Single Blog Title

This is a single blog caption

İdare Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması

Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir.

1. Anayasal ve Yasal Temel

Kişisel verilerin idareye karşı korunmasının temelinde Anayasa’nın 20. maddesinin 3. fıkrası (Özel Hayatın Gizliliği) yer alır. Bu hükme göre:

“Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olup, bu veriler ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir.”

Amaç

MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.

Kişisel Veri ve ilgili Kavramları

Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Şartları; gerçek kişi olması ve belirli ya da belirlenebilir bilgiyi içermesi gerekir.

 Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemdir.

Veri işleyen: Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder

Kişisel Verilerin İşlenmesinde Temel İlkeler

a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma.

b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma.

c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme.

ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma.

d) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme

 

Kişisel verilerin işlenme şartları

MADDE 5- (1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.

(2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür:

  1. a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.
  2. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.
  3. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.

ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.

  1. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.
  2. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.
  3. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.

 İdare Hukuku İlkeleri ile İlişkisi

İdarenin her türlü eylem ve işleminde uymak zorunda olduğu idare hukuku ilkeleri, kişisel verilerin işlenmesinde de doğrudan uygulama alanı bulur:

  • Kanunilik İlkesi: İdare, kanunun açıkça yetki vermediği hiçbir alanda kişisel veri toplayamaz veya işleyemez. “Kamu yararı” gerekçesi tek başına kanuni dayanak olmaksızın veri işlemek için yeterli değildir.

  • Ölçülülük ve Amaçla Sınırlılık: İdare, bir kamu hizmetini yürütmek için sadece “gerekli olan en az veriyi toplamalıdır. Örneğin; bir belediyenin sosyal yardım başvurusu alırken kişinin gereksiz biyometrik verilerini (parmak izi vb.) istemesi ölçülülük ilkesine aykırıdır.

  • İyi Yönetim İlkeleri (Açıklık ve Şeffaflık): İdare, vatandaşların verilerini hangi amaçla topladığını açıkça bildirmekle mükelleftir.

 İdarenin Veri Sorumlusu Olarak Sorumlulukları

Veri Güvenliğini Sağlamak

Aydınlatma ve Bilgilendirme Yükümlülüğü

Veri Sorumluluları Siciline Kayıt

Başvuruları Cevaplama

 İdarenin Hukuki Sorumluluğu (Tazminat)

İdarenin kişisel verileri hukuka aykırı şekilde işlemesi, paylaşması veya sızdırması durumunda idari faaliyetten doğan zarar meydana gelir.

  • Hizmet Kusuru: İdarenin veri güvenliği tedbirlerini yeterince almaması sebebiyle bir veri sızıntısı yaşanırsa bu durum bir hizmet kusuru teşkil eder.Örnek T.C kimlik numaralarının çalınması örnek gösterilebililir.

  • Tam Yargı Davası: Verileri ihlal edilen ve bundan dolayı maddi veya manevi zarar gören bireyler, tam yargı davası açabilirler.

 Yargı Yolu ve Görevli Mahkeme

  • Kamu görevlilerinin kişisel verileri ihlal eden eylemleri aynı zamanda TCK kapsamında suç teşkil edebilir (Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme – TCK md. 136).

  • İdarenin veri işleme faaliyetlerine veya veri silme taleplerinin reddine karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarında görevli yargı yeri İdari Yargı (İdare Mahkemeleri)’dır.

Avukatın Önemi

İdari yargıdaki usul ve süreleri yönetir ve önbaşvuruları yönetir . KVKK şikayet sürecini yürütür. Tck 136 suçu işlenmişse bu konu hakkında suç duyurusunda bulunur. Silahların eşitliği ilkesine dayanarak kamu kurumları karşısında bir savunucu olarak eşit düzeye getirir.

Leave a Reply

Call Now Button