Single Blog Title

This is a single blog caption

Gerçek Olmayan Görüntüyle Gerçek Bir Tehdit: Yapay Zekâ Kullanılarak İşlenen Şantaj Suçları ve Cezaları

Gerçek Olmayan Görüntüyle Gerçek Bir Tehdit: Yapay Zekâ Kullanılarak İşlenen Şantaj Suçları ve Cezaları

Giriş

Üretken yapay zekâ sistemleri, gerçek kişilere ait fotoğraf, ses ve görüntülerden yararlanarak son derece inandırıcı içerikler oluşturabilmektedir. Bir kişinin hiç söylemediği sözleri söylemiş gibi gösteren ses kayıtları, gerçekte bulunmadığı bir ortamda çekilmiş izlenimi veren videolar, sahte özel yazışmalar ve cinsel içerikli deepfake görüntüler kısa sürede üretilebilmektedir.

Bu teknolojinin en ağır kötüye kullanım biçimlerinden biri, oluşturulan sahte içeriklerin kişiyi para vermeye, belirli bir davranışta bulunmaya, bir hakkından vazgeçmeye veya susmaya zorlamak amacıyla kullanılmasıdır.

Fail çoğu zaman mağdura;

“Parayı göndermezsen bu görüntüyü ailene yollarım.”

“İstediğimi yapmazsan işverenine bu ses kaydını gönderirim.”

“Şikâyetinden vazgeçmezsen senin adına hazırladığım görüntüleri yayımlarız.”

şeklinde mesajlar göndermektedir.

Bu durumda mağdurun gerçekten böyle bir görüntüsünün bulunmaması veya içeriğin tamamen yapay zekâyla üretilmiş olması, şantaj suçunun oluşmasına tek başına engel değildir. Önemli olan, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verebilecek bir hususun açıklanacağı ya da mağdura isnat edileceği tehdidiyle failin kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlamaya çalışmasıdır.

Türk Ceza Kanunu’nda “yapay zekâ ile şantaj” adı altında bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Yapay zekâ, somut olayda şantaj suçunun gerçekleştirilmesinde kullanılan araç niteliğindedir. Failin sorumluluğu esas olarak TCK’nın 107. maddesine göre belirlenir.

Şantaj Suçu TCK’da Nasıl Düzenlenmiştir?

TCK’nın 107. maddesinde şantaj suçunun iki farklı görünümü düzenlenmiştir.

Hakkın veya yükümlülüğün kötüye kullanılması suretiyle şantaj

TCK m.107/1’e göre hakkı olan veya yükümlü bulunduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından söz ederek bir kişiyi;

  • Kanuna aykırı bir davranışta bulunmaya,
  • Yapmakla yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya,
  • Bir davranıştan kaçınmaya,
  • Faile veya başka bir kişiye haksız çıkar sağlamaya

zorlayan kişi şantaj suçunu işlemiş olur.

Kanunda bu fiil için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Hapis cezasıyla adli para cezası birbirinin alternatifi değildir; kanuni düzenlemede ikisine birlikte hükmedilmesi öngörülmektedir.

Örneğin bir kişinin, gerçekten sahip olduğu özel bir görüntüyü açıklama hakkı bulunduğunu ileri sürerek mağdurdan para istemesi, hukuki bir başvuru yapacağını söyleyip bunun karşılığında haksız kazanç talep etmesi veya bir şikâyeti geri çekme karşılığında yükümlü olunmayan bir davranış istemesi bu fıkra kapsamında değerlendirilebilir.

Kişinin gerçekten bir hakka sahip olması, bu hakkı mağdurdan haksız çıkar sağlamak için baskı aracı olarak kullanabileceği anlamına gelmez. Bir hakkın hukuka uygun yollarla kullanılması ile o hakkın şantaj aracı hâline getirilmesi birbirinden farklıdır.

Şeref ve saygınlığa zarar verecek hususları açıklama tehdidi

Yapay zekâ kullanılarak gerçekleştirilen şantaj olaylarının büyük bölümü TCK m.107/2 kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu düzenlemeye göre, kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlamak amacıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidinde bulunulması hâlinde de şantaj suçunun cezası uygulanır.

Bu suçun oluşması için genel olarak;

  1. Mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bir husus bulunması,
  2. Bu hususun açıklanacağı veya mağdura isnat edileceği yönünde tehditte bulunulması,
  3. Failin kendisine veya başkasına yarar sağlama amacıyla hareket etmesi,
  4. Tehdidin mağdurun iradesini baskı altına almaya elverişli olması

gerekir.

Yapay zekâ kullanılarak oluşturulan sahte cinsel görüntüler, suç işlendiği izlenimi veren videolar, evlilik dışı ilişki bulunduğunu gösteren sahte konuşmalar veya mesleki itibarı zedeleyecek ses kayıtları bu kapsamda şantaj aracı olarak kullanılabilir.

Yapay Zekâyla Oluşturulan İçeriğin Gerçek Olması Gerekir mi?

TCK m.107/2, yalnızca mevcut ve gerçek bir bilginin “açıklanması” tehdidini değil, şeref ve saygınlığa zarar verecek bir hususun mağdura “isnat edilmesi” tehdidini de cezalandırmaktadır.

Bu nedenle failin elindeki görüntünün gerçek olmaması, şantaj suçunun oluşmasını engellemez. Tamamen yapay zekâyla oluşturulmuş bir görüntü veya ses kaydı da mağdurun toplum içindeki saygınlığını zedeleyebilecek nitelikteyse ve bir yarar elde etmek amacıyla kullanılıyorsa TCK m.107/2 uygulanabilir.

Örneğin failin mağdura ait fotoğrafları kullanarak sahte müstehcen görüntü oluşturması ve “Bana para göndermezsen bunları yayımlarım” demesi hâlinde görüntülerin gerçek olup olmadığı şantaj suçunun oluşumu bakımından belirleyici değildir. Burada tehdit, mağdurun gerçekte gerçekleştirmediği bir davranışın ona isnat edilmesine yöneliktir.

Aynı şekilde yapay zekâyla hazırlanan sahte bir ses kaydında mağdurun rüşvet istediği, hakaret ettiği veya suç bağlantısı bulunduğu izlenimi oluşturulmuşsa, bu kaydın açıklanacağı tehdidi de şeref ve saygınlığı zedeleyebilecek bir isnat niteliğindedir.

Failin Mutlaka Para İstemesi Gerekir mi?

Şantaj suçundaki “yarar” kavramı yalnızca para veya ekonomik menfaatle sınırlı değildir.

Fail mağdurdan;

  • Para göndermesini,
  • Mal veya kripto varlık devretmesini,
  • Cinsel içerikli yeni görüntüler göndermesini,
  • Bir ilişkiye devam etmesini,
  • Şikâyetini geri çekmesini,
  • Davadan veya alacaktan vazgeçmesini,
  • İşten ayrılmasını,
  • Belirli bir açıklama yapmasını,
  • Faille görüşmesini,
  • Başka bir kişiyle iletişimini kesmesini

isteyebilir.

Talep edilen yarar ekonomik, kişisel, sosyal veya başka nitelikte olabilir. Ancak TCK m.107/2 bakımından failin kendisine ya da başkasına yarar sağlama amacıyla hareket ettiğinin ortaya konulması gerekir.

Fail herhangi bir yarar istemeden yalnızca mağduru korkutmak veya itibarını zedelemek amacıyla sahte içeriği yayımlamakla tehdit ediyorsa şantaj yerine tehdit, hakaret, kişisel veri veya özel hayat suçlarının değerlendirilmesi gerekebilir.

Şantaj Suçu Ne Zaman Tamamlanır?

Şantaj suçunun tamamlanması için mağdurun istenen parayı göndermesi veya talep edilen davranışı gerçekleştirmesi şart değildir.

Kanuni yapısı itibarıyla suç, yarar elde edilmesini değil, yarar sağlama amacıyla mağdurun iradesine yöneltilen şantaj tehdidini cezalandırmaktadır. Bu nedenle tehdidin mağdura ulaşması ve mağdur tarafından anlaşılmasıyla suç kural olarak tamamlanır. Talep edilen menfaatin sağlanması, cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulabilirse de suçun oluşması için zorunlu değildir.

Örneğin mağdurun sahte görüntüleri gördükten sonra polise başvurması ve hiçbir ödeme yapmaması hâlinde de tamamlanmış şantaj suçu gündeme gelebilir.

Buna karşılık failin şantaj mesajını göndermesine rağmen mesajın teknik bir engel nedeniyle mağdura hiç ulaşmaması hâlinde, somut olayın özelliklerine göre teşebbüs hükümlerinin uygulanması tartışılabilir.

Yapay Zekâ Kullanılması Cezayı Artırır mı?

TCK m.107’de yapay zekâ, bilişim sistemi, deepfake teknolojisi veya sosyal medya kullanılması bağımsız bir nitelikli hâl olarak düzenlenmemiştir.

Dolayısıyla yalnızca içeriğin yapay zekâyla hazırlanması nedeniyle şantaj suçunun temel cezası otomatik olarak artırılmaz. Temel yaptırım her iki fıkra yönünden de bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ancak yapay zekâ kullanımı;

  • Hilenin ve tehdidin yoğunluğunun,
  • İçeriğin inandırıcılığının,
  • Mağdur üzerindeki etkisinin,
  • Suçun planlı şekilde işlenmesinin,
  • İçeriğin yayılma alanının,
  • Meydana gelen veya gelebilecek zararın

değerlendirilmesinde etkili olabilir. Bu hususlar hâkimin temel cezayı alt veya üst sınıra yakın belirlemesinde dikkate alınabilir.

Ayrıca olayda kişisel verilerin yayılması, özel hayat görüntülerinin açıklanması, bilişim sistemine girilmesi veya başka suçların işlenmesi hâlinde fail bu suçlardan da ayrıca sorumlu tutulabilir.

Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır?

Şantaj suçunda beş bin güne kadar adli para cezasına hükmedilebilir. Mahkeme önce uygulanacak toplam gün sayısını, ardından failin ekonomik ve kişisel durumuna göre bir günlük para miktarını belirler.

TCK m.52’nin güncel düzenlemesine göre bir günlük adli para cezası en az 100 TL, en fazla 500 TL olarak belirlenmektedir. Bu nedenle beş bin günlük üst sınırın uygulanması hâlinde adli para cezası, günlük miktara göre 500.000 TL ile 2.500.000 TL arasında hesaplanabilir. Bununla birlikte somut olayda gün sayısı ve günlük miktar mahkemece ayrı ayrı belirlenir; her şantaj olayında doğrudan beş bin gün üzerinden ceza kurulmaz.

Tekrarlanan Şantaj Mesajlarında Zincirleme Suç

Failin aynı suç işleme kararı kapsamında aynı mağdura farklı tarihlerde tekrar tekrar şantaj mesajları göndermesi hâlinde zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir.

Örneğin failin önce para istemesi, birkaç gün sonra daha yüksek miktar talep etmesi ve ödeme yapılmazsa farklı görüntüleri yayımlayacağını söylemesi durumunda, eylemlerin tek suç mu yoksa zincirleme suç mu oluşturduğu olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

TCK m.43 kapsamında zincirleme suç kabul edilmesi hâlinde bir cezaya hükmedilir ve bu ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Bir suç işleme kararı, zaman aralığı, mağdur, taleplerin niteliği ve tehditlerin birbirinin devamı olup olmadığı değerlendirmede önem taşır.

Farklı mağdurlara yönelik ayrı şantaj eylemlerinde ise kural olarak her mağdur yönünden ayrı suç oluşabilir.

Yapay Zekâ ile Şantajın Yaygın Görünüm Biçimleri

Deepfake müstehcen içerikle şantaj

Fail, mağdurun sosyal medyadaki fotoğraflarını kullanarak cinsel içerikli sahte görüntüler oluşturabilir. Ardından görüntüleri mağdurun ailesine, eşine, işverenine veya sosyal çevresine göndermekle tehdit ederek para isteyebilir.

Görüntünün sahte olması şantaj suçunu ortadan kaldırmaz. Görüntü mağdura aitmiş izlenimi oluşturuyor ve kişinin şeref veya saygınlığını zedeleyebilecek nitelik taşıyorsa TCK m.107/2 uygulanabilir.

Ses taklidi kullanılarak şantaj

Mağdurun sesi taklit edilerek suç bağlantısı bulunduğu, uygunsuz konuşmalar yaptığı veya özel ilişkiler yaşadığı izlenimi veren kayıtlar oluşturulabilir.

Failin bu kayıtları açıklamakla tehdit ederek para veya başka bir menfaat istemesi şantaj suçunu oluşturabilir.

Sahte WhatsApp yazışmalarıyla şantaj

Yapay zekâ ve görsel düzenleme programlarıyla mağdurun başka kişilerle gerçekleştirmiş gibi gösterildiği mesajlaşma görüntüleri hazırlanabilir. Bu yazışmaların eşe, işverene, basına veya kamu kurumlarına gönderileceği söylenerek mağdur baskı altına alınabilir.

Sahte yazışmaların gerçek bir hesaptan alınmamış olması, mağdura zarar verecek bir isnat şeklinde kullanıldıkları sürece TCK m.107/2 bakımından engel oluşturmaz.

Suç işlendiği görüntüsü verilerek şantaj

Mağdurun uyuşturucu kullandığı, rüşvet aldığı, hakaret ettiği veya başka bir suç işlediği izlenimi veren yapay görüntü ve kayıtlar hazırlanabilir.

Fail, kayıtları savcılığa veya işverene sunmakla tehdit ederek bir menfaat istiyorsa şantaj suçu; sahte kayıtları gerçekten yetkili makamlara sunarsa ayrıca iftira suçu gündeme gelebilir.

Yapay zekâ ile oluşturulan sahte görüntülü görüşme

Fail mağdurun veya mağdurun yakınının yüzünü ve sesini taklit ederek canlı görüntülü görüşme izlenimi yaratabilir. Bu görüşmede kişinin kaçırıldığı, zor durumda olduğu veya özel görüntülerinin bulunduğu ileri sürülerek ödeme istenebilir.

Bu tür olaylarda şantaj ile dolandırıcılık veya yağma suçları arasındaki ayrım, mağdurun malvarlığı tasarrufunun tehdit sonucu mu yoksa aldatılma sonucu mu gerçekleştiğine göre yapılmalıdır.

Şantaj ile Tehdit Suçu Arasındaki Fark

TCK m.106’daki tehdit suçunda mağdura veya yakınına hayatı, vücut bütünlüğü, cinsel dokunulmazlığı veya malvarlığı yönünden bir kötülük yapılacağı bildirilmektedir.

Şantaj suçunda ise mağdur çoğunlukla bir hakkın kötüye kullanılması veya şeref ve saygınlığı zedeleyecek hususların açıklanması tehdidiyle belirli bir davranışa zorlanmaktadır.

Örneğin:

“Parayı vermezsen seni öldürürüm.” şeklindeki söz, koşullarına göre tehdit veya malın teslimine zorlama varsa yağma suçunu oluşturabilir.

“Parayı vermezsen özel görüntülerini ailene gönderirim.” şeklindeki söz ise TCK m.107/2 kapsamında şantaj niteliğindedir.

Aynı olayda hem özel görüntülerin açıklanacağı hem de mağdura fiziksel zarar verileceği söylenmişse tehdit ve şantaj suçlarının ayrı ayrı oluşup oluşmadığı somut fiiller ve içtima hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Şantaj ile Dolandırıcılık Arasındaki Fark

Dolandırıcılıkta mağdur hileli davranışlarla aldatılmakta ve aldanması sonucunda malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunmaktadır. Şantajda ise mağdur, açıklama veya isnat tehdidinin yarattığı baskı nedeniyle istenen davranışı gerçekleştirmektedir.

Örneğin yapay zekâyla şirket yöneticisinin sesi taklit edilerek muhasebe çalışanına para transferi talimatı verilmesi, kural olarak dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir.

Buna karşılık mağdura ait sahte görüntünün yayımlanacağı söylenerek para istenmesi şantaj suçunu oluşturur.

Bazı olaylarda hile ve baskı birlikte kullanılabilir. Suç vasfı belirlenirken mağdurun parayı hangi nedenle gönderdiği, failin nasıl bir yöntem kullandığı ve tehdit unsurunun malvarlığı tasarrufu üzerindeki etkisi araştırılmalıdır.

Şantaj ile Yağma Suçu Arasındaki Sınır

Fail mağduru veya yakınını öldürmek, yaralamak ya da cinsel dokunulmazlığına saldırmakla tehdit ederek mal teslimine zorluyorsa TCK m.148’deki yağma suçu gündeme gelebilir. Yağmanın temel şekli için altı yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Buna karşılık mağdurun özel hayatına, şerefine veya sosyal itibarına zarar verecek bir içeriğin açıklanacağı tehdidiyle para istenmesi şantaj kapsamında değerlendirilir.

Bu ayrım son derece önemlidir. Çünkü failin eylemini “şantaj” olarak adlandırması hukuki nitelendirmeyi belirlemez. Tehdidin konusu ve mağdurdan istenen davranış esas alınır.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali de Oluşabilir mi?

Fail gerçek özel hayat görüntülerini veya seslerini hukuka aykırı şekilde elde etmiş ve bunları şantaj amacıyla kullanmışsa TCK m.134 gündeme gelebilir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun temel şekli için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. İhlalin görüntü veya seslerin kayda alınması yoluyla gerçekleştirilmesi hâlinde ceza artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi hâlinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Fail, “Görüntüyü yayımlarım” diyerek şantaj suçunu tamamladıktan sonra görüntüyü gerçekten yayımlarsa, ifşa fiili nedeniyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ayrıca değerlendirilir.

Ancak içeriğin tamamen yapay olması ve mağdurun gerçek özel hayatına ait görüntü veya ses içermemesi hâlinde TCK m.134’ün uygulanması tartışmalı olabilir. Böyle bir durumda şantaj, kişisel veri ve kişilik hakkı hükümleri daha belirgin hâle gelebilir.

Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Kullanılması

Bir kişinin fotoğrafı, sesi, adı, yüz görüntüsü, telefon numarası ve kimlik bilgileri kişisel veri niteliği taşıyabilir. Failin bu verileri hukuka aykırı biçimde ele geçirerek yapay zekâ sistemine yüklemesi, kaydetmesi veya başkalarına yayması kişisel verilere karşı suçları gündeme getirebilir.

TCK m.135 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Mağdurun fotoğrafının sosyal medya hesabında herkese açık bulunması, fotoğrafın sahte cinsel içerik üretmek, şantaj yapmak veya mağduru suçlu göstermek amacıyla sınırsız şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez.

Sahte İçerik Gerçekten Yayımlanırsa Hangi Suçlar Oluşabilir?

Şantaj tehdidinin ardından yapay zekâyla oluşturulan içeriğin gerçekten yayımlanması hâlinde olayın özelliklerine göre şu suçlar ayrıca gündeme gelebilir:

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya yayma,
  • Hakaret,
  • İftira,
  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal,
  • Kişiler arasındaki konuşmaların hukuka aykırı kaydı veya ifşası,
  • Müstehcenlik,
  • Bilişim sistemine girme,
  • Verileri değiştirme veya yok etme.

Her suçun unsurları ayrı ayrı incelenmelidir. Şantaj suçunun oluşması, aynı olayda gerçekleştirilen bütün diğer fiillerin bu suç içinde eriyeceği anlamına gelmez. Korunan hukuki değerlerin ve icra hareketlerinin farklı olması hâlinde fail hakkında birden fazla suçtan hüküm kurulması mümkün olabilir.

Şantaj Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?

TCK m.107’de düzenlenen şantaj suçu şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde resen soruşturma yürütebilir. Adalet Bakanlığının Şubat 2026 tarihli güncel suç tablosunda da TCK m.107/1 ve m.107/2 bakımından suçun şikâyete tabi olmadığı belirtilmektedir.

Bununla birlikte mağdurun durumu vakit kaybetmeden savcılığa veya kolluğa bildirmesi büyük önem taşır. Sosyal medya hesapları kapatılabilir, mesajlar silinebilir, platform kayıtları belirli sürelerin sonunda yok olabilir ve suçtan elde edilen para farklı hesaplara aktarılabilir.

Mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi de kural olarak şantaj soruşturmasını kendiliğinden sona erdirmez.

Soruşturmada Hangi Dijital Deliller Toplanmalıdır?

Yapay zekâ kullanılarak gerçekleştirilen şantaj soruşturmalarında yalnızca mağdurun sunduğu ekran görüntülerine dayanılması yeterli olmayabilir.

Soruşturma kapsamında mümkün olduğunca;

  • Şantaj mesajlarının tamamı,
  • Gönderen hesabın kullanıcı adı ve bağlantı adresi,
  • Tarih ve saat bilgileri,
  • Telefon numarası ve e-posta adresleri,
  • Ses, video ve görüntü dosyalarının orijinalleri,
  • Dosyaların metadata ve hash değerleri,
  • Yapay zekâ platformuna verilen komutlar,
  • Sisteme yüklenen fotoğraf ve ses örnekleri,
  • Kullanıcı hesabının IP ve oturum kayıtları,
  • Şüphelinin telefon ve bilgisayarları,
  • Bulut depolama kayıtları,
  • Banka, ödeme kuruluşu ve kripto varlık hesapları,
  • Paranın aktarıldığı diğer hesaplar,
  • Şüpheliler arasındaki iletişim kayıtları

araştırılmalıdır.

Amaç yalnızca içeriğin yapay zekâyla hazırlanıp hazırlanmadığını belirlemek değildir. İçeriği kimin ürettiği, kimin mağdura gönderdiği, hesabın kim tarafından kullanıldığı ve suç gelirinin kimlere ulaştığı da tespit edilmelidir.

Mağdur Delilleri Nasıl Korumalıdır?

Mağdur;

  • Şantaj mesajlarını silmemeli,
  • Mesajların tamamını tarih ve saat bilgileriyle kaydetmeli,
  • Kullanıcı adı ve hesap bağlantısını muhafaza etmeli,
  • Mümkünse ekran kaydı almalı,
  • Gönderilen dosyaların orijinallerini saklamalı,
  • Ödeme yapılmışsa banka veya kripto transfer belgelerini korumalı,
  • Faille yapılan konuşmaları parçalı değil bütün olarak muhafaza etmeli,
  • Şüphelinin hesabına veya cihazına izinsiz girmemelidir.

Yalnızca kırpılmış ekran görüntüleri yerine konuşmanın tamamının sunulması, mesajların bağlamının ve tehdidin niteliğinin anlaşılması bakımından önem taşır.

Failin talebi üzerine ödeme yapılmış olması, şantaj suçunu ortadan kaldırmaz. Ödemenin yapıldığı hesaplar, şüphelilere ve suç organizasyonuna ulaşılması bakımından önemli delil oluşturabilir.

Yapay Zekâ Hizmetini Sunan Şirket Sorumlu Olur mu?

Genel amaçlı bir yapay zekâ uygulamasının suçta kullanılması, uygulamayı geliştiren şirketi veya çalışanlarını otomatik olarak şantaj suçunun faili ya da suç ortağı hâline getirmez.

Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için gerçek kişinin;

  • Şantaj suçunun işleneceğini bilmesi,
  • Suça kasten katkı sağlaması,
  • Suç amacıyla özel sistem veya içerik hazırlaması,
  • Failin eylemini bilerek kolaylaştırması,
  • Suçtan yarar sağlaması

gibi somut unsurların ortaya konulması gerekir.

Buna karşılık bir kişi, mağdurun verilerini bilerek sisteme yüklemiş, sahte içeriği hazırlamış ve bu içeriğin şantajda kullanılacağını bilmesine rağmen faile teslim etmişse iştirak hükümleri kapsamında sorumlu tutulabilir.

Sonuç

Yapay zekâ kullanılarak işlenen şantaj suçları, TCK’da bağımsız bir suç türü olarak düzenlenmemiştir. Ancak yapay zekâyla oluşturulan sahte ses, görüntü, video ve yazışmalar TCK m.107 kapsamında şantaj suçunun aracı olabilir.

Özellikle mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek yapay bir içeriğin açıklanacağı ya da mağdura isnat edileceği tehdidiyle para veya başka bir yarar talep edilmesi TCK m.107/2 kapsamında değerlendirilir.

İçeriğin gerçek olması şart değildir. Yapay zekâyla tamamen üretilmiş bir görüntü de mağdurun itibarı üzerinde baskı kurmaya elverişliyse şantaj suçuna konu olabilir.

Şantaj suçunun cezası:

  • Bir yıldan üç yıla kadar hapis,
  • Beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Yapay zekâ kullanılması tek başına cezayı artıran bir nitelikli hâl değildir. Bununla birlikte fiilin planlılığı, sahte içeriğin inandırıcılığı, mağdur üzerindeki etkisi ve yayılma riski temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Gerçek veya sahte içeriğin ayrıca yayımlanması, kişisel verilerin ele geçirilmesi, özel hayat görüntülerinin ifşa edilmesi ya da mağdura suç isnadında bulunulması hâlinde şantaj suçunun yanında başka suçlar da oluşabilir.

Ceza soruşturmasında yalnızca nihai görüntünün yapay olup olmadığına değil; içeriği üreten komutlara, hesap ve cihaz kayıtlarına, IP bilgilerine, dosya bütünlüğüne ve para hareketlerine odaklanılmalıdır.

Yapay zekâ görüntüyü üretmiş olabilir; ancak tehdidi yönelten, mağdurun iradesini baskı altına alan ve haksız yarar sağlamaya çalışan gerçek kişi ceza sorumluluğundan kurtulamaz.

Leave a Reply

Call Now Button