep etmesi mümkün değildir.

Bununla birlikte sel zararında üçüncü bir kişinin hukuki sorumluluğu bulunuyorsa, bu kişinin geçerli bir sorumluluk sigortasının zararı karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilebilir.

Ancak her sorumluluk poliçesinin sel zararını kapsadığı düşünülmemelidir.

Selde Pert Olan Kaskosuz Aracın Bedeli Talep Edilebilir mi?

Sel felaketinde kaskosu olmayan bir aracın tamamen kullanılamaz hâle gelmesi durumunda, zarardan hukuken sorumlu kişi veya idareden gerçek zarar kapsamında tazminat talep edilmesi mümkün olabilir.

Ancak aracın selde zarar görmesi ile zararın tamamının belirli bir kişi tarafından ödenmesi gerektiği farklı konulardır.

Örneğin sel öncesi piyasa değeri 1.500.000 TL olan bir araç tamamen kullanılamaz hâle gelmiş olabilir.

Araç sahibinin sorumlu olduğunu ileri sürdüğü kamu idaresine karşı tazminat talebinde bulunabilmesi için hizmet kusurunu veya uygulanabilir başka bir sorumluluk nedenini ve zararla bağlantısını ortaya koyması gerekir.

Tazminat miktarı hesaplanırken aracın gerçek piyasa değeri, hasarlı araç kalıntısının değeri, kusur oranları ve diğer ilgili unsurlar dikkate alınabilir.

Bu nedenle aracın bütün bedelinin otomatik olarak ödeneceği söylenemez.

Kaskosuz Aracın Sel Zararında Değer Kaybı ve Araç Mahrumiyet Bedeli Talep Edilebilir mi?

Sel nedeniyle araçta meydana gelen zarar yalnızca onarım masrafından ibaret olmayabilir.

Özellikle ciddi şekilde su altında kalan araçların onarıldıktan sonra ikinci el piyasa değerlerinin düşmesi mümkündür.

Bu durumda değer kaybının gerçekten meydana gelip gelmediği, miktarı ve zarardan sorumlu kişiyle nedensellik bağı bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Ayrıca araç uzun süre kullanılamamışsa araç mahrumiyetinden doğan gerçek zarar veya ticari araçlar bakımından koşulları mevcutsa kazanç kaybı gündeme gelebilir.

Ancak bu talepler bakımından makul onarım süresi, gerçek zarar, kusur durumu ve ispat şartları önemlidir.

Zarar kalemlerinin birbiriyle çakışmaması ve aynı zararın birden fazla kez tazmin edilmemesi gerekir.

Selde Zarar Gören Kaskosuz Araç İçin Hangi Belgeler Toplanmalıdır?

Kaskosu olmayan araç sahipleri açısından hasarın doğru belgelenmesi özellikle önemlidir.

Çünkü doğrudan kendi sigorta şirketlerinden ödeme alınamadığı için sorumlu kişi veya idarenin belirlenmesi ve zararla bağlantısının ispatlanması gerekir.

Bu kapsamda şu belgeler önem taşıyabilir:

  1. Aracın ruhsatı ve olay tarihindeki sahiplik bilgileri,
  2. Selin meydana geldiği yer ve zamanı gösteren fotoğraflar,
  3. Aracın su altında kaldığını gösteren güvenli şekilde elde edilmiş görüntüler,
  4. Varsa itfaiye, kolluk ve kurtarma ekiplerinin tutanakları,
  5. Çekici hizmetine ilişkin belgeler,
  6. Servis hasar tespit ve onarım raporları,
  7. Aracın olay öncesindeki piyasa değerini gösteren belgeler,
  8. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün olay tarihine ilişkin yağış kayıtları,
  9. Otoparkın drenaj sistemi ve bakım kayıtları,
  10. Belediyeye veya ilgili idareye daha önce yapılmış altyapı şikâyetleri,
  11. Kamera kayıtları ve doğrudan bilgi sahibi tanıkların beyanları,
  12. Zararın kapsamını gösteren bağımsız ekspertiz raporları.

Özellikle sel sonrasında aracın hemen onarılması veya hurdaya ayrılması nedeniyle bazı delillerin kaybolması mümkündür.

Bu nedenle gerektiğinde hukuki delil tespiti yollarının değerlendirilmesi faydalıdır.

Mahkemeden Delil Tespiti İstenebilir mi?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400 ve 401. maddeleri, hukuki yararın bulunduğu durumlarda dava açılmadan önce veya dava sırasında delil tespiti talep edilmesini düzenlemektedir.

Ancak kamu idaresine karşı açılacak tam yargı davalarında idari yargının özel usul hükümleri dikkate alınmalıdır.

2577 sayılı Kanun’un 58. maddesi, idari dava açıldıktan sonra davaya ilişkin delil tespitinin ilgili idari yargı merciinden istenmesini öngörmektedir.

Bu nedenle delil tespiti başvurusunda görevli yargı yeri ve uygulanacak usul somut uyuşmazlığa göre belirlenmelidir.

Kaskosu Olmayan Araç İçin Belediyeye Karşı Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Belediyenin veya başka bir kamu idaresinin hizmet kusuru nedeniyle araçta zarar meydana geldiği düşünülüyorsa, idari yargı hükümleri dikkate alınmalıdır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca idari eylemden zarar gören kişiler, kural olarak dava açmadan önce ilgili idareye yazılı başvuruda bulunmalıdır.

Bu başvuruda zararın meydana geldiği olay, idarenin sorumluluğuna dayanak oluşturan nedenler ve talep edilen tazminat açık şekilde belirtilmelidir.

Belediyeye Başvuru Süresi Kaç Gündür?

İYUK m. 13 uyarınca idari eylemlerden kaynaklanan zararlar bakımından kural olarak:

  • İdari eylemin ve zarar ile idare arasındaki bağlantının öğrenilmesinden itibaren bir yıl,
  • Her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl

içerisinde ilgili idareye başvuru yapılması gerekir.

İdare başvuruyu tamamen veya kısmen reddederse, ret işleminin tebliğinden itibaren dava süresi işlemeye başlar.

İdarenin otuz gün içinde cevap vermemesi hâlinde de ilgili sürelerin geçmesiyle dava açılması gündeme gelir.

İdare mahkemelerinde özel bir düzenleme bulunmadıkça genel dava açma süresi altmış gündür.

Ancak sürelerin başlangıcı ve hesabı, somut olayın niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Özellikle belediye veya ilgili idareye karşı talepte bulunulacaksa dava açma sürelerinin geçirilmemesi büyük önem taşımaktadır.

Sel Zararı Davası İdare Mahkemesinde mi, Asliye Hukuk Mahkemesinde mi Açılır?

Sel nedeniyle açılacak tazminat davasında görevli yargı yeri, sorumluluğun dayanağına göre değişmektedir.

Örneğin belediyenin yürüttüğü kamu hizmetindeki kusur nedeniyle zarar doğduğu ileri sürülüyorsa, idare mahkemesinde tam yargı davası gündeme gelebilir.

Buna karşılık özel bir otopark işletmesinin veya özel hukuk kişisinin hukuki sorumluluğu ileri sürülüyorsa adli yargı görevli olabilir.

Ancak sözleşmenin niteliği, tarafların sıfatı, tüketici işlemi bulunup bulunmadığı ve ilgili özel düzenlemeler nedeniyle adli yargı içerisindeki görevli mahkeme değişebilir.

Bu nedenle sel felaketinden doğan bütün araç tazminatı davalarının aynı mahkemede açılacağı düşünülmemelidir.

Dava açılmadan önce sorumluluğun hangi hukuki ilişkiye dayandığının belirlenmesi gerekir.

Otopark İşletmesine veya Başka Bir Özel Kişiye Karşı Dava Açma Süresi Ne Kadardır?

Özel hukuk sorumluluğuna dayalı tazminat taleplerinde zamanaşımı, hukuki ilişkinin niteliğine göre değişmektedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesine göre haksız fiilden doğan tazminat istemleri, kural olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Ancak kanunda düzenlenen daha uzun ceza zamanaşımı veya başka özel hükümler uygulanabilir.

Sözleşmeye dayanan taleplerde ise ilgili sözleşme türüne göre farklı zamanaşımı süreleri söz konusu olabilir.

Dolayısıyla otopark işletmesine karşı başvurulacak yol ve süre ile belediyeye karşı açılacak tam yargı davasının süreleri birbirinden farklıdır.

Kaskosu Olmayan Aracın Sel Zararını Devlet Karşılamak Zorunda mı?

Türkiye’de sel felaketi meydana gelmesi veya bir bölgenin afet bölgesi ilan edilmesi, zarar gören bütün araç sahiplerine araç bedellerinin otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmez.

Afetler nedeniyle kamu kurumlarının yardım veya destek uygulamaları yürütmesi mümkündür. Ancak bu yardımların kapsamı, ilgili mevzuata ve alınan idari kararlara göre belirlenir.

AFAD veya diğer kamu kurumları tarafından hasar tespiti yapılması da her durumda araç bedelinin tamamının karşılanacağı anlamına gelmez.

Buna karşılık kamu idaresinin hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen zararların tazmini, afet yardımından farklı hukuki bir talep niteliğindedir.

Bu nedenle araç sahibi, bir yandan varsa afet yardımına ilişkin başvuru imkânlarını araştırabilirken diğer yandan hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat hakkını ayrıca değerlendirebilir.

Ancak aynı zarar için yapılan ödemelerin mükerrer tazminata yol açmaması gerekir.

Sel Felaketinde Sürücünün Kusuru Tazminatı Etkiler mi?

Evet. Bazı durumlarda araç sahibinin veya sürücünün davranışları, tazminat miktarını etkileyebilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi, zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olmasının tazminatta indirim sebebi olabileceğini düzenlemektedir.

Örneğin sürücünün açıkça kapatılmış ve suyla dolmuş bir yola girmesi veya güvenli olmadığı anlaşılan bir alanda aracını bilerek bırakması, somut olayda kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Ancak yalnızca aracın su baskını yaşanan bir yerde bulunması, sürücünün mutlaka kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Özellikle ani gelişen ve öngörülemeyen bir sel olayında sürücünün gerçek anlamda hangi önlemleri alabileceği araştırılmalıdır.

Bu nedenle tazminat hesabı yapılırken hem sorumlu kişi veya idarenin hem de zarar görenin davranışları dikkate alınabilir.

Sel Felaketinde Kaskosu Olmayan Araç Sahibi İlk Olarak Ne Yapmalıdır?

Kaskosuz bir aracın sel nedeniyle zarar görmesi durumunda, araç sahibinin ilk amacı güvenliğini sağlamak ve sonrasında zararını ispatlamaya yarayacak bilgileri korumak olmalıdır.

Özellikle su altında kalan aracın çalıştırılmaya zorlanmaması, uygun çekiciyle güvenli bir alana götürülmesi ve teknik incelemesinin yaptırılması önemlidir.

Olayın gerçekleştiği yerdeki altyapı sistemi, otoparkın durumu, su tahliye tesisatı ve varsa daha önce yaşanan su baskınlarına ilişkin kayıtlar araştırılabilir.

Ayrıca ilgili kamera kayıtlarının silinmeden önce korunması için hukuki girişimlerde bulunulması faydalı olabilir.

Araçta meydana gelen zarar belgelendikten sonra sorumlu kişi veya idareye yöneltilecek talebin kapsamı belirlenmelidir.

Özellikle belediyeye karşı idari başvuru süresi kaçırılmamalı, özel işletmelere yönelik taleplerde ise zamanaşımı ve gerekli diğer usul şartları değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaskom yok, selde arabam zarar gördü. Kim öder?

Zararda hukuken sorumlu belediye, su ve kanalizasyon idaresi, otopark işletmesi veya başka bir kişi varsa bu kişilerden tazminat talep edilebilir. Ancak sorumluluk ve zarar ispatlanmalıdır.

Selde zarar gören kaskosuz araç için belediyeye dava açabilir miyim?

Belediyenin veya ilgili idarenin hizmet kusuru ile zarar arasında bağlantı bulunuyorsa İYUK m. 13 kapsamında ön başvurunun ardından tam yargı davası açılması mümkündür.

Kaskosu olmayan araç pert olursa devlet parasını öder mi?

Hayır. Aracın pert olması, devletin bedelini otomatik olarak ödeyeceği anlamına gelmez. Ancak hukuki sorumluluk veya özel bir yardım programının koşulları mevcutsa talep imkânı doğabilir.

Alt geçitte suya giren kaskosuz aracın zararını belediye karşılar mı?

Alt geçidin bakımından sorumlu idarenin hizmet kusuru ve bunun zarar üzerindeki etkisi araştırılır. Sürücünün kusurunun bulunup bulunmadığı da önem taşıyabilir.

Site otoparkında su altında kalan kaskosuz araç için yönetim sorumlu mudur?

Su baskını site yönetiminin bakım veya önlem alma yükümlülüğünün ihlalinden kaynaklanmışsa hukuki sorumluluk gündeme gelebilir. Ancak olayın nedeni ve sorumlu kişiler belirlenmelidir.

AVM otoparkında aracı su basarsa kasko olmasa da tazminat alınabilir mi?

Otopark işletmesinin hukuki sorumluluğu bulunuyorsa tazminat talep edilebilir. TBK m. 579 ve ilgili diğer hükümler somut olaya göre değerlendirilir.

Sel nedeniyle belediyeden tazminat almak için kaç gün içinde başvuru yapılmalıdır?

İYUK m. 13 kapsamında kural olarak idari eylemin ve zararın idareyle bağlantısının öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulmalıdır.

Selde zarar gören araç için değer kaybı talep edilebilir mi?

Şartları mevcutsa gerçek değer kaybı talep edilebilir. Ancak sorumlu kişinin belirlenmesi, değer kaybının ispatı ve nedensellik bağı önemlidir.

AFAD selde zarar gören araçların bedelini öder mi?

Sel felaketinden sonra bazı yardım ve destek uygulamaları bulunabilir. Ancak AFAD’ın bütün kaskosuz araçların bedelini otomatik olarak ödediği yönünde genel bir kural bulunmamaktadır.

Kaskosu olmayan araç için avukat aracılığıyla tazminat davası açılabilir mi?

Evet. Somut olayda tazminat şartları mevcutsa ilgili kişi veya idareye karşı hukuki başvuru yapılabilir. Başvurulacak yargı yolu, zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen kişiye ve sorumluluğun hukuki nedenine göre belirlenir.

Sonuç: Selde Zarar Gören Aracın Kaskosu Yoksa Tazminat Alınabilir mi?

Sel felaketinde zarar gören bir aracın kasko sigortasının bulunmaması, araç sahibinin bütün tazminat haklarını ortadan kaldırmaz.

Ancak kasko bulunmadığında doğrudan araç sahibinin kendi sigorta şirketinden sel hasarı ödemesi talep etmesi mümkün olmayabilir.

Bu nedenle zararın meydana gelmesinde belediyenin veya başka bir kamu idaresinin hizmet kusuru, otopark işletmesinin sorumluluğu, site yönetiminin ihmali veya başka bir kişinin hukuka aykırı davranışı bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Danıştay’ın 2025 tarihli kararında da sel felaketinin doğal afet niteliğinde bulunmasının kamu idarelerinin sorumluluğunu her durumda ortadan kaldırmadığı, altyapı hizmetleri ve nedensellik bağının ayrıntılı incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Özellikle kaskosu bulunmayan araç sahiplerinin hasarın meydana geldiği yerin özelliklerini, zararın nedenini ve sorumlu olabilecek kişi veya kurumları belirlemeleri önem taşımaktadır.

Sonuç olarak sel felaketinde zarar gören aracın kaskosu olmasa bile, hukuki sorumluluk şartları gerçekleşmişse araç onarım bedeli, tam hasar zararı ve koşulları mevcut olan diğer maddi zararlar için tazminat talep edilmesi mümkündür.

Ancak tazminat hakkının varlığı ve miktarı, somut olayın özelliklerine ve hukuka uygun delillerle ortaya konulan sorumluluk durumuna göre belirlenir.


Av. Ferhat Küle – Sel Hasarı ve Araç Tazminat Davaları

Sel felaketi, su baskını, altyapı eksikliği veya otoparklarda meydana gelen su baskınları nedeniyle araçlarında maddi zarar oluşan kişilerin, kasko sigortası bulunmasa dahi hukuki haklarını değerlendirmeleri mümkündür.

Av. Ferhat Küle, İstanbul’da idare hukuku, tazminat uyuşmazlıkları, sigorta hukuku, araç hasarları, belediyelerin hizmet kusurundan kaynaklanan tam yargı davaları ve özel hukuk sorumluluğuna dayalı tazminat talepleri kapsamında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Sel nedeniyle zarar gören araçlarda zararın tespiti, ilgili kurumların sorumluluğunun araştırılması, hukuki başvuru sürelerinin değerlendirilmesi ve tazminat taleplerinin hazırlanması konusunda hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İletişim Bilgileri

Av. Ferhat Küle

Leave a Reply

Call Now Button

Çerez tercihleri