Single Blog Title

This is a single blog caption

Sporda Şiddet Suçları ve Uygulanan Cezai Yaptırımlar

Sporda Şiddet Suçları ve Uygulanan Cezai Yaptırımlar

Sporda şiddet suçları ve uygulanan cezai yaptırımlar nelerdir? 6222 sayılı Kanun kapsamında yasak madde sokma, hakaret ve tehdit içeren tezahürat, usulsüz seyirci girişi, yasak alanlara girme, kasten yaralama, mala zarar verme, seyirden yasaklama ve TFF disiplin yaptırımları hakkında kapsamlı hukuki inceleme.

 

Giriş

Sporda şiddet suçları ve uygulanan cezai yaptırımlar, Türk spor hukukunun en sert ve en çok yanlış anlaşılan alanlarından biridir. Uygulamada pek çok kişi bu konuyu yalnızca tribünde çıkan kavgalarla veya sahaya yabancı madde atılmasıyla sınırlı düşünmektedir. Oysa 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, şiddeti sadece fiziksel saldırı olarak değil; müsabaka düzenini bozan, kamu güvenliğini tehlikeye atan, tehdit ve hakaret içeren tezahüratla kitle psikolojisini provoke eden, usulsüz seyirci girişine yol açan ve spor organizasyonunu düzensizliğe sürükleyen çok daha geniş bir davranış alanı olarak düzenlemiştir. Kanunun amacı, müsabaka öncesinde, sırasında ve sonrasında spor alanlarında ve bunların çevresinde şiddet ve düzensizliğin önlenmesidir; kapsamı ise güvenlik önlemlerinden yasak fiillere, yaptırımlardan kulüplerin ve diğer aktörlerin sorumluluklarına kadar uzanır. (uogm.gsb.gov.tr)

6222 sayılı Kanun 31 Mart 2011 tarihinde kabul edilip 14 Nisan 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, sonraki yıllarda çeşitli değişikliklere uğramış; özellikle 12 Temmuz 2019 tarihinde yürürlüğe giren 7182 sayılı Kanun ile 13, 14, 15, 16, 17, 17/A, 18, 21, 22 ve 23. maddeler dahil birçok hüküm sertleştirilmiş veya yeniden kaleme alınmıştır. Bu nedenle bugün uygulanan rejim, ilk kabul tarihindeki metinden daha ağır ve daha geniş kapsamlıdır. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu alanı doğru anlamanın ilk şartı, 6222’de yer alan yaptırımların tek bir türden ibaret olmadığını görmektir. Sporda şiddet bağlamında bir fiil aynı anda ceza hukuku yaptırımı, idari para cezası, güvenlik tedbiri olarak seyirden yasaklama ve ayrıca federasyon disiplin yaptırımı doğurabilir. Nitekim Kanun’un 19. maddesi açık biçimde, bir spor kulübüne veya mensubuna 6222 kapsamında ceza verilmesinin federasyonun yaptırım uygulama yetkisini ortadan kaldırmayacağını düzenlemektedir. Bu nedenle spor alanındaki bir olayın sonucu yalnızca “mahkeme ne ceza verdi?” sorusuyla ölçülemez; aynı olaydan doğan disiplin ve idari sonuçlar da ayrıca değerlendirilmelidir. (uogm.gsb.gov.tr)

6222 Sayılı Kanun’a Göre Sporda Şiddet Suçu Nedir?

Kanunun sistematiği, sporda şiddeti sadece tekme, yumruk veya kasten yaralama eylemi olarak tanımlamaz. Spor alanlarında veya Kanun kapsamındaki bağlantılı alanlarda güvenliği bozan, seyir düzenini ortadan kaldıran, tehdit ve hakaret içeren toplu davranışları körükleyen ve organizasyonun emniyetini tehlikeye atan fiiller de bu alanın parçasıdır. Üstelik “spor alanı” kavramı da dar yorumlanmamaktadır; seyir alanları, özel seyir alanları, soyunma odaları, taraftarların toplandığı yerler, gidiş-geliş güzergâhları, takım veya taraftarların toplu seyahat araçları ve takımların kamp yaptığı yerler de bu rejime dahildir. Bu geniş kapsam nedeniyle, stat dışındaki bazı fiiller dahi spor bağlantısı nedeniyle 6222 hükümlerine tabi hale gelebilir. (tiesf.org.tr)

Buradan çıkan sonuç şudur: sporda şiddet suçları, yalnızca bedensel saldırı suçları değildir; bir kısmı soyut tehlike suçudur, bir kısmı düzen suçu niteliği taşır, bir kısmı da doğrudan kamu düzeni ve spor güvenliğini korumaya yöneliktir. Kanun koyucu, olayın fiilen ağırlaşmasını beklemeden, risk üreten davranışları da yaptırıma bağlamıştır. Özellikle yasak madde sokma, tehdide varan tezahürat, usulsüz giriş ve yasak alanlara girme gibi fiillerde bu yaklaşım çok net görülür. (uogm.gsb.gov.tr)

Yasak Madde Sokulması ve Müsabaka Düzeninin Bozulması

Sporda şiddet suçları arasında en önemlilerden biri, spor alanlarına yasak madde sokulmasıdır. 6222 sayılı Kanun’un 12. maddesi; kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddelerin ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin spor alanlarına sokulmasını yasaklamaktadır. Aynı maddede, müsabaka güvenliğinin sağlanması amacıyla kolluk ve onun gözetimindeki özel güvenlik görevlilerine teknik cihazlarla ve gerektiğinde elle arama yetkisi de verilmiştir. Bu düzenleme, spor güvenliğinin sonuç odaklı değil, risk odaklı yürütüldüğünü gösterir. (uogm.gsb.gov.tr)

6222 sayılı Kanun’un 13. maddesi ise bu yasağın ihlali halinde uygulanacak cezaları ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Bulundurulması zaten suç oluşturan silahları müsabaka, seyir, özel seyir veya antrenman alanlarına ya da takım veya taraftarların toplu seyahat ettiği araçlara sokan kişi hakkında 6136 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi uyarınca ceza uygulanır. Buna karşılık, normalde bulundurulması başlı başına suç olmayan ancak 12. madde kapsamına giren kesici-delici veya yanıcı-yakıcı alet ve maddeleri bu alanlara sokan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Seyircilere temin etmek amacıyla bu maddeleri içeri sokan veya bu alanlarda seyircilere veren kişi bakımından ceza iki yıldan beş yıla kadar hapis seviyesine çıkmaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Maddenin en dikkat çekici yönlerinden biri, bu alet veya maddelerin fiilen kullanılmasını ayrıca ve daha ağır biçimde yaptırıma bağlamasıdır. 12. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki maddeleri müsabaka, seyir veya antrenman alanlarında kullanarak düzenin bozulmasına sebebiyet veren kişi, fiili daha ağır bir suçu oluşturmuyorsa bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır. Buna karşılık yasak olmayan bir madde kullanılarak düzen bozulmuşsa yüz gün adli para cezası uygulanır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da federasyon kurallarına aykırı biçimde alkollü içecek sokulması halinde ise, daha ağır bir suç yoksa otuz gün adli para cezası öngörülmektedir. Bu kademeli yapı, kanun koyucunun tehlikenin niteliğine göre farklı ceza basamakları kurduğunu göstermektedir. (uogm.gsb.gov.tr)

Tehdit veya Hakaret İçeren Tezahürat

Sporda şiddet suçları denildiğinde çoğu kişinin aklına fiziki saldırı gelir; oysa 6222 sayılı Kanun, tribün dilini de doğrudan suç alanına dahil etmiştir. Kanunun 14. maddesine göre, spor alanlarında taraftarların grup halinde veya münferiden, belirli bir kişiyi hedef alıp almadığına bakılmaksızın, duyan veya gören kişiler tarafından tehdit veya hakaret olarak algılanacak şekilde aleni söz ve davranışlarda bulunmaları halinde, daha ağır bir suç oluşmadığı takdirde, şikâyet şartı aranmaksızın failler hakkında elli günden az olmamak üzere adli para cezası verilir. Bu hüküm, spor atmosferinin hakaret ve tehdit için bir dokunulmazlık alanı yaratmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Ayrıca toplum kesimlerini din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan söz ve davranışlar için ceza çok daha ağırdır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bu durumda fail, daha ağır bir suç oluşmuyorsa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun yazılı pankart taşınması, pankart asılması veya duvara yazı yazılması suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. 2019 değişikliğiyle bu fiillerin yazılı, görsel, işitsel veya elektronik kitle iletişim araçlarıyla işlenmesi halinde de aynı madde hükümlerinin uygulanacağı açıkça eklenmiştir. Böylece stadyum içi kadar dijital yayılım da suç rejiminin içine alınmıştır. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu düzenleme bakımından önemli olan nokta, Kanun’un yalnızca fiziksel güvenliği değil, toplu şiddeti besleyen dilsel ve sembolik davranışları da bastırmaya yönelmiş olmasıdır. Uygulamada sıkça “tribün kültürü”, “maç heyecanı” ya da “rakip takımı baskı altına alma” şeklinde savunulan birçok davranış, 6222 sisteminde artık ceza hukuku riski taşımaktadır. Özellikle ayrımcı tezahürat ile tehditkar sloganlar bakımından, ceza sorumluluğu ile federasyon disiplin sorumluluğu çoğu zaman birlikte gündeme gelir. (uogm.gsb.gov.tr)

Usulsüz Seyirci Girişi, Elektronik Kart ve Karaborsa Bilet

Sporda düzensizliğin klasik kaynaklarından biri, kontrolsüz ve usulsüz seyirci girişidir. Kanunun 15. maddesine göre, Kanun hükümlerine göre temin edilmiş bileti olmaksızın müsabaka ve seyir alanlarına giren kişi elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır. Eğer bu suçu işleyen kişi zaten seyirden yasaklı ise, verilecek adli para cezasının miktarı iki yüz günden az olamaz. Buna ek olarak, Kanun hükümlerine aykırı biçimde seyirci kabul eden veya kabul edilmesini sağlayan kişi bir yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır; bu fiilin seyirden yasaklı kişi lehine işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. (uogm.gsb.gov.tr)

Aynı madde, elektronik kart sisteminin kötüye kullanılmasını da ayrı bir suç tipi olarak düzenler. Kendi elektronik kartını başkasının stada girmesi için kullandıran kişi, biletsiz girişe ilişkin yaptırıma tabi olur. Seyirci girişini sağlamak amacıyla elektronik kartı yetkisiz biçimde üreten, satan, satışa arz eden, devreden, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş yüz günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır; kartı kendi kullanımı için kabul eden ve bulunduran kişi hakkında ise iki yıla kadar hapis cezası söz konusudur. Kanun ayrıca, yetkili yer ve görevliler dışında bilet satışı yapanlara altı aydan bir yıla kadar hapis ve yüz günden iki bin güne kadar adli para cezası, biletleri değerinin üstünde satanlara ise bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz elli günden beş bin güne kadar adli para cezası öngörmektedir. (tiesf.org.tr)

Bu hükümler gösteriyor ki spor güvenliği, yalnızca stadyum içindeki kavga riskiyle değil, giriş rejiminin hukuka uygun olup olmamasıyla da doğrudan ilgilidir. Çünkü kontrolsüz giriş, hem kapasite güvenliğini hem fail tespitini hem de seyirden yasaklama sisteminin işlerliğini zedeler. Bu nedenle usulsüz seyirci girişi, görünürde “bilet problemi” gibi dursa da aslında sporda şiddet rejiminin merkezindeki suçlardan biridir. (uogm.gsb.gov.tr)

Yasak Alanlara Girme

6222 sayılı Kanun’un 16. maddesi, müsabakanın oynandığı alanın ve sporculara ayrılan bölümlerin özel olarak korunmasını sağlar. Buna göre, seyircilerin kabulüne başlanmasından tamamen tahliyeye kadar olan sürede yetkisiz olarak müsabaka alanına, soyunma odalarına, odaların koridorlarına veya sporcu çıkış tünellerine giren kişi üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Fiilin müsabakanın seyrini veya güvenliğini bozması halinde ise ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis seviyesine yükselir. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu suç tipi, saha ihlali, koridor baskını, soyunma odasına yönelme veya hakem-sporcu çıkış alanına müdahale gibi olaylarda sıkça gündeme gelir. Buradaki hukuki koruma, sadece mülkiyet veya fiziki alan ihlalini değil; müsabakanın olağan akışını ve güvenliğini korumaya yöneliktir. Başka bir ifadeyle, bu madde “izinsiz giriş” görünümündeki eylemleri, spor düzenini çökertme potansiyeli nedeniyle cezalandırmaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Spor Alanlarında Kasten Yaralama ve Mala Zarar Verme

Sporda şiddet suçlarının en ağır görünen kısmı, spor alanlarında işlenen klasik Türk Ceza Kanunu suçlarıdır. Kanunun 17. maddesi, spor alanlarında kasten yaralama veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde şikâyet şartı aranmaksızın, TCK’daki ilgili maddelere göre verilecek cezanın yarı oranında artırılacağını düzenler. Ayrıca spor alanları ve bu alanlardaki eşya, mala zarar verme suçu bakımından kamu malı hükmünde kabul edilmiştir. Bu, kanun koyucunun spor tesisini sadece kulübün kullanımındaki bir alan olarak değil, kamu düzeninin korunduğu özel bir güvenlik mekanı olarak gördüğünü gösterir. (uogm.gsb.gov.tr)

Maddenin ikinci fıkrası ise tazmin sorumluluğu bakımından son derece önemlidir. Bu kapsamda işlenen suçlar nedeniyle müsabaka, antrenman veya seyir alanlarına ve buralardaki eşyalara zarar verilmişse, zarar veren kişiler ile onların taraftarı olduğu spor kulübü, doğan zarardan müteselsilen sorumludur. Zararı ödeyen kulübün, sorumlu taraftarlara rücu hakkı da saklıdır. Dolayısıyla sporda şiddet, sadece failin cezalandırılmasıyla sınırlı kalmaz; özel hukuk alanında da önemli mali sonuçlar doğurur. (uogm.gsb.gov.tr)

Ağırlaştırıcı Unsurlar ve Hak Yoksunluğu

2019 değişikliğiyle Kanun’a eklenen 17/A maddesi, sporda şiddet suçları bakımından iki önemli sonucu ayrıca düzenlemiştir. Birincisi, kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü bez veya benzeri unsurlarla tamamen ya da kısmen kapatarak bu Kanundaki suçları işleyenler hakkında verilecek cezalar yarı oranında artırılır. Bu düzenleme, kitlesel olaylarda anonimleşme yoluyla cezasızlık alanı yaratılmasını önlemeye yöneliktir. İkincisi, Kanunda tanımlanan veya atıf yapılan suçlardan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, kişi hakkında ayrıca spor kulüplerinin, federasyonların ve bünyesinde sportif faaliyet icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına hükmolunur. Bu yasak, hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve cezanın tümüyle infazından itibaren, mahkûm olunan hapis cezası kadar sürenin geçmesiyle sona erer; ancak toplam süre beş yılı aşamaz. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu hüküm, spor alanındaki ceza mahkûmiyetinin yalnızca failin özgürlüğünü veya malvarlığını etkilemediğini, aynı zamanda spor yöneticiliği ve kurumsal temsil kapasitesini de sınırlayabildiğini göstermektedir. Özellikle kulüp yöneticileri, federasyon çevreleri ve örgütlü taraftar yapılanmaları bakımından bu sonuç, sıradan bir ceza hukukundan daha derin bir etki yaratır. (uogm.gsb.gov.tr)

Seyirden Yasaklama: Ceza Değil Sadece Ceza Sonucu da Değil

6222 rejiminin en karakteristik kurumu seyirden yasaklamadır. Kanunun 18. maddesine göre, bu Kanunda tanımlanan veya atıf yapılan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde kişi hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı verilir. Bu, müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına giriş yasağı anlamına gelir. Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan yasaklama, kural olarak cezanın infazı bittikten sonra bir yıl daha sürer; ikinci kez verilirse üç yıl, üçüncü kez verilirse beş yıl olarak uygulanır. Karar ayrıca adli sicile kaydedilir. (uogm.gsb.gov.tr)

Seyirden yasaklama yalnızca mahkûmiyet sonrasında devreye girmez. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre, bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulanır. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme kaldırmazsa, yasak koruma tedbiri olarak devam eder. Kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya düşme kararı verilirse tedbir derhal kaldırılır; ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi veya önödeme gibi hallerde de bir yıl süreyle uygulamaya devam edilir. Bu yönüyle seyirden yasaklama, salt ceza sonrası sonuç değil; soruşturma aşamasından itibaren işleyen güçlü bir güvenlik tedbiridir. (uogm.gsb.gov.tr)

Ayrıca seyirden yasaklanan kişi, belirli koşullarda takımının maç günlerinde en yakın kolluk birimine başvurmakla da yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırılık halinde her bir müsabaka için yirmi beş günden az olmamak üzere adli para cezası verilir. Yasaklı kişi, yasak süresince kulüplerde, federasyonlarda ve taraftar derneklerinde yönetici olamaz; hakem, temsilci veya gözlemci olarak görev yapamaz. Bu kurallar, seyirden yasaklamanın stada giriş yasağından ibaret olmadığını, fail üzerinde sürekli bir hukuki denetim rejimi kurduğunu göstermektedir. (uogm.gsb.gov.tr)

İdari Para Cezaları ve Şiddeti Teşvik Eden Açıklamalar

6222 sayılı Kanun yalnızca suç ve güvenlik tedbirleri içermez; bazı hallerde idari para cezaları da öngörür. Kanunun 21. maddesine göre özel güvenlik görevlisi bulundurma yükümlülüğüne aykırı davranan kulüplere, eksik her güvenlik görevlisi için 300 TL idari para cezası verilir. Ayrıca belirli altyapı ve güvenlik yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde üst futbol liglerindeki kulüpler için 100.000 TL ve bir alt lig için 80.000 TL idari para cezası öngörülmüştür. Elektronik bilet uygulamasına geçilmemiş seyir alanlarına biletsiz veya kapasiteden fazla seyirci alınması halinde ise profesyonel futbol kulüplerine 5.000 TL ile 50.000 TL arasında idari para cezası verilebilir. (uogm.gsb.gov.tr)

Kanunun 22. maddesi ise sporda şiddeti teşvik edecek şekilde basın ve yayın yoluyla açıklama yapılmasını, fiil suç oluşturmuyorsa, 5.000 TL ile 50.000 TL arasında idari para cezası ile yaptırıma bağlamaktadır. Eğer bu fiil spor kulübü veya federasyon yöneticileri tarafından işlenmişse ceza beş katına kadar artırılabilir. Aynı kişiler hakkında ayrıca bir yıl süreyle seyirden yasaklama idari tedbiri de uygulanır. Haber verme ve eleştiri hakkının sınırları aşılmak suretiyle bu tür fiillerin yayımlanması halinde ise ilgili medya işletmecisine 100.000 TL ile 500.000 TL arasında idari para cezası verilebilir. (tiesf.org.tr)

Bu yönüyle 6222, tribün içi fiiller kadar kamuoyunu provoke edebilecek açıklamaları da kontrol altına almaktadır. Spor yöneticilerinin, kulüp yayın organlarının veya medya mensuplarının kullandığı dil, taraftar olaylarını tetiklemeye elverişli görüldüğünde, ceza hukuku dışı ama oldukça ağır bir idari yaptırım alanı doğmaktadır. (tiesf.org.tr)

Görevli Mahkeme ve Usul

Kanun kapsamındaki suçlarda yargılama yapmaya, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilecek asliye ceza mahkemeleri yetkilidir. Aynı maddede, Kanun’a göre idari para cezasına ve diğer idari yaptırımlara karar verme yetkisinin Cumhuriyet savcısına ait olduğu da açıkça düzenlenmiştir. Bu durum, 6222 rejiminin klasik idari makam-ceza modeli yerine, ceza soruşturması ve spor güvenliği mantığını iç içe geçiren özel bir usul sistemi kurduğunu göstermektedir. (tiesf.org.tr)

Ayrıca spor müsabakalarında görev yapan hakem, gözlemci, saha komiseri ve temsilciler, görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi sayılır. Bu, bu kişilere karşı işlenen bazı eylemlerde TCK’daki koruma düzeyinin yükselmesi anlamına gelir. Spor alanındaki saldırıların, sıradan bir özel kişiyle yaşanan tartışma gibi değerlendirilmemesinin en önemli sebeplerinden biri de budur. (uogm.gsb.gov.tr)

TFF Disiplin Yaptırımları Neden Ayrıca Önemlidir?

6222 kapsamındaki adli veya idari yaptırımlar, federasyon disiplin hukukunu ortadan kaldırmaz. Kanunun 19. maddesi bunu açıkça söylemektedir. Nitekim güncel TFF Futbol Disiplin Talimatı da, ayrımcılık ve ideolojik propaganda, saldırı, kavga, saha olayları ve çirkin-kötü tezahürat için ayrıca müsabakadan men, hak mahrumiyeti, kart blokajı, seyircisiz oynama, saha kapatma, para cezası, puan silme ve hatta ihraç gibi yaptırımlar öngörmektedir. Örneğin Talimat’ın 42. maddesi ayrımcılık ve ideolojik propaganda için futbolculara 4 ila 8 maç men, kulüp yöneticilerine hak mahrumiyeti ve para cezası, kulüplere ise ek para cezası ve gerektiğinde seyircisiz oynama, saha kapatma, hükmen mağlubiyet veya puan silme öngörür. Talimat’ın 44 ve 45. maddeleri saldırı ve kavga için men ve hak mahrumiyeti cezaları içerirken, 52. ve 53. maddeler saha olayları ile çirkin ve kötü tezahüratı ayrı bir disiplin rejimi altında düzenler. (Türkiye Futbol Federasyonu)

Bu nedenle uygulamada aynı fiil bakımından iki farklı soru sorulur: “Fail ceza hukuku bakımından hangi yaptırımla karşılaşacak?” ve “Kulüp veya lisanslı kişi federasyon bakımından hangi disiplin cezasını alacak?” Sporda şiddet dosyalarında gerçek tablo ancak bu iki alan birlikte okunursa anlaşılır. Özellikle profesyonel futbolda, ceza yargılamasında henüz hüküm verilmeden dahi disiplin yaptırımları çok hızlı biçimde uygulanabilmektedir. (uogm.gsb.gov.tr)

Sonuç

Sonuç olarak, sporda şiddet suçları ve uygulanan cezai yaptırımlar başlığı altında Türk hukukunun kurduğu rejim son derece katıdır ve çok katmanlıdır. 6222 sayılı Kanun; yasak madde sokma, tehdit veya hakaret içeren tezahürat, usulsüz seyirci girişi, elektronik kart suistimali, yetkisiz bilet satışı, yasak alanlara girme, spor alanında kasten yaralama ve mala zarar verme gibi fiilleri ayrı ayrı suç olarak veya ceza artırımı sebebi olarak düzenlemiştir. Buna ek olarak seyirden yasaklama, hak yoksunluğu, idari para cezaları ve medya açıklamalarına yönelik yaptırımlar da sistemin parçasıdır. Üstelik bu yaptırımlar, federasyon disiplin hukukundaki cezaları dışlamaz. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu tablo bize şunu gösterir: spor alanındaki şiddet, artık sadece “anlık taşkınlık” veya “taraftar heyecanı” olarak görülen bir davranış alanı değildir. Türk hukuku, bu fiilleri kamu düzenini, beden bütünlüğünü, mal güvenliğini ve sporun kurumsal itibarını tehdit eden özel bir risk alanı olarak ele almakta; bu nedenle hem ceza hukuku hem idare hukuku hem de disiplin hukuku araçlarını birlikte kullanmaktadır. Sporda şiddet dosyalarında etkili bir hukuki değerlendirme yapılacaksa, fiilin yalnızca TCK veya yalnızca 6222 açısından değil; seyirden yasaklama, idari yaptırım ve federasyon disiplini yönlerinden de birlikte incelenmesi gerekir. (uogm.gsb.gov.tr)

 

Leave a Reply

Call Now Button