İş Kazalarında İşverenin Kusursuz Sorumluluğu
İş Kazalarında İşverenin Kusursuz Sorumluluğu: “Kağıt Üstünde” Değil, Sahada Güvenlik
İş dünyasında iş kazaları maalesef kaçınılmaz bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Ancak hukuki boyutta “kaza” kavramı, sadece bir şanssızlık olarak görülmez. Türk hukuk sistemi, özellikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile işvereni adeta bir “garantör” konumuna yerleştirmiştir. Bu yazımızda, işverenlerin en çok çekindiği ancak tam olarak sınırlarını kestiremediği “Kusursuz Sorumluluk” kavramını ve bu sorumluluktan kaçınmak için alınması gereken hayati önlemleri inceleyeceğiz.
1. Kusursuz Sorumluluk: Suçlu Değil, Sorumlu Olmak
Hukukta genel kural “kusur sorumluluğu”dur; yani bir zarara neden olan kişi, ancak o zararda hatası varsa sorumlu tutulur. Fakat iş kazalarında durum farklıdır. İşveren, hiçbir kusuru olmasa dahi, işletmesinden kaynaklanan riskler nedeniyle meydana gelen zararları tazmin etmekle yükümlü tutulabilir.
Neden mi? Çünkü hukuk der ki: “Bir işletmeden kâr elde eden, o işletmenin doğurduğu tehlikelerin maliyetine de katlanmalıdır.” Bu, “Tehlike Sorumluluğu” veya “Risk Teorisi” olarak adlandırılır. İşveren, teknolojik imkanların elverdiği en üst düzey önlemi almamışsa, kusursuz sorumluluk gündeme gelir.
2. İşverenin Alması Gereken 4 Temel Asgari Önlem
Yargıtay kararlarında işverenin sorumluluğundan kurtulabilmesi için sadece “önlem alması” yetmez, bu önlemlerin “etkin” ve “sürekli” olması gerekir. İşte asgari standartlar:
A. Dinamik Risk Değerlendirmesi
Risk analizi, işe başlarken hazırlanan ve dosyaya konan statik bir belge değildir. İş yerindeki her türlü değişiklikte (yeni bir makine alımı, çalışma düzenindeki farklılık, hatta mevsim değişikliği) bu analiz güncellenmelidir. Mahkemeler, kaza anındaki özel durumun risk analizinde öngörülüp öngörülmediğine bakar.
B. Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Süreci
İşverenlerin en sık yaptığı hata, koruyucu ekipmanı (baret, emniyet kemeri, maske vb.) imza karşılığı teslim edip sorumluluğun bittiğini sanmaktır. Hukuken işveren:
-
Doğru ekipmanı seçmek,
-
Ekipmanı işçiye teslim etmek,
-
Ekipmanın kullanılmasını sağlamak (denetlemek) zorundadır. “Verdim ama giymemiş” savunması, denetim eksikliği olarak işverene rücu eder.
C. Somut ve Anlaşılır Eğitimler
Eğitimler genel geçer cümlelerden ibaret olmamalıdır. İşçinin yaptığı işe özgü, karşılaşabileceği spesifik tehlikeleri kapsayan ve işçinin eğitim seviyesine uygun (gerekirse görsel ağırlıklı) eğitimler verilmelidir. Eğitimin sonunda bir ölçme-değerlendirme yapılması, eğitimin gerçekten “anlaşıldığını” ispatlamak adına kritiktir.
D. Kesintisiz Denetim Mekanizması
İşveren, iş yerinde kurallara uyulup uyulmadığını bizzat veya görevlendirdiği kişiler (İSG Uzmanı, ustabaşı vb.) aracılığıyla denetlemelidir. Kural ihlali yapan işçiye disiplin cezası uygulanmaması, işverenin o ihlale “göz yumduğu” anlamına gelir ki bu da işverenin kusur oranını artırır.
3. İlliyet Bağının Kesilmesi: İşveren Ne Zaman Kurtulur?
İşverenin kusursuz sorumluluğu mutlak ve sınırsız değildir. İşveren ile meydana gelen kaza arasındaki bağ (illiyet bağı) koptuğunda, işveren sorumluluktan kurtulabilir. Bu durumlar şunlardır:
-
Mücbir Sebep: İşverenin tüm önlemlerine rağmen engelleyemeyeceği, önceden kestirilemeyen doğa olayları (Yıldırım düşmesi, deprem vb.).
-
İşçinin Ağır Kusuru: İşçinin, intihar kastıyla hareket etmesi veya tüm uyarılara rağmen bilinçli olarak tehlikeye atılması.
-
Üçüncü Kişinin Ağır Kusuru: Kazanın, işverenle ve iş yerindeki risklerle alakası olmayan tamamen dışsal bir kişinin müdahalesiyle gerçekleşmesi.
4. Tazminat Boyutu: İşvereni Neler Bekliyor?
Bir iş kazası sonrası işveren iki temel tazminat türüyle karşı karşıya kalabilir:
-
Maddi Tazminat: İş göremezlik ödeneği, tedavi giderleri ve işçinin mahrum kaldığı kazançlar.
-
Manevi Tazminat: İşçinin veya vefat halinde yakınlarının duyduğu elem ve ızdırap için ödenen bedel.
-
SGK Rücu Davaları: SGK, işçiye ödediği yardımları, işverenin kusuru oranında işverenden geri talep eder.
5. Yargıtay Gözünde “Alınması Gereken Önlem” Sınırı
Yargıtay kararlarında sıkça vurgulanan bir ilke vardır: “İşveren, iş yerinde işçinin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olan her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür.”
Buradaki “her türlü önlem” ifadesi ucu açık görünse de yargı bunu şu şekilde somutlaştırır:
-
Teknolojik İmkanlar: Önlem, sadece mevzuatta yazanla sınırlı değildir. Teknolojinin elverdiği en yeni ve güvenli yöntem neyse, işveren onu uygulamakla yükümlüdür.
-
Öngörülebilirlik: Kazanın meydana gelme ihtimali çok düşük olsa dahi, eğer bu ihtimal teknik olarak öngörülebiliyorsa, önlem alınmış olmalıdır.
6. İşverenler İçin 10 Maddelik Altın Check-list
Bir iş kazası sonrası “hukuken elimden geleni yaptım” diyebilmek için şu 10 maddeyi eksiksiz yerine getirmelisiniz:
- Dinamik Risk Analizi: Risk analizini sadece kağıt üzerinde bırakmayın; her makine değişikliğinde veya ramak kala olayında güncelleyin.
-
KKD Teslim ve Takip: Koruyucu ekipmanı sadece imzayla teslim etmek yetmez; sahada kullanımını fotoğraflı veya tutanaklı olarak denetleyin.
-
Uygulamalı Eğitimler: Genel İSG eğitimleri yerine, işçinin o gün yapacağı işe özel “iş başı konuşmaları” (toolbox) yapın ve kayıt altına alın.
-
Periyodik Bakım Kayıtları: İş makinelerinin ve asansörlerin bakımlarını yetkili servislere yaptırıp raporlarını saklayın.
-
Disiplin Süreci: İSG kurallarını ihlal eden işçiye yazılı uyarı yapın ve gerekirse yaptırım uygulayın. “Göz yummak” kusur sayılır.
-
İş Yeri Hekimi ve Uzman Onayı: Tespit ve öneri defterindeki her maddeyi ciddiye alın; “imzaladım ama yapmadım” durumu ağır kusur kabul edilir.
-
Acil Durum Tatbikatları: Yangın, kaza veya tahliye senaryolarını kağıt üzerinde değil, fiilen uygulayın.
-
Alt İşveren Denetimi: Taşeron kullanıyorsanız, onların İSG önlemlerinden de asıl işveren olarak sorumlu olduğunuzu unutmayın.
-
Sağlık Raporları: İşçinin yaptığı işin ağırlığına uygun sağlık raporu olup olmadığını düzenli kontrol edin.
-
Psikososyal Destek ve Mobbing Önleme: İş kazalarının büyük bir kısmı dikkat dağınıklığından kaynaklanır; iş yerindeki huzuru ve psikolojik sağlığı koruyun.
4. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Soru 1: İşçi kendi dikkatsizliği yüzünden kaza yaparsa işveren yine de sorumlu mudur?
-
Cevap: Evet, büyük oranda sorumludur. Yargıtay, işçinin basit dikkatsizliğini “işverenin denetim eksikliği” olarak yorumlar. Ancak işçi kasıtlı olarak (örneğin intihar amaçlı veya makineyi bilerek bozarak) kaza yaparsa, illiyet bağı kesilebilir ve işveren sorumluluktan kurtulabilir.
Soru 2: SGK tüm hastane ve tazminat masraflarını karşılamıyor mu?
-
Cevap: SGK işçiye belirli ödemeler yapar (geçici iş göremezlik ödeneği vb.). Ancak işçinin manevi tazminat talepleri ve SGK’nın karşılamadığı maddi zararlar için işçinin işverene dava açma hakkı saklıdır. Ayrıca SGK, yaptığı ödemeleri “rücu davası” ile işverenden geri isteyebilir.
Soru 3: İş kazası sonrası ilk yapılması gereken hukuki adım nedir?
-
Cevap: Kaza derhal (en geç 3 iş günü içinde) SGK’ya ve kolluk kuvvetlerine bildirilmelidir. Olay yerindeki delillerin (bozuk parça, eksik ekipman vb.) muhafaza edilmesi ve şahitlerin ifadelerinin tutanak altına alınması davanın seyri için hayati önem taşır.
Sonuç
Sonuç
İş sağlığı ve güvenliği, bir “maliyet kalemi” değil, işletmenin devamlılığı için bir “güvence”dir. Hukuki süreçlerde “Elimden geleni yaptım” diyebilmek için, bu çabanın belgelenebilir, denetlenebilir ve sürdürülebilir olması şarttır. Unutulmamalıdır ki; hukuk, sadece kağıt üzerindeki imzalara değil, sahada dökülen terin ve alınan önlemin gerçekliğine bakar.