Hukuk Makaleleri

Online Duruşmalarda İmza Zorunluluğu Değişti: E-Duruşmada Yeni Dönem

Türkiye’de hukuk yargılamasının dijitalleşmesinin en önemli adımlarından biri olan e-Duruşma sistemi, avukatların ve belirli koşullarda tarafların fiziksel olarak adliye binasına gitmeden duruşmaya katılabilmelerine imkân sağlamaktadır. Özellikle farklı şehirlerde görülen davalar, kısa süren ara duruşmalar, bilirkişi raporunun beklenildiği dosyalar ve yalnızca usul işlemlerinin gerçekleştirileceği celseler bakımından e-Duruşma uygulaması önemli ölçüde zaman ve masraf tasarrufu sağlamaktadır.

Ancak e-Duruşma uygulamasında uzun süredir tartışılan teknik ve hukuki sorunlardan biri duruşmada yapılan işlemlerde elle atılan imza zorunluluğu olmuştur.

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun bu konuda önemli bir değişiklik getirmiştir. Kanun’un 22. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 149. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmiş ve ses ve görüntü nakli yoluyla bulunduğu yerden duruşmaya katılan kişiler bakımından, belirli önemli işlemler dışında, elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı kabul edilmiştir.

Ancak burada tarih bakımından son derece önemli bir ayrım bulunmaktadır.

7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmış olmakla birlikte e-Duruşmalardaki imza zorunluluğunu değiştiren 22. madde yayım tarihinde yürürlüğe girmemiştir. Kanun’un 26. maddesine göre bu hüküm yayım tarihinden itibaren üç ay sonra, yani 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla Ağustos 2026 itibarıyla söz konusu değişiklik yasalaşmış olmakla birlikte henüz uygulanmaya başlanmamıştır.

Bu nedenle “e-Duruşmada imza zorunluluğu kaldırıldı” ifadesi bugün için tek başına kullanıldığında yanıltıcı olabilir.

Daha doğru ifade şudur:

E-Duruşmada elle atılan imza zorunluluğunu önemli ölçüde kaldıran düzenleme kabul edilmiş olup 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

E-Duruşma Nedir?

E-Duruşma, hukuk yargılamasında aynı anda ses ve görüntü nakli sağlanarak tarafın veya vekilinin bulunduğu yerden duruşmaya katılması ve usul işlemlerini gerçekleştirebilmesi imkânıdır.

HMK m.149’un mevcut sisteminde mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talepte bulunan tarafın veya vekilinin aynı anda ses ve görüntü nakli yoluyla bulunduğu yerden duruşmaya katılmasına ve usul işlemlerini yapmasına karar verebilmektedir. Mahkemenin ayrıca tanık, bilirkişi veya uzmanın da ses ve görüntü nakli yoluyla bulunduğu yerden dinlenmesine karar verebilmesi mümkündür.

Dolayısıyla 12. Yargı Paketi e-Duruşmayı ilk kez getiren düzenleme değildir.

Türkiye’de e-Duruşmanın hukuki altyapısı daha önce oluşturulmuş ve Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik 30 Haziran 2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yeni değişiklik, mevcut e-Duruşma sisteminin özellikle imza gerektiren usul işlemleri bakımından daha işlevsel hâle getirilmesini amaçlayan bir düzenlemedir. TBMM’de kabul edilen teklifin resmî özetinde de ses ve görüntü nakli yoluyla bulunduğu yerden duruşmaya katılan kişiler hakkında elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmamasının amaçlandığı açıkça belirtilmektedir.

12. Yargı Paketi E-Duruşmalarda Neyi Değiştirdi?

Yeni HMK m.149/4 hükmüne göre, ses ve görüntü nakli yoluyla bulunduğu yerden duruşmaya katılmasına karar verilen kişiler hakkında kural olarak elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.

Ancak kanun bazı işlemleri özellikle bu kolaylığın dışında bırakmıştır.

Bunlar:

İkrar,

yeminin edası,

davanın geri alınmasına muvafakat,

davadan feragat,

davayı kabul

ve

sulh olma

hâlleridir.

Dolayısıyla yeni sistemin formülü şu şekilde özetlenebilir:

E-Duruşma + sıradan usul işlemi = elle atılan imza kural olarak aranmayacak.

E-Duruşma + kanunda özel olarak sayılan önemli irade açıklamalarından biri = mevcut imza güvenceleri korunacak.

Bu ayrım, yeni düzenlemenin doğru anlaşılması açısından son derece önemlidir.

E-Duruşmada Islak İmza Tamamen Kalktı mı?

Hayır.

Yeni düzenlemenin;

“E-Duruşmada artık hiçbir işlemde imza gerekmiyor.”

şeklinde yorumlanması doğru değildir.

Kanun elle atılan imza hükümlerini genel olarak kaldırırken bazı kritik usul işlemlerini açık biçimde istisna tutmuştur.

Bu nedenle özellikle;

davadan feragat,

davayı kabul,

sulh,

ikrar,

yemin

ve davanın geri alınmasına muvafakat

gibi davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek irade açıklamalarında eski imza güvenceleri korunmaktadır.

Buradaki amaç, sıradan duruşma işlemleri nedeniyle e-Duruşmanın işlevsizleşmesini engellerken, kişinin hakkından vazgeçmesi veya uyuşmazlığın sonucunu doğrudan değiştirecek beyanlarda daha güçlü bir şekil güvencesini muhafaza etmektir.

HMK m.154 ile E-Duruşma Arasındaki İlişki Nedir?

Yeni HMK m.149/4 doğrudan HMK m.154/3-ç hükmüne atıf yapmaktadır.

HMK m.154, duruşma tutanağının nasıl düzenleneceğini ve tutanağa hangi hususların yazılacağını belirleyen temel hükümlerden biridir.

HMK m.154/3-ç uyarınca;

ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulhe ilişkin beyanların beyanda bulunana okunması ve imzasının alınması gerekmektedir.

Yeni HMK m.149/4 ise bu işlemleri özellikle saklı tutmaktadır.

Dolayısıyla e-Duruşmaya katılan tarafın veya vekilin yaptığı sıradan açıklamalar ile HMK m.154/3-ç kapsamındaki özel irade açıklamaları aynı usule tabi değildir.

Bu ayrımın dava uygulamasında özellikle önem taşıması beklenmektedir.

Neden Feragat, Kabul ve Sulh İstisna Tutuldu?

Feragat, kabul ve sulh sıradan usul açıklamaları değildir.

Bu işlemler bir davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Örneğin davacı;

“Davamdan feragat ediyorum.”

dediğinde uyuşmazlığa konu hakkın yargılama içerisinde takip edilmesinden vazgeçmektedir.

Davalı;

“Davayı kabul ediyorum.”

dediğinde karşı tarafın talebine ilişkin önemli bir usul işlemi gerçekleştirmektedir.

Tarafların;

“Sulh olduk.”

demesi hâlinde ise uyuşmazlık taraf iradeleriyle sona erebilmektedir.

HMK m.154/3-ç, bu nedenle bu tür beyanların duruşma tutanağına geçirilmesini, beyanda bulunana okunmasını ve imzasının alınmasını öngörmektedir.

  1. Yargı Paketi bu güvenceyi ortadan kaldırmamış, aksine yeni e-Duruşma imza kolaylığının dışında bırakmıştır.

E-Duruşmada Davadan Feragat Edilebilir mi?

Yeni düzenleme doğrudan;

“E-Duruşmada feragat yapılamaz.”

dememektedir.

Kanunun söylediği, HMK m.154/3-ç kapsamında bulunan feragat işleminde elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin kaldırılmadığıdır.

Dolayısıyla yeni düzenleme yürürlüğe girdikten sonra e-Duruşmada yapılan sıradan işlemler bakımından imza kolaylığı uygulanacakken, feragat gibi özel bir irade açıklamasında HMK m.154’teki şekil güvencelerinin ayrıca dikkate alınması gerekecektir.

Uygulamada bu istisnai işlemlerin uzaktan katılım sırasında nasıl gerçekleştirileceği konusunda mahkemelerin HMK, e-Duruşma Yönetmeliği ve UYAP teknik imkânlarını birlikte değerlendirmesi gerekecektir.

Bu nedenle özellikle davadan feragat gibi son derece önemli bir işlem yapılacaksa tarafın veya vekilin;

“E-Duruşmadayım, sözlü söylemem yeterlidir.”

varsayımıyla hareket etmemesi gerekir.

E-Duruşmada Davayı Kabul Etmek Mümkün mü?

Davayı kabul de yeni imza kolaylığının istisnaları arasındadır.

HMK m.149’a eklenen yeni fıkra, davayı kabul hâlini açıkça istisna tutmaktadır.

Bu nedenle davalı veya yetkili vekili e-Duruşmada davayı kabul etmek istiyorsa HMK m.154/3-ç kapsamında bulunan özel şekil şartlarının dikkate alınması gerekir.

Özellikle avukatın vekâletnamesinde davayı kabul için gerekli özel yetkinin bulunup bulunmadığı da ayrıca kontrol edilmelidir.

Yeni düzenleme, vekâlet hukukundaki özel yetki kurallarını değiştirmemektedir.

E-Duruşmada Sulh Olunabilir mi?

Sulh da kanunun açıkça istisna tuttuğu işlemlerden biridir.

Tarafların dava konusu uyuşmazlığı karşılıklı tavizlerle sona erdirmesine yol açabilecek sulh işlemi, e-Duruşmadaki genel imza muafiyetinin dışında bırakılmıştır.

Dolayısıyla e-Duruşmaya bağlanan tarafların;

“Anlaştık, dosya kapansın.”

şeklindeki bir açıklamasının hukuki sonucu değerlendirilirken sulhun şekli, tarafların iradeleri, vekillerin özel yetkileri ve HMK m.154 kapsamında tutanağın düzenlenmesi birlikte değerlendirilmelidir.

E-Duruşmada İkrar İçin İmza Gerekecek mi?

Evet, yeni kolaylığın istisnalarından biri de ikrardır.

İkrar, tarafın karşı tarafın ileri sürdüğü ve aleyhine hukuki sonuç doğurabilecek belirli bir vakıanın doğru olduğunu kabul etmesi şeklinde ortaya çıkabilir.

HMK m.154/3-ç ikrar beyanının beyanda bulunana okunması ve imzasının alınması gereken hususlar arasında olduğunu düzenlemektedir.

Yeni HMK m.149/4 de ikrarı özellikle imza muafiyetinin dışında bırakmıştır.

Bu nedenle tarafların e-Duruşmada verdikleri beyanların hukuki niteliğinin doğru tespit edilmesi önemlidir.

Sıradan bir açıklama ile hukuki anlamda ikrar niteliği taşıyan bir beyan aynı sonuçları doğurmayabilir.

E-Duruşmada Yemin Nasıl Edilecek?

Yeminin edası da istisna kapsamındadır.

Yeni HMK m.149/4, yemin bakımından elle atılan imzaya ilişkin kuralların ortadan kalkmadığını açıkça kabul etmektedir.

Dolayısıyla yemin gibi delil hukukunda önemli sonuçlar doğuran bir işlemin, sıradan bir e-Duruşma beyanıyla aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekir.

HMK m.154/3-ç’te yeminin edası da okunma ve imza güvencesine tabi işlemler arasında sayılmaktadır.

Davanın Geri Alınmasına Muvafakat da İstisna

Yeni düzenlemenin açıkça koruduğu bir başka işlem, davanın geri alınmasına muvafakat beyanıdır.

Davacı belirli şartlarla davasını geri almak isteyebilir ve bunun için karşı tarafın muvafakati gerekebilir. Böyle bir muvafakat, davanın devam edip etmeyeceği üzerinde doğrudan sonuç doğurduğundan kanun bunu da sıradan e-Duruşma işlemlerinden ayırmıştır.

Bu nedenle yeni imza kolaylığı;

“E-Duruşmada yapılan her sözlü açıklama hiçbir şekil şartına tabi değildir.”

anlamına gelmemektedir.

E-Duruşmada Hangi İşlemlerde Elle İmza Aranmayacak?

Kanun istisnaları tek tek saydığı için bunların dışında kalan duruşma ve usul işlemlerinde e-Duruşmaya katılan kişiler bakımından elle atılan imza hükümleri kural olarak uygulanmayacaktır.

Örneğin genel olarak;

bilirkişi raporuna ilişkin beyanda bulunulması,

bir ara kararın yerine getirilip getirilmediğinin açıklanması,

delil durumuna ilişkin beyanda bulunulması,

dosyadaki belgeler hakkında açıklama yapılması,

önceki dilekçelerin tekrar edilmesi,

usule ilişkin talepte bulunulması

gibi HMK m.154/3-ç kapsamında olmayan işlemlerde yeni imza kolaylığının uygulanması gündeme gelecektir.

Ancak her somut beyanın hukuki niteliği ayrı değerlendirilmelidir.

Bir tarafın sıradan açıklama olarak düşündüğü söz, içerik itibarıyla ikrar veya başka özel bir işlem niteliği taşıyabilir.

Yeni Düzenleme Avukatlar İçin Ne Anlama Geliyor?

E-Duruşmanın pratik kullanımında en büyük paya sahip gruplardan biri avukatlardır.

Avukatlar farklı şehirlerde görülen hukuk davalarına ofislerinden e-Duruşma sistemi üzerinden bağlanabilmektedir. E-Duruşmaya katılan avukatın kimlik tespiti, Yönetmelik kapsamında güvenli elektronik imza veya mobil imza ile UYAP kayıtları ve benzeri yöntemler kullanılarak yapılmaktadır.

Ayrıca e-Duruşma, hukuki sonuç bakımından mahkeme huzurunda yapılan duruşma ile aynı sonuçları doğurmaktadır.

Dolayısıyla e-Duruşma yalnızca gayriresmî bir video görüşmesi değildir.

Duruşmada verilen beyanlar ve yapılan usul işlemleri gerçek bir mahkeme duruşmasının parçasıdır.

Yeni HMK m.149/4’ün 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girmesiyle, sıradan işlemler bakımından fiziksel imza nedeniyle ortaya çıkabilecek uygulama güçlüklerinin azaltılması amaçlanmaktadır.

Avukatın E-İmzası Artık Gerekmeyecek mi?

Bu soruya dikkatli cevap verilmelidir.

Yeni düzenleme;

“Avukatların artık elektronik imza kullanmasına gerek yoktur.”

dememektedir.

Kanunun kaldırdığı şey, e-Duruşmaya uzaktan katılanlar bakımından belirli işlemlerde elle atılan imzaya ilişkin hükümlerdir.

E-Duruşmaya sisteme giriş, kimlik tespiti, UYAP kullanımı ve diğer elektronik işlemler bakımından güvenli elektronik imza veya mobil imza gibi teknolojilerin kullanılmasına ilişkin mevcut teknik ve idari kurallar ayrı konulardır. E-Duruşma Yönetmeliği, vekilin kimliğinin güvenli elektronik imza veya mobil imza ile UYAP kayıtları ve benzeri yöntemler üzerinden tespit edilebileceğini düzenlemektedir.

Dolayısıyla;

“Islak imza şartı kaldırıldı = e-imza tamamen kaldırıldı.”

sonucu yanlıştır.

Bunlar birbirinden farklı meselelerdir.

Vatandaş E-Duruşmaya Katılabilir mi?

HMK m.149 yalnızca avukatlardan söz etmemektedir.

Madde, talepte bulunan tarafın veya vekilinin ses ve görüntü nakli yoluyla bulunduğu yerden duruşmaya katılmasına karar verilebilmesine imkân tanımaktadır.

Dolayısıyla hukuki altyapı tarafın bizzat uzaktan katılımını da kapsamaktadır.

Ancak e-Duruşmaya fiilî katılım, mahkemenin kararı, sistemin teknik imkânları, kimlik tespiti ve Yönetmelikte belirlenen usul şartları çerçevesinde gerçekleştirilir.

Yeni imza düzenlemesi de yalnızca avukatlara özgü değildir.

Kanun;

“ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler”

ifadesini kullanmaktadır.

Dolayısıyla şartları bulunan uzaktan katılımcılar bakımından genel bir düzenlemedir.

E-Duruşma Talep Edilince Mahkeme Kabul Etmek Zorunda mı?

HMK m.149’un mevcut yapısında mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine tarafın veya vekilin uzaktan katılımına karar verebilir. Dolayısıyla e-Duruşma talebinin sunulmuş olması tek başına talebin mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.

Mahkeme somut dosyanın durumu ve ilgili mevzuat kapsamında talebi değerlendirir.

  1. Yargı Paketi bu konuda temel sistemi değiştirmemektedir.

Yeni düzenleme esas olarak uzaktan katılmasına zaten karar verilmiş kişinin elle imza nedeniyle yaşayabileceği usul sorunlarını azaltmaktadır.

E-Duruşma ile Fiziki Duruşma Arasında Hukuki Değer Farkı Var mı?

E-Duruşma Yönetmeliğinin açık hükmüne göre e-Duruşma, mahkeme huzurunda yapılan duruşma ile aynı hukuki sonuçları doğurmaktadır.

Dolayısıyla avukatın veya tarafın e-Duruşmada yaptığı usul işlemleri;

“Nasıl olsa internetten katıldım, hukuki sonucu daha zayıftır.”

şeklinde değerlendirilemez.

Bu durum yeni imza düzenlemesinin önemini daha da artırmaktadır.

Çünkü e-Duruşma fiziksel duruşmanın hukuki sonuçlarını doğuruyorsa, uzaktan katılımla fiziki imza zorunluluğu arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi dijital yargılama sisteminin işlevselliği açısından önem taşımaktadır.

Yeni İmza Düzenlemesi Ne Zaman Uygulanacak?

Bu konuda tarihin özellikle vurgulanması gerekir.

7589 sayılı Kanun’un 26. maddesine göre;

TMK m.440 değişikliği,

TMK m.444 değişikliği

ve

HMK m.149’daki e-Duruşma imza değişikliği

Kanun’un yayımı tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girecektir.

Kanun 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandığına göre yeni HMK m.149/4 düzenlemesi 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. TBMM’nin yasalaşma duyurusunda da e-Duruşmadaki elle atılan imza değişikliğinin yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe gireceği açıkça belirtilmiştir.

Dolayısıyla:

31 Ekim 2026’dan önce → mevcut sistem,

31 Ekim 2026 ve sonrasında → yeni HMK m.149/4 sistemi

uygulanacaktır.

Devam Eden Davalarda Yeni Sistem Uygulanacak mı?

Kanun, HMK m.149 değişikliği bakımından yalnızca yeni açılacak davalara uygulanacağı yönünde özel bir geçiş hükmü getirmemiştir.

HMK m.107 gibi bazı düzenlemeler bakımından açık geçiş hükümleri getirilmişken HMK m.149/4 bakımından özel bir eski dava istisnası bulunmamaktadır.

Bu nedenle yeni hüküm yürürlüğe girdikten sonra gerçekleştirilecek e-Duruşma işlemleri bakımından yeni usul kuralının dikkate alınması gerekecektir.

Örneğin dava 2024 yılında açılmış olabilir.

Ancak e-Duruşma 10 Kasım 2026 tarihinde yapılacaksa, o tarihte yürürlükte bulunan HMK m.149/4 önem taşıyacaktır.

Bu, usul hukukundaki yeni kuralların tamamlanmamış yargılama işlemleri bakımından derhâl uygulanması yönündeki genel yaklaşım ile de uyumludur.

E-Duruşmadaki Teknik Sorunlar Ne Olacak?

Yeni imza düzenlemesi e-Duruşmadaki bütün teknik sorunları ortadan kaldırmamaktadır.

İnternet bağlantısının kesilmesi,

sesin anlaşılmaması,

görüntünün donması,

katılımcının kimliğinin doğrulanamaması

veya UYAP bağlantısındaki teknik sorunlar

ayrı meselelerdir.

E-Duruşma Yönetmeliği, e-Duruşmanın yürütülmesi, katılanların kimlik tespiti, duruşma düzeni ve sistemin işleyişine ilişkin ayrıntılı kurallar içermektedir. Adalet Bakanlığı da Yönetmeliğin e-Duruşma talebi, talebin değerlendirilmesi, kimlik tespiti, e-Duruşmanın icrası ve düzeni gibi konuları düzenlediğini belirtmektedir.

Dolayısıyla HMK m.149/4 yalnızca imza boyutundaki bir engeli azaltmaktadır.

Teknik bağlantı şartları ve duruşmanın sağlıklı biçimde icra edilmesi gerekliliği devam etmektedir.

Yeni Sistem E-Duruşmayı Yaygınlaştırır mı?

Yeni düzenlemenin e-Duruşmanın kullanımını kolaylaştırma potansiyeli bulunmaktadır.

Çünkü uzaktan duruşma yapılırken fiziksel imzaya dayalı kuralların her sıradan işlem bakımından uygulanması, dijital duruşmanın doğasıyla uyumsuz sonuçlar yaratabilmektedir.

Kanun koyucu bu nedenle sıradan usul işlemlerinde elle atılan imza hükümlerinin uygulanmamasını kabul etmiş, buna karşılık davanın sonucunu ciddi şekilde etkileyebilecek bazı işlemleri istisna tutmuştur.

Bu sistem dijital yargılama ile usul güvenceleri arasında bir denge kurmayı amaçlamaktadır.

Bir tarafta;

duruşmaya uzaktan katılım,

zaman tasarrufu,

ulaşım masrafının azalması,

farklı şehirlerdeki davaların daha kolay takip edilmesi

gibi avantajlar bulunmaktadır.

Diğer tarafta ise;

feragat,

kabul,

sulh,

ikrar

ve yemin

gibi yüksek hukuki sonuç doğuran işlemlerde iradenin gerçekten ve tereddütsüz biçimde ortaya çıktığının güvence altına alınması gerekmektedir.

Yeni düzenleme tam olarak bu iki ihtiyacı ayırmaktadır.

E-Duruşmada İmza Zorunluluğunun Değişmesi Avukatların Seyahatlerini Azaltır mı?

Düzenlemenin pratik amaçlarından biri e-Duruşmanın daha işlevsel kullanılmasını sağlamaktır.

Örneğin İstanbul’daki bir avukatın Ankara’daki hukuk mahkemesinde yalnızca bilirkişi raporu hakkında beyanda bulunacağı bir duruşma için fiziksel olarak Ankara’ya gitmesi gerekmeyebilir.

E-Duruşma kabul edilmişse avukat uzaktan duruşmaya katılabilir.

Yeni düzenleme yürürlüğe girdikten sonra HMK m.154/3-ç kapsamında olmayan sıradan usul işlemlerinde elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmaması, bu kullanımın önündeki şekli engellerden birini azaltacaktır.

Ancak dosyada feragat, kabul veya sulh gibi özel işlemler yapılacaksa durum ayrıca değerlendirilmelidir.

E-Duruşmada İmza Değişikliği Hangi Davalarda Uygulanacak?

Düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenmiştir.

Dolayısıyla başta;

iş davaları,

tüketici davaları,

aile hukuku davaları,

ticari davalar,

kira davaları,

tazminat davaları,

miras uyuşmazlıkları,

taşınmaz davaları

ve diğer hukuk yargılamalarında HMK m.149’un uygulandığı ölçüde önem taşıyacaktır.

Bu düzenleme Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki SEGBİS uygulamasıyla karıştırılmamalıdır.

E-Duruşma ile ceza yargılamasındaki SEGBİS aynı hukuki düzenleme değildir.

HMK m.149 hukuk yargılamasına ilişkin ses ve görüntü nakli yoluyla duruşma sistemini düzenlemektedir.

İş Mahkemelerinde E-Duruşmada Yeni İmza Sistemi

İş mahkemelerinde duruşmaların önemli bir kısmında;

bilirkişi raporuna karşı beyan,

tanık dinlenmesinin tamamlanması,

SGK kayıtlarının beklenmesi,

hesap raporu alınması

ve usul işlemlerinin değerlendirilmesi

gibi işlemler gerçekleştirilmektedir.

Bu tür sıradan ara duruşmalarda e-Duruşmanın kullanılması taraf vekillerinin farklı şehirlerdeki iş davalarını takip etmesini kolaylaştırabilir.

Yeni HMK m.149/4 yürürlüğe girdikten sonra HMK m.154/3-ç kapsamındaki özel işlemler dışında elle imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmaması bu imkânı daha da işlevsel hâle getirebilir.

Ancak işçi veya işveren adına sulh, kabul veya feragat gibi işlem yapılacaksa özel şekil ve vekâlet yetkileri ayrıca değerlendirilmelidir.

Boşanma Davalarında E-Duruşma ve İmza Değişikliği

Aile mahkemelerinde de e-Duruşma önemli bir araç olabilir.

Ancak aile hukuku davalarında tarafların bizzat iradelerinin önem taşıdığı işlemler daha sık gündeme gelebilir.

Örneğin taraflar boşanma davasında sulh niteliğinde sonuçlar doğurabilecek beyanlarda bulunabilir veya davadan feragat gündeme gelebilir.

Yeni HMK m.149/4’te sulh ve feragat açıkça istisna edildiğinden, bu tür beyanlarda genel imza muafiyetine dayanılması mümkün olmayacaktır.

Bu nedenle e-Duruşmanın teknik olarak mümkün olması ile duruşmada gerçekleştirilecek her hukuki işlemin aynı şekle tabi olması birbirinden ayrılmalıdır.

Ticaret Mahkemelerinde E-Duruşma

Asliye ticaret mahkemelerinde çok sayıda dosyada duruşmalar kısa usul işlemlerinden oluşabilmektedir.

Örneğin;

bilirkişi raporunun beklenmesi,

ticari defterlerin incelenmesi,

rapora itirazların alınması,

yeni bilirkişi görevlendirilmesi

veya müzekkere cevaplarının değerlendirilmesi

için duruşmalar yapılabilmektedir.

Bu tür dosyalarda e-Duruşmanın kullanım alanı geniştir.

Bununla birlikte ticari uyuşmazlıklarda yüksek miktarlı sulh veya kabul işlemleri de gündeme gelebileceğinden yeni HMK m.149/4’teki istisnaların özellikle dikkate alınması gerekir.

E-Duruşmadaki Beyanlar Sonradan İnkâr Edilebilir mi?

E-Duruşmanın mahkeme huzurundaki duruşma ile aynı hukuki sonuçları doğurduğu Yönetmelikte açık biçimde düzenlenmiştir.

Bu nedenle;

“Beyanı internetten verdim, mahkeme salonunda değildim.”

şeklindeki düşünce tek başına yapılan usul işlemini hukuken etkisiz hâle getirmez.

Tam tersine uzaktan duruşmada yapılan beyanın niteliği dikkatle değerlendirilmelidir.

Özellikle kanunun imza muafiyeti dışında bıraktığı;

ikrar,

feragat,

kabul,

sulh

gibi işlemlerde şekil güvencelerinin korunmasının temel nedenlerinden biri de budur.

E-Duruşmada İmza Zorunluluğu Hakkında Sık Sorulan Sorular

E-Duruşmada imza zorunluluğu kalktı mı?

Kısmen. 7589 sayılı Kanun ile HMK m.149’a eklenen yeni fıkra, belirli istisnalar dışında e-Duruşmaya uzaktan katılan kişiler bakımından elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmamasını öngörmektedir. Ancak hüküm 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Ağustos 2026’da yeni imza sistemi uygulanıyor mu?

Hayır. Kanun kabul edilmiş olsa da HMK m.149 değişikliği yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girecektir.

Yeni düzenleme ne zaman yürürlüğe girecek?

31 Ekim 2026 tarihinde. Kanun 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmış ve m.22 için üç aylık ertelenmiş yürürlük öngörülmüştür.

E-Duruşmada feragat için imza aranacak mı?

Feragat, genel imza muafiyetinin açık istisnalarından biridir. HMK m.154/3-ç kapsamındaki şekil güvenceleri korunmaktadır.

E-Duruşmada davayı kabul için imza aranacak mı?

Davayı kabul de istisnalar arasındadır.

E-Duruşmada sulh yapılırken imza zorunluluğu kaldırıldı mı?

Hayır. Sulh, yeni düzenlemede açıkça istisna edilmiştir.

İkrar da istisna mı?

Evet. İkrar bakımından HMK m.154/3-ç’teki özel tutanak ve imza güvencesi korunmaktadır.

Yemin e-Duruşmada imzasız yapılabilecek mi?

Yeminin edası da yeni imza muafiyetinin dışında bırakılmıştır.

Avukat e-Duruşmaya e-imzasız girebilecek mi?

Yeni düzenleme elektronik imza sistemini ortadan kaldırmamaktadır. Düzenlenen konu elle atılan imzadır. E-Duruşmada vekilin kimlik tespitinde güvenli elektronik imza veya mobil imza ve UYAP kayıtlarının kullanılması mümkündür.

E-Duruşma fiziki duruşma kadar geçerli mi?

Evet. Yönetmelik e-Duruşmanın mahkeme huzurunda gerçekleştirilen duruşma ile aynı hukuki sonuçları doğurduğunu düzenlemektedir.

E-Duruşma talep edilince hâkim kabul etmek zorunda mı?

Hayır. HMK m.149 mahkemeye talep üzerine uzaktan katılıma karar verme yetkisi tanımaktadır; yalnızca talebin yapılmış olması otomatik kabul anlamına gelmez.

Yeni sistem eski davalara da uygulanacak mı?

HMK m.149/4 bakımından eski davaları tamamen önceki hükümlere tabi tutan özel bir geçiş düzenlemesi bulunmamaktadır. Bu nedenle 31 Ekim 2026’dan sonra gerçekleştirilecek e-Duruşma işlemlerinde yeni hükmün dikkate alınması gerekir.

E-Duruşma Sonrası Duruşma Tutanağı Neden Hâlâ Önemli?

Yeni düzenleme imzayı belirli işlemler bakımından kolaylaştırsa da duruşma tutanağının önemi azalmamaktadır.

Tam tersine dijital duruşmada tarafların;

ne söylediğinin,

hangi talepte bulunduğunun,

hangi delile itiraz ettiğinin,

hangi işlemin yapıldığının

ve mahkemenin hangi ara kararı verdiğinin

tutanağa doğru geçirilmesi son derece önemlidir.

Özellikle e-Duruşmada taraf veya vekil fiziksel olarak zabıt kâtibinin yanında bulunmadığı için, duruşma sonunda tutanağın içeriği mümkün olduğu ölçüde dikkatle kontrol edilmelidir.

Yeni HMK m.149/4;

“İmza gerekmiyor, dolayısıyla tutanağın önemi de kalmadı.”

şeklinde yorumlanamaz.

Düzenleme yalnızca belirli işlemlerde elle atılan imzayı kaldırmaktadır.

Duruşma tutanağının usul hukukundaki delil ve kayıt fonksiyonu devam etmektedir.

Yeni Düzenleme Dijital Yargılamada Ne Anlama Geliyor?

  1. Yargı Paketi ile yapılan değişiklik, Türk hukuk yargılamasının dijitalleşmesi bakımından küçük görünen ancak pratik etkisi yüksek olabilecek bir adımdır.

E-Duruşmanın temel amacı, duruşmaya fiziksel olarak gitmeden gerçek zamanlı biçimde mahkemeye katılabilmektir.

Ancak uzaktan katılan kişinin çok sayıda sıradan işlem için fiziksel imza vermesinin aranması, dijital yargılamanın mantığıyla çelişebilecek sonuçlar doğurabilir.

Yeni HMK m.149/4 bu sorunu genel olarak şu yöntemle çözmektedir:

Normal e-Duruşma işlemlerinde elle imza aranmayacak.

Ancak;

haktan vazgeçme, uyuşmazlığı sona erdirme veya güçlü delil sonucu doğurabilecek kritik irade açıklamalarında mevcut imza güvenceleri korunacak.

Bu nedenle yeni düzenleme, tamamen şekilsiz bir dijital yargılama sistemi kurmamaktadır.

Aksine işlemin önemine göre farklı güvence seviyeleri oluşturmaktadır.

Sonuç: E-Duruşmada Islak İmza Büyük Ölçüde Kalkıyor, Ancak Kritik İşlemlerde Korunuyor

  1. Yargı Paketi ile e-Duruşma sisteminde önemli bir değişikliğe gidilmiştir.

7589 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 149. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir.

Yeni hükme göre ses ve görüntü nakli yoluyla bulunduğu yerden duruşmaya katılmasına karar verilen kişiler bakımından kural olarak elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.

Ancak kanun altı önemli işlem grubunu bu kolaylığın dışında tutmuştur:

İkrar,

yeminin edası,

davanın geri alınmasına muvafakat,

davadan feragat,

davayı kabul

ve

sulh.

Bu işlemler HMK m.154/3-ç kapsamında beyanda bulunana okunması ve imzasının alınması gereken önemli irade açıklamaları arasında yer almaya devam etmektedir.

Dolayısıyla yeni sistemi;

“E-Duruşmada imza tamamen kaldırıldı.”

şeklinde açıklamak doğru değildir.

Doğru ifade şudur:

E-Duruşmada sıradan usul işlemleri bakımından elle atılan imza zorunluluğu kaldırılacak; ancak davanın sonucunu veya tarafların haklarını ciddi biçimde etkileyebilecek bazı özel işlemlerde mevcut imza güvencesi korunacaktır.

Burada ayrıca yürürlük tarihi özellikle önemlidir.

Yeni düzenleme 13 Ağustos 2026 itibarıyla henüz yürürlükte değildir.

7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmış ve HMK m.149 değişikliğinin yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Dolayısıyla yeni sistem 31 Ekim 2026 tarihinde uygulanmaya başlayacaktır.

Bu tarihten sonra yapılacak e-Duruşmalarda yeni HMK m.149/4 doğrudan önem taşıyacaktır.

Davanın 2024, 2025 veya 2026 yılında açılmış olması tek başına sonucu değiştirmeyecektir. Kanunda HMK m.149 değişikliği bakımından eski davaları eski kurala tabi tutan özel bir geçiş hükmü bulunmadığından, yürürlük tarihinden sonra gerçekleştirilecek usul işlemlerinde yeni hükmün dikkate alınması gerekecektir.

Yeni düzenleme özellikle avukatlık pratiği bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.

Farklı şehirlerde görülen davalara uzaktan katılımın önündeki şekli engellerden biri azalacaktır.

Örneğin avukat yalnızca bilirkişi raporuna ilişkin beyanda bulunacak, eksik belgenin dosyaya sunulduğunu bildirecek veya önceki beyanlarını tekrar edecekse HMK m.154/3-ç kapsamındaki özel bir işlem bulunmadığı sürece elle atılan imza hükümleri yeni dönemde uygulanmayacaktır.

Buna karşılık avukat veya taraf;

davadan feragat edecek,

davayı kabul edecek,

sulh olacak,

ikrar niteliğinde beyanda bulunacak,

yemin edecek

veya davanın geri alınmasına muvafakat edecekse durum farklı olacaktır.

Bu işlemlerde kanunun koruduğu özel şekil güvencelerinin yerine getirilmesi gerekecektir.

Yeni düzenleme aynı zamanda e-imza ile ıslak imzanın birbirinden ayrılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

HMK değişikliği güvenli elektronik imzayı veya UYAP’ın elektronik kimlik doğrulama sistemini kaldırmamaktadır.

E-Duruşma Yönetmeliğinde vekilin kimlik tespitinin güvenli elektronik imza veya mobil imza ile UYAP kayıtları ve benzeri yöntemlerden yararlanılarak yapılması mümkündür.

Dolayısıyla;

“Yeni Kanun çıktı, avukatların artık e-imzaya ihtiyacı kalmadı.”

şeklindeki yorum doğru değildir.

Yeni düzenlemenin konusu elle atılan imza, yani klasik anlamda ıslak imza gerektiren usul hükümleridir.

E-Duruşmaya güvenli erişim, kimlik doğrulama, UYAP işlemleri ve elektronik belge imzalama süreçleri ayrı hukuki ve teknik kurallara tabidir.

Bir diğer önemli nokta, e-Duruşmanın hukuki değeridir.

E-Duruşma Yönetmeliği, e-Duruşmanın mahkeme huzurunda yapılan duruşma ile aynı hukuki sonuçları doğurduğunu açık biçimde kabul etmektedir.

Bu nedenle online duruşmada verilen beyanların “daha az önemli” olduğu düşünülmemelidir.

Tam tersine e-Duruşmaya katılan taraf veya vekilin;

kullandığı ifadeleri,

tutanağa geçirilen beyanları,

yaptığı kabulleri,

itirazlarını

ve taleplerini

fiziki duruşmadaki kadar dikkatli takip etmesi gerekir.

Yeni imza sistemi de bu nedenle şekil kolaylığı getirirken bazı kritik işlemleri bilinçli biçimde kapsam dışında bırakmaktadır.

Özellikle feragat, kabul ve sulh işlemlerinde bu yaklaşım belirgindir.

Bu işlemler davanın sonucunu doğrudan değiştirebildiğinden, kanun koyucu e-Duruşmanın kolaylaştırılması uğruna mevcut usul güvencelerini tamamen ortadan kaldırmamıştır.

Sonuç olarak “Online Duruşmalarda İmza Zorunluluğu Değişti mi?” sorusunun cevabı evettir; fakat değişiklik henüz yürürlüğe girmemiştir.

Yeni dönem 31 Ekim 2026’da başlayacaktır.

Bu tarihten sonra temel sistem şöyle olacaktır:

E-Duruşmaya uzaktan katılım + sıradan usul işlemi → elle atılan imza kural olarak aranmayacak.

E-Duruşmaya uzaktan katılım + ikrar, yemin, davanın geri alınmasına muvafakat, feragat, kabul veya sulh → özel imza güvenceleri uygulanmaya devam edecek.

Bu değişiklik, e-Duruşmayı klasik duruşmanın yalnızca görüntülü versiyonu olmaktan çıkararak dijital yargılamanın kendi özelliklerine daha uygun bir usul yapısına yaklaştırmaktadır.

Ancak yeni sistemde de en önemli kural değişmemektedir:

Online duruşmada yapılan işlem, gerçek bir mahkeme işlemidir.

Bu nedenle tarafların ve avukatların e-Duruşmaya katılırken yalnızca teknik bağlantıya değil, verilen her beyanın hukuki sonucuna, tutanağın içeriğine, özel yetki gerektiren işlemlere ve yeni imza istisnalarına dikkat etmeleri gerekir.

31 Ekim 2026’dan itibaren e-Duruşmalarda fiziksel imzaya ilişkin birçok engel ortadan kalkacak olsa da feragat, kabul, sulh, ikrar, yemin ve davanın geri alınmasına muvafakat gibi kritik işlemlerde imza güvencesi devam edecektir. Bu ayrım, 12. Yargı Paketi sonrasında e-Duruşma uygulamasının en önemli yeni kurallarından biri olacaktır.

Leave a Reply

Call Now Button