FSEK’DE HUKUK DAVALARI
HUKUK DAVALARI
A) Eser Sahibini Tespit Davası
Bu davanın konusu eser üzerinde hak iddia eden birden çok kişiden hangisinin gerçek eser sahibi olduğunu belirlemektir. Bu davanın kapsamına intihale ilişkin ihtilaflar girmez. Davacı eseri meydana getirdiğini iddia eden kişidir.Manevi bir hakkın kullanımı niteliğindeki bu davayı eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl süreyle 19.madddenin birinci fıkrasındaki kişilerde açabilir. Bunlar davayı açmazlarsa mali bir hak iktisat eden kişi meşru menfaati gerekli kılıyorsa bu davayı açabilir.
b) Hakları kullanabilecek kimseler:
Madde 19 – Eser sahibi 14 ve 15 inci maddelerin birinci fıkralariyle kendisine tanınan
salahiyetlerin kullanılış tarzlarını tesbit etmemişse yahut bu hususu her hangi bir kimseye
bırakmamışsa bu salahiyetlerin ölümünden sonra kullanılması, vasiyeti tenfiz memuruna; bu
tayin edilmemişse sırasiyle sağ kalan eşi ile çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana –
babasına, kardeşlerine aittir.
(Değişik: 21/2/2001-4630/12 md.) Eser sahibinin ölümünden sonra yukarıdaki fıkrada
sayılan kimseler eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları
eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl kendi namlarına kullanabilirler.
Eser sahibi veya birinci ve ikinci fıkralara göre salahiyetli olanlar, salahiyetlerini
kullanmazlarsa; eser sahibinden veya halefinden mali bir hak iktisap eden kimse meşru bir
menfaati bulunduğunu ispat şartiyle, eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü
fıkralarında tanınan hakları kendi namına kullanabilir.
Salahiyetli kimseler birden fazla olup müdahale hususunda birleşemezlerse; mahkeme,
6 21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu madde başlığı “5. Hakların kullanılması” iken
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.eser sahibinin muhtemel arzusuna en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile ihtilafı
halleder.
(Değişik: 1/11/1983 – 2936/2 md.) 18 inci madde ile yukarıdaki fıkralarda sayılan
salahiyetli kimselerden hiçbiri bulunmaz veya bulunup da salahiyetlerini kullanmazlarsa
yahut ikinci fıkrada belirlenen süreler bitmişse, eser memleketin kültürü bakımından önemli
görüldüğü takdirde, Kültür ve Turizm Bakanlığı 14, 15, 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında
eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir.
B)Tecavüzün Tespiti Davası
Fsek’te tecavüzün tespiti davası düzenlenmemiştir. Şartları varsa bu dava TMK 25’e göre açılabilecektir. Fsek 19’da gösterilenler de bu davayı açabilmelidir.
C)Tecavüzün Önlenmesi(Men’i) ve Kaldırılması(Ref’i) Davaları
I – Tecavüzün ref’i davası:
1. Genel olarak:
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı
tecavüzün ref’ini dava edebilir.
Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri
tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir.
Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir.
Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup
olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref’i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel
zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref’i için lüzumlu göreceği tedbirlerin
tatbikına karar verir.
(Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref’i ve
men davası açabilir.
2. Manevi haklara tecavüz halinde:
Madde 67 – Henüz alenileşmemiş bir eser, sahibinin rızası olmaksızın veya arzusuna
aykırı olarak umuma arzedildiği takdirde tecavüzün ref’i davası, ancak umuma arz
keyfiyetinin çoğaltılmış nüshaların yayımlanması suretiyle vakı olması halinde açılabilir.Aynı hüküm, esere, sahibinin arzusuna aykırı olarak adının konulduğu hallerde de caridir.
Eser üzerinde sahibinin adı hiç konulmamış veya yanlış konulmuş yahut konulan ad
iltibasa meydan verecek mahiyette olupta eser sahibi 15 inci maddede zikredilen tesbit
davasından başka tecavüzün ref’ini talep etmişse, tecavüz eden gerek aslına, gerek tedavülde
bulunan çoğaltılmış nüshalar üzerine eser sahibinin adını derç etmeye mecburdur. Masrafı
tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün en fazla 3 gazetede ilanı talep edilebilir.
32, 33, 34, 35, 36, 39 ve 40 ıncı maddelerde sayılan hallerde yanlış veya kifayetsiz
kaynak tasrih edilmiş veyahut hiç kaynak gösterilmemişse ikinci fıkra hükmü uygulanır.
Eser haksız olarak değiştirilmiş ise hak sahibi aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
1. Eser sahibi, eserin değiştirilmiş şekilde çoğaltılmasının yayım ve temsilinin, yayım
ve temsilinin, radyo ile yayımının menedilmesini ve tecavüz edenin, tedavülde bulunan
çoğaltılmış nüshalardaki değişiklikleri düzeltmesini veya bunların eski haline getirilmesini
talep edebilir. Değişiklik, eserin, gazete, dergi veya radyo ile yayımı sırasında yapılmışsa eser
sahibi, masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, eseri değiştirilmiş şekilde yayımlamış olan
bütün gazete, dergi ve radyo idarelerinden değişikliğin ilan yolu ile düzeltilmesini talep
edebilir.
2. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/20 md.) Güzel sanat eserlerinde eser sahibi asıldaki
değişikliğin kendisi tarafından yapılmadığını veya eserdeki adının kaldırılmasını yahut
değiştirilmesini talep edebilir. Eski halin iadesi mümkün ise değişikliğin izalesi ammenin
veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar etmiyorsa eser sahibi eseri eski hale
getirebilir.
3. Mali haklara tecavüz halinde:
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.)
Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni
almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses
veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri
sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca
tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların,
çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını
geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması
durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın
hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde
bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir.
İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi
için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır.Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında
Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında
uygulanmaz.
Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması
halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.
II – Tecavüzün men’i davası:
Madde 69 – Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi
muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı
muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir.
66 ncı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının hükümleri burada da
uygulanır.
D) Tazminat Davaları
III – Tazminat davası:
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar
edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir.
Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de
hükmedebilir.
Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere
mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir.
Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka
temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep
edilen bedel indirilir.
2-Taraflar
Hukuk davalarını eser sahibi ve mirasçıları açabileceği gibi mali hak sahibi ve tam lisans sahibi de bu davaları açabilir. Aksi belirtilmediği sürece basit lisans sahipleri dava açamaz. Dava tecavüz edene karşı açılacaktır. Tecavüz hizmetlerini gerçekleştirdikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafında yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir.
3-Yetkili ve Görevli Mahkeme
HMK 6- Davalının yerleşim yeri mahkemesinde ve FSEK 76. madde de genel yetki kuralı yanında davacının kendi yetki mahkemesinde de önleme ve kaldırma davalarının açabilceği öngörülmüştür.
4- Zamanaşımı
Tbk 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. Sözleşmeden doğan borçlarda da zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ayrıca Fsek’de vekaletsiz iş görmeye ilişkin konularda da süre 10 yıldır.
Avukatın Önemi
Bir yazılımın, mimari projenin, beste veya görsel tasarımın telif korumasına tabi olup olmadığını hukuki kriterlerle analiz eder. Mahkemeye sunulan üründeki “hususiyet” unsurunu doktrin ve yargı kararları çerçevesinde temellendirerek davanın en başında reddedilmesini önler.
Zaman damgaları, taslaklar, dijital izler, noter tespitleri veya önceden yapılmış tescil/kayıt belgeleri üzerinden hak sahipliği (aidiyet) zincirini hukuken geçerli delillerle mahkemeye sunar.
Tazminat taleplerini “fahiş” veya “yetersiz” olmadan tam sınırında kurgular. 3 kat tazminatın hesabını, rayiç lisans bedellerini ve faiz başlangıç tarihlerini FSEK m. 68 içtihatlarına göre yöneterek müvekkiline en yüksek finansal geri dönüşü sağlar.
Mahkemeden ihtiyati tedbir kararı aldırarak izinsiz kullanılan ürünlerin toplatılmasını, erişimin engellenmesini veya sosyal medya/web sitelerinden içeriğin kaldırılmasını (“Uyar-Kaldır” mekanizması) hızla sağlar.