INFLUENCER TARAFINDAN YAPILAN GİZLİ REKLAMLAR: ÖRTÜLÜ REKLAM YASAĞI, MÜŞTEREK SORUMLULUK VE İDARİ YAPTIRIMLAR
INFLUENCER TARAFINDAN YAPILAN GİZLİ REKLAMLAR: ÖRTÜLÜ REKLAM YASAĞI, MÜŞTEREK SORUMLULUK VE İDARİ YAPTIRIMLAR
Sosyal medya paylaşımlarında bir ürünün günlük hayatın olağan akışı içerisinde kullanılıyormuş gibi gösterilmesi, bir işletmenin bağımsız bir tüketici tavsiyesi görünümünde övülmesi veya takipçilerin doğrudan satın alma sayfasına yönlendirilmesine rağmen paylaşımın reklam olduğunun açıklanmaması, uygulamada “gizli reklam” olarak adlandırılmaktadır.
Mevzuatta bu tür paylaşımlar için kullanılan hukuki kavram ise örtülü reklamdır.
Influencer’ın paylaşımı karşılığında para, ücretsiz ürün, indirim, konaklama, seyahat, davet, komisyon, hediye veya herhangi bir ticari menfaat elde etmesine rağmen takipçilerine bu ilişkiyi açıklamaması, paylaşımın bağımsız bir kullanıcı deneyimi gibi algılanmasına neden olur. Örtülü reklam yasağının temel amacı, tüketicinin karşısındaki içeriğin kişisel tavsiye mi yoksa ticari reklam mı olduğunu ilk bakışta anlayabilmesini sağlamaktır.
Burada kullanılan “ceza” kavramının teknik niteliğine de dikkat edilmelidir. Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kurulu tarafından uygulanan yaptırımlar kural olarak adli ceza değil, idari yaptırımdır. Başka bir ifadeyle influencer hakkında doğrudan hapis cezası verilmesi değil; reklamın durdurulması, düzeltilmesi, geçici olarak durdurulması veya idari para cezası uygulanması söz konusudur. Ancak tanıtılan ürün veya hizmetin ayrıca suç teşkil eden bir faaliyetle bağlantılı olması hâlinde ceza hukuku bakımından farklı süreçler de gündeme gelebilir.
Örtülü Reklamın Kanuni Dayanağı
Örtülü reklam yasağının temel dayanağı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61. maddesidir.
Kanun’un 61. maddesine göre ticari reklamların dürüst ve doğru olması, tüketiciyi aldatmaması ve tüketicinin bilgi veya tecrübe eksikliğini istismar etmemesi gerekir. Aynı maddede reklam olduğu açıkça belirtilmeden bir mal veya hizmete ait isim, marka, logo, ticaret unvanı veya diğer ayırt edici unsurların reklam yapmak amacıyla içerikte kullanılması örtülü reklam olarak kabul edilmiş ve her türlü iletişim aracında örtülü reklam yapılması yasaklanmıştır.
Dolayısıyla bir influencer paylaşımında yalnızca markanın görünmesi her zaman reklam sayılmasa da paylaşımın genel amacı, ticari bağlantısı, marka ile influencer arasındaki ilişki ve takipçilerin satın almaya yönlendirilip yönlendirilmediği birlikte değerlendirilir.
6502 sayılı Kanun’un 63. maddesi uyarınca ticari reklamları inceleme ve denetleme yetkisi Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kuruluna aittir. Reklam Kurulu şikâyet üzerine inceleme yapabileceği gibi herhangi bir şikâyet bulunmaksızın resen de inceleme başlatabilir. Kurul; aykırı reklamın durdurulmasına, aynı yöntemle düzeltilmesine, idari para cezasına ve gerekli görülen hâllerde üç aya kadar tedbiren durdurulmasına karar verebilir. Reklam Kurulu kararları Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanır.
Bir Influencer Paylaşımı Ne Zaman Gizli Reklam Sayılır?
Bir paylaşımın örtülü reklam olarak kabul edilmesi için yalnızca influencer’a para ödenmiş olması gerekmez. Ticari ilişkinin çok farklı şekillerde kurulması mümkündür.
Aşağıdaki durumlar örtülü reklam riskini doğurabilir:
- Influencer’a paylaşım karşılığında ücret ödenmesi,
- Ürünün ücretsiz olarak gönderilmesi,
- Bir hizmetin ücretsiz veya indirimli sunulması,
- Otel, restoran veya etkinlik davetinin ücretsiz sağlanması,
- Uçak bileti veya konaklama giderlerinin karşılanması,
- Satış ortaklığı bağlantısından komisyon kazanılması,
- Influencer’a özel indirim kodu tanımlanması,
- Ürün satıldıkça prim veya pay verilmesi,
- Markaya ait hesap, iletişim numarası veya satış bağlantısına yönlendirme yapılması,
- Influencer’ın kendi işletmesini kişisel paylaşım görünümünde tanıtması,
- Markanın belirlediği metin, görsel veya senaryonun paylaşılması.
Ticaret Bakanlığının 2021 tarihli Sosyal Medya Etkileyicileri Kılavuzu’nda, influencer’ın maddi kazanç sağlaması veya ücretsiz ya da indirimli ürün ve hizmet gibi bir fayda elde etmesi durumunda ticari ilişkinin açıkça belirtilmesi zorunlu tutulmuştur. Reklam açıklamasının ilk bakışta fark edilebilir, kolay okunabilir ve diğer içeriklerden ayırt edilebilir olması gerekir.
Bu nedenle “Ürünü kendim de beğeniyorum”, “Para almadım, yalnızca hediye geldi”, “Marka paylaşım yapmamı zorunlu tutmadı” veya “Arkadaşımın işletmesini desteklemek için paylaştım” şeklindeki açıklamalar tek başına örtülü reklam niteliğini ortadan kaldırmaz.
Önemli olan, paylaşımın arkasında doğrudan veya dolaylı bir menfaat bulunup bulunmadığı ve içeriğin tüketiciyi belirli bir ürün ya da hizmete yönlendirme amacı taşıyıp taşımadığıdır.
Her Marka Paylaşımı Örtülü Reklam Değildir
Influencer’ın hiçbir ticari bağlantısı, ücretsiz ürün temini, indirim, komisyon veya başka bir menfaati bulunmaksızın kendi iradesiyle yaptığı gerçek bir tüketici değerlendirmesi kural olarak reklam sayılmaz.
Ancak paylaşımın reklam olmadığı ileri sürülüyorsa bunun somut olayda ortaya konulabilmesi gerekir. Özellikle aşağıdaki göstergeler, paylaşımın kişisel tavsiye değil planlı bir ticari iletişim olduğu yönündeki değerlendirmeyi güçlendirir:
- Markanın veya işletmenin hesabının etiketlenmesi,
- Satış bağlantısı paylaşılması,
- İletişim numarası veya rezervasyon bilgisi verilmesi,
- “Hemen alın”, “son saatler”, “kaçırmayın” gibi satın almaya çağrı ifadeleri,
- Markaya özel kampanya veya indirim kodu,
- Aynı markaya yönelik sistematik paylaşımlar,
- Ürünün logo ve ambalajının özellikle kameraya dönük gösterilmesi,
- Influencer ile markanın aynı veya benzer metinleri paylaşması,
- İçeriğin belirli bir kampanya takvimine uygun yayımlanması.
Reklam Kurulu değerlendirmesinde yalnızca taraflar arasındaki sözleşmenin adına bakmaz. “Hediye sözleşmesi”, “barter”, “ürün deneyimi”, “davetiye”, “PR gönderimi” veya “marka elçiliği” gibi ifadeler kullanılması, ilişkinin gerçek ekonomik niteliğini değiştirmez.
Reklam Veren, Ajans ve Influencer Arasındaki Müşterek Sorumluluk
Influencer reklamlarında sorumluluk yalnızca paylaşımı yapan kişiye ait değildir.
6502 sayılı Kanun ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği kapsamında;
- Reklam veren,
- Reklam ajansı,
- Mecra kuruluşu,
- Reklamın hazırlanmasına veya yayımlanmasına katılan kişiler
mevzuata uyum bakımından sorumlu tutulabilir.
Sosyal Medya Etkileyicileri Kılavuzu’nda da reklam verenin influencer’ı mevzuat hakkında bilgilendirmesi, influencer’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi için çaba göstermesi ve ihlallere karşı gerekli tedbirleri alması gerektiği açıklanmıştır. Reklam veren, reklam ajansı ve influencer’ın kurallara uyum bakımından ayrı ayrı sorumlu olduğu açıkça belirtilmiştir.
Bu noktada “müşterek sorumluluk” kavramının idari yaptırımlar ve özel hukuk sorumluluğu bakımından ayrı değerlendirilmesi gerekir.
İdari Yaptırımlar Bakımından Sorumluluk
İdari yaptırımlar bakımından tek bir para cezasının marka ile influencer arasında müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi zorunlu değildir. Esas olan, ihlalde rolü bulunan her kişinin kendi hukuki konumu, fiili, kusuru ve ekonomik durumu çerçevesinde ayrı ayrı yaptırıma tabi tutulabilmesidir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca kabahatin işlenmesine birden fazla kişinin katılması hâlinde her bir kişi hakkında fail olarak idari para cezası uygulanabilir. Bir kişinin sorumlu tutulması, diğer katılımcıların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle aynı reklam kampanyası sebebiyle;
- Reklam veren şirkete,
- Kampanyayı hazırlayan ajansa,
- İçeriği yayımlayan influencer’a
ayrı ayrı idari yaptırım uygulanması hukuken mümkündür.
Ancak yaptırımın her aktöre otomatik olarak uygulanması gerektiği söylenemez. Reklam Kurulu somut olayda tarafların rollerini, ticari ilişkiyi, içeriğin kimin talimatıyla hazırlandığını, menfaatin niteliğini ve aykırılıktaki kusuru değerlendirir.
Sözleşmeyle Bütün Sorumluluk Influencer’a Bırakılabilir mi?
Marka ile influencer arasında yapılan sözleşmede “Reklam etiketinin kullanılmamasından yalnızca influencer sorumludur” şeklinde bir hüküm bulunması, Ticaret Bakanlığı ve Reklam Kurulu bakımından markanın kamu hukuku sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Böyle bir sözleşme hükmü tarafların kendi iç ilişkilerinde önem taşıyabilir. Örneğin marka, influencer’ın sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle ödediği zararın veya cezanın tazmini için rücu talebinde bulunabilir. Ancak idari makam, sorumluluğu doğrudan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre belirler.
Aynı şekilde influencer’ın “Ajans bana reklam etiketi kullanmamamı söyledi” savunması da influencer’ı otomatik olarak sorumluluktan kurtarmaz. Influencer’ın kendisine ait sosyal medya hesabında yayımladığı içeriğin hukuka uygunluğunu gözetme yükümlülüğü devam eder.
Özel Hukuk Bakımından Müteselsil Sorumluluk
Gizli reklam nedeniyle tüketicinin veya rakip işletmenin somut bir zarara uğraması hâlinde idari yaptırımların dışında özel hukuk sorumluluğu da gündeme gelebilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesine göre birden fazla kişinin birlikte bir zarara sebep olması veya aynı zarardan farklı hukuki sebeplerle sorumlu bulunması hâlinde müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanabilir. Bu durumda zarar gören, şartları mevcutsa zararının tamamını sorumlulardan birinden talep edebilir; fazla ödeme yapan sorumlunun diğerlerine rücu hakkı saklıdır.
Örtülü reklamın rakiplerin ekonomik faaliyetlerini ve müşterilerinin kararlarını etkilemesi hâlinde Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümleri de uygulanabilir. Bu kapsamda fiilin haksızlığının tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve kusur varsa maddi veya manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Dolayısıyla Ticaret Bakanlığının uyguladığı idari para cezası, tüketicinin veya rakibin ayrıca tazminat davası açmasına engel değildir.
Ticaret Bakanlığı Influencer’a Doğrudan Ceza Verebilir mi?
Evet.
Reklam Kurulunun son dönem uygulamalarında influencer’ların yalnızca reklamın yüzü veya reklam verenin yardımcı kişisi olarak değil, kendi sosyal medya hesapları bakımından doğrudan yaptırım muhatabı olarak kabul edildiği görülmektedir.
Kurul bazı kararlarında influencer’ı, hesabın sahibi ve reklamın yayımlandığı mecrayı kontrol eden kişi olması nedeniyle “mecra kuruluşu” olarak nitelendirmiş ve yaptırımı doğrudan influencer hakkında uygulamıştır.
Bu yaklaşım, influencer’ın “Asıl sorumlu markadır” savunmasıyla sorumluluktan tamamen kurtulamayacağını göstermektedir.
Dilan Polat Hakkında Verilen Örtülü Reklam Kararı
Reklam Kurulunun 17 Nisan 2025 tarihli ve 356 sayılı toplantısında incelenen bir dosyada, Dilan Polat’a ait Instagram hesabından çeşitli ürün ve işletmelerin hesaplarına, satış bağlantılarına ve kampanyalarına yönlendirme yapıldığı; ancak paylaşımlarda reklam veya iş birliği açıklamasına yer verilmediği tespit edilmiştir.
Kurul, paylaşımları örtülü reklam olarak değerlendirmiş ve Dilan Polat’ı “mecra kuruluşu” sıfatıyla doğrudan muhatap alarak reklamların durdurulmasına karar vermiştir. Bu kararda idari para cezası uygulanmamış, yalnızca durdurma yaptırımı tercih edilmiştir.
Bu örnek, her örtülü reklam ihlalinde mutlaka para cezası verilmeyeceğini göstermektedir. Kurul, ihlalin niteliğine göre yalnızca reklamın durdurulmasına da karar verebilir.
Derev Clara Kösedağ Hakkında Verilen Para Cezası
Reklam Kurulunun 16 Ocak 2025 tarihli ve 353 sayılı toplantısında ise bir influencer’ın Instagram hesabında alkollü içecek markasına ait ürünlerin ve marka unsurlarının görünür biçimde kullanıldığı paylaşımlar incelenmiştir.
Kurul, reklamı mevzuat gereği tanıtımı yasak olan alkollü içeceğin örtülü reklamı olarak değerlendirmiş; influencer’ı “mecra kuruluşu” kabul ederek doğrudan 550.059 TL idari para cezası ve reklamları durdurma cezası uygulamıştır.
550.059 TL, kararın verildiği dönemde uygulanan ceza tutarıdır. Bu miktar 2026 yılı için geçerli güncel ceza aralığı değildir.
Bu karar özellikle önemlidir. Çünkü burada yalnızca reklam ilişkisinin gizlenmesi değil, reklamı özel mevzuatla yasaklanmış bir ürünün tanıtılması da söz konusudur. Bu nedenle “reklam” etiketi kullanılmış olsaydı bile alkollü içecek reklamı hukuka uygun hâle gelmeyecekti.
2026 Yılında Influencer Gizli Reklamlarının Ceza Tutarı
6502 sayılı Kanun’un 77/12. maddesi uyarınca ticari reklamlara ilişkin idari para cezası, reklamın yayımlandığı mecraya göre belirlenmektedir.
Instagram, TikTok, YouTube, X, Facebook, Twitch, podcast platformları ve benzeri dijital kanallarda yayımlanan influencer reklamları kural olarak internet mecrasında gerçekleşen reklamlar kapsamında değerlendirilir.
2026 yılında internet ortamında gerçekleştirilen reklam ihlalleri için uygulanabilecek idari para cezası:
1.083.706 TL ile 10.837.065 TL arasındadır.
Tüm reklam mecraları birlikte değerlendirildiğinde 2026 yılı için aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalarda uygulanabilecek idari para cezalarının genel alt ve üst sınırı 99.339 TL ile 39.916.524 TL arasında değişmektedir. İnternet reklamlarına özgü aralık ise 1.083.706 TL–10.837.065 TL’dir.
Bu tutarların her gizli reklam paylaşımında otomatik olarak uygulanacağı düşünülmemelidir. Reklam Kurulu;
- Reklamın durdurulmasına,
- Aynı yöntemle düzeltilmesine,
- İdari para cezasına,
- Gerekli hâllerde üç aya kadar tedbiren durdurulmasına
birlikte veya ayrı ayrı karar verebilir.
Dolayısıyla bir influencer hakkında yalnızca durdurma kararı verilebileceği gibi, idari para cezası ile durdurma cezasının birlikte uygulanması da mümkündür.
Para Cezasının Miktarı Nasıl Belirlenir?
Reklam Kurulu idari para cezasını belirlerken yalnızca takipçi sayısına bakmaz.
2026 yılı uygulamasında ceza miktarının belirlenmesinde özellikle;
- Aykırılığın haksızlık içeriği,
- İhlal nedeniyle elde edilen menfaatin büyüklüğü,
- Tüketicilere verilen veya verilebilecek zararın boyutu,
- İhlali gerçekleştiren kişinin kusuru,
- Influencer’ın veya şirketin ekonomik durumu,
- Reklamın yayımlandığı mecra,
- İçeriğin erişim ve yayılma düzeyi
dikkate alınmaktadır.
Somut olay bakımından aşağıdaki durumlar yaptırım riskini ağırlaştırabilir:
- Reklamın yüksek takipçili hesapta yayımlanması,
- Aynı markaya ilişkin çok sayıda etiketsiz paylaşım yapılması,
- Paylaşımın uzun süre erişilebilir kalması,
- Sağlık, kozmetik, takviye edici gıda veya finans alanında ispatlanamayan iddialar kullanılması,
- Çocukların hedef kitle olarak seçilmesi,
- Reklamı yasak ürün veya hizmetlerin tanıtılması,
- Daha önce verilen durdurma kararına rağmen reklama devam edilmesi,
- Marka ilişkisini gizlemek için bilinçli yöntemler kullanılması,
- Sahte tüketici deneyimi veya sahte yorum oluşturulması.
Buna karşılık paylaşımın kısa sürede kaldırılması, reklam ilişkisinin sonradan açıkça belirtilmesi, ihlalin ilk kez gerçekleşmesi, sınırlı erişim ve soruşturmayla iş birliği yapılması somut olayın değerlendirilmesinde lehe ileri sürülebilir. Ancak paylaşımın sonradan silinmesi, daha önce tamamlanmış ihlali kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Reklam Kurulunun Örtülü Reklamlara Yaklaşımı
Reklam Kurulunun 2024 yılı faaliyet raporuna göre Kurul gündeminde 120 örtülü reklam dosyası incelenmiş; bunların 115’inde mevzuata aykırılık tespit edilmiştir. Aykırı bulunan dosyaların 100’ünde reklamı durdurma, 15’inde ise idari para cezası ile birlikte durdurma yaptırımı uygulanmış ve toplam 7.143.479 TL idari para cezasına karar verilmiştir.
Bu veriler iki önemli sonucu göstermektedir:
Birincisi, örtülü reklam incelemelerinde aykırılık tespit oranı oldukça yüksektir.
İkincisi, Kurul her aykırılıkta aynı yaptırımı uygulamamakta; olayın niteliğine göre yalnızca durdurma veya para cezası ile birlikte durdurma yaptırımı arasında ayrım yapmaktadır.
Özellikle reklamı özel mevzuatla yasak olan ürünlerin tanıtılması, sağlık beyanları, tüketicinin ciddi biçimde yanıltılması veya sistematik reklam faaliyeti bulunması hâllerinde idari para cezası riski artmaktadır.
1 Ağustos 2026 Sonrasında Gizli Reklam İncelemeleri
Örtülü reklam yasağı 1 Ağustos 2026 tarihinde başlamamaktadır. Bu yasak, 6502 sayılı Kanun ve mevcut reklam mevzuatı kapsamında daha önce de yürürlüktedir.
Ancak 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle sosyal medya etkileyicileri tarafından yapılan reklamlara ilişkin yükümlülükler doğrudan Yönetmelik metnine eklenmiştir. Yeni hükümler 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Yeni düzenlemeye göre influencer’ın;
- Herhangi bir kazanç elde etmesi,
- İndirimli veya ücretsiz ürün ya da hizmet alması,
- Bir etkinliğe katılım yoluyla menfaat sağlaması
durumunda paylaşımında reklam niteliğinin anlaşılmasını sağlayacak biçimde “reklam” veya “tanıtım” ibaresini kullanması zorunludur.
Bu düzenleme sonrasında yalnızca markayı etiketlemek, “teşekkürler”, “davetliydim”, “gifted”, “collab”, “sponsor” veya “iş birliği” gibi tek başına yeterince açık olmayan ifadeler kullanmak hukuki risk taşıyacaktır.
En güvenli uygulama, içeriğin başında ve ilk bakışta görülebilecek biçimde şu tür açıklamalara yer verilmesidir:
“REKLAM | Bu içerik X markasıyla yapılan ticari iş birliği kapsamında hazırlanmıştır.”
veya
“TANITIM | Bu ürün X markası tarafından ücretsiz olarak gönderilmiştir.”
Birden fazla hikâye, video veya gönderiden oluşan kampanyalarda reklam açıklamasının yalnızca ilk içerikte bulunması yeterli olmayabilir. Tüketicinin karşılaştığı her reklam içeriğinde ticari ilişkinin açıkça anlaşılması gerekir.
Influencer’a Doğrudan Yaptırım Uygulanmasını Gerektiren Başlıca Durumlar
Reklam Kurulu uygulaması dikkate alındığında influencer’ın doğrudan yaptırım muhatabı olma ihtimali özellikle şu hâllerde yüksektir:
- Paylaşımın influencer’ın kendi hesabından yayımlanması,
- Ürün veya hizmetin satış hesabına yönlendirme yapılması,
- Marka, ticaret unvanı, logo veya bağlantının belirgin şekilde gösterilmesi,
- Reklam veya tanıtım açıklamasının hiç kullanılmaması,
- Açıklamanın tüketicinin göremeyeceği şekilde gizlenmesi,
- Influencer’ın ücretsiz ürün, indirim, komisyon veya başka bir menfaat elde etmesi,
- Deneyimlemediği ürünü kullanmış gibi göstermesi,
- Hediye ürünü kendisi satın almış izlenimi vermesi,
- Sağlık veya bilimsel sonuçlara ilişkin ispatlanamayan iddialar kullanması,
- Reklamı yasaklanmış ürün veya hizmetlerin tanıtımını yapması.
Takipçi sayısının düşük olması, kişinin influencer olmadığını göstermeye tek başına yeterli değildir. Bir kişi sosyal medya hesabı üzerinden ticari tanıtım yapıyor ve bunu bir menfaate dönüştürüyorsa yükümlülükler bakımından sosyal medya etkileyicisi olarak değerlendirilebilir.
Sonuç
Influencer tarafından yapılan gizli reklam, basit bir etiket eksikliğinden ibaret değildir. Örtülü reklam, tüketicinin ticari içerikle kişisel tavsiyeyi ayırt etme hakkını ortadan kaldıran ve 6502 sayılı Kanun’un 61. maddesiyle açıkça yasaklanan bir reklam uygulamasıdır.
Reklam ilişkisinin gizlenmesi hâlinde yalnızca marka değil; kampanyayı hazırlayan ajans ve paylaşımı yapan influencer da doğrudan sorumlu tutulabilir. Reklam Kurulu uygulamasında influencer’ların “mecra kuruluşu” sıfatıyla doğrudan durdurma ve idari para cezasına muhatap edildiği kararlar bulunmaktadır.
2026 yılında internet ortamındaki reklam ihlalleri için uygulanabilecek idari para cezası 1.083.706 TL ile 10.837.065 TL arasındadır. Bununla birlikte her örtülü reklamda otomatik olarak para cezası verilmez. Kurul; ihlalin niteliğine, kusura, ekonomik duruma, elde edilen menfaate ve tüketiciye verilen zarara göre yalnızca durdurma veya para cezası ile birlikte durdurma yaptırımı uygulayabilir.
1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren kazanç, ücretsiz veya indirimli ürün, hizmet ya da etkinlik menfaati karşılığında yapılan influencer paylaşımlarında “reklam” veya “tanıtım” ifadelerinden birinin açıkça kullanılması zorunlu olacaktır.
Marka ile influencer arasındaki sözleşmede sorumluluğun bir tarafa bırakılmış olması Reklam Kurulunu bağlamaz. Her aktör, mevzuattan doğan kendi yükümlülükleri bakımından ayrı ayrı sorumludur. Aynı eylem nedeniyle tüketici veya rakip işletme zarara uğramışsa idari yaptırımlara ek olarak tazminat ve haksız rekabet davaları da gündeme gelebilir.