Acil Serviste Yanlış Teşhis veya Geç Müdahale Nedeniyle Hastane Sorumluluğu
Acil Serviste Yanlış Teşhis veya Geç Müdahale Nedir?
Acil serviste yanlış teşhis veya geç müdahale, hastanın acil sağlık hizmetine başvurmasına rağmen şikâyetlerinin ve klinik bulgularının tıbbi standartlara uygun şekilde değerlendirilmemesi, gerekli tetkiklerin yapılmaması, triyajın hatalı yapılması, ilgili uzman konsültasyonunun geciktirilmesi, hastanın yanlış taburcu edilmesi veya acil müdahalenin zamanında gerçekleştirilmemesi nedeniyle zarar görmesidir.
Acil servisler, hastaların çoğu zaman hayati risk taşıyan veya hızla kötüleşebilecek şikâyetlerle başvurduğu birimlerdir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, şiddetli karın ağrısı, baş ağrısı, yüksek ateş, travma, zehirlenme, felç bulguları, ciddi kanama, alerjik reaksiyon, çocuklarda havale, gebelikte kanama veya ani görme-konuşma bozukluğu gibi belirtiler acil serviste dikkatle değerlendirilmelidir.
Acil servisteki her kötü sonuç doktor hatası değildir. Ancak hastanın aciliyet derecesi doğru belirlenmemişse, hayati risk belirtileri gözden kaçırılmışsa, tetkikler istenmemiş veya geç değerlendirilmişse, hasta uzman hekime gösterilmeden taburcu edilmişse ya da acil tedaviye başlanması gerekirken bekletilmişse hastane ve hekim sorumluluğu gündeme gelebilir.
Yataklı sağlık tesislerinde acil servis hizmetlerine ilişkin Tebliğ, acil servislerde personel, hizmet kıstasları, fiziki şartlar, tıbbi teknoloji ve donanım standartları yanında triyaj işlemleri, tedavi süreçleri, konsültasyon, yatış, sevk ve nöbet hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeyi amaçlamaktadır. Tebliğ, ağız ve diş sağlığı hastaneleri ve merkezleri hariç olmak üzere kamu, özel ve üniversitelere ait tüm yataklı sağlık tesisleri ile buralarda görev yapan personeli kapsamaktadır.
Acil Serviste Hastane Sorumluluğu Nasıl Doğar?
Acil serviste hastane sorumluluğu yalnızca doktorun bireysel hatasından kaynaklanmaz. Acil servis, ekip çalışması ve kurumsal organizasyon gerektiren bir birimdir. Hasta kabul, triyaj, kayıt, hemşire takibi, acil hekim değerlendirmesi, laboratuvar, radyoloji, konsültasyon, gözlem, yatış, sevk ve taburculuk süreçleri birlikte işler.
Bu nedenle hastane; yeterli personel bulundurmak, acil servisi uygun donanımla işletmek, triyaj sistemini doğru kurmak, acil tetkiklerin hızlı sonuçlanmasını sağlamak, acil hastaları bekletmemek, uzman konsültasyonlarını zamanında yaptırmak, hastanın kötüleşmesini takip etmek ve taburculuk kararını tıbbi kayıtlara dayandırmakla yükümlüdür.
Örneğin acil servise göğüs ağrısı ile başvuran hastada EKG ve kardiyak enzimler zamanında alınmamışsa; inme bulguları olan hastaya beyin görüntülemesi ve nöroloji değerlendirmesi gecikmişse; karın ağrısı olan hastada apandisit veya iç kanama ihtimali araştırılmamışsa; travmalı hastada tomografi veya ortopedi-beyin cerrahisi değerlendirmesi yapılmamışsa, hastane sorumluluğu tartışılır.
Acil servisteki hata, bazen “eksik teşhis” bazen “geç tedavi” bazen de “yanlış taburculuk” şeklinde görünür. Hukuki değerlendirmede asıl mesele, aynı şartlarda makul ve özenli bir acil servis hizmetinde hangi işlemlerin yapılması gerektiği ve somut olayda bunların yapılıp yapılmadığıdır.
Triyaj Hatası ve Renk Kodlaması
Acil serviste triyaj, hastaların aciliyet derecesine göre sınıflandırılmasıdır. Triyajın amacı, acil servis yoğunluğunda hastaların zarar görmesini engellemek ve tıbbi bakıma gecikmeksizin ulaşmalarını sağlamaktır. Tebliğ’e göre triyaj işlemi, acil servis yoğunluğuna bağlı olarak hastaların zarar görmesini engellemek ve ihtiyaç duydukları tıbbi bakıma gecikmeksizin ulaşmalarını sağlamak amacıyla yapılır; triyaj personelinin eğitim almış olması gerekir.
Triyaj hatası, acil servis tazminat davalarında çok önemli bir başlıktır. Hastanın durumu olduğundan daha hafif değerlendirilirse müdahale gecikir. Örneğin kalp krizi geçiren hasta basit mide ağrısı gibi değerlendirilmiş, inme geçiren hasta panik atak sanılmış, iç kanaması olan hasta bekleme alanında uzun süre bekletilmiş veya sepsis tablosundaki hasta sıradan ateşli hastalık gibi görülmüş olabilir.
Triyaj işlemi yalnızca renk kodu vermek değildir. Hastanın yaşı, şikâyeti, vital bulguları, tansiyonu, nabzı, ateşi, oksijen satürasyonu, bilinç durumu, ağrı şiddeti, travma öyküsü, gebelik durumu, çocuk veya yaşlı hasta olması gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Triyaj kaydının yapılmamış olması, acil serviste hastanın ne zaman ve hangi öncelikle değerlendirildiğinin ispatını zorlaştırır.
Bu nedenle acil servis dosyalarında triyaj formu, kayıt saati, ilk değerlendirme saati, vital bulgu kayıtları, hemşire notları ve doktor muayene saati mutlaka incelenmelidir. Hasta acil servise başvurmuş fakat uzun süre muayene edilmemişse, triyaj hatası veya organizasyon kusuru gündeme gelebilir.
Acil Serviste En Sık Görülen Yanlış Teşhis Örnekleri
Acil serviste yanlış teşhis birçok farklı hastalıkta ortaya çıkabilir. En sık tartışılan örneklerden biri kalp krizidir. Göğüs ağrısı, sırta veya kola yayılan ağrı, soğuk terleme, nefes darlığı, bulantı, çarpıntı veya tansiyon düşüklüğü bulunan hastada kalp krizi ihtimali dışlanmadan taburculuk kararı verilmemelidir. EKG’nin normal çıkması her durumda kalp krizini kesin olarak dışlamaz; klinik durum ve gerekli kan tetkikleri birlikte değerlendirilmelidir.
İnme de acil serviste hızlı müdahale gerektiren bir tablodur. Ani konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük, bilinç değişikliği, çift görme veya denge kaybı bulunan hastada zaman çok kritiktir. Bu belirtilerin panik atak, tansiyon, migren veya halsizlik gibi değerlendirilmesi tedavi şansını azaltabilir.
Apandisit, safra kesesi iltihabı, bağırsak tıkanıklığı, dış gebelik, yumurtalık torsiyonu, mide perforasyonu, pankreatit ve iç kanama gibi karın ağrısı nedenleri de acil serviste sıklıkla yanlış değerlendirilebilir. Hastanın “gaz sancısı”, “mide üşütmesi” veya “basit karın ağrısı” denilerek gönderilmesi ve daha sonra ameliyatlık hale gelmesi halinde tıbbi kayıtlar dikkatle incelenmelidir.
Beyin kanaması ve kafa travması da önemli bir alandır. Düşme, trafik kazası, darp, bilinç kaybı, kusma, şiddetli baş ağrısı veya kan sulandırıcı kullanımı bulunan hastada beyin görüntülemesi gerekip gerekmediği dikkatle değerlendirilmelidir. Hastanın “bir şeyi yok” denilerek taburcu edilmesi ve sonrasında bilinç kaybı veya ölüm yaşanması ciddi sorumluluk doğurabilir.
Geç Müdahale Hangi Durumlarda Kusur Sayılır?
Acil serviste geç müdahale, hastanın sağlık durumunun gerektirdiği müdahalenin makul sürede yapılmamasıdır. Ancak her bekleme süresi kusur değildir. Acil servislerde yoğunluk olabilir; bazı hastalar daha kritik durumda olabilir. Bu nedenle bekleme süresinin kusur sayılıp sayılmayacağı hastanın aciliyet derecesine, şikâyetine, vital bulgularına ve tıbbi riskine göre değerlendirilir.
Geç müdahale özellikle şu durumlarda kusur sayılabilir: hastanın triyajı hatalı yapılmışsa, kritik vital bulgulara rağmen bekletilmişse, tetkik sonuçları geç değerlendirilmişse, uzman konsültasyonu istenmiş ancak takip edilmemişse, acil ameliyat veya yoğun bakım ihtiyacı gecikmişse, hastanın kötüleştiği fark edilmemişse veya gerekli sevk zamanında yapılmamışsa.
Örneğin sepsis tablosunda olan hastaya antibiyotik başlanması gecikmişse, kalp krizi hastası anjiyo imkânı olan merkeze zamanında yönlendirilmemişse, beyin kanaması olan hastaya beyin cerrahisi konsültasyonu geç yapılmışsa, akut apandisit hastası saatlerce ağrı kesiciyle bekletilmişse geç müdahale nedeniyle tazminat sorumluluğu doğabilir.
Geç müdahale iddiasında saatler çok önemlidir. Hastanın acile giriş saati, triyaj saati, ilk hekim muayenesi, tetkik istem saati, tetkik sonuç saati, konsültasyon istem saati, uzman değerlendirme saati, yatış/sevk/ameliyat kararı ve taburculuk saati ayrıntılı şekilde karşılaştırılmalıdır.
Erken veya Hatalı Taburculuk
Acil servis hatalarının önemli bir kısmı hatalı taburculuk kararından kaynaklanır. Hasta yeterince değerlendirilmeden, tetkikleri tamamlanmadan, riskli bulguları açıklanmadan veya gözlem süresi dolmadan taburcu edilmiş olabilir. Bazı durumlarda hasta acil servisten ayrıldıktan kısa süre sonra kötüleşir, tekrar hastaneye gelir, yoğun bakıma alınır veya hayatını kaybeder.
Hatalı taburculuk özellikle göğüs ağrısı, baş ağrısı, kafa travması, karın ağrısı, yüksek ateş, çocuk hastalar, yaşlı hastalar, gebeler, kan sulandırıcı kullananlar ve bağışıklığı zayıf hastalar bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.
Taburculuk kararında doktorun yalnızca o anki görünümü değil, hastanın risk grubunu ve olası kötüleşme ihtimalini de dikkate alması gerekir. Hasta taburcu ediliyorsa, hangi belirtilerde geri gelmesi gerektiği, hangi ilaçları kullanacağı, kontrol gerekip gerekmediği ve takip planı açıkça anlatılmalıdır. Taburculuk formunun eksik olması, hastaya bilgi verilmemesi veya riskli hastanın gözlem yapılmadan gönderilmesi sorumluluk doğurabilir.
Acil Serviste Konsültasyon ve Sevk Gecikmesi
Acil serviste bazı hastalar ilgili uzmanlık branşının değerlendirmesine ihtiyaç duyar. Genel cerrahi, kardiyoloji, nöroloji, beyin cerrahisi, ortopedi, kadın doğum, çocuk hastalıkları, yoğun bakım, enfeksiyon hastalıkları veya üroloji konsültasyonu gerekebilir. Konsültasyonun geç istenmesi veya istenmesine rağmen uzmanın geç gelmesi hastanın zararını artırabilir.
Acil servis Tebliği, acil servis hizmetlerinde konsültasyon, yatış ve sevk süreçlerinin de usul ve esaslarının belirlenmesini amaçlamaktadır. Bu nedenle hastane, “uzman gelmedi”, “yer yoktu”, “tetkik sonucu bekleniyordu” gibi açıklamalarla her durumda sorumluluktan kurtulamaz. Acil sağlık hizmeti organizasyon gerektirir.
Hasta ilgili hastanede tedavi edilemiyorsa, uygun merkeze sevki sağlanmalıdır. Ancak sevk kararı da tıbbi açıdan doğru ve zamanında olmalıdır. Ağır hastanın stabil hale getirilmeden sevki, sevk sırasında gerekli ambulans ve ekipman sağlanmaması veya uygun merkeze yönlendirme yapılmaması ayrı bir kusur oluşturabilir.
Özel Hastanede Acil Servis Hatası
Acil servis hatası özel hastanede meydana gelmişse, özel hastane hem sağlık hizmeti sunucusu hem de organizasyon sorumlusu olarak değerlendirilebilir. Özel hastane, acil serviste yeterli doktor, hemşire, tıbbi cihaz, laboratuvar, radyoloji, yoğun bakım ve sevk organizasyonu bulundurmakla yükümlüdür.
Özel hastaneler bakımından önemli noktalardan biri, hastanın ödeme gücü veya sigorta durumu nedeniyle acil müdahalenin geciktirilememesidir. Acil sağlık hizmeti ihtiyacı olan hastanın önce ödeme, provizyon veya teminat tartışmasıyla bekletilmesi ve bu nedenle zarar görmesi halinde özel hastanenin sorumluluğu ağırlaşabilir.
Özel hastane acil servisinde yanlış teşhis veya geç müdahale nedeniyle zarar doğmuşsa, hasta veya yakınları maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Somut olayın niteliğine göre tüketici hukuku, özel hukuk, malpraktis, haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık hükümleri birlikte değerlendirilebilir. Ancak ölüm, kalıcı sakatlık, yoğun bakım veya organ kaybı gibi ağır sonuçlarda dava yalnızca “ayıplı hizmet” veya ücret iadesi gibi dar bir çerçeveyle ele alınmamalıdır.
Devlet Hastanesinde Acil Servis Hatası
Acil servis hatası devlet hastanesinde, şehir hastanesinde, eğitim ve araştırma hastanesinde veya kamu üniversitesi hastanesinde meydana gelmişse, hukuki yol çoğu durumda idare hukuku kapsamında değerlendirilir. Devlet hastanesindeki acil sağlık hizmeti kamu hizmetidir. Bu hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi halinde idarenin hizmet kusuru gündeme gelir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesine göre, idari eylemlerden hakları ihlal edilen kişilerin, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir. İdarenin talebi reddetmesi veya otuz gün içinde cevap vermemesi halinde dava açma süreci başlar.
Devlet hastanesi acil servis hatalarında davalı idarenin doğru belirlenmesi gerekir. Sağlık Bakanlığı hastanesi, şehir hastanesi, kamu üniversitesi hastanesi veya başka bir kamu sağlık kuruluşu söz konusu olabilir. Yanlış idareye başvuru yapılması, sürelerin kaçırılması veya idareye başvuruda zarar kalemlerinin eksik belirtilmesi hak kaybı doğurabilir.
Acil Servis Hatasında Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?
Acil serviste yanlış teşhis veya geç müdahale nedeniyle zarar gören hasta, şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Maddi tazminat kapsamında tedavi giderleri, yoğun bakım masrafları, ameliyat giderleri, ilaç giderleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon giderleri, medikal cihaz masrafları, özel hastane giderleri, yol ve konaklama giderleri, bakıcı giderleri, geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik zararı, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması talep edilebilir.
Örneğin acil serviste inme geçirdiği fark edilmeyen ve geç müdahale nedeniyle felç kalan hasta için rehabilitasyon, bakıcı, medikal cihaz, ev içi düzenleme ve sürekli iş göremezlik zararları gündeme gelebilir. Kalp krizi geç fark edilen hastada kalıcı kalp yetmezliği oluşmuşsa yaşam boyu tedavi ve gelir kaybı dikkate alınmalıdır.
Manevi tazminat ise hastanın yaşadığı acı, korku, ölüm tehlikesi, kalıcı sakatlık, yoğun bakım süreci, yaşam kalitesinin düşmesi ve psikolojik yıkım nedeniyle talep edilir. Türk Borçlar Kanunu’na göre kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür; bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde manevi tazminat da gündeme gelebilir.
Hasta hayatını kaybetmişse yakınları destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve manevi tazminat talep edebilir. Eş, çocuklar, anne-baba ve somut olayda destek ilişkisi bulunan kişiler ölüm nedeniyle tazminat hakkına sahip olabilir.
Acil Servis Hatası Nasıl İspatlanır?
Acil servis hatası davalarında ispat süreci kayıtlar üzerinden yürütülür. Bu nedenle hasta veya yakınları tüm tıbbi kayıtları eksiksiz talep etmelidir. Hasta Hakları Yönetmeliği, hastanın sağlık durumu ile ilgili dosya ve kayıtları doğrudan, vekili veya kanuni temsilcisi aracılığıyla inceleyebileceğini ve bir suretini alabileceğini düzenlemektedir.
Delil olarak acil servis kayıtları, triyaj formu, kayıt saati, ilk muayene notu, vital bulgu kayıtları, hemşire gözlem formları, laboratuvar istem ve sonuç saatleri, EKG, röntgen, tomografi, MR, ultrason kayıtları, konsültasyon istem ve cevap saatleri, reçete, taburculuk formu, sevk evrakı, hasta yatış kayıtları, yoğun bakım kayıtları, epikriz, ölüm belgesi, otopsi raporu ve kamera kayıtları kullanılabilir.
Acil servis dosyalarında zaman çizelgesi çok önemlidir. Hastanın acile girişinden zarar doğuran sonuca kadar geçen süreç saat saat çıkarılmalıdır. Giriş saati, triyaj saati, ilk doktor muayenesi, tetkiklerin istenme ve sonuçlanma saatleri, uzman konsültasyonu, yatış veya sevk kararı ve taburculuk zamanı karşılaştırılmalıdır.
Hastane kayıtlarının eksik olması, triyaj formunun bulunmaması, vital bulguların yazılmaması, konsültasyon saatlerinin belirsiz olması veya taburculuk notunun yetersiz olması dava sürecinde önemli bir tartışma alanıdır. Çünkü acil servis hizmetinin denetlenebilir olması kayıtların düzenli tutulmasına bağlıdır.
Bilirkişi Raporunun Önemi
Acil serviste yanlış teşhis veya geç müdahale davalarında bilirkişi raporu davanın kaderini belirler. Bilirkişi heyetinde acil tıp uzmanı mutlaka bulunmalıdır. Olayın niteliğine göre kardiyoloji, nöroloji, beyin cerrahisi, genel cerrahi, ortopedi, kadın doğum, çocuk hastalıkları, radyoloji, yoğun bakım veya adli tıp uzmanı da heyete dahil edilmelidir.
Bilirkişi raporunda şu sorulara cevap aranmalıdır: Hastanın triyajı doğru yapılmış mı? Şikâyet ve vital bulgulara göre hangi tetkikler istenmeliydi? Tetkikler zamanında yapılmış mı? Raporlar doğru değerlendirilmiş mi? Konsültasyonlar zamanında istenmiş mi? Hastanın taburcu edilmesi tıbben doğru mu? Sevk veya yatış kararı gecikmiş mi? Zarar ile acil servis hatası arasında illiyet bağı var mı?
Eksik bilirkişi raporlarına mutlaka itiraz edilmelidir. Özellikle yalnızca “hastanın klinik tablosu ağırdı” veya “komplikasyon gelişmiştir” denilerek dosyanın kapatılması yeterli değildir. Rapor, acil servis kayıtlarını saat saat incelemeli, hangi aşamada hangi tıbbi işlemin yapılması gerektiğini ve gecikmenin zarara etkisini somut şekilde açıklamalıdır.
Ceza Soruşturması Açılabilir mi?
Acil serviste yanlış teşhis veya geç müdahale ağır yaralanma, kalıcı sakatlık veya ölümle sonuçlanmışsa ceza soruşturması da gündeme gelebilir. Olayın niteliğine göre taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları tartışılır. Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesi taksirle öldürmeyi; 89. maddesi ise taksirle yaralamayı düzenlemektedir. TCK m.89 bakımından 25 Aralık 2025 itibarıyla yürürlükte olan metinde temel ceza aralığının dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak güncellendiği görülmektedir.
Ceza soruşturması ile tazminat davası birbirinden farklıdır. Ceza soruşturması sağlık personelinin cezai sorumluluğunu araştırır. Tazminat davası ise hastanın veya yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesine yöneliktir. Ancak ceza dosyasında alınan Adli Tıp raporları, bilirkişi raporları ve ifadeler tazminat davasında önemli delil olabilir.
Sağlık meslek mensuplarının tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle yürütülecek ceza soruşturmalarında özel izin ve değerlendirme süreçleri de gündeme gelebilir. Bu nedenle ceza ve tazminat süreçleri birbirini tamamlayacak şekilde planlanmalıdır.
Hasta veya Yakınları Ne Yapmalıdır?
Acil servis hatası şüphesi varsa ilk adım tüm tıbbi kayıtların yazılı olarak talep edilmesidir. Hastaneden acil servis triyaj kayıtları, ilk muayene notları, tetkik istem ve sonuç saatleri, radyoloji görüntüleri, konsültasyon kayıtları, taburculuk formu, sevk evrakı, yatış ve yoğun bakım kayıtları istenmelidir.
İkinci adım olay kronolojisini çıkarmaktır. Hasta acile hangi şikâyetle başvurdu? Ne zaman kayıt açıldı? Ne zaman triyaj yapıldı? İlk doktor ne zaman gördü? Hangi tetkikler istendi? Sonuçlar ne zaman çıktı? Hasta ne zaman taburcu edildi veya sevk edildi? Zarar ne zaman ortaya çıktı? Bu kronoloji, davanın temelidir.
Üçüncü adım özel hastane-devlet hastanesi ayrımını yapmaktır. Özel hastanede özel hukuk, tüketici hukuku ve malpraktis sorumluluğu; devlet hastanesinde idareye başvuru ve tam yargı davası gündeme gelir.
Dördüncü adım zarar kalemlerini belirlemektir. Hasta hayattaysa tedavi giderleri, iş göremezlik, maluliyet, bakıcı gideri ve manevi zarar; hasta hayatını kaybetmişse destekten yoksun kalma, cenaze giderleri ve yakınların manevi tazminat talepleri hazırlanmalıdır.
Sonuç: Acil Servis Hataları Hayati Sonuçlar Doğurabilir
Acil servis, hastanın sağlık sistemine en kritik anda başvurduğu birimdir. Bu nedenle acil serviste triyaj, ilk değerlendirme, tetkik, konsültasyon, gözlem, sevk, yatış ve taburculuk süreçleri büyük dikkatle yürütülmelidir. Hatalı triyaj, yanlış teşhis, geç müdahale, eksik tetkik, erken taburculuk veya yanlış sevk hastanın tedavi şansını azaltabilir ve kalıcı zarar ya da ölümle sonuçlanabilir.
Her acil servis başvurusunda kötü sonuç doktor hatası değildir. Ancak hastanın hayati risk belirtileri gözden kaçırılmışsa, acil müdahale gecikmişse, gerekli tetkik ve konsültasyon yapılmamışsa, hasta güvenli taburculuk şartları oluşmadan gönderilmişse veya sevk-yatış organizasyonu hatalı yürütülmüşse hastane ve hekim sorumluluğu doğabilir.
Acil serviste yanlış teşhis veya geç müdahale nedeniyle zarar gören hasta; tedavi giderleri, yoğun bakım masrafları, rehabilitasyon giderleri, iş göremezlik zararı, bakıcı giderleri, kalıcı maluliyet ve manevi tazminat talep edebilir. Hasta hayatını kaybetmişse yakınları destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteyebilir.
Bu nedenle acil servis hatası şüphesi bulunan olaylarda vakit kaybetmeden tıbbi kayıtlar toplanmalı, acil servis süreci saat saat analiz edilmeli, özel-devlet hastanesi ayrımı doğru yapılmalı ve bilirkişi incelemesine güçlü hazırlanılmalıdır. Acil servis dosyalarında başarılı bir hukuki süreç, yalnızca kötü sonucun varlığına değil; triyaj, teşhis, müdahale, takip, sevk ve taburculuk aşamalarındaki somut eksikliklerin kayıtlarla ortaya konulmasına bağlıdır.