Şikâyet Hakkı ve Şikâyetten Vazgeçme Nedir?
Şikâyet Hakkı ve Şikâyetten Vazgeçme Nedir?
Ceza muhakemesinde her suçun Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulduğu düşünülse de, Türk ceza hukukunda bazı suçların soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun veya suçtan zarar gören kişinin şikâyetine bağlıdır. Kanun koyucu, özellikle bireysel menfaatleri ilgilendiren bazı suçlarda devletin ceza yargılamasını başlatabilmesi için mağdurun iradesini aramıştır. Bu nedenle şikâyet, yalnızca bir başvuru yolu değil, aynı zamanda ceza muhakemesinin başlamasını sağlayan önemli bir muhakeme şartıdır.
Şikâyet hakkının kullanılmaması halinde, kanunda açıkça aksi öngörülmedikçe Cumhuriyet savcılığı soruşturma yapamaz ve kamu davası açılamaz. Aynı şekilde, usulüne uygun şekilde yapılan şikâyetten vazgeçilmesi de belirli şartların gerçekleşmesi halinde ceza yargılamasını doğrudan etkileyen hukuki sonuçlar doğurur.
Şikâyet Nedir?
Şikâyet, soruşturulması ve kovuşturulması kanun gereği mağdurun başvurusuna bağlı olan suçlarda, mağdurun veya suçtan zarar gören kişinin failin cezalandırılmasını istediğini yetkili makamlara bildirmesidir.
Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda birçok suç şikâyete bağlı suç olarak düzenlenmiştir. Bu suçlarda mağdurun iradesi bulunmadığı sürece Cumhuriyet savcılığı kamu davası açamaz.
Şikâyet, failin cezalandırılmasını isteme iradesini ortaya koyan tek taraflı bir hukuki işlemdir. Ancak şikâyetin geçerli olabilmesi için kanunda belirtilen süre içerisinde ve yetkili makamlara yapılması gerekir.
Şikâyete Bağlı Suçlar Nelerdir?
Türk Ceza Kanunu’nda birçok suçun soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlanmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Basit kasten yaralama (belirli hâllerde)
- Taksirle yaralama (bazı durumlarda)
- Hakaret suçu
- Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma
- Haberleşmenin engellenmesi suçunun bazı hâlleri
- Güveni kötüye kullanma (basit hâli)
- Mala zarar verme (basit hâli)
- Konut dokunulmazlığının ihlali (bazı hâllerde)
- Cinsel taciz suçu
- Israrlı takip suçunun bazı şekilleri
Buna karşılık kasten öldürme, nitelikli dolandırıcılık, yağma, uyuşturucu ticareti gibi kamu düzenini doğrudan ilgilendiren suçlarda şikâyet aranmaz. Bu suçlarda mağdur şikâyetçi olmasa bile Cumhuriyet savcılığı resen soruşturma başlatır.
Şikâyet Hakkını Kimler Kullanabilir?
Şikâyet hakkı öncelikle suçtan doğrudan zarar gören kişiye aittir. Mağdurun ayırt etme gücüne sahip olmaması veya küçük olması gibi durumlarda kanuni temsilcisi de şikâyet hakkını kullanabilir.
Mağdurun ölmesi halinde ise bazı durumlarda kanunun tanıdığı ölçüde mirasçılar veya yakınları şikâyet hakkını kullanabilir. Ancak bu durum her suç bakımından aynı değildir ve suçun niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Şikâyet Süresi
Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca şikâyet hakkı, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içerisinde kullanılmalıdır.
Altı aylık süre hak düşürücü niteliktedir. Sürenin geçirilmesi halinde artık aynı fiil nedeniyle şikâyette bulunulamaz ve Cumhuriyet savcılığı soruşturma başlatamaz.
Burada önemli olan suçun işlendiği tarih değil; mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihtir. Eğer fail daha sonra öğrenilmişse altı aylık süre failin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Bununla birlikte her durumda kanunda öngörülen dava zamanaşımı süresi de dikkate alınmalıdır. Zamanaşımı dolduktan sonra şikâyet hakkının kullanılması mümkün değildir.
Şikâyet Nasıl Yapılır?
Şikâyet;
- Cumhuriyet Başsavcılığına,
- Kolluk birimlerine (polis veya jandarma),
- Bazı durumlarda mahkemeye
yazılı veya sözlü olarak yapılabilir.
Sözlü başvurular tutanağa geçirilir ve ilgilisine okunarak imzalatılır. Şikâyet dilekçesinde olayın tarihi, yeri, failin kimliği biliniyorsa kimlik bilgileri ve mevcut deliller mümkün olduğunca açık şekilde belirtilmelidir.
Şikâyetten Vazgeçme Nedir?
Şikâyetten vazgeçme, şikâyet hakkını kullanan kişinin daha sonra bu iradesinden dönerek şikâyetini geri almasıdır.
Şikâyetten vazgeçme yalnızca şikâyete bağlı suçlarda hukuki sonuç doğurur. Resen soruşturulan suçlarda mağdurun şikâyetini geri çekmesi davanın sona ermesini sağlamaz.
Örneğin hakaret suçunda mağdur şikâyetinden vazgeçerse belirli şartların gerçekleşmesi halinde dava düşebilir. Buna karşılık kasten öldürme suçunda mağdur yakınlarının şikâyetten vazgeçmesi ceza davasını sona erdirmez.
Şikâyetten Vazgeçmenin Şartları
Şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonuç doğurabilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir.
İlk olarak vazgeçme iradesi açık ve kesin olmalıdır. Şüpheye yer bırakacak ifadeler hukuki sonuç doğurmaz.
İkinci olarak vazgeçme, hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan vazgeçme ceza davasını etkilemez.
Üçüncü olarak şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonuç doğurabilmesi için sanığın bunu kabul etmesi gerekir. Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca sanık vazgeçmeyi kabul etmezse yargılama devam eder. Bunun nedeni, sanığın beraat ederek suçsuzluğunu ortaya koymak istemesi ihtimalidir.
Şikâyetten Vazgeçmenin Sonuçları
Şikâyete bağlı suçlarda geçerli bir vazgeçme gerçekleştiğinde ve sanık da bunu kabul ettiğinde kamu davası düşer. Henüz soruşturma aşamasında bulunuluyorsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir. Kovuşturma aşamasında ise mahkeme davanın düşmesine karar verir.
Ancak vazgeçme yalnızca vazgeçmenin kapsamına giren kişiler hakkında hüküm ifade eder. Suça iştirak eden kişiler bakımından sonuçları ise Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Şikâyetten Vazgeçme ile Uzlaşma Aynı Şey midir?
Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri şikâyetten vazgeçme ile uzlaşmadır. Oysa bu iki kurum birbirinden farklıdır.
Uzlaşma, belirli suçlarda mağdur ile şüpheli veya sanığın uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmasını sağlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Şikâyetten vazgeçme ise mağdurun tek taraflı irade açıklamasıyla şikâyetini geri almasıdır.
Her uzlaşmaya tabi suç şikâyete bağlı olmayabileceği gibi, her şikâyete bağlı suç da uzlaşma kapsamında değildir. Bu nedenle somut olay bakımından ilgili kanun hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Yargıtay Uygulamasında Şikâyet ve Vazgeçme
Yargıtay’ın yerleşik kararlarında, şikâyet süresinin hak düşürücü nitelikte olduğu ve mahkemelerce resen gözetilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Ayrıca şikâyetten vazgeçmenin açık, tereddüde yer vermeyecek şekilde yapılması gerektiği; belirsiz veya şartlı beyanların geçerli vazgeçme olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanmaktadır.
Yargıtay kararlarında ayrıca, sanığın vazgeçmeyi kabul etmemesi hâlinde davanın düşürülemeyeceği ve yargılamaya devam edilmesi gerektiği de istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.
Sonuç
Şikâyet hakkı, mağdurun ceza muhakemesindeki en önemli haklarından biridir ve özellikle şikâyete bağlı suçlarda ceza yargılamasının başlayabilmesi için temel bir muhakeme şartı niteliği taşır. Ancak bu hakkın kanunda öngörülen altı aylık hak düşürücü süre içerisinde kullanılması gerekir. Sürenin kaçırılması hâlinde ceza soruşturmasının başlatılması mümkün olmayabilir.
Şikâyetten vazgeçme ise yalnızca şikâyete bağlı suçlarda hukuki sonuç doğuran önemli bir kurumdur. Vazgeçmenin geçerli olabilmesi için açık bir irade beyanı bulunmalı ve kanunun aradığı hâllerde sanık tarafından kabul edilmelidir. Her somut olayın özellikleri farklı olduğundan, şikâyet hakkının kullanılması veya şikâyetten vazgeçilmesi konusunda hak kaybı yaşanmaması adına sürecin dikkatle değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.