Hukuk Makaleleri

This is a single blog caption

Doktorların Öncesi-Sonrası Hasta Fotoğrafı Paylaşmasının Hukuki, Etik ve Cezai Riskleri

Doktorların Öncesi-Sonrası Hasta Fotoğrafı Paylaşmasının Hukuki, Etik ve Cezai Riskleri

Türkiye, son yıllarda estetik cerrahi, saç ekimi, diş hekimliği ve dermatolojik uygulamalar başta olmak üzere global sağlık turizminin ve medikal estetiğin en önemli çekim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu yoğun rekabet ortamında hekimler, klinikler ve sağlık turizmi aracı kuruluşları, potansiyel hastalara ulaşmak ve hizmet kalitelerini görsel olarak kanıtlamak amacıyla sosyal medya platformlarını (Instagram, TikTok, YouTube vb.) ve internet sitelerini aktif biçimde kullanmaktadır. Bu dijital pazarlama yöntemlerinin en popüler ve etkili araçlarından biri ise şüphesiz hastaların “öncesi ve sonrası” (before-after) fotoğraflarının paylaşılmasıdır.
Ancak hastaların ameliyat veya tedavi öncesindeki durumları ile iyileşme sürecindeki veya sonrasındaki hallerini gösteren görsellerin internette ve sosyal medyada sergilenmesi, tıp hukuku, kişisel verilerin korunması mevzuatı ve sağlık reklamcılığı kuralları açısından oldukça hassas ve katı bir yasal zemine oturmaktadır. Sağlık hizmetlerinin ticari bir meta gibi pazarlanmasındaki sakıncalar, yasa koyucuyu ve denetleyici kurumları bu alanda sıkı kurallar getirmeye yöneltmiştir.
Doktorların veya sağlık tesislerinin öncesi-sonrası hasta fotoğrafı paylaşırken hangi yasal sınırları ihlal edebileceği, hangi cezai ve hukuki risklerle karşılaşabileceği, hasta rızasının (onamının) hukuki değeri ve konunun Sağlık Bakanlığı mevzuatı ile Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) karşısındaki konumu bu kapsamlı rehberde detaylıca incelenmektedir.

1. Sağlık Sektöründe Reklam Yasağı ve Temel Mevzuat

Türkiye’de sağlık hizmetlerinin sunumu, ticari işletmelerin mal satımına benzemez. Sağlık, Anayasa ile koruma altına alınmış temel bir insan hakkıdır ve bu alanda yürütülecek faaliyetler sıkı denetimlere tabidir. Doktorların ve hastanelerin reklam yapması, kanunlar ve yönetmeliklerle çok ciddi sınırlamalara bağlanmıştır.

A. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve Tıbbi Etik Kurallar

1960 tarihli Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 7. maddesi uyarınca hekimin mesleğini uygularken reklam yapması, ticari ilanlar vermesi, hastaları kendi tarafına çekmek için rekabet yaratıcı ve yanıltıcı vasıtalara başvurması kesinlikle yasaktır. Hekim, mesleğini icra ederken insan sağlığını ön planda tutmakla yükümlüdür; tedavi süreçleri ticari bir kazanç aracı olarak sergilenemez.

B. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik

Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan ve yürürlükte olan ilgili yönetmelikler, hekimlerin ve sağlık tesislerinin internet ortamında ve sosyal medyada yapabileceği paylaşımların sınırlarını net bir şekilde çizer.
  • Bilgilendirme ile Reklamın Ayrımı: Yönetmelik, halkı bilgilendirme ile ticari reklamı birbirinden kesin olarak ayırır. Bilgilendirme, objektif, bilimsel, kanıta dayalı ve hastayı yönlendirici olmayan nitelikte olmalıdır.
  • Öncesi-sonrası fotoğrafları, izleyicide “bu tedavi kesinlikle bende de aynı sonucu verecek” algısı yarattığı, beklentiyi yapay şekilde yükselttiği ve estetik kaygıları körüklediği için hukuken “reklam” niteliği taşımaktadır.

2. Öncesi-Sonrası Fotoğraf Paylaşımının Hukuki Dayanakları ve Riskler

Hekimlerin veya kliniklerin sosyal medyada hasta fotoğrafları paylaşması, temel olarak üç farklı hukuk dalında ciddi sorumluluklar ve yaptırımlar doğurur: Kişisel Verilerin Korunması Hukuku, Özel Hayatın Gizliliği / Kişilik Hakları ve Sağlık İdari Mevzuatı.
                         FOTOĞRAF PAYLAŞIMININ YASAL RİSKLERİ
                                          │
    ┌──────────────────────┬──────────────┴──────────────┬──────────────────────┐
    ▼                      ▼                             ▼                      ▼
KVKK İHLALLERİ         KİŞİLİK HAKLARI               İDARİ YAPTIRIMLAR      CEZAİ SORUMLULUK
(6698 Sayılı Kanun)   (TMK m. 24 / TBK m. 58)        (Sağlık Bakanlığı)     (TCK m. 134 / m. 136)
    │                      │                             │                      │
    ▼                      ▼                             ▼                      ▼
Ağır İdari Para        Manevi Tazminat ve            Yetki Belgesi İptali,  Özel Hayatın Gizliliği
Cezaları ve Kurul      Yayından Kaldırma             Reklam Durdurma,       ve Verileri Hukuka
Kararları              Kararları                     Disiplin Cezaları      Aykırı Yayma Suçu

A. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) Açısından Riskler

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 6 hükmüne göre, kişilerin sağlık verileri “özel nitelikli kişisel veri” (hassas veri) kategorisindedir. Hastanın bir estetik operasyon geçirdiğini, diş taktirdiğini, saç ektirdiğini veya hangi tıbbi tedaviye maruz kaldığını gösteren öncesi-sonrası fotoğrafları doğrudan kişinin sağlık verisidir.
  • Açık Rıza Şartı: Sağlık verilerinin işlenmesi, paylaşılması veya sosyal medyada yayınlanması normal verilere göre çok daha katı kurallara bağlıdır. Hastadan alınacak rızanın “Açık Rıza” niteliğinde olması, yani özgür iradeye dayanması, tereddüde yer vermeyecek şekilde aydınlatılmış bir onama dayanması ve her an geri alınabilir olması şarttır.
  • KVKK Kurul Kararları: Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), hastaların yüzleri görünmese dahi (örneğin sadece burun veya saç bölgesi çekilmiş olsa bile) vücut hatları veya karakteristik özellikleri üzerinden tanınabilir olmaları durumunda bunun sağlık verisi ihlali teşkil edeceğine ve idari para cezası uygulanacağına dair çok sayıda emsal karara imza atmıştır.

B. Kişilik Haklarının İhlali ve Manevi Tazminat

Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 24 uyarınca, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden saldırının durdurulmasını ve tehlikenin önlenmesini isteyebilir. Hastanın fotoğrafının sosyal medyada bir pazarlama aracı olarak kullanılması, rızası yoksa veya rızası sonradan geri alınmışsa açık bir kişilik hakkı ihlalidir.
  • Manevi Tazminat (TBK m. 58): Fotoğrafı paylaşılan hasta, mahkemeye başvurarak özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini, habersiz şekilde ticari reklam malzemesi yapıldığını öne sürerek hekimden veya klinikten yüksek tutarlı Manevi Tazminat talep edebilir.

C. Sağlık Bakanlığı İdari Yaptırımları ve Reklam Kurulu Cezaları

Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, tıbbi estetik ve sağlık turizmi alanında yapılan sosyal medya paylaşımlarını titizlikle incelemektedir.
  • Öncesi-sonrası fotoğraflarla hastaları cezbeden, yanıltıcı vaatlerde bulunan ve “en iyi klinik biziz” imajı yaratan paylaşımlara Reklam Kurulu tarafından idari para cezaları ve reklamları durdurma / yayından kaldırma cezaları verilmektedir.
  • İhlalin tekrarlanması durumunda doktorun meslek icra yetkisine yönelik disiplin soruşturmaları ve hastanenin/kliniğin ruhsat iptali süreçleri tetiklenebilmektedir.

3. Hasta Rızasının (Onamın) Hukuki Değeri ve Geçerlilik Şartları

Hekimlerin en sık düştüğü yanılgılardan biri, hastaya ameliyat öncesi imzalattıkları standart “Fotoğraflarımın sosyal medyada kullanılmasını kabul ediyorum” ibareli tek cümlelik muvafakatnamelerin kendilerini her türlü hukuki sorumluluktan kurtaracağı inancıdır. Türk hukuku bu konuda son derece katıdır.
                           GEÇERLİ BİR RIZANIN UNSURLARI
                                         │
    ┌──────────────────────┬──────────────┴──────────────┬──────────────────────┐
    ▼                      ▼                             ▼                      ▼
ÖZGÜR İRADE            AYDINLATILMIŞ RIZA            YAZILI VE AÇIK SEÇİK   HER AN GERİ ALINABİLİR
(Baskı Olmaksızın)     (Paylaşım Alanları Net)       (Genel İbareler Yok)   (İstendiğinde Silinir)

A. Aydınlatılmış Onamın Eksiksiz Olması

Hastanın fotoğrafının paylaşılmasına rıza göstermesi için, bu fotoğrafın tam olarak hangi mecralarda (sadece Instagram mı, web sitesi mi, yabancı reklam ajansları mı?), hangi amaçla ve ne süreyle kullanılacağını tam olarak bilmesi gerekir. “Tüm sosyal medya mecralarında süresiz olarak kullanılacaktır” gibi genel ve kapsayıcı ifadeler içeren muvafakatnameler, tüketici ve KVKK hukuku açısından genellikle geçersiz kabul edilir.

B. Baskı Altında Alınmamış Olması (Özgür İrade)

Hasta, henüz tedavi masasındayken, ameliyat korkusu yaşarken veya hastane indiriminden yararlanabilmek için psikolojik baskı altında fotoğraf kullanımına onay vermeye zorlanmamalıdır. Rızanın özgür iradeyle verilmediğinin tespiti halinde hukuki geçerliliği ortadan kalkar.

C. Rızanın Her Zaman Geri Alınabilmesi (Unutulma Hakkı)

KVKK ve Türk Medeni Kanunu uyarınca, hasta tedavi sonrasında geçmişte verdiği fotoğraf paylaşım rızasını her zaman ve gerekçe göstermeksizin geri alma hakkına sahiptir.
  • Hasta rızasını geri çektiği anda hekim veya klinik, sosyal medyadaki ve web sitesindeki tüm fotoğrafları derhal yayından kaldırmak zorundadır. “Ama siz başta imza atmıştınız” savunması hukuken geçersizdir. Paylaşımın devam etmesi her geçen gün ayrı bir hukuki ihlal sayılır.

4. Öncesi-Sonrası Fotoğraflarında Yasalara Uygun Paylaşım Mümkün müdür?

Mevzuattaki tüm bu katı sınırlamalara rağmen, hekimlerin bilimsel, akademik ve doğru sınırlar içinde görsel paylaşım yapabileceği istisnai alanlar mevcuttur. Ancak bu alanların sınırları son derece dardır:

A. Bilimsel ve Akademik Amaçlı Paylaşımlar

  • Eğer fotoğraf sadece tıp kongrelerinde, uluslararası hakemli tıp dergilerinde, bilimsel makalelerde veya hekimler arası mesleki eğitim platformlarında paylaşılıyorsa, bu durum tıp etiği ve hukuku açısından kabul görmektedir.
  • Bu paylaşımlarda bile hastanın yüzünün tamamen kapatılması (buzlanması veya maskelenmesi) ve kimliğinin deşifre edilmemesi temel esastır.

B. Ticari ve Reklam Amaçlı Paylaşımların Yasak Olması

  • Hastaların estetik değişimlerini Instagram veya TikTok gibi sosyal medya hesaplarında “beğeni toplamak”, “yeni hasta çekmek” veya “pazarlama yapmak” amacıyla öncesi-sonrası şeklinde sergilemek, Sağlık Bakanlığı yönetmelikleri ve deontoloji kuralları gereği kesinlikle yasaktır.
  • Yabancı hastaların hedeflendiği sağlık turizmi faaliyetlerinde de bu kural aynen geçerlidir; yabancı hastaların fotoğraflarının izinsiz veya reklam amaçlı kullanımı çok ağır idari yaptırımlara sebep olur.

5. Cezai Sorumluluk: Türk Ceza Kanunu (TCK) Kapsamındaki Suçlar

Öncesi-sonrası fotoğraflarının izinsiz veya hukuka aykırı şekilde paylaşılması, sadece tazminat davalarına veya idari cezalara değil, doğrudan ceza hukuku kapsamına giren suçlara da vücut verebilir.
                           CEZAİ SORUMLULUK KAPSAMI
                                       │
         ┌─────────────────────────────┴─────────────────────────────┐
         ▼                                                           ▼
ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL                VERİLERİ HUKUKU AYKIRI VERECEK 
     (TCK Madde 134)                          VEYA YAYMAK (TCK Madde 136)
• Hastanın özel yaşam alanına dair           • Sağlık verilerinin izinsiz olarak
  görselin hukuka aykırı ifşası               sosyal medyada başkalarına yayılması

A. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK m. 134)

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, Türk Ceza Kanunu m. 134 uyarınca cezalandırılır. Özellikle vücudun mahrem bölgelerini, estetik operasyon geçirilen hassas alanları gösteren fotoğrafların rıza olmaksızın veya rızanın kapsamı aşırılarak internet ortamında yayınlanması, kişinin özel hayatına müdahale olarak değerlendirilebilir.

B. Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Yayma Suçu (TCK m. 136)

Sağlık verileri gibi hassas kişisel verileri, hukuka aykırı olarak başkalarına veren, yayan veya basan kişiler hakkında TCK m. 136 gereği ciddi hapis cezaları öngörülmüştür. Sosyal medyada umuma açık şekilde paylaşılan bir hasta fotoğrafı, binlerce kişi tarafından kopyalanıp yayılabileceği için suçun unsurları oluşabilir.

6. Hekimler ve Klinikler İçin Koruyucu Hukuki Tavsiyeler

Sosyal medyanın gücünden yararlanmak isteyen ancak hukuki ve cezai risklerle karşılaşmak istemeyen hekimlerin ve sağlık tesislerinin dikkat etmesi gereken altın kurallar şunlardır:
                            HUKUKİ RİSKLERDEN KORUNMA REHBERİ
                                          │
    ┌──────────────────────┬──────────────┴──────────────┬──────────────────────┐
    ▼                      ▼                             ▼                      ▼
REKLAMDAN KAÇININ      AYDINLATILMIŞ ONAM ALIN       UNUTULMA HAKKINA SAYGI   İLETİŞİMİ BİLİMSEL TUTUN
(Öncesi-Sonrası yerine (Hangi mecrada kullanılacağı  (Rıza geri alındığında   (Estetik başarı yerine 
 bilgilendirici metin)  metinde net yazmalı)          derhal silinmelidir)     tıbbi başarı odaklı)
  1. Öncesi-Sonrası Paylaşımlarından Tamamen Kaçının: Sosyal medya hesaplarınızda hasta memnuniyeti odaklı, estetik değişimi öven “öncesi-sonrası” görseller yerine, tıbbi bilgilendirme içeren anatomi çizimleri, ameliyatsız bilgilendirme postları veya akademik makaleler paylaşın.
  2. Detaylı ve Sınırlı Onam Alın: Mutlaka yazılı bir rıza formu alın; ancak bu formun “genel bir pazarlama izni” olmadığını, sadece belirli bir eğitim veya bilimsel sunum için geçerli olduğunu açıkça metne işleyin.
  3. Hastanın Taleplerine Duyarlı Olun: Hasta gönderinin kaldırılmasını talep ettiği an, hiçbir mazeret üretmeden görseli sosyal medyadan ve web sitesinden derhal silin.
  4. Aracı Kuruluşların Paylaşımlarını Denetleyin: Sağlık turizmi acentelerinin sizin adınıza yaptığı reklamlarda izinsiz hasta fotoğrafları kullanıp kullanmadığını sürekli kontrol edin; aksi takdirde acentenin yaptığı yasal ihlallerden siz de sorumlu tutulabilirsiniz.

Sonuç ve Genel Değerlendirme

Tıbbi estetik, saç ekimi, ağız ve diş sağlığı ile genel cerrahi başta olmak üzere günümüz tıp pratiğinde sosyal medyanın ve dijital pazarlama mecralarının aktif kullanımı, hekimler ve sağlık tesisleri açısından kaçınılmaz bir gereksinim haline gelmiştir. Bu süreçte potansiyel hastalara ulaşmak, klinik başarıyı görselleştirmek ve hekimin mesleki yetkinliğini sergilemek amacıyla en sık başvurulan yöntem “öncesi ve sonrası” (before-after) hasta fotoğraflarının paylaşılmasıdır. Ancak yukarıdaki tüm bölümlerde detaylarıyla ele alındığı üzere; bu görsel paylaşımlar yalnızca basit bir pazarlama faaliyeti olmayıp, Türk hukuk sisteminde sağlık mevzuatı, tıp etiği, kişisel verilerin korunması hukuku, kişilik hakları ve ceza hukuku ekseninde çok katmanlı ve son derece katı sınırlamalara tabidir.
Sağlık hizmetlerinin niteliği gereği ticari bir emtia olarak pazarlanamayacağı ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile teminat altına alınan sağlık hakkının ve insan onurunun doğal bir sonucudur. Yasa koyucu, Sağlık Bakanlığı, Reklam Kurulu ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) başta olmak üzere düzenleyici ve denetleyici otoriteler, hastaların estetik kaygılarının veya sağlık arayışlarının ticari beklentilerle suistimal edilmesini engellemek adına “öncesi-sonrası” paylaşımlarını çok sıkı bir denetim ağına almıştır. Hastadan başlangıçta alınan basılı veya dijital rıza (onam) formları, hekimleri her türlü hukuki ve idari sorumluluktan muaf kılan mutlak bir zırh teşkil etmemektedir. Hastanın rızasını dilediği an gerekçe göstermeksizin geri alabilme (unutulma) hakkının bulunması, genel ve muğlak ifadeler içeren onam formlarının geçersizliği ve yüz kapatılsa dahi vücut bütünlüğü üzerinden kimlik tespitinin mümkün olması durumlarında doğan ihlaller, hekimleri ağır idari para cezaları ve yüksek tutarlı manevi tazminat yükümlülükleriyle karşı karşıya bırakmaktadır.
Bunun yanı sıra, sınırları aşan ve hastanın özel hayatının mahremiyetini ihlal eden veya sağlık verilerini hukuka aykırı şekilde kamuoyuna maruz bırakan paylaşımlar, Türk Ceza Kanunu kapsamında doğrudan hapis cezasını gerektiren suç tiplerini oluşturabilmektedir. Dolayısıyla hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının sosyal medya stratejilerini belirlerken “daha fazla hasta çekme” odaklı agresif pazarlama yöntemleri yerine, hasta mahremiyetine saygılı, kanıta dayalı, objektif ve bilimsel bilgilendirme yaklaşımını benimsemeleri hem mesleki itibarın korunması hem de telafisi imkânsız hukuki ve finansal yaptırımlarla karşılaşılmaması adına tek güvenli yoldur.
Aşağıdaki kapsamlı karşılaştırma ve risk analiz tablosu, doktorların öncesi-sonrası hasta fotoğrafı paylaşımında karşılaşabilecekleri yasal boyutları, ilgili mevzuat dayanaklarını, olası ihlal türlerini ve bunlara bağlı olarak doğacak yaptırımları toplu ve sistematik bir biçimde özetlemektedir:

Öncesi-Sonrası Hasta Fotoğrafı Paylaşımının Hukuki Risk ve Yaptırım Analiz Tablosu

Hukuki Alan / Denetleyici Kurum İlgili Mevzuat / Kanun Maddesi İhlal Teşkil Eden Eylem / Durum Uygulanan Yaptırım ve Hukuki Sonuç
Kişisel Verilerin Korunması (KVKK) 6698 sayılı KVKK m. 6 (Özel Niteliği Haiz Kişisel Veriler) ve m. 18 Hastanın rızası olmadan, yetersiz/genel onamla veya rıza geri alındığı halde fotoğrafın/videonun yayınlanmaya devam etmesi; yüz buzlanmış olsa dahi kişisel özelliklerden hastanın tanınabilir olması. Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından her bir ihlal için ağır İdari Para Cezası uygulanması; verilerin derhal silinmesi ve imha edilmesi talimatı verilmesi.
Özel Hayatın Gizliliği ve Kişilik Hakları 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 24 & 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 58 Hastanın beden bütünlüğüne ve estetik sürecine ait görsellerin pazarlama malzemesi yapılması, özel yaşam alanının ihlal edilmesi ve hastanın rencide edilmesi. Hastanın açacağı davalar neticesinde hekim ve klinik aleyhine yüksek tutarlı Manevi Tazminat kararı verilmesi; içeriğin yayından kaldırılması ve erişimin engellenmesi.
Sağlık Mevzuatı ve Tıbbi Deontoloji Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi m. 7 & Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Yönetmeliği Hastada “garanti sonuç” algısı yaratan, estetik beklentiyi yapay artıran, ticari rekabet oluşturan ve “öncesi-sonrası” karşılaştırması içeren her türlü görsel reklam paylaşımı. Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlükleri tarafından idari para cezası, sağlık tesisinin/kliniğin faaliyetinin durdurulması, geçici ruhsat askısı ve disiplin soruşturması.
Ticaret ve Reklam Hukuku 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 61 ve Ticari Reklam Yönetmeliği Tüketiciyi/hastayı yanıltıcı, örtülü reklam niteliğinde, bilimsellikten uzak, diğer hekim ve klinikleri rencide edici veya özendirici öncesi-sonrası paylaşımları. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu tarafından reklamları durdurma cezası, erişim engellemesi ve yüksek idari para cezaları (ulusal veya sosyal medya yayınının etki alanına göre).
Ceza Hukuku (Özel Hayatın İhlali) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal) Hastanın mahrem veya özel beden alanlarına ait fotoğraflarının rızası dışında veya şantaj/baskı/aldatma yoluyla internette ifşa edilmesi. 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası; eylemin basın, yayın veya sosyal medya yoluyla işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılması.
Ceza Hukuku (Veri Güvenliği) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 136 (Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme) Hastaya ait hassas nitelikli sağlık verisi (ameliyat/tedavi görselleri) sayılan verilerin hukuka aykırı şekilde sosyal medyada yayınlanması, başkalarına aktarılması. 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası; suçun hekimlik mesleğinin sağladığı kolaylık ve güven ihlal edilerek işlenmesi halinde cezanın artırılması.
Mesleki Disiplin Hukuku 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu ve TTB Disiplin Yönetmeliği Hekimlik mesleğinin onuruna aykırı şekilde ticari reklam yapılması, deontoloji kurallarının ihlal edilerek meslektaşlar arasında haksız rekabet yaratılması. Tabip Odaları Disiplin Kurulları tarafından Uyarma, Kınama, Para Cezası ve fiilin tekrarı veya ağırlığı halinde Geçici Meslekten Alıkoyma (Pratik İcra Yasağı).
Özetle; tıp biliminin temel felsefesi olan “Önce zarar verme” (Primum non nocere) ilkesi, dijital çağda hekimlerin sosyal medya kullanımında da aynen geçerlidir. Hekimlerin hastalarına tıbbi alanda zarar vermeme yükümlülüğü, onların dijital mecralardaki kişisel verilerini, mahremiyetlerini ve kişilik haklarını koruma borcunu da kapsar. Öncesi-sonrası görsellerinin yaratacağı anlık pazarlama avantajı, uzun vadede telafisi imkânsız hukuki, cezai ve mesleki kayıpların yanında son derece riskli kalmaktadır. Bu nedenle hekimlerin ve klinik yöneticilerinin, sosyal medya yönetimi süreçlerini mutlaka tıp hukuku ve kişisel verilerin korunması alanında uzman hukukçuların rehberliğinde, mevzuata tam uyum (compliance) prensibiyle yapılandırmaları hayati bir zorunluluktur.

Leave a Reply

Call Now Button