İran’dan LPG İthalatında Lisans ve Yaptırım Riskleri
Türkiye’ye İran’dan LPG ithalatı, yalnızca enerji ve gümrük mevzuatı bakımından değil, uluslararası yaptırımlar, bankacılık, sigorta, deniz taşımacılığı ve ödeme sistemleri bakımından da yüksek riskli bir ticari işlem niteliğindedir.
Türkiye bakımından LPG ithalatının hukuki altyapısı öncelikle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu, EPDK düzenlemeleri ve gümrük mevzuatına göre değerlendirilir. LPG ticaretinin lisanssız yapılması mümkün değildir ve ithal LPG’nin teknik uygunluğu ile ihtisas gümrüğü kuralları ayrıca önem taşır. EPDK, LPG piyasasındaki lisans işlemlerini elektronik başvuru sistemi üzerinden yürütmekte; 2026 yılı için ayrıca güncel lisans bedelleri uygulamaktadır.
Ancak İran’dan LPG ithalatında yalnızca Türk mevzuatına uygun bir EPDK lisansına sahip olmak yeterli değildir.
Özellikle ABD’nin İran’ın petrol ve petrokimya sektörüne yönelik yaptırımları, Avrupa Birliği’nin İran menşeli petrol ve petrokimya ürünlerine ilişkin yeniden yürürlüğe koyduğu kısıtlamalar, satıcının veya taşıyıcının yaptırım listelerinde bulunması ve ödemenin uluslararası bankacılık sisteminden geçirilmesi ayrı ayrı incelenmelidir. ABD Hazine Bakanlığı OFAC, İran petrol ve petrokimya sektörüne ilişkin yaptırım programlarını hâlen yürütmektedir.
Bu nedenle İran’dan LPG ithalatında asıl soru yalnızca;
“Türkiye’de LPG ithalat lisansımız var mı?”
değildir.
Aynı zamanda;
“Bu LPG’yi kimden alıyoruz, gerçek menşei nedir, satıcı ve üretici kimdir, ödeme hangi bankalardan geçecektir, taşıyan gemi ve gemi sahibi kimdir ve işlem herhangi bir uluslararası yaptırım kapsamına giriyor mu?”
sorularının da işlem gerçekleştirilmeden önce cevaplandırılması gerekir.
İran’dan LPG İthal Etmek Türkiye’de Yasak mıdır?
İran menşeli olması tek başına, her LPG sevkiyatının Türk hukuku bakımından otomatik olarak yasak olduğu sonucunu doğurmaz.
Türkiye’ye LPG ithalatında öncelikle 5307 sayılı Kanun, EPDK lisans rejimi, ürünün teknik uygunluğu ve gümrük mevzuatı uygulanır.
5307 sayılı Kanun kapsamında LPG ticaretinin lisanssız yapılması mümkün değildir. Kanun ayrıca LPG ithalatının, teknik düzenlemelere uygunluğu ihtisas gümrüklerindeki laboratuvarlarda belirlendikten sonra ihtisas gümrüklerinden yapılacağını düzenlemektedir.
Dolayısıyla İran’dan LPG alınacak olması, Türkiye’deki;
EPDK lisansı, teknik uygunluk ve gümrük şartlarını ortadan kaldırmaz.
Bununla birlikte İran bağlantısı nedeniyle işlem ayrıca yaptırım hukuku bakımından incelenmelidir.
Türkiye’de yapılmasına hukuken imkân bulunan bir ithalat işlemi, kullanılan yabancı banka, sigorta şirketi, armatör veya ödeme para birimi nedeniyle uluslararası yaptırım engeliyle karşılaşabilir.
İran’dan LPG İthalatı İçin Hangi EPDK Lisansı Gerekir?
Türkiye LPG piyasasında ayrı bir “İran’dan LPG ithalat lisansı” bulunmamaktadır.
İthalatçının LPG piyasasında gerçekleştireceği faaliyete uygun EPDK lisansına sahip olması gerekir.
5307 sayılı Kanuna göre LPG dağıtım hakkı, dağıtıcı lisansı sahiplerine aittir. Dağıtıcı lisansı sahipleri otogaz, dökme ve tüplü LPG dağıtımı ve pazarlaması yapabilmektedir. LPG dağıtıcılarının teknik düzenlemelere uygun depolama veya dolum altyapısına ilişkin yükümlülükleri de bulunmaktadır.
Rafinerici lisansı sahiplerinin LPG faaliyetleri ise ayrıca petrol piyasası mevzuatıyla bağlantılıdır.
EPDK düzenlemelerinde LPG dağıtıcı lisansı ve rafinerici lisansı sahiplerinin ithalat ve ihracat miktarlarına ilişkin bildirim yükümlülükleri de bulunmaktadır.
Bu nedenle İran’dan LPG satın almak isteyen bir şirket, yalnızca şirket ana sözleşmesinde “ithalat ve ihracat” faaliyetinin bulunmasına dayanarak LPG ithal edemez.
LPG Dağıtıcı Lisansı Olmadan İran’dan LPG Getirilebilir mi?
Lisans sahibi olmayan kişilerin LPG ticareti yapması mümkün değildir. İthalatın hangi şirket ve hangi faaliyet modeli üzerinden yapılacağı bu nedenle daha satın alma sözleşmesi imzalanmadan önce belirlenmelidir.
Örneğin Türkiye’de genel dış ticaret faaliyeti yürüten bir şirket;
“İran’da uygun fiyatlı propan bulduk, ürünü Türkiye’ye getirip dağıtıcılara satalım.”
şeklinde doğrudan LPG ticaretine başlayamaz.
Şirketin LPG piyasasında sahip olması gereken lisans ve altyapının ayrıca kurulması gerekir.
İran’dan Gelen LPG Hangi Gümrükten İthal Edilir?
LPG bakımından Türkiye’de ihtisas gümrüğü sistemi uygulanmaktadır.
Ticaret Bakanlığının 13 Mayıs 2026 tarihli güncel ihtisas gümrüğü listesinde LPG, ayrı bir ihtisas gümrüğü alanı olarak gösterilmektedir. İhtisas gümrüğü uygulaması belirli malların gümrük işlemlerinin yalnızca yetkilendirilmiş belirli gümrük idarelerinden yürütülmesini ifade etmektedir.
Dolayısıyla İran’dan gelen LPG sevkiyatının herhangi bir gümrük müdürlüğünden serbest dolaşıma sokulabileceği düşünülmemelidir.
Ürün Türkiye’ye hareket etmeden önce;
ürünün GTİP’i, giriş yöntemi, yetkili ihtisas gümrüğü ve terminal altyapısı belirlenmelidir.
İran Menşeli LPG’nin Teknik Uygunluğu Nasıl Kontrol Edilir?
LPG’nin ithalatında yalnızca menşe belgesi ve ticari fatura yeterli değildir.
5307 sayılı Kanun LPG ithalatında teknik düzenlemelere uygunluk denetimini öngörmektedir. İhtisas gümrüğü uygulamasının amaçlarından biri de ithal eşyanın zorunlu standartlara uygunluğunun etkin biçimde kontrol edilmesidir.
Bu nedenle ürünün;
propan ve bütan oranı, kimyasal kompozisyonu ve kullanım türüne göre uygulanacak teknik kriterleri yabancı satıcıyla yapılacak sözleşmede açık şekilde belirlenmelidir.
İran’daki satıcının sunduğu analiz sertifikası bulunması, Türkiye’de yapılabilecek resmî denetim ve analizleri ortadan kaldırmaz.
İran’dan LPG İthalatında Asıl Risk Neden Yaptırım Riskidir?
İran, ABD tarafından kapsamlı ekonomik yaptırım programlarına tabi ülkelerden biridir.
OFAC’ın güncel İran yaptırımları sayfasında, İran ekonomisinin petrol ve petrokimya sektörlerine ilişkin yaptırım yetkileri açıkça yer almaktadır. Yaptırım çerçevesinde özellikle Executive Order 13846 ve Executive Order 13902 önemli düzenlemeler arasındadır.
Bu durum Türk şirketinin Türkiye’de geçerli bir LPG dağıtıcı lisansı bulunmasının işlemi uluslararası yaptırım riski bakımından otomatik olarak güvenli hâle getirmediği anlamına gelir.
Özellikle satıcı, üretici, ihracatçı, banka veya taşıyıcı şirketin yaptırım listelerinde bulunması hâlinde risk önemli ölçüde yükselir.
İran LPG’si ABD Yaptırımları Kapsamında Riskli midir?
Evet. İran menşeli LPG ticaretinin ABD yaptırımları bakımından ciddi risk taşıdığı 2026 yılındaki OFAC uygulamalarında açık biçimde görülmektedir.
OFAC, 18 Mayıs 2026 tarihinde Adani Enterprises Limited ile 275 milyon ABD doları tutarında bir uzlaşma açıkladı. OFAC’a göre şirket, Dubai merkezli bir tedarikçi üzerinden LPG satın almış; belgelerde ürünün Umman veya Irak bağlantılı olduğu izlenimi bulunmasına rağmen sevkiyatların önemli bir bölümünün gerçekte İran menşeli olduğu sonradan tespit edilmiştir.
OFAC açıklamasına göre bu işlemlerde İran menşeli LPG için yapılan 32 sevkiyata ilişkin yaklaşık 192 milyon ABD doları tutarındaki ödemelerin ABD finansal kuruluşları tarafından işlenmesi yaptırım ihlali değerlendirmesinde özellikle önem taşımıştır.
Bu örnek, İran LPG’si ithalatında yaptırım riskinin teorik olmadığını göstermektedir.
ABD Doları Kullanılmaması Yaptırım Riskini Ortadan Kaldırır mı?
Hayır.
ABD doları kullanılması ve ödemenin ABD bankacılık sisteminden geçmesi ABD yaptırım yetkisi bakımından son derece önemli bir bağlantı oluşturabilir.
Ancak;
“Ödemeyi avro, dirhem, Türk lirası veya başka bir para birimiyle yaparsak hiçbir yaptırım riski kalmaz.”
şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.
ABD’nin İran yaptırım sisteminde yalnızca doğrudan ABD kişilerini ilgilendiren yasaklar değil, belirli durumlarda ABD dışındaki kişilere yönelik ikincil yaptırım riskleri de bulunmaktadır. OFAC’ın İran yaptırım programında İran’ın petrol ve petrokimya sektörlerine ilişkin çeşitli yaptırım yetkileri hâlen yürürlüktedir.
Ayrıca satıcının veya işlemin taraflarından birinin yaptırım listesinde bulunması durumunda para biriminin değiştirilmesi temel riski ortadan kaldırmaz.
2026 Yılında İran Petrol Ürünleri İçin ABD Genel İzni Var mı?
Bu noktada güncel tarih özellikle önemlidir.
OFAC, Haziran 2026’da İran menşeli ham petrol, petrokimya ve petrol ürünlerine ilişkin belirli işlemleri geçici olarak kapsayan General License X’i yayımlamıştı. Ancak 7 Temmuz 2026 tarihinde General License X yürürlükten kaldırıldı ve yerine General License X1 getirildi.
General License X1 yalnızca önceki izin kapsamında başlanmış işlemlerin tasfiyesi için 17 Temmuz 2026’ya kadar sınırlı bir süre tanıdı ve 7 Temmuz 2026’dan itibaren yeni satın alma veya yüklemelere izin vermedi.
Dolayısıyla Ağustos 2026 itibarıyla yeni bir İran LPG satın alımında;
“OFAC zaten İran petrol ürünlerinin satışına genel izin verdi.”
şeklinde General License X’e dayanılması doğru değildir. Söz konusu geçici izin kaldırılmış ve tasfiye süresi de sona ermiştir.
Avrupa Birliği Yaptırımları İran LPG İthalatını Nasıl Etkiler?
Avrupa Birliği, 29 Eylül 2025 tarihinde İran’a yönelik yaptırımların “snapback” mekanizması kapsamında yeniden uygulanmasıyla birlikte petrol ve petrokimya ürünlerine ilişkin önemli ticari kısıtlamaları tekrar yürürlüğe koydu.
AB düzenlemeleri kapsamında İran menşeli ham petrol, doğal gaz, petrokimya ve petrol ürünlerinin ithalatı, satın alınması ve taşınması ile bunlarla bağlantılı bazı hizmetler yasak kapsamına alınmıştır.
Bu yasakların bir Türk şirketine Türkiye’de yalnızca Türk şirketi olması nedeniyle doğrudan uygulanacağını söylemek doğru değildir.
Ancak işlemde;
AB bankası, AB merkezli sigorta şirketi, AB’de yerleşik finans kuruluşu, AB’li armatör veya AB yaptırımlarına tabi başka bir taraf
bulunuyorsa ciddi operasyonel engeller ortaya çıkabilir.
Bu nedenle İran LPG’si satın alma sözleşmesi yapılmadan önce yalnızca Türk mevzuatı ve ABD OFAC listeleri değil, AB yaptırım rejimi bakımından işlemde yer alan taraflar da incelenmelidir.
Türk Şirketi ABD Yaptırımlarından Neden Etkilenebilir?
Türk şirketleri ABD şirketi değildir ve kural olarak yalnızca ABD hukukuna göre kurulmamış olmaları nedeniyle tüm ABD iç yaptırım yasaklarına otomatik olarak tabi sayılmazlar.
Ancak İran yaptırım sistemi bununla sınırlı değildir.
İşlemde ABD finansal sistemi veya ABD kişileri kullanılırsa doğrudan ABD yetki alanıyla bağlantı kurulabilir.
Bunun dışında belirli İran sektörleri veya yaptırıma tabi kişilerle gerçekleştirilen işlemler ikincil yaptırım riski doğurabilir.
Pratikte ayrıca bankalar, sigorta kuruluşları ve uluslararası taşıma şirketleri, hukuken işlem yapmaları mümkün olsa dahi kendi yaptırım politikaları nedeniyle İran bağlantılı işlemleri kabul etmeyebilir.
Bu nedenle;
“Türk şirketiyiz, OFAC bizi ilgilendirmez.”
şeklinde hareket edilmesi İran LPG ticaretinde son derece risklidir.
İran’daki LPG Satıcısının Yaptırım Listesinde Olup Olmadığı Nasıl Değerlendirilmelidir?
Yaptırım incelemesi yalnızca satıcı şirketin ticaret unvanını Google’da aramaktan ibaret olmamalıdır.
İran bağlantılı LPG işleminde özellikle gerçek satıcı ve üreticinin kim olduğu önemlidir.
OFAC’ın 2026 tarihli LPG yaptırım dosyasında Dubai’deki aracı şirketin bağlantılı olduğu bir kuruluşun, İran merkezli yaptırıma tabi bir petrokimya kuruluşundan LPG satın alması nedeniyle daha önce yaptırım listesine alındığı belirtilmiştir.
Dolayısıyla aracı şirketin Birleşik Arap Emirlikleri, Umman veya başka bir ülkede kurulmuş olması ürünün ve işlem zincirinin İran bağlantısını ortadan kaldırmaz.
Aracı Şirket Üzerinden LPG Almak Yaptırım Riskini Azaltır mı?
Aracı şirket kullanılması kendi başına hukuka aykırı değildir.
Ancak İran menşeli ürünün başka bir ülkedeki şirket üzerinden satın alınması, ürünün gerçek menşeini veya yaptırım bağlantısını değiştirmez.
OFAC’ın 18 Mayıs 2026 tarihli yaptırım dosyası bunun doğrudan örneğidir. Dosyada LPG, Dubai merkezli bir tedarikçi üzerinden satılmış ve belgelerde Umman bağlantısı bulunmasına rağmen sevkiyatların İran menşeli olduğu tespit edilmiştir.
Bu nedenle İran’dan LPG ithalatında yalnızca doğrudan satıcının değil, ürünün üretim ve tedarik zincirinin araştırılması gerekir.
Menşe Belgesi Tek Başına Yeterli midir?
Hayır.
Özellikle yaptırım riski yüksek ürünlerde menşe belgesinin tek başına mutlak güvence sağladığını söylemek doğru değildir.
OFAC’ın 2026 LPG yaptırım kararında belgelerin İran bağlantısını açıkça göstermemesi, hatta ürünün Umman menşeli olduğu izlenimi vermesi şirket açısından yeterli kabul edilmemiştir. OFAC; fiyat, gemi hareketleri, belgelerdeki tutarsızlıklar ve diğer uyarı işaretleri karşısında daha ileri inceleme yapılması gerektiğini değerlendirmiştir.
Dolayısıyla yaptırım riski yüksek İran bağlantılı ticarette yalnızca;
“Certificate of Origin var, sorun çıkmaz.”
yaklaşımına güvenilmemelidir.
Geminin Yaptırım Geçmişi Neden Kontrol Edilmelidir?
İran petrol ve LPG ticaretinde yaptırım riski yalnızca satıcı şirketle sınırlı değildir.
Taşıyan geminin;
mevcut ve geçmiş adı, IMO numarası, malik ve işletmecisi, bayrak geçmişi ve yaptırım listelerinde bulunup bulunmadığı
kontrol edilmelidir.
OFAC’ın İran bağlantılı denizcilik sektörü için yayımladığı rehberlerde İran petrol ticaretinde gemi ve taşıma zincirinin yaptırım denetiminin önemi özellikle vurgulanmaktadır.
OFAC’ın 2026 LPG kararında da açıklanamayan AIS kesintileri, olağan dışı gemi rotaları ile geminin isim, malik ve bayrak değişiklikleri önemli risk göstergeleri arasında değerlendirilmiştir.
Bu hususların değerlendirilmesi yaptırımların nasıl aşılacağını belirlemek için değil, işlemin durdurulmasını gerektirebilecek uyum risklerini tespit etmek için yapılmalıdır.
Çok Ucuz İran LPG’si Yaptırım Riski Açısından Uyarı İşareti midir?
Tek başına düşük fiyat, işlemin hukuka aykırı olduğunu göstermez.
Ancak olağan piyasa seviyesinin önemli ölçüde altında teklif edilen enerji ürünlerinde kaynağın ayrıca araştırılması gerekir.
OFAC’ın 2026 LPG yaptırım dosyasında, tedarikçinin sunduğu LPG fiyatlarının piyasa seviyesinin belirgin biçimde altında bulunması, daha ayrıntılı inceleme yapılmasını gerektiren uyarı işaretlerinden biri olarak değerlendirilmiştir.
Dolayısıyla İran veya İran’a komşu ülkelerden olağan piyasa koşullarına göre dikkat çekici ölçüde düşük fiyatlı LPG teklif edildiğinde, yalnızca ticari avantaj olarak değerlendirilmemelidir.
İran’dan LPG İthalatında Banka Neden Ödemeyi Reddedebilir?
Bankaların yaptırım politikaları çoğu zaman kanundaki asgari yasaklardan daha sıkı olabilir.
Bir Türk bankası veya yabancı muhabir banka;
işlemin İran bağlantılı olması, satıcı bankanın yaptırım riski taşıması, ödemenin ABD finansal sistemiyle bağlantı kurması veya kendi uluslararası uyum politikası
nedeniyle transferi gerçekleştirmeyi reddedebilir.
Bu nedenle yabancı satıcıyla sözleşme yapılmadan önce hangi banka kanalıyla ödeme yapılabileceğinin gerçekçi biçimde değerlendirilmesi gerekir.
Sözleşmede yalnızca;
“Ödeme banka havalesiyle yapılacaktır.”
denilmesi İran LPG ticaretinde yeterli bir ödeme düzenlemesi değildir.
Banka Ödemeyi Durdurursa Alıcı Yine de Satıcıya Borçlu Olabilir mi?
Olabilir.
Uluslararası satış sözleşmesinde ödeme yükümlülüğü mutlak biçimde kurulmuşsa, bankanın yaptırım gerekçesiyle transferi reddetmesi otomatik olarak alıcının sözleşmesel borcunu sona erdirmeyebilir.
Bu nedenle İran bağlantılı LPG sözleşmelerinde;
yaptırım değişikliği, banka kanalının kapanması, taraflardan birinin yaptırım listesine alınması, taşıma veya sigorta imkânının ortadan kalkması
gibi durumların sözleşmeye etkisi açıkça düzenlenmelidir.
Sözleşmede uygun sanctions clause, mücbir sebep ve fesih hükümlerinin bulunması bu nedenle önem taşır.
Sigorta Şirketi LPG Sevkiyatını Sigortalamazsa Ne Olur?
İran bağlantılı taşımada sigorta da önemli bir yaptırım riskidir.
Sigortacı veya reasürör AB, Birleşik Krallık ya da ABD yaptırım politikalarına tabi olabilir.
Bu durumda LPG’nin Türkiye’ye ithali Türk mevzuatı bakımından teorik olarak mümkün olsa dahi uluslararası sigorta bulunamaması sevkiyatın fiilen gerçekleşmesini engelleyebilir.
Özellikle yüksek hacimli deniz yolu taşımalarında sigortanın yalnızca bulunması değil, sigortacının yaptırım nedeniyle sonradan teminatı reddetmeyeceğinin sözleşmesel olarak değerlendirilmesi gerekir.
İran’dan LPG İthalatında Hangi Taraflar Yaptırım Taramasından Geçirilmelidir?
İşlem başlamadan önce en azından şu taraf ve unsurların güncel yaptırım incelemesinden geçirilmesi gerekir:
- İran’daki üretici,
- doğrudan satıcı ve aracılar,
- şirketlerin gerçek faydalanıcıları,
- satıcı ve alıcı bankaları,
- muhabir bankalar,
- LPG’yi taşıyan gemi,
- geminin maliki ve işletmecisi,
- taşıma ve charter şirketleri,
- sigortacı ve reasürörler,
- terminal ve lojistik şirketleri,
- ürünün gerçek menşei ve üretim tesisi.
Bu kontroller yalnızca sözleşme imzalanırken değil, ödeme ve yükleme öncesinde güncel listeler üzerinden yeniden yapılmalıdır. İran yaptırım listeleri ve ilgili sektör yaptırımları değişebildiğinden, aylar önce yapılan kontrolün güncelliğini koruduğu varsayılmamalıdır.
İran’dan LPG İthalat Sözleşmesinde Hangi Hükümler Bulunmalıdır?
İran bağlantılı LPG alım sözleşmesinde standart uluslararası ticaret hükümleri tek başına yeterli olmayabilir.
Sözleşmede özellikle tarafların yaptırım listelerinde bulunmadıklarına ilişkin beyanlar, ürünün gerçek menşeinin açıklanması, yaptırım durumunda ödeme ve teslim yükümlülüklerinin akıbeti, yaptırım listesine sonradan girilmesi hâlinde fesih hakkı, taşıyıcı ve gemiye ilişkin uyum yükümlülükleri, yanlış menşe beyanından doğacak zararlar ile yeniden ihracat ve liman masrafları açıkça düzenlenmelidir.
Ancak bu hükümler, hukuken yasak olan bir işlemi yapılabilir hâle getirmez.
Sözleşmesel hükümler yalnızca uyum riskinin taraflar arasındaki sonuçlarını düzenler.
İran’dan LPG İthalatında Gümrükte Menşe Beyanı Neden Özellikle Önemlidir?
Gümrük beyannamesindeki menşe ve ürün bilgilerinin gerçek durumu yansıtması gerekir.
İran menşeli LPG’nin başka bir ülkeden gelmiş gibi gösterilmesi veya ticari belgelerin gerçek menşei gizleyecek biçimde düzenlenmesi yalnızca yaptırım hukuku değil, Türk gümrük ve ceza hukuku bakımından da ciddi riskler doğurabilir.
Bu nedenle aktarma limanı ile ürünün menşe ülkesi birbirine karıştırılmamalıdır.
LPG İran’da üretilmiş, daha sonra başka bir ülkedeki terminal üzerinden Türkiye’ye sevk edilmişse aktarma noktası ürünün gerçek menşeini kendiliğinden değiştirmez.
İran’dan LPG İthalatında Yaptırım Riski Çıkarsa Ne Yapılmalıdır?
İşlemde ciddi yaptırım şüphesi ortaya çıktığında sevkiyata devam edilmesi yerine hukuki durum netleştirilmelidir.
Özellikle satıcının yaptırım listesinde bulunduğunun anlaşılması, ürünün beyan edilenden farklı şekilde İran menşeli olduğuna ilişkin güçlü emare ortaya çıkması veya ödeme bankasının yaptırım uyarısı vermesi hâlinde işlem durdurularak uzman yaptırım hukuku incelemesi yapılmalıdır.
Amaç, yaptırımın etrafından dolaşacak alternatif bir yapı kurmak değil; işlemin hukuken gerçekleştirilebilir olup olmadığını belirlemektir.
İran’dan LPG İthalatında Hukuki İnceleme Ne Zaman Yapılmalıdır?
En doğru zaman, yabancı satıcıyla kesin satın alma sözleşmesi imzalanmadan öncedir.
Çünkü sözleşme imzalanıp gemi yüklendikten sonra yaptırım sorununun ortaya çıkması hâlinde;
ürün bedeli, demuraj, terminal gideri, sigorta, taşıma ve sözleşme cezaları
gibi son derece yüksek maliyetler ortaya çıkabilir.
Bu nedenle yaptırım incelemesi yalnızca banka ödeme yapmak istemediğinde gündeme getirilecek son aşama kontrolü değildir.
Due diligence süreci, ticari teklif değerlendirmesinin bir parçası olmalıdır.
İran’dan LPG İthalatı İçin Hukuki Süreç Nasıl Kurulmalıdır?
Sağlıklı bir İran LPG ithalatında önce ithalatçının EPDK lisans durumu ve 5307 sayılı Kanun kapsamındaki yetkileri belirlenmelidir. Ardından ürünün teknik özellikleri, GTİP’i ve kullanılacak LPG ihtisas gümrüğü netleştirilmelidir. Türkiye’de terminal, depolama ve dağıtım altyapısı kontrol edilmelidir. LPG ihtisas gümrüğü uygulaması 2026 yılında da devam etmektedir.
Bundan sonra İran’daki üretici, satıcı, aracılar, bankalar, gemi ve diğer işlem tarafları yaptırım listeleri bakımından incelenmelidir.
OFAC’ın İran petrol ve petrokimya sektörüne yönelik güncel yaptırım rejimi ile AB’nin 2025 yılında yeniden yürürlüğe koyduğu İran petrol ve petrokimya ürünü kısıtlamaları birlikte değerlendirilmelidir.
Ancak bu kontrollerden sonra uluslararası satış sözleşmesinin kesinleştirilmesi ve ödeme-taşıma sisteminin kurulması daha güvenli olacaktır.
Sık Sorulan Sorular
İran’dan Türkiye’ye LPG ithalatı tamamen yasak mıdır?
İran menşeli LPG bakımından Türk hukukunda değerlendirme; EPDK lisansı, 5307 sayılı Kanun, gümrük ve teknik uygunluk hükümleri üzerinden yapılmalıdır. Ancak işlem ayrıca ABD, AB ve diğer uygulanabilir yaptırım rejimleri bakımından incelenmelidir. Türk hukukunda ithalatın mümkün olması uluslararası ödeme ve taşıma işlemlerinin yaptırım bakımından risksiz olduğu anlamına gelmez.
İran’dan LPG almak için özel bir İran lisansı gerekir mi?
Türkiye’de ülkeye özgü “İran LPG ithalat lisansı” bulunmamaktadır. İthalatçının LPG piyasasındaki faaliyetine uygun EPDK lisansına sahip olması gerekir.
İran LPG’si ABD yaptırımlarına konu olabilir mi?
Evet. OFAC’ın İran petrol ve petrokimya sektörüne yönelik yaptırımları yürürlüktedir. Mayıs 2026’da İran menşeli LPG işlemleriyle bağlantılı olarak 275 milyon ABD dolarlık bir yaptırım uzlaşması açıklanmıştır.
Ödeme ABD dolarıyla yapılmazsa sorun çözülür mü?
Hayır. ABD doları ve ABD bankacılık sistemi önemli yaptırım bağlantıları yaratabilir; ancak farklı para birimi kullanmak belirlenmiş kişilerle işlem veya ikincil yaptırım riskini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Dubai şirketinden İran LPG’si alınırsa ürün İran menşeli sayılır mı?
Aracı şirketin başka bir ülkede bulunması ürünün gerçek menşeini kendiliğinden değiştirmez. OFAC’ın 2026 LPG yaptırım dosyasında da Dubai merkezli tedarikçi üzerinden yapılan işlemlerde LPG’nin gerçekte İran menşeli olduğu tespit edilmiştir.
Menşe belgesi bulunması yeterli midir?
Her durumda değil. Özellikle yaptırım riski yüksek işlemlerde menşe belgesi diğer ticari, taşıma ve tedarik zinciri verileriyle birlikte değerlendirilmelidir. OFAC’ın 2026 dosyasında belgeler İran bağlantısını açıkça göstermediği hâlde diğer uyarı işaretlerinin araştırılmaması yaptırım değerlendirmesinde önem taşımıştır.
İran LPG’si AB ülkelerine ithal edilebilir mi?
AB, Eylül 2025’te İran’a yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe koyarak İran menşeli petrol ve petrokimya ürünlerinin ithalatı, satın alınması ve taşınmasına ilişkin yasakları yeniden uygulamaya koymuştur.
2026’da OFAC’ın İran petrol ürünleri için verdiği genel izin hâlen geçerli midir?
Hayır. General License X, 7 Temmuz 2026 tarihinde yürürlükten kaldırılmış; General License X1 yalnızca önceki işlemlerin tasfiyesi için 17 Temmuz 2026’ya kadar sınırlı izin tanımıştır. Yeni satın alma ve yüklemelere 7 Temmuz’dan itibaren izin verilmemiştir.
Sonuç
İran’dan LPG ithalatı, Türkiye’de gerekli EPDK lisansına sahip olunmasıyla tamamlanan sıradan bir ithalat işlemi değildir.
İthalatçı şirket öncelikle 5307 sayılı Kanun ve EPDK mevzuatı kapsamında LPG ticareti yapmaya yetkili olmalıdır. LPG’nin teknik düzenlemelere uygunluğu kontrol edilmeli ve ithalat yetkili LPG ihtisas gümrükleri üzerinden gerçekleştirilmelidir.
Ancak İran menşei nedeniyle işlem bundan sonra ikinci ve daha karmaşık bir hukuki incelemeye tabi hâle gelir.
ABD’nin İran petrol ve petrokimya sektörüne yönelik yaptırım sistemi güncel olarak devam etmektedir. Mayıs 2026’da OFAC’ın İran menşeli LPG işlemleri nedeniyle açıkladığı 275 milyon ABD dolarlık yaptırım uzlaşması, LPG ticaretindeki yaptırım riskinin ne kadar ciddi olabileceğini göstermektedir.
Ayrıca Avrupa Birliği, Eylül 2025 itibarıyla İran’a yönelik petrol ve petrokimya ürünü ithalat, satın alma ve taşıma yasaklarını yeniden yürürlüğe koymuştur. Bu durum Türkiye’deki bir ithalatçıya her durumda doğrudan yasak getirmese de AB bankalarının, sigortacıların, taşıma şirketlerinin ve diğer hizmet sağlayıcılarının işlemden çekilmesine neden olabilir.
Ağustos 2026 itibarıyla OFAC’ın Haziran 2026’da verdiği geçici General License X iznine güvenilmesi de mümkün değildir. Söz konusu izin 7 Temmuz 2026’da kaldırılmış ve tasfiye süresi 17 Temmuz 2026’da sona ermiştir.
Bu nedenle İran’dan LPG ithal etmek isteyen bir şirketin yalnızca “EPDK lisansımız var.” tespitiyle hareket etmesi yeterli değildir.
İşlem yapılmadan önce;
ürünün gerçek menşei, İran’daki üretici, satıcı ve aracılar, gerçek faydalanıcılar, ödeme bankaları, taşıyan gemi, gemi maliki ve işletmecisi, sigorta şirketleri, kullanılacak para birimi ve uygulanabilir ABD-AB yaptırım rejimleri birlikte incelenmelidir.
Özellikle yaptırım riski yüksek İran enerji ticaretinde hukuki uygunluk incelemesi, LPG Türkiye sınırına geldikten veya banka ödemeyi durdurduktan sonra değil; satın alma sözleşmesi imzalanmadan ve sevkiyat yüklenmeden önce yapılmalıdır.