Instagram, X ve TikTok Paylaşımlarında Hakaret Suçu
Giriş
Sosyal medya, artık yalnızca kişisel paylaşım yapılan bir alan değildir. Instagram, X ve TikTok gibi platformlar; haberleşme, eleştiri, reklam, ticaret, siyasi tartışma, marka yönetimi, içerik üretimi ve kişisel itibarın doğrudan şekillendiği dijital mecralar hâline gelmiştir. Bu nedenle sosyal medya üzerinden yapılan her yorum, hikâye, video, canlı yayın, mention, alıntı, repost veya özel mesaj hukuki sonuç doğurabilecek niteliktedir.
Özellikle hakaret suçu, sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte en sık karşılaşılan ceza hukuku sorunlarından biri hâline gelmiştir. Bir Instagram gönderisinin altına yazılan ağır sözler, X’te yapılan alıntılı paylaşım, TikTok videosunda söylenen aşağılayıcı ifadeler, özel mesajla gönderilen küfürler veya canlı yayında kişiyi hedef alan sözler somut olayın özelliklerine göre TCK m.125 kapsamında hakaret suçu oluşturabilir.
Türk Ceza Kanunu m.125’e göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle saldırıda bulunmak hakaret suçunu oluşturur. Hakaret suçunun temel hâli için üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür; fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı ceza uygulanır. Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ise ceza artırılır.
Instagram, X ve TikTok’ta Hakaret Suçu Nasıl Oluşur?
Sosyal medya üzerinden hakaret suçu; yazılı yorum, gönderi, hikâye, video, canlı yayın, özel mesaj, etiketleme, alıntı paylaşım, repost veya kullanıcıyı hedef gösteren açıklama yoluyla işlenebilir. Hakaretin mutlaka yüz yüze söylenmesi gerekmez. TCK m.125/2, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen hakareti de suç kapsamında düzenlediği için Instagram DM, X özel mesajı, TikTok mesajı, yorum cevabı veya video içi sözler bu kapsamda değerlendirilebilir.
Hakaret suçunda önemli olan, kullanılan ifadenin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olmasıdır. Örneğin doğrudan küfür etmek, kişiye aşağılayıcı sıfatlar yöneltmek, somut bir suç veya ahlaksızlık isnat etmek, kişiyi küçük düşürmek amacıyla paylaşım yapmak hakaret suçunu gündeme getirebilir.
Buna karşılık her sert söz, her kaba ifade veya her rahatsız edici eleştiri otomatik olarak hakaret sayılmaz. Anayasa Mahkemesi de sosyal medya paylaşımı nedeniyle hakaret mahkûmiyeti verilen dosyalarda ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasında dikkatli bir denge kurulması gerektiğini değerlendirmektedir. Sosyal medyada kullanılan ifade, bağlamından koparılmadan; paylaşımın konusu, muhatabı, kamu yararı, eleştiri niteliği ve kullanılan sözlerin ağırlığı birlikte incelenmelidir.
Instagram Paylaşımlarında Hakaret
Instagram’da hakaret suçu en çok yorumlar, hikâyeler, gönderi açıklamaları, reels videoları ve özel mesajlar üzerinden gündeme gelir. Bir kişinin fotoğrafının altına küfür içeren yorum yazmak, hikâyede kişiyi etiketleyerek aşağılamak, reels videosunda bir kişiye yönelik onur kırıcı sözler söylemek veya DM üzerinden ağır hakaretlerde bulunmak TCK m.125 kapsamında değerlendirilebilir.
Instagram’da mağdurun adının açıkça yazılması şart değildir. Paylaşımda kişinin fotoğrafı kullanılmışsa, kullanıcı adı etiketlenmişse, olay bağlamından kimin hedef alındığı anlaşılıyorsa veya belirli bir çevre tarafından mağdurun kim olduğu anlaşılabiliyorsa mağdur belirlenebilir kabul edilebilir. Örneğin “şu apartmandaki yönetici”, “şu okulun müdürü”, “şu davadaki avukat”, “şu kliniğin sahibi” gibi ifadeler, bağlama göre belirli kişiyi hedef alabilir.
Instagram hikâyeleri bakımından dikkat edilmesi gereken nokta, hikâyenin 24 saat sonra kaybolmasının delil değerini ortadan kaldırmamasıdır. Hikâye ekran görüntüsü, ekran kaydı, tarih-saat bilgisi, kullanıcı adı ve varsa hikâyeyi gören kişilerle birlikte delillendirilmelidir. Hikâye herkese açık bir hesaptan paylaşılmışsa aleniyet değerlendirmesi gündeme gelebilir; yalnızca sınırlı yakın arkadaş listesine gönderilmişse aleniyet ayrıca tartışılır.
X Paylaşımlarında Hakaret
X, kısa metin, alıntı, mention, repost ve hızlı yayılma özelliği nedeniyle hakaret suçlarının sık görüldüğü platformlardan biridir. Bir kişiyi etiketleyerek küfür etmek, alıntılı paylaşımda aşağılayıcı sözler kullanmak, kişiyi hedef göstermek, gerçek dışı ve onur kırıcı isnatlarda bulunmak veya organize şekilde hakaret içeren paylaşımlar yapmak cezai sorumluluk doğurabilir.
X paylaşımlarında aleniyet unsuru çoğu zaman önem taşır. Hesap herkese açıksa ve paylaşım belirsiz sayıda kişinin görmesine elverişliyse, TCK m.125/4 kapsamında aleniyet nedeniyle ceza artırımı gündeme gelebilir. Ancak hesabın kilitli olması, paylaşımın sınırlı bir çevreye yapılması veya özel mesaj üzerinden gönderilmesi hâlinde aleniyet otomatik kabul edilmemelidir.
Yargıtay uygulamasında aleniyetin oluşabilmesi için paylaşımın herkes tarafından görülme, duyulma veya algılanabilme imkânının bulunması gerektiği kabul edilmektedir. Yargıtay, sosyal medya paylaşımının herkese açık olup olmadığı araştırılmadan TCK m.125/4 uygulanmasını hatalı bulmuştur. Bu yaklaşım, Instagram, X ve TikTok gibi platformlar bakımından da önemlidir; her sosyal medya paylaşımı kendiliğinden aleni kabul edilmemeli, hesabın gizlilik ayarları ve erişim alanı incelenmelidir.
TikTok Paylaşımlarında Hakaret
TikTok’ta hakaret suçu; video içi sözler, video açıklamaları, yorumlar, canlı yayınlar, düet/stitch içerikleri ve özel mesajlar üzerinden işlenebilir. TikTok’un kısa video formatı nedeniyle hakaret bazen doğrudan sözle, bazen altyazıyla, bazen görsel efektle, bazen de başka kişinin videosuna verilen cevapla ortaya çıkabilir.
TikTok videosunda bir kişinin fotoğrafını, adını veya kullanıcı hesabını göstererek aşağılayıcı ifadeler kullanmak; canlı yayında bir kişiye küfür etmek; yorumlarda kişiyi hedef alarak onur kırıcı sözler yazmak veya başka kişinin videosunu alıntılayıp hakaret içeren içerik üretmek TCK m.125 kapsamında değerlendirilebilir.
TikTok’ta içeriklerin hızlı yayılması ve farklı hesaplarca yeniden paylaşılması, mağdur açısından zararı artırabilir. Ancak ceza hukuku bakımından her kullanıcı kendi eylemi yönünden değerlendirilir. İlk hakaret içerikli videoyu üreten kişi ile videoyu eleştirmek amacıyla paylaşan kişi aynı durumda olmayabilir. Buna karşılık hakaret içeriğini benimseyerek ve yaygınlaştırmak amacıyla yeniden paylaşan kişi bakımından sorumluluk tartışılabilir.
Hakaret ile Eleştiri Arasındaki Sınır
Instagram, X ve TikTok paylaşımlarında en kritik konu, hakaret ile eleştiri arasındaki sınırdır. Sosyal medya, eleştiri ve ifade özgürlüğünün en yoğun kullanıldığı alanlardan biridir. Kişiler siyasetçileri, kamu görevlilerini, markaları, kurumları, sanatçıları, influencerları, avukatları, doktorları veya şirketleri eleştirebilir. Ancak eleştiri hakkı, kişiye küfür etme, küçük düşürme, özel hayatını ifşa etme veya kişisel verilerini yayma hakkı vermez.
Örneğin “bu karar hukuka aykırı”, “bu hizmet kötüydü”, “bu açıklamayı doğru bulmuyorum”, “bu ürün beklentimi karşılamadı” gibi ifadeler bağlama göre eleştiri kapsamında kalabilir. Buna karşılık “dolandırıcı”, “hırsız”, “ahlaksız”, “şerefsiz” gibi doğrudan kişilik değerlerini hedef alan veya somut suç isnadı taşıyan ifadeler hakaret suçunu gündeme getirebilir.
Burada ifade tek başına değil, paylaşımın bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir. Kullanılan söz, tartışmanın konusu, taraflar arasındaki önceki ilişki, paylaşımın kamu yararı taşıyıp taşımadığı, mağdurun kamuya açık kişi olup olmadığı ve sözün hangi amaçla kullanıldığı önemlidir. Anayasa Mahkemesi’nin sosyal medya paylaşımına ilişkin bireysel başvuru kararlarında da ifade özgürlüğü değerlendirmesi yapılırken sözlerin bağlamı ve mahkûmiyetin demokratik toplum düzeni bakımından gerekliliği incelenmektedir.
Aleniyet Unsuru ve Sosyal Medya
TCK m.125/4’e göre hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza artırılır. Sosyal medya dosyalarında aleniyet, en çok tartışılan konulardan biridir. Çünkü Instagram, X ve TikTok’ta bazı paylaşımlar herkese açıkken bazıları yalnızca takipçilere, yakın arkadaşlara, kapalı gruplara veya özel mesaj yoluyla sınırlı kişilere ulaşır.
Aleniyet için paylaşımın belirsiz sayıda kişi tarafından görülme, duyulma veya algılanma imkânının bulunması gerekir. Herkese açık Instagram yorumu, X gönderisi veya TikTok videosu çoğu durumda aleniyet bakımından güçlü emare oluşturur. Ancak kilitli hesap, kapalı grup, sınırlı hikâye veya özel mesajda aleniyet unsuru ayrıca tartışılmalıdır.
Yargıtay’ın sosyal medya paylaşımına ilişkin kararında, Facebook paylaşımının herkes tarafından görülebilme olanağına sahip olup olmadığı belirlenmeden aleniyet artırımı yapılması bozma nedeni sayılmıştır. Bu karar, sosyal medya platformları bakımından önemli bir ilke ortaya koymaktadır: Mahkeme, yalnızca paylaşımın internet ortamında yapılmış olmasına dayanarak aleniyet artırımı uygulamamalı; paylaşımın gerçekten herkese açık olup olmadığını araştırmalıdır.
DM, Özel Mesaj ve Kapalı Gruplarda Hakaret
Instagram DM, X özel mesajı veya TikTok özel mesajı üzerinden gönderilen hakaret içerikleri de suç oluşturabilir. Bu durumda TCK m.125/2 gündeme gelir. Ancak özel mesaj, kural olarak aleni değildir. Bu nedenle özel mesajlarda TCK m.125/4’teki aleniyet artırımı çoğu durumda uygulanmaz.
Kapalı gruplar bakımından ise ayrıca değerlendirme yapılmalıdır. Mağdurun bulunmadığı bir WhatsApp, Telegram, X grup sohbeti veya Instagram grup mesajında kişiye hakaret edilmişse, mağdurun gıyabında hakaret hükümleri gündeme gelebilir. TCK m.125/1’e göre mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Bu nedenle grup üye sayısı, mesajın kimler tarafından görüldüğü ve mağdurun grupta bulunup bulunmadığı önemlidir.
Özel mesajla gönderilen hakaretlerde mağdurun kendisine gönderilen mesajları delil olarak sunması kural olarak mümkündür. Ancak başkasının hesabına izinsiz girerek, şifre kırarak veya üçüncü kişinin telefonundan gizlice yazışma elde ederek delil toplamak hukuka aykırı delil ve ayrıca suç riski doğurabilir.
Şikâyet Süresi
Hakaret suçu, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâl hariç olmak üzere kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK m.73’e göre şikâyete bağlı suçlarda mağdur, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır. 7531 sayılı Kanun ile TCK m.73’e eklenen düzenleme uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçunda şikâyet süresi her hâlükârda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
Bu düzenleme sosyal medya dosyalarında özellikle önemlidir. Çünkü mağdur bazen paylaşımı geç görebilir veya failin gerçek kimliğini daha sonra öğrenebilir. Altı aylık süre, fiil ve failin öğrenildiği tarihten başlamakla birlikte, şikâyete bağlı hakaret suçlarında fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık üst sınır dikkate alınmalıdır.
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâlinde ise özel bir rejim vardır. TCK m.125/3-a kapsamında cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz ve bu hâl, şikâyete bağlı olmayan nitelikli hakaret türleri arasında değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunda cezanın alt sınırı ve soruşturma usulüne ilişkin kuralları 25.12.2025 tarihli kararıyla Anayasa’ya aykırı bulmamıştır.
Ön Ödeme ve Uzlaştırma Bakımından Güncel Durum
Hakaret suçunda son yıllarda ön ödeme ve uzlaştırma bakımından önemli değişiklikler yapılmıştır. TCK m.75’in güncel düzenlemesine göre, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret hâli hariç olmak üzere TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçu ön ödeme kapsamına alınmıştır. Bu, birçok sosyal medya hakaret dosyasında soruşturma veya kovuşturma sürecinin ön ödeme hükümleri çerçevesinde sonuçlanabileceği anlamına gelir.
Bununla birlikte CMK m.253/3’te, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile TCK m.125/2’deki mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen hakaret bakımından uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiştir. 2025 tarihli Adalet Bakanlığı uzlaştırma çalışmasında da 7571 sayılı Kanun’la CMK m.253’te yapılan değişiklik ve uzlaştırmanın kapsamına ilişkin güncel düzenleme aktarılmıştır.
Bu nedenle Instagram DM, X mesajı, TikTok mesajı gibi mağduru doğrudan muhatap alan yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen hakaretlerde dosyanın uzlaştırma mı, ön ödeme mi yoksa doğrudan dava mı yoluyla ilerleyeceği suçun niteliği, tarih, nitelikli hâl ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Uygulamada bu ayrım teknik hâle geldiği için somut dosyada fiilin hangi fıkra kapsamında değerlendirildiği önem taşır.
Delil Toplama Nasıl Yapılmalıdır?
Instagram, X ve TikTok üzerinden hakarete uğrayan kişinin ilk yapması gereken şey, paylaşım silinmeden delilleri korumaktır. Sosyal medya içerikleri hızla silinebilir, kullanıcı adı değiştirilebilir, hesap kapatılabilir veya hikâye kaybolabilir. Bu nedenle delil toplama aşaması büyük önem taşır.
Yalnızca ekran görüntüsü almak her zaman yeterli olmayabilir. Ekran görüntüsünde kullanıcı adı, profil bağlantısı, paylaşımın tam metni, tarih ve saat bilgisi, URL, yorumun bulunduğu gönderi, hesabın herkese açık olup olmadığı ve varsa etiketlenen kişiler görünmelidir. X paylaşımlarında paylaşım linki, alıntı ilişkisi, mention ve tarih bilgisi; Instagram’da gönderi/hikâye/reels bağlantısı, kullanıcı adı ve ekran kaydı; TikTok’ta video linki, açıklama, yorum ve hesap bilgisi saklanmalıdır.
DM veya özel mesajlarda konuşmanın tamamı, mesajın tarih-saat bilgisi, gönderen hesabın profil bilgileri ve varsa önceki/sonraki yazışmalar korunmalıdır. Hakaretin bağlamı önemli olduğu için yalnızca tek mesajı kırpılmış şekilde sunmak bazen yeterli olmayabilir. Ağır dosyalarda noter tespiti, uzman raporu veya adli bilişim incelemesi faydalı olabilir.
Sahte Hesap veya Anonim Kullanıcıdan Hakaret
Sosyal medyada hakaret çoğu zaman sahte hesaplar üzerinden yapılmaktadır. Fail, kendi adını kullanmadan Instagram, X veya TikTok hesabı açabilir; profil fotoğrafı kullanmayabilir; geçici e-posta veya VPN kullanabilir. Bu durum şikâyet hakkını ortadan kaldırmaz.
Sahte hesaptan hakaret hâlinde suç duyurusu dilekçesinde hesabın kullanıcı adı, profil URL’si, paylaşım linki, ekran görüntüsü, mesaj içerikleri, tarih-saat bilgisi ve faille bağlantı kurulabilecek tüm emareler belirtilmelidir. Savcılıktan ilgili platformdan IP, log, hesap oluşturma bilgisi, bağlı e-posta veya telefon verilerinin istenmesi talep edilebilir.
Ancak pratikte yabancı platformlardan bilgi temini, VPN kullanımı, geçici hesaplar veya teknik kayıtların sınırlı saklanması nedeniyle fail tespiti zorlaşabilir. Bu nedenle mağdurun elindeki tüm dijital izleri eksiksiz sunması gerekir. Eğer hakaretle birlikte tehdit, şantaj, kişisel veri yayma veya dolandırıcılık da varsa, failin tespiti için banka, GSM, ödeme ve cihaz kayıtları gibi ek yollar da araştırılabilir.
Sosyal Medyada Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat
Hakaret suçu yalnızca ceza soruşturması doğurmaz. Mağdur, kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat davası da açabilir. Instagram, X veya TikTok üzerinden yapılan hakaret, mağdurun mesleki itibarını, aile çevresini, sosyal ilişkilerini veya psikolojik bütünlüğünü zedelemişse manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.
Manevi tazminat miktarı belirlenirken paylaşımın içeriği, kullanılan sözlerin ağırlığı, paylaşımın erişim alanı, hesabın takipçi sayısı, paylaşımın ne kadar süre yayında kaldığı, mağdurun konumu, failin kastı, özür veya düzeltme yapılıp yapılmadığı ve paylaşımın doğurduğu etki dikkate alınır.
Örneğin az takipçili kapalı bir hesaptan gönderilen tek özel mesaj ile yüz binlerce kişiye ulaşan bir TikTok videosunda yapılan ağır hakaret aynı ağırlıkta değerlendirilmeyebilir. Ancak özel mesaj yoluyla yapılan ağır küfürler de mağdurun kişilik haklarına saldırı oluşturabilir ve somut zarara göre tazminat talebine konu olabilir.
Paylaşımı Silmek Sorumluluğu Ortadan Kaldırır mı?
Sosyal medya paylaşımının sonradan silinmesi, hakaret suçunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Paylaşım yapıldığı anda suçun unsurları oluşmuşsa, sonradan silme yalnızca pişmanlık, zararın azaltılması veya takdiri indirim bakımından değerlendirilebilir. Özellikle mağdur ekran görüntüsü, ekran kaydı veya URL tespiti almışsa, paylaşım silinse bile delil değeri devam edebilir.
Bununla birlikte hukuka aykırı içeriğin kaldırılması mağdur açısından önemlidir. Paylaşım hâlen yayındaysa platforma şikâyet, içerik kaldırma başvurusu, erişim engeli veya kişilik haklarına dayalı hukuki başvuru yolları değerlendirilebilir. Ancak içerik kaldırılmadan önce delil kaybı yaşanmaması için paylaşımın teknik olarak belgelenmesi gerekir.
Savunma Açısından Dikkat Edilecek Hususlar
Sosyal medya hakaret dosyalarında şüpheli veya sanık açısından savunma da dikkatli yapılmalıdır. Öncelikle paylaşımın gerçekten şüpheliye ait hesaptan yapılıp yapılmadığı, hesabın kime ait olduğu, hesabın ele geçirilip geçirilmediği, paylaşımın bağlamı, sözlerin hakaret mi yoksa eleştiri mi olduğu, mağdurun belirlenebilir olup olmadığı, aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı ve delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği incelenmelidir.
Özellikle X ve TikTok gibi tartışma ortamlarında ifadeler bazen mizah, ironi, siyasi eleştiri veya toplumsal tepki amacıyla kullanılabilir. Ancak bu savunmanın kabul edilebilmesi için sözlerin açıkça kişilik değerlerine saldırı niteliği taşımaması gerekir. Bir ifadeyi “şaka” veya “ironi” olarak nitelendirmek, her durumda hakaret sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Savunmada ayrıca paylaşımın herkese açık olup olmadığı araştırılmalıdır. Yargıtay’ın aleniyet konusundaki yaklaşımı gereği, mahkeme paylaşımın herkes tarafından görülebilme olanağını somut olarak değerlendirmelidir. Hesap kilitli ise, paylaşım sınırlı kişilere görünüyorsa veya mesaj özelden gönderilmişse TCK m.125/4 artırımı tartışılmalıdır.
Sonuç
Instagram, X ve TikTok paylaşımlarında hakaret suçu, sosyal medya hukukunun en sık karşılaşılan ceza hukuku sorunlarından biridir. Bir yorum, hikâye, gönderi, video, canlı yayın, DM, mention, alıntı veya repost; kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikteyse TCK m.125 kapsamında cezai sorumluluk doğurabilir.
Ancak her sert ifade hakaret değildir. Sosyal medyada ifade özgürlüğü, eleştiri hakkı ve kamu yararı da korunur. Bu nedenle her dosyada paylaşımın bağlamı, kullanılan sözlerin ağırlığı, mağdurun belirlenebilirliği, hesabın erişim alanı, aleniyet unsuru, paylaşımın amacı ve deliller birlikte değerlendirilmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin sosyal medya paylaşımı ve ifade özgürlüğü kararları, ceza mahkemelerinin bu dengeyi somut olay bazında kurması gerektiğini göstermektedir.
Mağdur açısından en önemli adım, delillerin hızlı ve doğru şekilde korunmasıdır. Ekran görüntüsü, ekran kaydı, URL, kullanıcı adı, profil bağlantısı, tarih-saat bilgisi, paylaşımın herkese açık olup olmadığı ve mesajların tamamı saklanmalıdır. Fail sahte hesap kullanıyorsa savcılıktan platform kayıtları, IP ve log bilgileri talep edilmelidir.
Şikâyet süresi bakımından hakaret suçunun kural olarak altı aylık şikâyet süresine tabi olduğu; şikâyete bağlı hakaret suçlarında fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık üst sınır bulunduğu unutulmamalıdır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâlinde ise daha farklı bir soruşturma ve ceza rejimi söz konusudur.
Sonuç olarak Instagram, X ve TikTok paylaşımları “sanal” görünse de hukuki sonuçları gerçektir. Bir paylaşım ceza soruşturmasına, ön ödeme sürecine, kamu davasına, manevi tazminat davasına, içerik kaldırma talebine ve itibar kaybına yol açabilir. Bu nedenle sosyal medya kullanıcılarının paylaşım yaparken başkalarının kişilik haklarına dikkat etmesi; hakarete uğrayan kişilerin ise delilleri kaybetmeden hukuki süreci başlatması büyük önem taşır.