Single Blog Title

This is a single blog caption

Amerika Hukukunda Çalışma İzni

Amerika Hukukunda Çalışma İzni: ABD’de Yasal Çalışmanın Hukuki Çerçevesi

Amerika hukukunda çalışma izni nedir? ABD’de çalışma vizesi, EAD, Green Card, öğrenci çalışması, H-4 eşlerin çalışma hakkı, iltica başvurusu bekleyenlerin EAD süreci ve işverenin I-9 yükümlülüğü bu rehberde açıklanıyor.

Amerika hukukunda çalışma izni, tek bir karttan ya da tek bir başvuru türünden ibaret değildir. Uygulamada en sık karıştırılan konu, “çalışma vizesi”, “çalışma izni”, “Employment Authorization Document (EAD)” ve “Green Card” kavramlarının aynı şey sanılmasıdır. Oysa ABD hukukunda bir yabancının çalışma hakkı bazen doğrudan bulunduğu göçmenlik statüsünden kaynaklanır, bazen ayrıca bir EAD alınmasını gerektirir, bazen de ancak belirli işveren için ve belirli kategori kapsamında mümkündür. U.S. Department of State’a göre ABD’de geçici olarak çalışmak isteyen yabancıların önce planlanan işe uygun vize kategorisini karşılaması gerekir; USCIS ise EAD’nin, kişiye belirli bir süre için ABD’de çalışmaya yetkili olduğunu gösteren belgelerden biri olduğunu açıkça belirtir. (Seyahat)

Bu nedenle “Amerika’da çalışma izni nasıl alınır?” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Bir kişi H-1B gibi işverene bağlı bir geçici çalışma statüsüyle çalışabilir, bir öğrenci yalnızca belirli eğitim bağlantılı koşullarda çalışabilir, bir iltica başvurusu sahibi bekleme süresi sonunda EAD talep edebilir, bir Green Card sahibi ise kural olarak ayrıca iş izni başvurusu yapmadan süresiz çalışabilir. Aynı şekilde bazı eş statülerinde çalışma hakkı doğrudan statüden kaynaklanırken, bazı eşler için ayrıca Form I-765 başvurusu gerekir. Bu yüzden ABD çalışma hukuku ile göçmenlik hukukunun kesişiminde, önce kişinin hangi statüde bulunduğu sorusu cevaplanmalıdır. (uscis.gov)

Çalışma vizesi ile çalışma izni aynı şey değildir

ABD hukukunda çalışma vizesi, çoğu zaman ülkeye belirli bir iş amacıyla giriş yapılmasını sağlayan nonimmigrant visa kategorisini ifade eder. Department of State’ın geçici işçi vizeleri sayfasına göre, belirli süreli bir iş için ABD’ye gelmek isteyen yabancı kişi, önce doğru vize kategorisine girmelidir; ayrıca çoğu temporary worker kategorisinde ABD’li işverenin USCIS’e petition sunması ve bunun onaylanması gerekir. Aynı resmi kaynağa göre şu anda 11 geçici işçi vize kategorisi bulunmaktadır ve birçok başvuruda süreç, işverenin Form I-129 ile USCIS onayı almasıyla başlar. (Seyahat)

Buna karşılık “çalışma izni” daha geniş bir kavramdır. USCIS’e göre bazı yabancılar çalışma yetkisini doğrudan bulundukları statüden alır; bazıları ise çalışmaya başlayabilmek için ayrıca Form I-765 ile EAD başvurusu yapmak zorundadır. USCIS’in EAD sayfası, EAD’nin ABD’de belirli bir süre için çalışma yetkisini kanıtlamanın yollarından biri olduğunu, ancak her çalışabilecek yabancının EAD almak zorunda olmadığını açıkça belirtmektedir. Özellikle belirli işverene bağlı nonimmigrant statülerde çalışma hakkı, ayrıca EAD başvurusu değil, statünün kendisi üzerinden doğabilir. (uscis.gov)

Dolayısıyla çalışma vizesi ile çalışma iznini aynılaştırmak hukuken yanlıştır. Örneğin H-1B statüsündeki bir kişi belirli işveren için statüsü gereği çalışabilir; buna karşılık iltica başvurusu bekleyen bir kişi ancak gerekli süreler geçtikten ve EAD aldıktan sonra çalışabilir. Aynı şekilde Green Card sahibi kişi zaten kalıcı çalışma hakkına sahiptir; ancak F-1 öğrencisi her işte ve her koşulda serbestçe çalışamaz. ABD sisteminin mantığı tam olarak budur: çalışma hakkı, tek tip bir izin değil, göçmenlik statüsüne göre değişen bir yetkidir. (Seyahat)

ABD’de çalışma hakkı hangi yollardan doğar?

ABD hukukunda çalışma yetkisi esasen üç büyük yoldan biriyle ortaya çıkar. Birinci yol, çalışmanın statüye bağlı ve doğrudan yetkili olmasıdır. İkinci yol, kişinin çalışma hakkı için ayrıca EAD almak zorunda olmasıdır. Üçüncü yol ise kişinin lawful permanent resident yani Green Card sahibi olarak zaten kalıcı çalışma yetkisine sahip olmasıdır. USCIS’in farklı kaynakları, bu üçlü ayrımı net biçimde göstermektedir. (uscis.gov)

Statüye bağlı çalışma yetkisinde, kişi belirli göçmenlik kategorisi sayesinde çalışabilir. Department of State’ın temporary worker vizeleri açıklamasına göre H-1B, H-2A, H-2B, H-3, L, O, P ve Q gibi kategoriler belirli türde işler için kullanılmaktadır. Bu kategorilerin ortak özelliği, kişinin ABD’de “genel” bir çalışma serbestisine değil, kategori ve çoğu zaman işveren bazlı çalışma hakkına sahip olmasıdır. Örneğin H-1B uzmanlık mesleği için, H-2A tarımsal geçici iş için, L ise şirket içi transfer için kullanılır. (Seyahat)

EAD gerektiren çalışma yetkisinde ise durum farklıdır. USCIS’in I-765 ve EAD açıklamalarına göre belirli yabancılar, ABD’de çalışabilmek için Form I-765, Application for Employment Authorization sunar ve onaylanırsa kendilerine çalışma kartı gönderilir. Bu kategoriye iltica başvurusu bekleyenler, adjustment of status başvurusu derdest olanlar, bazı eş statülerindekiler ve belirli öğrenciler gibi birçok grup girebilir. Yani çalışma hakkı, her zaman vize etiketinin üzerinde yazan sınıflandırmadan doğmaz; bazen ABD içinde ayrıca talep edilmesi gerekir. (uscis.gov)

Kalıcı çalışma yetkisi ise Green Card rejiminde görülür. USCIS, Green Card’ın kişiye ABD’de kalıcı yaşama ve çalışma hakkı verdiğini açıkça belirtmektedir. Ayrıca USCIS’in I-9 kaynaklarına göre lawful permanent resident bir çalışan, Green Card gibi uygun belgeyle hem kimliğini hem de çalışma yetkisini ispatlayabilir; işverenin bu kişinin çalışma yetkisini belirli aralıklarla yeniden doğrulaması da kural olarak gerekmez. Bu da Green Card’ın çalışma hukuku bakımından en güçlü statülerden biri olduğunu gösterir. (uscis.gov)

Geçici çalışma vizeleri: ABD’ye iş için girişin temel hattı

ABD’de geçici çalışma vizeleri, yurt dışından iş amacıyla giriş yapmanın en klasik yoludur. Department of State’ın resmi açıklamasına göre geçici işçi vizeleri arasında H-1B, H-1B1, H-2A, H-2B, H-3, L, O, P-1, P-2, P-3 ve Q-1 kategorileri bulunur. Aynı kaynak, çoğu başvuruda işveren sponsorluğunu ve USCIS petition onayını zorunlu kılar; bazı kategorilerde ise ayrıca Çalışma Bakanlığı kaynaklı labor certification aşaması gerekir. (Seyahat)

Bu kategorilerin hukuki mantığı, yabancı işgücünün “genel serbest dolaşımı” değil, belirli ekonomik veya mesleki ihtiyaçlar için sınırlı kabulüdür. H-1B örneğinde en az lisans veya eşdeğer uzmanlık düzeyi aranırken, H-2A ve H-2B kategorileri geçici veya mevsimlik iş ihtiyaçlarına yöneliktir. L kategorisi, başvuru sahibinin son üç yıl içinde en az bir yıl aynı grup şirket bünyesinde yurt dışında çalışmış olmasını şart koşar. O ve P kategorileri ise olağanüstü yetenek, spor veya eğlence faaliyetleri gibi daha özel alanlara hitap eder. (Seyahat)

Buradan çıkan önemli sonuç şudur: geçici çalışma vizesi, sahibine “ABD’de istediği işte çalışma” yetkisi vermez. Çoğu durumda çalışma hakkı, belirli pozisyon, belirli işveren ve belirli kategori ile sınırlıdır. Bu nedenle statü ihlali sadece vize süresini aşmakla değil, izin verilen iş çerçevesinin dışına çıkmakla da doğabilir. ABD’de iş değiştirme, ek iş alma veya pozisyon farklılaştırma gibi kararlar, göçmenlik statüsüyle uyumlu değilse çalışma yetkisini tehlikeye atabilir. Bu sonuç, Department of State’ın kategori bazlı sistematiğinden ve USCIS’in belirli işverene bağlı çalışma mantığından doğar. (Seyahat)

Statü gereği çalışabilen kişiler

ABD hukukunda bazı yabancılar, ayrıca EAD başvurusu yapmadan çalışabilir. USCIS’in EAD sayfası bunu açıkça ifade eder: eğer kişinin belirli bir işveren için çalışmaya izin veren bir nonimmigrant statüsü varsa, ayrıca EAD başvurusuna gerek olmayabilir. Aynı yaklaşım USCIS’in unauthorized employment policy bölümünde de yer alır; burada bazı nonimmigrant kategorilerinin “incident to status” çalışabildiği, ancak bunun düzenlemedeki sınırlamalarla bağlı olduğu belirtilmektedir. (uscis.gov)

Bu gruba en tipik örnekler H, L, O, P ve benzeri petition-temelli geçici çalışma sınıflarıdır. Kişi bu statülere uygun olarak kabul edilmişse, çalışması statüden doğar. Ayrıca USCIS policy manual, belirli E ve L dependent spouses bakımından çalışma yetkisinin artık statüye bağlı olarak tanındığını belirtmektedir. Yani bazı E ve L eşleri, ayrıca EAD kartı almadan da çalışma yetkisine sahip kabul edilir. USCIS’in temporary nonimmigrant workers sayfası da belirli E ve L bağımlı eşlerin “employment authorized incident to status” kabul edildiğini açıkça söyler. (uscis.gov)

Bununla birlikte her eş statüsü aynı değildir. USCIS’in H-4 dependent spouses açıklamasına göre, H-4 statüsündeki eşler otomatik olarak çalışamaz; yalnızca belirli koşullar oluşmuşsa Form I-765 vererek EAD isteyebilirler. Yani E ve L eşlerinde daha geniş bir “statüden doğan çalışma hakkı” varken, H-4 eşlerde sistem daha dardır ve çoğu durumda ayrıca başvuru gerekir. Bu ayrım uygulamada çok önemlidir; çünkü “eş statüsü var, o hâlde çalışırım” varsayımı her kategori için doğru değildir. (uscis.gov)

EAD nedir ve Form I-765 nasıl işler?

ABD’de çalışma izni denildiğinde en çok bilinen belge Employment Authorization Document (EAD)’dir. USCIS’in resmi tanımına göre EAD, genellikle Form I-766 şeklinde düzenlenen ve sahibinin ABD’de çalışmaya yetkili olduğunu gösteren karttır. EAD, çalışma hakkının tek kaynağı değil; fakat birçok kategori için en görünür ve en pratik ispat aracıdır. USCIS ayrıca EAD’nin belirli bir süre için çalışma yetkisini kanıtladığını vurgular. (uscis.gov)

Bu kartı talep etmek için kullanılan temel başvuru Form I-765’tir. USCIS’in I-765 sayfası, başvurunun online hesap açılarak da yapılabildiğini ve çalışma kartının başvuruda belirtilen adrese gönderileceğini belirtmektedir. Formun kendisi de başvuru sahibinden uygunluk kategorisini seçmesini ister; bu durum, I-765’in “genel bir çalışma izni başvurusu” değil, belirli hukuki dayanağa bağlı bir talep olduğunu gösterir. Yani I-765 doldurmak, tek başına çalışma hakkı yaratmaz; önce başvuru sahibinin kanunda tanınan bir kategoriye girmesi gerekir. (uscis.gov)

USCIS ayrıca bazı EAD yenilemelerinde otomatik uzatma sistemini de uygular. 2025 tarihli USCIS açıklamasına göre, uygun koşullarda süresi dolan EAD için zamanında yenileme başvurusu yapan kişiler, belirli kategorilerde kart üzerindeki son tarihten sonra da çalışma yetkisini geçici olarak uzatılmış saydırabilir; USCIS bu uzatmanın bazı durumlarda 540 güne kadar çıkabildiğini duyurmuştur. Bu husus uygulamada çok önemlidir; çünkü EAD kartının fiziksel son kullanma tarihi ile hukuken uzatılmış çalışma yetkisi aynı şey olmayabilir. (uscis.gov)

Green Card başvurusu bekleyenlerin çalışma izni

ABD içinde kalıcı oturuma başvurmuş olan kişilerin önemli bir bölümü, dosya derdestken çalışma hakkı meselesiyle karşılaşır. USCIS’in “While Your Green Card Application Is Pending” ve employment-based Green Card kaynaklarına göre, genel olarak pending Form I-485 sahibi kişiler çalışma izni ve advance parole gibi bazı yan haklar için başvuru yapabilir. Başka bir deyişle Green Card başvurusu yapılmış olması, kart gelmeden önce de çalışma iznine kapı açabilir. (uscis.gov)

Bu durumda yine araç çoğu zaman Form I-765 olur. USCIS, pending I-485 sahiplerinin genel olarak EAD başvurusu yapabildiğini belirtmektedir. Bu nedenle adjustment of status başvurusu bekleyen kişiler bakımından ABD’de çalışmanın anahtarı, mevcut başvurularıyla uyumlu şekilde çalışma kartı istemektir. Ancak önemli nokta şudur: Green Card dosyası bekliyor olmak, her zaman otomatik ve belgesiz çalışma serbestisi anlamına gelmez; çalışma hakkının başlatılması ve ispatı için EAD hattı çoğu dosyada önemini korur. (uscis.gov)

Öğrenciler için çalışma izni: F-1 rejiminin sınırları

ABD’de eğitim gören yabancı öğrenciler bakımından çalışma izni, en çok yanlış anlaşılan alanlardan biridir. USCIS’in “Students and Employment” ve policy manual kaynaklarına göre F-1 öğrenciler belirli koşullarda kampüs içi veya kampüs dışı çalışabilir; ayrıca eğitim alanıyla doğrudan bağlantılı practical training biçimleri mevcuttur. USCIS policy manual, F-1 öğrencilerin üç tür pratik eğitim kapsamında çalışabileceğini belirtmektedir: Curricular Practical Training (CPT), pre-completion OPT ve post-completion OPT. M-1 öğrenciler ise daha dar bir biçimde, yalnızca pratik eğitim amaçlı çalışabilir. (uscis.gov)

OPT, öğrenci çalışmasının en bilinen biçimidir. USCIS’in OPT açıklamasına göre uygun F-1 öğrenciler, eğitimleriyle doğrudan bağlantılı işlerde 12 aya kadar OPT çalışma yetkisi alabilir; bu hem mezuniyet öncesi hem mezuniyet sonrası dönemi kapsayabilir. STEM alanlarında derece alan belirli öğrenciler için ise USCIS, 24 aylık STEM OPT uzatımı öngörmektedir. Bu, toplam pratik eğitim süresini ciddi ölçüde uzatabilir; ancak yalnızca uygun STEM dereceleri ve diğer koşullar sağlanıyorsa mümkündür. (uscis.gov)

Öğrenciler bakımından kilit nokta, her çalışmanın otomatik olarak izinli olmamasıdır. USCIS’in arşiv ve I-9 kaynakları, F-1 öğrencilerin OPT kapsamında çalışabilmeleri için çoğu durumda USCIS’ten EAD almaları gerektiğini vurgular. Yani öğrenci statüsü, baştan sona sınırsız çalışma serbestisi vermez; çalışma ancak düzenlenmiş eğitim bağlantılı kanallar üzerinden ve gerektiğinde EAD ile mümkündür. Bu nedenle F-1 sahipleri için “yarı zamanlı da olsa herhangi bir işte çalışma” düşüncesi, göçmenlik statüsü bakımından riskli olabilir. (uscis.gov)

İltica başvurusu yapanlar ve sığınmacılar için çalışma izni

ABD’de çalışma izni arayan bir diğer önemli grup, iltica rejimi içindeki kişilerdir. Burada iki ayrı statü dikkatle ayrılmalıdır: asylum applicant ile asylee aynı değildir. USCIS’in asylum sayfasına göre iltica başvurusu yapan kişi, affirmative veya defensive asylum başvurusu çerçevesinde dosyasını yürütür; çalışabilmek için ise uygun zamanda I-765 vermesi gerekir. Buna karşılık USCIS’in I-9 ve asylee kaynaklarına göre ilticası kabul edilmiş kişi, yani asylee, çalışma hakkını statüsünden dolayı taşır. (uscis.gov)

Bekleyen iltica başvurularında süre hesabı çok önemlidir. USCIS’in resmi açıklamalarına göre, pending asylum başvurusuna dayalı EAD talebi için genel çerçevede 150 gün beklenmesi gerekir; EAD’nin verilebilir hale gelmesi ise toplamda 180 gün kuralıyla bağlantılıdır. USCIS ayrıca applicant-caused delays denilen, başvuru sahibinden kaynaklanan gecikmelerin bu saati etkileyebileceğini belirtir. Bu nedenle iltica başvurusundan hemen sonra çalışma izni alınabileceği düşüncesi doğru değildir; asylum EAD süreci kendi özel takvimine tabidir. (uscis.gov)

Buna karşılık asylee ve refugee gruplarında tablo daha elverişlidir. USCIS’in I-9 rehberi, mülteci ve iltica kabul edilmiş kişilerin employment eligible incident to their status olduğunu ve bu nedenle çalışma haklarının statülerinden doğduğunu belirtir. Başka bir ifadeyle kişi artık “asylum applicant” değil de “asylee” ise, çalışma yetkisinin hukuki zemini çok daha güçlü hale gelir. Bu ayrım, başvuru aşamasındaki sığınmacılar ile koruma kararı almış kişiler bakımından temel bir hukuki farktır. (uscis.gov)

H-4 eşler ve bağımlı eşlerin çalışma hakkı

ABD göçmenlik hukukunda bağımlı eşlerin çalışma hakkı her kategori için aynı değildir. USCIS’in H-4 dependent spouse sayfasına göre, yalnızca belirli H-4 eşleri I-765 vererek EAD alabilir; bunun için H-1B eşin belirli aşamalara ulaşmış olması gerekir. Dolayısıyla H-4 statüsü, tek başına otomatik çalışma hakkı yaratmaz. Bu nokta pratikte çok önemlidir; çünkü birçok aile, ABD’ye bağımlı eş statüsüyle geldikten sonra çalışma hakkının kendiliğinden doğacağını varsayabilmektedir. (uscis.gov)

Bunun aksine USCIS policy manual, belirli E-1, E-2, E-3 ve L-2 dependent spouses için çalışma yetkisinin statüye bağlı olarak tanındığını belirtmektedir. USCIS ayrıca 2022’den itibaren E ve L eşlerine ilişkin I-94 kodlamasının bu çalışma yetkisini göstermede rol oynadığını açıklamaktadır. Bu yüzden bağımlı eşler bakımından en kritik soru “eş statüsü var mı?” değil, “hangi eş statüsü var?” sorusudur. Aynı “dependent spouse” görünümüne rağmen, H-4, E ve L eşleri arasında çalışma hakkı bakımından ciddi farklılıklar bulunur. (uscis.gov)

İşverenin yükümlülüğü: Form I-9

ABD’de çalışma izni yalnızca yabancının sorunu değildir; işverenin de ciddi doğrulama yükümlülükleri vardır. USCIS’in Form I-9, Employment Eligibility Verification sayfasına göre işverenler, ABD’de işe aldıkları kişilerin hem kimliğini hem de çalışma yetkisini doğrulamak zorundadır. USCIS aynı sayfada bu formun ABD’de işe alınan her çalışan için kullanıldığını açıkça belirtir. Bu, çalışma izni tartışmasının sadece göçmenlik başvurusu değil, iş hukuku ve uyum yükümlülüğü alanı da olduğunu gösterir. (uscis.gov)

I-9 sürecinde çalışan, USCIS’in kabul ettiği belgelerden uygun olanları sunar. USCIS’in acceptable documents açıklamasına göre işçi, ya kimlik ve çalışma yetkisini birlikte gösteren bir List A belgesi ya da ayrı List B ve List C belgeleri sunabilir. Green Card, EAD ve belirli I-94 kombinasyonları bu kapsamda önem taşır. USCIS ayrıca işverenin, lawful permanent resident olan kişiden gereksiz belge talep etmemesi ve ayrımcı davranmaması gerektiğini de vurgular. (uscis.gov)

Bu sistemin sonucu şudur: yabancının “çalışmaya hakkım var” demesi tek başına yeterli değildir; bu hakkın I-9 sistemi içinde uygun belgeyle gösterilmesi gerekir. Aynı şekilde işveren de sadece işçinin beyanına dayanamaz. Dolayısıyla ABD’de çalışma izni, hem bireysel statü hem de belge üzerinden ispat edilen bir hukuki kapasitedir. (uscis.gov)

Yetkisiz çalışma ve göçmenlik sonuçları

ABD hukukunda yetkisiz çalışma, yalnızca işveren-çalışan ilişkisini değil, göçmenlik statüsünü de etkileyebilir. USCIS’in unauthorized employment policy manual bölümü, belirli adjustment of status dosyalarında yetkisiz çalışmanın olumsuz sonuç doğurabileceğini açıkça ortaya koyar. Aynı kaynak, bazı nonimmigrantların yalnızca statüleri izin verdiği ölçüde çalışabileceğini; bunun dışına çıkıldığında sorun doğabileceğini belirtir. Bu nedenle “nasıl olsa sonra düzeltirim” anlayışı, özellikle Green Card veya statü değişikliği planlayan kişiler için ciddi risk taşır. (uscis.gov)

Yetkisiz çalışma, özellikle turist, öğrenci veya bağımlı eş statüsünde olup çalışma yetkisi olmayan kişilerin fiilen işe başlaması halinde gündeme gelir. Sorun sadece ücretli bordrolu iş de değildir; somut dosyanın yapısına göre işin niteliği, sürekliliği ve hukuki görünümü önem kazanabilir. Bu yüzden ABD’de çalışmaya başlamadan önce asıl soru, “iş buldum” değil, “mevcut statüm bu işi yapmaya gerçekten izin veriyor mu?” sorusu olmalıdır. Bu, göçmenlik hukukunda çok temel ama çoğu zaman ihmal edilen bir koruma mekanizmasıdır. (uscis.gov)

Kalıcı çalışma hakkı: iş temelli göçmenlik ve Green Card

ABD’de uzun vadeli ve en güçlü çalışma zemini, nihayetinde kalıcı oturum üzerinden kurulur. Department of State’ın immigrant visa açıklamasına göre ABD, göçmen vizeleri arasında employment-based immigrant visas rejimini tanır. Aynı resmi kaynakta, ikinci tercih kategorisinde çoğu zaman iş teklifi ve işveren tarafından Form I-140 sunulması gerektiği, bazı dosyalarda ise National Interest Waiver gibi istisnaların mümkün olduğu belirtilir. Department of State ayrıca genel göçmenlik sisteminin aile, iş, evlat edinme, özel göçmenlik ve diversity visa başlıklarına ayrıldığını vurgular. (Seyahat)

USCIS de employment-based Green Card sayfasında, ABD göçmenlik hukukunun kişilere çalışma üzerinden lawful permanent resident olmanın farklı yollarını sunduğunu belirtmektedir. Bunun sonucu şudur: H-1B veya başka bir geçici statü, bazı kişiler için yalnızca kısa süreli çalışma aracı değil, daha sonra EB-1, EB-2 veya EB-3 gibi kategorilere ilerleyen bir göçmenlik rotasının başlangıcı olabilir. Ancak bu geçiş otomatik değildir; ayrı petition, uygun kategori ve bazı durumlarda vize bülteni takibi gerekir. (uscis.gov)

Sonuç

Amerika hukukunda çalışma izni, tek bir kart veya tek bir vize kategorisinden ibaret değildir. Doğru hukuki analiz için önce şu ayrım yapılmalıdır: kişi belirli işverene bağlı geçici çalışma statüsünde mi, EAD gerektiren bir kategoride mi, öğrenci olarak sınırlı çalışma hakkına mı sahip, sığınma sürecinde mi, yoksa Green Card sahibi olarak kalıcı çalışma yetkisi mi taşıyor? ABD sisteminde çalışma hakkı, göçmenlik statüsünün doğal bir sonucu olabileceği gibi ayrıca talep edilmesi gereken bir hak da olabilir. (Seyahat)

Bu nedenle “Amerika’da çalışma izni” konusunda en büyük hata, her yabancı için tek tip bir formül olduğunu sanmaktır. Oysa H-1B ile çalışan bir kişi, F-1 öğrencisi, H-4 eşi, pending asylee, pending I-485 sahibi ve Green Card sahibi aynı hukuki rejime tabi değildir. Başarılı bir göçmenlik ve çalışma stratejisi, iş teklifinden önce değil, statü ile işin uyumunu doğru kurduğunuz anda başlar. ABD’de yasal çalışmanın anahtarı, yalnızca iş bulmak değil; o işi mevcut statünüzle veya doğru başvuruyla hukuken yapılabilir hale getirmektir. (Seyahat)

 

Leave a Reply

Call Now Button