Hukuk Makaleleri

Elektrikli Araçlarda Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Elektrikli Araçlarda Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Elektrikli araçların trafikteki sayısının artmasıyla birlikte trafik kazalarından kaynaklanan araç değer kaybı tazminatı uyuşmazlıklarında yeni teknik ve hukuki sorunlar ortaya çıkmaktadır. Klasik içten yanmalı araçlarda değer kaybı çoğunlukla kaporta, şasi, boya ve değişen parçalar üzerinden tartışılırken elektrikli araçlarda; yüksek voltaj bataryası, batarya muhafazası, elektrik motoru, inverter, yüksek voltaj kabloları, şarj sistemi, termal yönetim sistemi, sensörler, kameralar ve sürüş destek sistemleri aracın ikinci el piyasa değerinin belirlenmesinde ayrıca önem kazanmaktadır.

Bununla birlikte Türk hukukunda, 2026 yılı itibarıyla elektrikli araçlar için ayrı ve sabit bir araç değer kaybı hesaplama formülü bulunmamaktadır. Elektrikli araçların değer kaybı da esas itibarıyla gerçek zarar ilkesine göre belirlenmekte; aracın kaza öncesindeki ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrasındaki ikinci el piyasa değeri arasındaki ekonomik fark araştırılmaktadır.

Nitekim 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren SEDDK’nın 2026/11 sayılı Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Sigorta Eksperlerince Kullanılacak Rapor Şablonlarına İlişkin Genelgesi, ekspertiz raporlarında aracın yakıt cinsinin “tam elektrikli” olarak ayrıca belirtilmesini öngörmekle birlikte elektrikli araçlar için farklı bir matematiksel değer kaybı formülü getirmemektedir. Genelgede benimsenen temel yaklaşım, gerçek piyasa koşullarının araştırılmasıdır.

Elektrikli Araçlarda Değer Kaybı Nedir?

Araç değer kaybı, trafik kazasında hasar gören ve daha sonra onarılan aracın, kazadan önceki ekonomik değeri ile onarımdan sonraki ekonomik değeri arasında meydana gelen azalmadır.

Başka bir ifadeyle araç teknik açıdan tamamen eski hâline getirilmiş olsa dahi ikinci el piyasasında;

  • kazaya karışmış olması,
  • hasar kaydının bulunması,
  • bazı parçalarının değiştirilmiş veya onarılmış olması,
  • yapısal ya da güvenlik açısından önemli bölgelerinin hasarlanmış olması

nedeniyle kazasız emsalinden daha düşük bedele satılabiliyorsa ekonomik bir değer kaybı söz konusu olabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/2049 E., 2021/771 K. sayılı kararında da değer kaybının; aracın modeli, markası, yaşı, kilometresi, hasarın niteliği ve miktarı gibi unsurlar değerlendirilerek, kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrasındaki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark üzerinden belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Aynı yaklaşım Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin çeşitli kararlarında da sürdürülmektedir.

Elektrikli araçlarda da temel prensip budur. Ancak aracın teknolojik yapısı sebebiyle piyasa değerini etkileyen faktörler klasik araçlara göre daha ayrıntılı araştırılmalıdır.


Elektrikli Araçlarda Değer Kaybının Hukuki Dayanağı

Elektrikli araçlarda değer kaybı, ayrı bir zarar türü olarak özel bir kanunda düzenlenmiş değildir. Talebin hukuki temeli esas itibarıyla;

  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu,
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri,
  • 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu,
  • Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası düzenlemeleri,
  • Anayasa Mahkemesi kararları,
  • Yargıtay içtihatları

çerçevesinde belirlenmektedir.

Anayasa Mahkemesinin değer kaybının hesaplanmasına ilişkin sınırlayıcı düzenlemeler hakkında verdiği iptal kararları sonrasında gerçek zararın ve somut piyasa değerinin belirlenmesi daha da önem kazanmıştır. Anayasa Mahkemesi 29 Aralık 2022 tarihli E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararında da motorlu taşıt değer kaybı tazminatının belirlenmesine ilişkin kanuni düzenlemeleri mülkiyet hakkı bakımından incelemiştir.

Güncel uygulamada da SEDDK’nın 2026/11 sayılı Genelgesindeki ekspertiz raporu, sabit katsayılara dayalı soyut bir hesap yerine piyasa analiz yöntemini esas almaktadır.


Elektrikli Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Temel hesap şu şekilde ifade edilebilir:

Değer Kaybı = Aracın Kaza Öncesi Hasarsız Piyasa Değeri – Aracın Onarılmış Hâlinin Piyasa Değeri

Bulunan değer daha sonra kusur oranına göre değerlendirilir.

Örneğin;

  • aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri: 2.400.000 TL,
  • aracın kazadan sonra usulüne uygun şekilde onarılmış hâlinin piyasa değeri: 2.150.000 TL

ise;

Brüt değer kaybı: 250.000 TL’dir.

Araç sahibinin kazada %20 kusurlu, karşı tarafın ise %80 kusurlu olduğu kabul edilirse;

250.000 TL × %80 = 200.000 TL

talep edilebilir değer kaybı ortaya çıkacaktır.

Bu örnek yalnızca hesaplama mantığını göstermektedir. Gerçek dosyada 2.150.000 TL’lik onarım sonrası piyasa değerinin soyut şekilde belirlenmesi mümkün değildir. Emsal araç satışları ve hasarın niteliği araştırılmalıdır.

SEDDK’nın 2026/11 sayılı ekspertiz raporu şablonunda da eksperin; yetkili bayilerin ikinci el birimleri, galeriler ve çevrim içi satış platformlarından araştırma yapması, aracın teknik donanımını, kilometresi ve geçmiş hasarlarını incelemesi ve emsal araçların gerçek alınıp satılabilir değerini belirlemesi öngörülmektedir.


Elektrikli Araçlarda Kaza Öncesi Piyasa Değeri Nasıl Belirlenmelidir?

Elektrikli araçlarda ilk aşama, aracın kaza tarihinde kazasız durumda ne kadar edeceğinin belirlenmesidir.

Yalnızca aracın marka ve modeli yeterli değildir.

Örneğin aynı model elektrikli aracın;

  • farklı batarya kapasitesine,
  • farklı motor gücüne,
  • dört çeker veya iki çeker sisteme,
  • farklı donanım paketine,
  • farklı yazılım özelliklerine,
  • farklı sürüş menziline

sahip versiyonları arasında önemli fiyat farkları bulunabilir.

Bu nedenle değerleme yapılırken mümkün olduğunca birebir aynı teknik özelliklere sahip araçların emsal alınması gerekir.

SEDDK’nın 2026 tarihli rapor şablonunda da aracın teknik donanımı, geçmiş hasarları, kilometresi, kullanım şekli ve piyasa rayicini etkileyebilecek diğer faktörlerin dikkate alınması istenmektedir.


Batarya Elektrikli Araçlarda Değer Kaybının En Önemli Unsurlarından Biridir

Elektrikli araçların piyasa değerindeki en önemli kalemlerden biri yüksek voltaj çekiş bataryasıdır.

Bu nedenle bir kazada batarya veya batarya çevresindeki yapıların zarar görüp görmediğinin ayrıca incelenmesi gerekir.

Özellikle;

  • batarya paketinin kendisi,
  • batarya muhafazası,
  • batarya alt koruma plakası,
  • batarya taşıyıcı bağlantıları,
  • batarya modülleri,
  • batarya soğutma sistemi,
  • batarya yönetim sistemi,
  • yüksek voltaj bağlantıları

zarar görmüşse ikinci el piyasasındaki ekonomik etki, klasik bir tampon veya çamurluk hasarından çok daha farklı olabilir.

Batarya Değişirse Araçta Değer Kaybı Olur mu?

Bataryanın tamamen yeni ve orijinal bir batarya ile değiştirilmiş olması değer kaybını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Çünkü değer kaybı yalnızca kullanılan parçanın yeni veya eski olmasına göre değil, piyasadaki gerçek alıcı davranışına göre belirlenir.

Bir ikinci el araç alıcısı;

“Bu aracın yüksek voltaj bataryası neden değiştirildi?”

sorusunu sorabilir.

Batarya değişiminin trafik kazasına bağlı olması hâlinde aracın ağır bir darbe aldığı yönünde piyasa algısı oluşabilir.

Buna karşılık üretici garantisi kapsamında, herhangi bir trafik kazası olmaksızın gerçekleştirilen rutin batarya değişimi ile kaza sonucu batarya değişimi aynı şekilde değerlendirilemez.

Dolayısıyla her olay kendi şartları içerisinde araştırılmalıdır.


Batarya Sağlığı Değer Kaybı Hesabını Etkiler mi?

Evet.

Elektrikli araçlarda bataryanın State of Health – SOH, yani batarya sağlık oranı, aracın piyasa değerini etkileyebilecek teknik faktörlerden biridir.

Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır.

Kaza öncesinde batarya doğal kullanım nedeniyle örneğin %90 sağlık seviyesinde ise bu normal yıpranmanın tamamının kazaya bağlanması mümkün değildir.

Değer kaybı hesabının amacı, araç sahibinin kazadan bağımsız mevcut ekonomik durumunu iyileştirmek değil, kazanın sebep olduğu ilave ekonomik eksilmeyi gidermektir.

Bu nedenle mümkün olduğu ölçüde;

Kaza öncesi batarya durumu → kaza ve onarım → kaza sonrası batarya durumu

karşılaştırılmalıdır.

Bu noktada üretici servis kayıtları ve diagnostik test raporları önemli deliller hâline gelebilir.


Batarya Hasarı Olmadan da Elektrikli Araçta Yüksek Değer Kaybı Oluşabilir mi?

Oluşabilir.

Örneğin batarya paketinin kendisi zarar görmemiş ancak aracın taban kısmında batarya muhafazasına yakın yapısal bir hasar meydana gelmiş olabilir.

Aracın teknik olarak güvenli biçimde onarılmış olmasına rağmen ikinci el piyasasında;

  • batarya güvenliği,
  • su izolasyonu,
  • elektrik izolasyonu,
  • ileride meydana gelebilecek batarya arızası,
  • termal kaçak veya yangın riski

konusunda tereddüt oluşabilir.

Bu tereddüdün piyasa satış fiyatını gerçekten düşürdüğü emsal satış araştırmalarıyla ortaya konulabiliyorsa değer kaybı hesabına yansıtılması gerekir.


Elektrik Motoru ve İnverter Hasarı Değer Kaybına Etki Eder mi?

Elektrikli araçlarda klasik motor yerine kullanılan elektrik motoru, güç elektroniği ve inverter sistemi aracın ana teknik bileşenlerindendir.

Kazanın;

  • elektrik motoruna,
  • inverter sistemine,
  • redüksiyon dişlisine,
  • yüksek voltaj güç ünitelerine

zarar vermesi ve bunların değiştirilmesi, somut aracın ikinci el piyasasındaki değerini etkileyebilir.

Bununla birlikte yalnızca parçanın pahalı olması tek başına yüksek değer kaybı bulunduğunu göstermez.

Örneğin 300.000 TL maliyetli bir elektronik ünitenin değiştirilmesi araçta 300.000 TL değer kaybı oluşturduğu anlamına gelmez.

Onarım maliyeti ile değer kaybı farklı kavramlardır.


Şarj Sistemi Hasarı Değer Kaybına Etki Eder mi?

Elektrikli araçlarda;

  • AC şarj ünitesi,
  • DC hızlı şarj sistemi,
  • şarj portu,
  • onboard charger,
  • yüksek voltaj bağlantıları

araç değerini etkileyen teknik unsurlardır.

Basit bir şarj kapağının değiştirilmesi çoğu olayda ciddi değer kaybı yaratmayabilir.

Buna karşılık yüksek voltaj şarj sisteminin önemli bileşenlerinin hasarlanması veya aracın şarj performansının etkilenmesi farklı değerlendirilebilir.


ADAS, Kamera ve Radar Sistemleri Değer Kaybında Önemli midir?

Yeni nesil elektrikli araçların önemli bölümünde gelişmiş sürüş destek sistemleri bulunmaktadır.

Bunlar arasında;

  • adaptif hız sabitleyici,
  • şerit takip sistemi,
  • otomatik acil fren,
  • kör nokta sistemi,
  • park sensörleri,
  • radarlar,
  • lidar sistemleri,
  • çevre görüş kameraları

yer alabilir.

Özellikle ön bölümden meydana gelen kazalarda bu sistemlerin onarılması veya değiştirilmesi yeterli değildir; bazı araçlarda ayrıca kalibrasyon işlemleri yapılması gerekir.

Eksik veya hatalı kalibrasyon güvenlik ve ikinci el piyasa değeri açısından önem taşıyabilir.

Bu nedenle değer kaybı ekspertizinde yalnızca “tampon değişti” şeklinde yüzeysel değerlendirme yapılması elektrikli ve ileri teknolojiye sahip araçlarda yeterli olmayabilir.


Alüminyum Gövde ve Yapısal Hasarlar

Bazı elektrikli araçlarda ağırlığın azaltılması amacıyla yoğun olarak;

  • alüminyum,
  • kompozit parçalar,
  • yüksek mukavemetli çelik,
  • büyük döküm gövde bileşenleri

kullanılmaktadır.

Aracın taşıyıcı yapısındaki hasarın profesyonel şekilde onarılması dahi ikinci el piyasasında önemli değer kaybına neden olabilir.

Özellikle;

  • şasi,
  • podye,
  • direkler,
  • taban,
  • batarya taşıyıcı yapısı,
  • ana gövde elemanları

üzerindeki hasarlar değer kaybı açısından ayrıca incelenmelidir.


Yetkili Serviste Onarım Yapılması Değer Kaybını Ortadan Kaldırır mı?

Hayır.

Araç;

  • yetkili serviste,
  • üreticinin onarım prosedürlerine uygun,
  • tamamen orijinal parçalar kullanılarak

onarılmış olsa bile değer kaybı meydana gelebilir.

Çünkü değer kaybının konusu aracın fiziksel olarak tamir edilip edilmediğinden çok onarım sonrasında piyasada uğradığı ekonomik değer düşüşüdür.

Yargıtay’ın benimsediği temel yaklaşım da aracın onarım sonrasında serbest piyasada kaç liraya satılabileceğinin belirlenmesine yöneliktir.

Ancak yetkili serviste ve üretici standartlarına uygun onarım yapılmış olması, aynı kazanın yetkisiz ve teknik açıdan yetersiz bir yerde onarılmasına kıyasla değer kaybı miktarını azaltabilir.


Yetkisiz Serviste Yapılan Onarım Elektrikli Araç Değer Kaybını Artırabilir mi?

Somut olayın özelliklerine göre artırabilir.

Özellikle elektrikli araçlarda yüksek voltaj sistemlerine müdahale özel teknik bilgi ve ekipman gerektirebilir.

Onarımın;

  • üreticinin öngördüğü yöntemlere aykırı yapılması,
  • uygun olmayan parçaların kullanılması,
  • batarya veya yüksek voltaj sistemi üzerinde yetkisiz müdahale bulunması,
  • üretici garantisinin etkilenmesi

ikinci el piyasa değerinin daha fazla düşmesine sebep olabilir.

Bunun gerçekten kaza ve onarım nedeniyle meydana geldiğinin teknik raporlarla ortaya konulması gerekir.


Elektrikli Araçlarda Hasar Kaydı ile Değer Kaybı Aynı Şey Değildir

En sık yapılan hatalardan biri TRAMER hasar tutarı ile değer kaybı tutarının aynı kabul edilmesidir.

Örneğin;

bir elektrikli aracın onarım faturası 500.000 TL olabilir.

Bu durum;

“Araçta 500.000 TL değer kaybı meydana gelmiştir.”

anlamına gelmez.

Değer kaybı yalnızca onarım maliyetine göre değil, aracın ikinci el piyasasında kazadan kaynaklanan fiyat düşüşüne göre hesaplanır.

Tersi durum da mümkündür.

Elektrikli araçlarda bazı parça fiyatlarının yüksek olması nedeniyle küçük bir hasarın onarım maliyeti yüksek çıkabilirken ikinci el piyasa etkisi sınırlı olabilir.

Buna karşılık onarım maliyeti görece düşük olan ancak batarya muhafazası veya yapısal bölgeyi etkileyen bir hasar piyasada daha ciddi tereddüt oluşturabilir.


Elektrikli Araçlarda Emsal Araç Araştırması Nasıl Yapılmalıdır?

Güncel SEDDK ekspertiz yöntemi açısından en önemli konulardan biri gerçek piyasa araştırmasıdır.

2026/11 sayılı Genelgede yetkili bayi ikinci el birimleri, galeriler ve internet platformları üzerinden piyasa araştırması yapılması öngörülmektedir. Ayrıca aracın kilometresi, geçmiş hasarları, kullanım şekli ve diğer rayiç faktörlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

Elektrikli araçlarda emsal belirlenirken özellikle;

  1. aynı marka ve model,
  2. aynı model yılı,
  3. aynı batarya kapasitesi,
  4. aynı motor gücü,
  5. aynı çekiş sistemi,
  6. aynı donanım paketi,
  7. benzer kilometre,
  8. benzer batarya sağlık durumu,
  9. benzer garanti süresi,
  10. benzer kullanım geçmişi

olan araçlar tercih edilmelidir.

Örneğin 58 kWh bataryalı bir elektrikli araç ile aynı modelin 77 kWh bataryalı versiyonunu doğrudan karşılaştırmak sağlıklı olmayabilir.


İlan Fiyatı Tek Başına Piyasa Değeri midir?

Hayır.

İnternet üzerindeki satış ilanları önemli bir veri olmakla birlikte ilan fiyatları her zaman gerçek satış bedellerini göstermeyebilir.

Bu nedenle değerleme yapılırken yalnızca tek bir internet ilanına dayanılması yerine mümkün olduğunca;

  • çok sayıda emsal ilan,
  • yetkili bayi ikinci el fiyatları,
  • galerilerden alınan bilgiler,
  • aracın gerçekleşebilir alım-satım fiyatı

birlikte değerlendirilmelidir.

SEDDK’nın güncel rapor şablonu da benzer biçimde piyasa araştırmasının birden fazla kaynaktan yapılmasını öngörmektedir.


Önceden Kazası Olan Elektrikli Araç Yeniden Değer Kaybı Talep Edebilir mi?

Önceden kazası bulunan bir araç için değer kaybı talebi kategorik olarak yasak değildir.

Ancak önceki hasarın;

  • hangi bölgede olduğu,
  • hangi parçaların hasarlandığı,
  • mevcut kazayla aynı parçaların etkilenip etkilenmediği,
  • aracın önceki kazadan sonra zaten ne kadar değer kaybettiği

incelenmelidir.

Örneğin aynı batarya muhafazasının daha önce ciddi biçimde hasarlanmış olması, ikinci kazadan kaynaklanan ilave değer kaybını azaltabilir.

Buna karşılık önceki kazada arka tampon hasar görmüş, yeni kazada ise ön bölüm ve yüksek voltaj bileşenleri zarar görmüşse yeni kazanın ayrıca değer kaybı oluşturması mümkündür.

SEDDK’nın 2026 ekspertiz şablonunda da geçmiş hasarlar ve aynı parçanın tekrar hasar görmesi değer kaybı incelemesinde özel olarak dikkate alınmaktadır.


Tampon ve Plastik Parçalarda Değer Kaybı Olur mu?

Eski uygulamalardaki kategorik parça listeleri yerine günümüzde gerçek piyasa etkisinin araştırılması daha önemlidir.

Bu nedenle;

“Tampon plastik olduğu için hiçbir şekilde değer kaybı olmaz.”

şeklinde mutlak bir değerlendirme her olay açısından isabetli değildir.

Bununla birlikte yalnızca sökülüp yenisi takılan basit ve yapısal olmayan bir parçanın aracın ikinci el değerinde ölçülebilir bir düşüş meydana getirmemesi mümkündür.

Belirleyici olan yine gerçek piyasa değerindeki değişimdir.


Elektrikli Araç Pert Olursa Değer Kaybı İstenebilir mi?

Kural olarak aracın tam hasara uğraması durumunda klasik anlamda “onarım sonrası değer kaybı” hesabı yapılmaz.

Çünkü değer kaybı kavramı esas itibarıyla onarılarak kullanılmaya devam eden aracın piyasa değerindeki düşüşü ifade eder.

SBM’nin güncel değer kaybı eksper atama kılavuzunda da hasar nedeniyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğu belirtilmektedir.

Tam hasar hâlinde uyuşmazlık daha çok aracın gerçek rayiç bedelinin doğru tespit edilip edilmediği üzerinde yoğunlaşır.


Elektrikli Araç Değer Kaybını Kim Öder?

Kazaya sebebiyet veren tarafın kusur oranına göre;

  • kusurlu araç işleteni,
  • araç sahibi,
  • sürücü,
  • zorunlu trafik sigortası şirketi

somut olayın şartlarına göre sorumluluk kapsamına girebilir.

Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlıdır.

2026 yılı için zorunlu trafik sigortasında insan taşımada kullanılan motorlu araçlar bakımından maddi zarar teminatı araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL olarak belirlenmiştir.

Örneğin karşı tarafın trafik sigortasının ilgili maddi zarar teminatından onarım gideri nedeniyle önemli miktarda ödeme yapılmışsa değer kaybı yönünden sigortacının kullanılabilir teminatının ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Sigorta teminatını aşan zararların sorumlulara yöneltilmesi gündeme gelebilir.


%100 Kusurlu Elektrikli Araç Sahibi Değer Kaybı Talep Edebilir mi?

Karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenebilmesi için karşı tarafa yüklenebilecek bir kusurun bulunması gerekir.

Araç sahibi kazada tamamen kusurlu ise karşı aracın trafik sigortasından değer kaybı talep edemez.

Ancak kendi aracına ilişkin kasko poliçesinde değer kaybını kapsayan özel bir teminat bulunup bulunmadığı ayrıca incelenebilir.

Standart kasko teminatıyla değer kaybının otomatik olarak karşılanacağı varsayılmamalıdır; poliçe ve özel şartların incelenmesi gerekir.


Kısmi Kusur Durumunda Değer Kaybı

Araç sahibinin kısmen kusurlu olması değer kaybı talebini tamamen ortadan kaldırmaz.

Örneğin;

  • toplam gerçek değer kaybı: 180.000 TL,
  • karşı tarafın kusuru: %75,
  • zarar gören sürücünün kusuru: %25

ise;

180.000 × %75 = 135.000 TL

karşı taraftan talep edilebilecek değer kaybı bakımından esas alınabilir.

Güncel SEDDK rapor şablonunda da önce piyasa analiziyle toplam değer kaybının, ardından kusur oranı nispetindeki tazminat tutarının ayrı ayrı gösterilmesi öngörülmektedir.


Değer Kaybı ile İkame Araç Bedeli Aynı Talepte İstenebilir mi?

Evet.

Araç değer kaybı ile araç mahrumiyet zararı birbirinden farklı zarar kalemleridir.

Değer kaybı: Aracın malvarlığı değerindeki kalıcı ekonomik azalmadır.

Araç mahrumiyeti veya ikame araç bedeli: Aracın makul onarım süresi boyunca kullanılamamasından kaynaklanan zarardır.

Elektrikli araçlarda özellikle;

  • batarya bekleme süresi,
  • yurt dışından parça temini,
  • özel servis prosedürleri

sebebiyle onarım süresi uzayabilir.

Ancak araç mahrumiyet hesabında parçanın fiilen aylarca beklenmiş olması tek başına yeterli olmayabilir; makul onarım süresi ve somut dosya şartları ayrıca değerlendirilmelidir.


Elektrikli Araçlarda Hangi Belgeler Toplanmalıdır?

Değer kaybının doğru hesaplanabilmesi açısından özellikle şu belgeler önemlidir:

  • trafik kazası tespit tutanağı,
  • kusur oranı,
  • aracın ruhsatı,
  • hasar fotoğrafları,
  • onarım öncesi fotoğraflar,
  • onarım sonrası fotoğraflar,
  • ekspertiz raporu,
  • servis faturası,
  • değişen parça listesi,
  • işçilik listesi,
  • batarya diagnostik raporu,
  • varsa batarya sağlık raporu,
  • yüksek voltaj sistemi kontrol raporu,
  • üretici servis kayıtları,
  • garanti belgeleri,
  • ADAS kalibrasyon belgeleri,
  • aracın geçmiş hasar kayıtları,
  • kaza tarihindeki emsal araç ilanları,
  • yetkili bayi veya ikinci el ekspertiz görüşleri.

SBM’nin güncel değer kaybı eksper atama sisteminde de eksper raporu, onarım faturası, hasar fotoğrafları ve onarım fotoğrafları değer kaybını destekleyen belgeler arasında sayılmaktadır.


Elektrikli Araç Değer Kaybı İçin Sigorta Şirketine Nasıl Başvurulur?

Zorunlu trafik sigortasına karşı dava veya tahkim yoluna gidilmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre sigorta şirketinin başvurudan itibaren en geç 15 gün içerisinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde zarar gören kişi dava açabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir. Bu husus SEDDK’nın 5 Ağustos 2026 tarihli 2026/02 sayılı Kurum Sirkülerinde de açıkça hatırlatılmıştır.

SBM’nin mevcut sistemine göre değer kaybı talebinin sigorta şirketine ulaşmasından itibaren bir iş günü içerisinde şirket tarafından eksper atanmaması durumunda hak sahibi SBM sistemi üzerinden eksper atanmasını talep edebilmektedir.


2026 Yılındaki Yeni Eksper Atama Sistemi Neden Önemlidir?

2026 yılında araç değer kaybı dosyalarında ekspertiz süreci açısından önemli düzenlemeler yürürlüğe girmiştir.

1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren SEDDK 2026/11 sayılı Genelge ile motorlu araç sigortalarında kullanılacak ekspertiz raporları standartlaştırılmıştır. Trafik sigortası kapsamında araç hasarı için eksper görevlendirildiğinde eksperin değer kaybı hesaplamasına da raporunda yer vermesi öngörülmüştür.

Değer kaybı raporunda;

  • geçmiş hasarlar,
  • hasarlı parçalar,
  • yapılan işlemler,
  • piyasa araştırması,
  • aracın kaza öncesi piyasa değeri,
  • onarım sonrası piyasa değeri,
  • kusura göre tazminat tutarı

ayrı ayrı gösterilmektedir.

Bu yöntem özellikle elektrikli araçlarda önemlidir. Çünkü yalnızca eski tip bir kilometre/yaş katsayısına dayanılması, batarya veya yüksek voltaj sistemi hasarı bulunan bir aracın gerçek ekonomik kaybını doğru yansıtmayabilir.


Eksperin Belirlediği Değer Kaybına İtiraz Edilebilir mi?

Evet.

SBM’nin güncel sisteminde hak sahibi, eksper raporunun tamamlandığına ilişkin SMS veya e-posta bildiriminden itibaren 3 iş günü içinde sistem üzerinden rapora itiraz edebilmektedir.

İtiraz hâlinde yeni bir itiraz eksperi atanmakta; belirli süreç sonunda hakem eksper incelemesine gidilebilmektedir.

Özellikle elektrikli araçlarda raporda;

  • batarya hasarı hiç değerlendirilmemişse,
  • aracın yanlış batarya versiyonu emsal alınmışsa,
  • batarya garantisine etkisi araştırılmamışsa,
  • yapısal hasar dikkate alınmamışsa,
  • yanlış donanım paketleri karşılaştırılmışsa,
  • yalnızca birkaç ilan üzerinden değerlendirme yapılmışsa

itiraz gerekçeleri oluşabilir.


Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru

Sigorta şirketi değer kaybını reddederse, eksik ödeme yaparsa veya kanuni şartlar oluşmasına rağmen talebi karşılamazsa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru gündeme gelebilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu da başvurudan önce sigorta şirketine gerekli başvurunun yapılmasını aramaktadır. Trafik sigortası bakımından 15 günlük sürenin dolması veya sigorta şirketinin olumsuz cevap vermesi sonrasında tahkim yoluna başvurulabilir.

Ancak 5 Ağustos 2026 tarihli SEDDK 2026/02 sayılı Sirkülerle önemli bir ayrıntı getirilmiştir. Sigorta şirketinin süresi içinde eksper atadığı ve eksper raporunun sigorta şirketine yüklenemeyecek sebeplerle henüz tamamlanmadığının SBM kayıtları üzerinden belgelenmesi hâlinde uyuşmazlığın henüz oluşmadığının kabul edilebileceği belirtilmiştir.

Dolayısıyla tahkim başvurusunun zamanlaması da dosyanın niteliğine göre dikkatle değerlendirilmelidir.


Elektrikli Araç Değer Kaybında Zamanaşımı

Trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinde Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesindeki zamanaşımı hükümleri dikkate alınır.

Genel kural olarak motorlu araç kazalarından doğan maddi zarar talepleri bakımından zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık süre önem taşımaktadır. Kanunda ayrıca kaza tarihine bağlı nihai süre ve fiilin suç oluşturması hâlinde uzamış ceza zamanaşımının uygulanabileceği durumlar bulunmaktadır. Yargıtay kararlarında da KTK m.109 kapsamındaki zamanaşımı değerlendirmelerine yer verilmektedir.

Bu nedenle değer kaybı talebi kazadan uzun süre sonra gündeme getirilecekse zamanaşımı ayrıca incelenmelidir.


Elektrikli Araçlarda Bilirkişi Raporunda Neler Bulunmalıdır?

Sağlıklı bir bilirkişi veya eksper raporunda yalnızca;

“Araç 2024 modeldir, 25.000 kilometrededir, 100.000 TL değer kaybı vardır.”

şeklinde sonuç bildirilmesi yeterli değildir.

Raporun denetime elverişli olması için özellikle;

1. Aracın tam versiyonu belirlenmelidir.

Batarya kapasitesi, motor gücü ve donanım paketi belirtilmelidir.

2. Kaza tarihindeki piyasa değeri açıklanmalıdır.

Hangi emsallerin kullanıldığı gösterilmelidir.

3. Geçmiş hasarlar araştırılmalıdır.

Önceki kazaların mevcut değer kaybına etkisi değerlendirilmelidir.

4. Hasarlı parçalar tek tek gösterilmelidir.

Batarya ve yüksek voltaj sistemi hasarı özellikle açıklanmalıdır.

5. Onarım yöntemi belirtilmelidir.

Parça;

  • onarıldı mı,
  • değiştirildi mi,
  • orijinal mi,
  • eş değer mi

tespit edilmelidir.

6. Onarım sonrasındaki piyasa değeri gerekçelendirilmelidir.

Bu değer soyut kanaatle değil piyasa araştırmasıyla belirlenmelidir.

7. Kusur oranı ayrı uygulanmalıdır.

Önce toplam gerçek değer kaybı, ardından karşı tarafın kusuru oranındaki tazminat hesaplanmalıdır.

SEDDK’nın 2026 tarihli ekspertiz şablonu da büyük ölçüde bu yapıya uygun bir raporlama sistemi öngörmektedir.


Elektrikli Araçlarda Değer Kaybını Artırabilecek Başlıca Durumlar

Her somut olay ayrı olmakla birlikte aşağıdaki durumların ikinci el piyasa değerini daha fazla etkilemesi mümkündür:

  • yüksek voltaj bataryasının hasarlanması,
  • batarya paketinin değiştirilmesi,
  • batarya muhafazasının darbe alması,
  • şasi veya taşıyıcı gövde hasarı,
  • elektrik motorunun değiştirilmesi,
  • inverter veya güç elektroniği hasarı,
  • yüksek voltaj tesisatının değiştirilmesi,
  • hava yastıklarının açılması,
  • önemli ADAS sistemlerinin hasarlanması,
  • onarım nedeniyle üretici garantisinin etkilenmesi,
  • aracın ağır hasar geçmişine yaklaşan nitelikte hasarlanması.

Ancak bunların hiçbiri otomatik bir değer kaybı rakamı oluşturmaz. Nihai ölçüt piyasadaki gerçek ekonomik etkidir.


Değer Kaybını Azaltabilecek Durumlar

Buna karşılık;

  • aracın yüksek kilometreli olması,
  • önemli geçmiş hasarlarının bulunması,
  • aynı parçanın daha önce zarar görmüş olması,
  • hasarın yalnızca kolay değiştirilebilir kozmetik parçalarla sınırlı kalması,
  • aracın ikinci el piyasasında mevcut kazanın satış değerini anlamlı ölçüde değiştirmemesi

değer kaybının düşük çıkmasına veya bazı olaylarda hiç oluşmamasına neden olabilir.

Güncel SEDDK raporu da önceki hasarlar ve aynı parçanın yeniden hasar görmesi gibi hususların ayrıca incelenmesini öngörmektedir.


Elektrikli Araçlarda Değer Kaybı Hesabında En Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada özellikle şu hatalarla karşılaşılmaktadır:

Birinci hata: Onarım bedelinin değer kaybı kabul edilmesi.

İkinci hata: Elektrikli araç ile farklı batarya kapasitesindeki aracın emsal gösterilmesi.

Üçüncü hata: Batarya hasarının hiç değerlendirilmemesi.

Dördüncü hata: Yalnızca aracın yaşı ve kilometresine bakılması.

Beşinci hata: Aracın üretici garantisine etkisinin araştırılmaması.

Altıncı hata: Hasarın hangi bölgede meydana geldiğinin dikkate alınmaması.

Yedinci hata: Kaza tarihindeki piyasa yerine farklı tarihteki piyasa değerlerinin doğrudan karşılaştırılması.

Sekizinci hata: İlan fiyatlarının gerçek satış fiyatı gibi kabul edilmesi.

Dokuzuncu hata: Önceki hasarların tamamen görmezden gelinmesi.

Onuncu hata: Değer kaybı ile araç mahrumiyet bedelinin birbirine karıştırılması.


Elektrikli Araçlarda Örnek Ayrıntılı Değer Kaybı Hesabı

2025 model, uzun menzilli bir elektrikli aracın;

  • kaza tarihinde 15.000 kilometrede olduğunu,
  • daha önce önemli kazasının bulunmadığını,
  • kaza öncesi piyasa değerinin 2.800.000 TL olduğunu,
  • kazada aracın ön bölümünün ve batarya koruma sisteminin zarar gördüğünü,
  • onarımın yetkili serviste yapıldığını

varsayalım.

Piyasa araştırmasında;

Kazasız aynı araçların: 2.750.000 – 2.850.000 TL,

Benzer nitelikte hasar görmüş ve onarılmış araçların: 2.500.000 – 2.600.000 TL

arasında alınıp satılabildiği tespit edilmiş olsun.

Eksper aracın;

Kaza öncesi piyasa değerini: 2.800.000 TL,

Onarım sonrası değerini: 2.550.000 TL

olarak belirlerse;

Değer kaybı = 2.800.000 – 2.550.000

Değer kaybı = 250.000 TL

olacaktır.

Karşı tarafın kusuru %90 ise;

250.000 × 0,90 = 225.000 TL

kusur nispetindeki değer kaybı tazminatı olarak hesaplanabilir.

Ancak bu miktar yönünden sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ve aynı kazada daha önce yapılan maddi zarar ödemeleri ayrıca kontrol edilmelidir.


Sonuç

Elektrikli araçlarda değer kaybı tazminatı klasik araçlardan tamamen farklı bir hukuk rejimine tabi değildir. Buna karşılık elektrikli araçların teknik yapısı nedeniyle gerçek zarar hesabının çok daha ayrıntılı yapılması gerekmektedir.

1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren SEDDK 2026/11 sayılı Genelge kapsamında benimsenen güncel ekspertiz yaklaşımı da değer kaybının gerçek piyasa koşullarına göre analiz edilmesini öngörmektedir. Araçların teknik özellikleri, kilometresi, geçmiş hasarları, kullanılan parçalar, hasarın niteliği ve piyasadaki emsal satışlar birlikte değerlendirilmekte; kaza öncesindeki ikinci el değeri ile onarım sonrasındaki ikinci el değeri arasındaki fark araştırılmaktadır.

Elektrikli araçlarda bu değerlendirmeye ayrıca;

bataryanın durumu, batarya muhafazasının hasarı, yüksek voltaj sistemi, elektrik motoru, inverter, termal yönetim sistemi, şarj sistemi, ADAS donanımları, üretici garantisi ve yapılan onarımın teknik standartları

dâhil edilmelidir.

Dolayısıyla elektrikli araç değer kaybında en önemli soru;

“Aracın tamir masrafı ne kadar?”

değil;

“Bu araç kaza meydana gelmeseydi kaza tarihinde piyasada kaç liraya satılabilirdi ve bu kaza nedeniyle onarıldıktan sonra aynı piyasa koşullarında kaç liraya satılabilir hâle geldi?”

sorusudur.

Bu iki ekonomik değer arasındaki fark, kusur oranı da dikkate alınarak elektrikli araç değer kaybı tazminatının temelini oluşturur.

Özellikle yüksek bedelli elektrikli araçlarda, batarya veya taşıyıcı yapı hasarı bulunan dosyalarda salt standart araç ekspertizi yerine elektrikli araç teknolojisini bilen eksper veya bilirkişi tarafından teknik inceleme ile gerçek piyasa araştırmasının birlikte yapılması, değer kaybının doğru belirlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

Leave a Reply

Call Now Button