Spor Alanlarında Alkol ve Uyuşturucu Etkisi Altındaki Seyircilere Uygulanan Tedbirler
Spor Alanlarında Alkol ve Uyuşturucu Etkisi Altındaki Seyircilere Uygulanan Tedbirler
Spor alanlarında alkol ve uyuşturucu etkisi altındaki seyircilere uygulanan tedbirler nelerdir? 6222 sayılı Kanun, uygulama yönetmeliği ve TFF’nin güncel düzenlemeleri kapsamında giriş yasağı, dışarı çıkarma, zor kullanma, seyirden yasaklama, e-bilet denetimi ve kulüp yükümlülükleri hakkında kapsamlı hukuki inceleme. (uogm.gsb.gov.tr)
Giriş
Spor alanlarında alkol ve uyuşturucu etkisi altındaki seyircilere uygulanan tedbirler, Türk spor hukukunda yalnız “maça alınmama” düzeyinde kalan dar bir güvenlik meselesi değildir. 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, müsabaka, antrenman ve seyir alanlarında güvenliğin sağlanmasını, yasak fiillerin önlenmesini ve risk yaratan kişilerin sistem dışına çıkarılmasını amaçlayan özel bir rejim kurmuştur. Bu rejim içinde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altındaki seyirci, sadece düzeni bozma ihtimali olan kişi olarak değil; doğrudan kamu güvenliği riski taşıyan kişi olarak görülür. Kanun, yönetmelik ve federasyon düzenlemeleri birlikte okunduğunda, bu kişilere ilişkin tedbirlerin girişten tahliyeye, elektronik kayıttan seyirden yasaklamaya kadar uzanan çok katmanlı bir yapı içinde düzenlendiği görülür. (uogm.gsb.gov.tr)
Bu alanda temel norm 6222 sayılı Kanun’dur. Kanun, bir yandan spor alanlarına uyuşturucu veya uyarıcı madde sokulmasını yasaklamakta, diğer yandan alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında olduğu açıkça anlaşılan kişilerin müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına alınmayacağını düzenlemektedir. Daha da önemlisi, bu şekilde içeri giren ve çıkmamakta ısrar eden kişinin zor kullanılarak dışarı çıkarılacağını ve bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanacağını açıkça hükme bağlamaktadır. Bu düzenleme, alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki seyircilere yönelik tedbirlerin sadece önleyici değil, aynı zamanda yaptırım içeren bir güvenlik rejimi olduğunu göstermektedir. (uogm.gsb.gov.tr)
Uygulama yönetmeliği ve TFF’nin güncel futbol statüleri ise bu çerçeveyi pratikte işler hale getirir. Yönetmelik, açıkça etkisi altında olduğu anlaşılan kişilerin içeri alınmamasını, içeride bulunanların dışarı çıkarılmasını ve alkollü içecekler ile tehlikeli maddelerin içeri sokulmamasını sağlayacak görevleri hem spor güvenlik birimine hem özel güvenlik görevlilerine vermektedir. Süper Lig ve 1. Lig statülerinde de stadyum içinde alkollü içecek bulundurulması ve satılması yasaktır; ayrıca kapalı ve şişe içeceklerin seyirciye dağıtılması ya da seyircinin stadyuma benzeri maddelerle alınması yasaklanmıştır. Böylece alkol ve uyuşturucuya ilişkin önlemler, hem genel spor güvenliği hem de federasyon bazlı stadyum düzeni bakımından eşzamanlı çalışır.
Aşağıda bu konuyu; 6222 sayılı Kanun, uygulama yönetmeliği ve TFF’nin güncel düzenlemeleri çerçevesinde, giriş kontrolü, dışarı çıkarma, zor kullanma, seyirden yasaklama, kulüp sorumluluğu, özel güvenlik görevi, e-bilet sistemi ve uygulamadaki hukukî sonuçlar başlıkları altında ayrıntılı biçimde inceliyorum. (uogm.gsb.gov.tr)
1. Hukuki çerçeve: neden özel bir güvenlik rejimi vardır?
6222 sayılı Kanun’un sistematiği, spor alanlarında güvenliği genel kamu düzeni kurallarının ötesine taşıyan özel bir alan kurar. Kanunun 5. maddesi ev sahibi spor kulüplerini müsabaka ve seyir alanlarında sağlık ve güvenliğe ilişkin önlemleri almakla yükümlü tutar; aynı maddede seyir alanlarına kapasitenin üzerinde veya biletsiz seyirci alınamayacağı, teknik güvenlik donanımının kurulacağı ve bu alanlarda yasak davranışlara ilişkin uyarı levhalarına yer verileceği de düzenlenmiştir. Bu, alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki seyirciye yönelik tedbirlerin münferit güvenlik görevlisi inisiyatifine bırakılmadığını; kulüp, federasyon ve kolluk eliyle örgütlenmiş özel bir güvenlik sisteminin parçası olduğunu gösterir. (uogm.gsb.gov.tr)
Kanunun 6. ve 7. maddeleri de bu çerçeveyi güçlendirir. Spor kulüpleri müsabaka, antrenman ve seyir alanlarının güvenliğini sağlamak üzere özel güvenlik görevlisi bulundurmakla yükümlüdür; genel kolluk ile özel güvenlik, müsabaka güvenlik amiri ve yardımcısının emir ve denetiminde birlikte görev yapar. İl veya ilçe spor güvenlik kurulları ise özel güvenlik sayısını ve görev alacakları yerleri belirleyebilir. Bu nedenle alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki seyirciyle karşılaşıldığında uygulanacak tedbir, yalnız kapıdaki güvenlik görevlisinin kişisel değerlendirmesi değil; önceden kurgulanmış güvenlik organizasyonunun somut uygulamasıdır. (uogm.gsb.gov.tr)
Yönetmelik bu sistemi daha da somut hale getirir. Spor güvenlik birimi, müsabakalara ilişkin emniyet tedbirlerini ve personel planlamasını yapmak, üst araması için mülki idare amirinden yazılı izin almak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişilerin spor alanına girmesini engellemek ve alkollü içecekler ile tehlikeli maddelerin içeri sokulmamasını sağlamakla görevlidir. Dolayısıyla alkol ve uyuşturucu etkisi altındaki seyircilere yönelik tedbirler, hukukî zemini açık ve görevli aktörleri belirlenmiş bir önleme sistemine dayanır.
2. Spor alanına alkol veya uyuşturucu etkisi altında gelmek neden özel risk sayılır?
Kanun koyucu, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altındaki seyirciyi yalnız bireysel bir sağlık sorunu olarak değil, stadyum güvenliği bakımından özel risk olarak görmektedir. 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesinin yedinci fıkrası, “alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan” kişinin müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına alınmayacağını açıkça düzenler. Burada “açıkça anlaşılan” ibaresinin kullanılması önemlidir; çünkü sistem, her seyircinin tıbbî testten geçirilmesini değil, güvenlik makamları ve görevliler bakımından dış görünüm ve davranışla belirgin hale gelmiş sarhoşluk veya etkilenmişlik halinin önlenmesini hedeflemektedir. (uogm.gsb.gov.tr)
Bu yaklaşımın nedeni spor alanlarının yapısından kaynaklanır. Stadyum ve salon gibi yüksek yoğunluklu ortamlarda alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki kişinin karar verme, dürtü kontrolü ve çevresel uyarılara tepkisi öngörülemez hale gelebilir. Mevzuat bu riski, saha olayları, hakaret veya tehdit içeren tezahürat, yasak alanlara girme, yabancı madde atma veya kitle hareketini provoke etme ihtimaliyle bağlantılı görmektedir. Bu nedenle kişi henüz somut bir saldırı fiili işlememiş olsa bile, açıkça etkilenmiş halde bulunması tek başına önleyici tedbiri haklı kılan bir durum olarak kabul edilmiştir. Bu son değerlendirme, Kanun’un 18. maddesi ile güvenlik rejiminin amacından çıkarılan hukukî sonuçtur. (uogm.gsb.gov.tr)
Ayrıca kanun sadece etkilenmişliği değil, maddelerin kendisini de ayrı risk alanı olarak düzenler. 12. madde, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin spor alanlarına sokulmasını yasaklar; 13. madde ise uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi toplu seyahat araçlarına veya spor alanlarına sokan kişiyi cezalandırır. Aynı maddede, federasyonun belirlediği esaslara aykırı olarak müsabaka, seyir ve antrenman alanlarına alkollü içecek sokulmasının da adli para cezası yaptırımına bağlandığı görülür. Bu, etkilenmiş kişi ile alkol/uyuşturucu taşıyan kişinin hukukî rejiminin bağlantılı ama ayrı olduğunu gösterir. (uogm.gsb.gov.tr)
3. Giriş aşamasında hangi tedbirler uygulanır?
Spor alanlarında ilk ve en temel tedbir, kişinin içeri hiç alınmamasıdır. Hem Kanun’un 18. maddesi hem yönetmelik, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişilerin spor alanına girmesinin engelleneceğini düzenler. Yönetmelikte bu görev, açıkça spor güvenlik birimine verilmiştir; ayrıca özel güvenlik görevlilerinin görevleri arasında da spor alanlarında alkollü, uyuşturucu ve uyarıcı madde etkisinde olan taraftarların dışarı çıkarılmasını sağlamak yer almaktadır. Bu ikili düzenleme, girişte tespit edilen kişinin kapıdan çevrilmesi ile içeride fark edilen kişinin dışarı alınmasının aynı güvenlik zincirinin parçaları olduğunu gösterir.
Girişte uygulanan kontrol yalnız “gözle tespit”ten ibaret değildir. 6222 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre, müsabaka güvenliğinin sağlanması amacıyla genel kolluk görevlileri ile bunların gözetiminde olmak üzere özel güvenlik görevlileri, mülki amirin yazılı emrine dayanarak spor alanına girişte izleyicilerin üstünü ve eşyasını teknik cihazlarla ve gerektiğinde el ile kontrol edebilir ve arayabilir. Yönetmelik de aynı doğrultuda yazılı izin alınmasını görevler arasında sayar. Bu nedenle alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki seyircinin tespiti, davranışsal gözlemle birlikte üst araması ve eşya kontrolüyle desteklenebilir. (uogm.gsb.gov.tr)
TFF’nin güncel Süper Lig ve 1. Lig statülerinde giriş kontrolü daha da somutlaştırılmıştır. Bu statülere göre stadyum dışında iki güvenlik bariyeri oluşturulur; bu bariyerlerde üst araması, elektronik bilet ve pankart kontrolü yapılır. Aynı metinlerde stadyum içerisinde alkollü içecek bulundurulması ve satılması yasaktır; ayrıca büfelerde ve görevlilere dağıtılan kumanyalarda içeceklerin kapalı şekilde ve şişe içinde satılması veya dağıtılması ile seyircilerin stadyuma bu ve benzeri maddelerle alınması yasaklanmıştır. Bu düzenleme, girişte sadece sarhoşluk halinin değil, alkolün kendisinin ve potansiyel olarak fırlatılabilir ambalajların da güvenlik filtresine tabi tutulduğunu göstermektedir.
4. İçeri girdikten sonra fark edilirse ne olur?
Sistem yalnız girişteki kontrolle yetinmez. 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesinin yedinci fıkrası, bu şekilde belirtilen alanlara giren ve dışarı çıkmamakta ısrar eden kişinin zor kullanılarak dışarı çıkarılacağını açıkça hükme bağlar. Yani sarhoş veya uyuşturucu etkisindeki kişi turnikeyi geçmiş olsa bile, hukuk düzeni onu stadyumda kalmaya yetkili görmez. İçeri girdikten sonra fark edilmesi, tedbirin uygulanmasını ortadan kaldırmaz; yalnız tedbirin niteliğini “girişe izin vermeme”den “zorla dışarı çıkarma”ya dönüştürür. (uogm.gsb.gov.tr)
Yönetmelik, özel güvenlik görevlilerine spor alanlarındaki alkollü, uyuşturucu ve uyarıcı madde etkisindeki taraftarların dışarı çıkarılmasını sağlama görevi verir. Ancak bu görev, genel kolluktan kopuk değildir. Kanun’un 7. maddesi uyarınca genel kolluk ve özel güvenlik, müsabaka güvenlik amiri ve yardımcısının emir ve denetiminde birlikte görev yapar. Bu nedenle içeride tespit edilen ve direnç gösteren seyirci bakımından, özel güvenlik ilk müdahale halkası olmakla birlikte, zor kullanma ve olayın güvenli biçimde sonuçlandırılması kolluk koordinasyonu içinde yürütülür.
Bu noktada hukukî ölçü, kişiyi cezalandırmak değil, güvenliği yeniden tesis etmektir. Yani dışarı çıkarma tedbiri, disiplin cezasından önce gelen koruyucu güvenlik müdahalesidir. Ancak kişi çıkmamakta ısrar eder ve ek ihlallerde bulunursa, soruşturma ve başka ceza hükümleri de devreye girebilir. Bu sonuç, 18. maddedeki zorla dışarı çıkarma hükmü ile 6222’nin genel güvenlik mantığının birlikte okunmasından çıkarılmaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)
5. Zor kullanma hangi durumda devreye girer?
Zor kullanma, spor güvenliği hukukunda istisnai ama açıkça tanınmış araçtır. Kanun, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan ve belirtilen alanlara girdikten sonra dışarı çıkmamakta ısrar eden kişinin zor kullanılarak dışarı çıkarılacağını söylemektedir. Bu nedenle zor kullanmanın hukuki dayanağı doğrudan kanundan kaynaklanır; ayrıca kişinin etkilenmiş halde bulunması yanında çıkmamakta ısrar etmesi şartı aranır. Başka bir ifadeyle, sırf etkilenmişlik hali zor kullanma için yeterli değildir; güvenlik görevlisinin önce dışarı çıkarma iradesini ortaya koyması, kişinin de buna direnmesi gerekir. (uogm.gsb.gov.tr)
Bu hükmün varlığı, spor alanındaki düzenin genel asayişten daha hassas olduğunun kabul edildiğini gösterir. Çünkü kalabalık içinde sarhoş veya uyuşturucu etkisindeki bir kişinin içeride tutulması, yalnız kendi güvenliği değil, çevresindeki yüzlerce hatta binlerce kişinin güvenliği açısından da risk yaratabilir. Zor kullanma, burada cezalandırıcı değil, koruyucu ve ayırıcı bir araçtır. Bu son değerlendirme, kanuni metnin amacına dayanan hukukî yorumdur. (uogm.gsb.gov.tr)
6. Bir yıllık seyirden yasaklama nasıl uygulanır?
Kanun’un 18. maddesi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişiye yalnız içeri alınmama veya dışarı çıkarma tedbiri öngörmekle kalmaz; ayrıca bu kişi hakkında bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama sonucunu da doğurur. Bu, çok önemli bir noktadır. Çünkü kişi o günkü maçtan çıkarılmakla kalmaz, sonraki dönemde de müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına izleyici olarak giremez. Yani hukuki sonuç, anlık müdahaleyi aşan, ileriye dönük güvenlik tedbiridir. (uogm.gsb.gov.tr)
Kanun’un 18. maddesinin devam hükümleri bu yasağın nasıl işletileceğini gösterir. Seyirden yasaklanma tedbirine ilişkin bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan elektronik bilgi bankasına derhal kaydedilir; spor kulüplerinin ve federasyonların bu sisteme erişimi sağlanır; yasaklanan kişilere ilişkin bilgiler ilgili kulüplere bildirilir. Ayrıca bu kişiler, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı müsabaka günlerinde, başlangıç saatinde ve bir saat sonra en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırılık da ayrıca adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır. (uogm.gsb.gov.tr)
Buradaki sistem şunu gösterir: Alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki seyirciye uygulanan bir yıllık yasak, kağıt üzerinde kalan sembolik karar değildir. E-bilet, elektronik bilgi bankası ve kolluğa başvuru yükümlülüğü ile fiilen denetlenebilir hale getirilmiştir. Bu nedenle bu tedbir, spor güvenliği hukukunda ciddi ve uygulanabilir bir yaptırım niteliğindedir. (uogm.gsb.gov.tr)
7. Kulüplerin bu konuda özel yükümlülüğü nedir?
Kulüplerin yükümlülüğü, yalnız güvenlik görevlisi bulundurmakla sınırlı değildir. 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesi, ev sahibi kulüpleri müsabaka ve seyir alanlarında sağlık ve güvenliğe ilişkin önlemleri almakla yükümlü kılar. Aynı maddede elektronik takip yapıldığına ve yasak maddelere ilişkin uyarı levhalarına yer verilmesi de kulübün görevi olarak düzenlenmiştir. TFF’nin güncel Süper Lig statüsü ise stadyumlarda müsabaka öncesinde, esnasında ve sonrasında sağlık, güvenlik, tribün düzenlemesi, organizasyon, şiddet ve düzensizliğin önlenmesi ile ilgili tüm düzenlemeleri yapma görevinin ev sahibi kulübe ait olduğunu açıkça belirtir. (uogm.gsb.gov.tr)
Bu nedenle alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki seyirciyle ilgili güvenlik zaafı, çoğu durumda kulübün organizasyon sorumluluğu tartışmasını da gündeme getirir. Girişte yeterli kontrol yapılmaması, güvenlik bariyerinin düzgün işletilmemesi, özel güvenliğin yetersiz sayıda olması veya alkollü içeceklerin stadyum içine fiilen sokulabilmesi, kulüp bakımından hem 6222 hem federasyon mevzuatı çerçevesinde risk yaratır. Kanun’un 21. maddesi de özel güvenlik görevlisi bulundurma yükümlülüğüne aykırı hareket eden kulüplere ve 5. maddede öngörülen bazı yükümlülükleri yerine getirmeyen kulüplere idari para cezası öngörmektedir. (uogm.gsb.gov.tr)
Kısacası kulübün rolü pasif değildir. Mevzuat, “sarhoş seyirci içeri girdi çünkü o an fark edilmedi” savunmasını her durumda yeterli görmez; asıl soru, kulübün bu riskin önlenmesi için gerekli sistemi kurup kurmadığıdır. Bu son cümle, 5. ve 21. maddelerdeki kulüp yükümlülüklerinin birlikte yorumlanmasına dayanan hukukî değerlendirmedir. (uogm.gsb.gov.tr)
8. Özel güvenlik ve kolluk hangi sınırlar içinde hareket eder?
Özel güvenlik görevlileri spor alanında 5188 sayılı Kanun’daki yetkilere sahip olmakla birlikte, 6222 sayılı Kanun’dan doğan görevlerini yerine getirirken ateşli silah taşıyamaz. Kanun’un 6. ve 7. maddeleri, müsabaka ve seyir alanlarında genel kolluk görevlileri ile özel güvenlik görevlilerinin müsabaka güvenlik amiri ve yardımcısının emir ve denetiminde birlikte görev yapacağını söyler. Yönetmelik de spor alanlarında genel kolluk gözetiminde üst araması yapılması için mülki idare amirinden yazılı izin alınmasını şart koşar. Bu yapı, alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki seyirciye ilişkin tedbirlerde de geçerlidir. (uogm.gsb.gov.tr)
Özel güvenliğin işlevi, kişinin tespiti, yönlendirilmesi, ilk müdahale ve dışarı çıkarılmasını sağlama aşamalarında belirgindir. Genel kolluğun rolü ise hem gözetim hem de gerektiğinde daha yoğun müdahale ve adli işlem boyutunda öne çıkar. Riskli müsabakalarda genel kolluk sayısının artırılabilmesi de ayrıca kanunda düzenlenmiştir. Bu nedenle alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki seyirciye yönelik tedbirler, ne sadece özel güvenlik işi ne de sadece polis işi olarak düşünülebilir; bunlar koordineli güvenlik rejiminin ürünüdür. (uogm.gsb.gov.tr)
9. TFF’nin güncel futbol düzeninde alkol rejimi nasıl?
Futbol alanında federasyon düzeyinde yasak daha da açık hale getirilmiştir. 2025-2026 Süper Lig Statüsü ile 2025-2026 TFF 1. Lig Statüsü, stadyum içerisinde alkollü içecek bulundurulması ve satılmasının yasak olduğunu açıkça düzenlemektedir. Aynı metinlerde, büfelerde ve görevlilere dağıtılan kumanyalarda içeceklerin kapalı şekilde ve şişe içinde satılması veya dağıtılması ile seyircilerin stadyuma bu ve benzeri maddelerle alınması da yasaktır. Bu kural, 6222 sayılı Kanun’un alkol rejimini futbol özelinde daha sert ve daha somut hale getirmektedir.
Bu düzenlemenin pratik etkisi büyüktür. Çünkü futbol stadyumlarında alkol yasağı sadece “sarhoş gelme”yi değil, alkol bulundurma ve satma fiillerini de kapsar. Böylece hem etkilenmiş kişi hem de içeceğin kendisi ayrı güvenlik riski olarak ele alınır. Özellikle şişe ve benzeri nesnelerin fırlatılabilir maddeye dönüşme ihtimali düşünüldüğünde, bu yasak sadece ahlaki tercih değil, güvenlik tedbiridir. Bu son değerlendirme, statü hükümlerinin işlevsel yorumudur.
10. Uyuşturucu veya uyarıcı madde bakımından neden daha ağır bir algı vardır?
Uyuşturucu veya uyarıcı madde bakımından mevzuat iki farklı seviyede koruma kurar. Birincisi, bu maddelerin spor alanına sokulması doğrudan yasaktır. 6222 sayılı Kanun’un 12. maddesi bunu açıkça belirtir ve 13. madde cezai yaptırımı düzenler. İkincisi, kişinin bu maddelerin etkisi altında bulunması halinde de stadyuma alınmama, dışarı çıkarma ve bir yıl seyirden yasaklama sonucu doğar. Yani uyuşturucu veya uyarıcı madde bakımından hem “taşıma/sokma” hem “etki altında bulunma” ayrı ayrı hukukî müdahale sebebidir. (uogm.gsb.gov.tr)
Bu ikili yapı, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin salt davranış bozukluğu değil, ceza ve güvenlik bakımından yoğun risk taşıyan madde olarak görüldüğünü ortaya koyar. Alkol için federasyon esaslarına aykırılık ve açık etkilenmişlik hali üzerinden ilerleyen rejim, uyuşturucu ve uyarıcı maddede daha sert ve daha doğrudan yasaklayıcıdır. Bu son cümle, 12, 13 ve 18. maddelerin karşılaştırmalı yorumundan çıkan hukukî sonuçtur. (uogm.gsb.gov.tr)
11. Uygulamada delil ve tespit nasıl yapılır?
Kanun ve yönetmelik, alkol veya uyuşturucu etkisini “açıkça anlaşılan” ölçütüyle düzenlediği için, uygulamada tespit çoğu zaman davranışsal gözlem, güvenlik görevlisi tespiti, kolluk gözlemi, kamera kaydı ve olay tutanağıyla yapılır. Yönetmelik, spor güvenlik biriminin kanuna aykırı fiilleri gelişmiş kamera ve elektronik bilet sistemi ile her türlü delille tespit etmekle görevli olduğunu belirtmektedir. Bu, etkilenmiş halde stadyuma girmeye çalışan veya içeride sorun çıkaran kişinin görüntü ve tutanakla kayıt altına alınabileceğini gösterir.
Ayrıca seyirden yasaklama sistemine ilişkin bilgiler elektronik bilgi bankasına işlendiği için, bu kişilerin sonraki maçlarda giriş denetimi daha sıkı yürütülür. Kişi hakkında bir yıllık yasak kararı varsa, e-bilet ve giriş kontrol sistemi bu yasağı teknik olarak destekler; kolluğa başvuru yükümlülüğü de fiili denetim sağlar. Böylece tespit sadece olay anında değil, sonrasında da devam eden bir süreç haline gelir. (uogm.gsb.gov.tr)
Sonuç
Spor alanlarında alkol ve uyuşturucu etkisi altındaki seyircilere uygulanan tedbirler, Türk hukukunda çok açık ve kademeli biçimde düzenlenmiştir. İlk kademe, kişinin spor alanına hiç alınmamasıdır. İkinci kademe, kişi içeri girmişse dışarı çıkarılmasıdır. Üçüncü kademe, çıkmamakta ısrar ederse zor kullanılarak dışarı çıkarılmasıdır. Dördüncü ve en kalıcı kademe ise 6222 sayılı Kanun uyarınca bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiridir. Bu süreç, elektronik bilgi bankası, e-bilet sistemi ve kolluğa başvuru yükümlülüğü ile fiilen denetlenir. (uogm.gsb.gov.tr)
Kulüpler, özel güvenlik, spor güvenlik birimi, federasyon ve genel kolluk bu rejimin farklı halkalarını oluşturur. Kulüpler sağlık ve güvenlik önlemlerini almakla, federasyonlar giriş denetimini sistemleştirmekle, özel güvenlik ve kolluk ise tespit ve müdahaleyi gerçekleştirmekle yükümlüdür. Futbol özelinde TFF’nin güncel statüleri de stadyum içinde alkollü içecek bulundurma ve satmayı yasaklayarak bu sistemi daha sıkı hale getirmiştir. Sonuç olarak, Türk spor hukukunda alkol ve uyuşturucu etkisi altındaki seyirciye yaklaşım basit bir “kapıdan çevirme” uygulaması değil; giriş yasağı, dışarı çıkarma, zor kullanma, kayıt, takip ve ileriye dönük stadyum yasağını bir arada içeren özel bir güvenlik rejimidir. (uogm.gsb.gov.tr)