Rekabet Yasağında Görevli Mahkeme
Rekabet Yasağı Davalarında Görev Karmaşası
Normal şartlarda, işçi ve işveren arasındaki her türlü uyuşmazlığın adresi İş Mahkemeleri olarak bilinir. Ancak söz konusu olan rekabet yasağı olduğunda durum değişir. Bunun sebebi, yasağın niteliğinin iş sözleşmesi devam ederken ve sona erdikten sonra farklı hukuk dallarına girmesidir.
-
İş Sözleşmesi Devam Ederken: İşçinin sadakat borcu kapsamındaki rekabet etmeme yükümlülüğü İş Kanunu çerçevesindedir.
-
İş Sözleşmesi Sona Erdikten Sonra: Taraflar arasındaki iş ilişkisi bitmiş, geriye sadece Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 444-447 maddeleri uyarınca yapılmış olan bağımsız bir sözleşme kalmıştır.
İşte bu ayrım, davanın İş Mahkemesi’nde mi yoksa Asliye Ticaret Mahkemesi’nde mi görüleceği sorusunun temelini oluşturur.
Görevli Mahkeme: Asliye Ticaret Mahkemesi mi, İş Mahkemesi mi?
Yargıtay ve kanun koyucunun güncel yaklaşımına göre, rekabet yasağı sözleşmesine dayalı uyuşmazlıklarda görevli mahkemeyi belirleyen temel kıstas “uyuşmazlığın kaynağı” ve “tarafların sıfatı”dır.
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin Görevi
Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 4 uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak daha da önemlisi, TTK m. 4/1-c bendi, Türk Borçlar Kanunu’nun rekabet yasağına ilişkin hükümlerinden (m. 444-447) doğan hukuk davalarını “mutlak ticari dava” olarak nitelendirmiştir.
Bu düzenleme uyarınca; iş sözleşmesi sona erdikten sonra açılan rekabet yasağı ihlali davaları, davanın tarafları “işçi” ve “işveren” olsa bile, konu mutlak ticari dava sayıldığı için Asliye Ticaret Mahkemesi‘nde görülmelidir. Mahkeme, uyuşmazlığı çözerken İş Kanunu’nu değil, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerini esas alır.
2. İş Mahkemesinin Görevi
Eğer rekabet ihlali, iş sözleşmesi henüz devam ederken gerçekleşmişse, bu durum “sadakat borcuna aykırılık” olarak kabul edilir. İş sözleşmesinin devamı süresince ortaya çıkan bu uyuşmazlıklar doğrudan iş hukukunun konusudur ve görevli mahkeme İş Mahkemesi‘dir.
Görev Belirlemede Yargıtay’ın Yerleşik Görüşü
Yargıtay uyuşmazlıkları çözerken şu ilkeyi benimser: “Dava tarihinde taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi sona ermişse ve dava TBK m. 444 kapsamında bir rekabet yasağı sözleşmesine dayanıyorsa, bu dava mutlak ticari davadır.”
Geçmişte bazı bölge adliye mahkemeleri, işçinin zayıf taraf olması nedeniyle bu davaların İş Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini savunmuş olsa da, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili daireler, yasal düzenlemenin (TTK m. 4/1-c) açık olduğunu ve ihtisas mahkemesi olan Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğunu kesinleştirmiştir.
Görevli Mahkemenin Yanlış Seçilmesinin Sonuçları
Davanın yanlış mahkemede açılması, yargılama sürecini ciddi şekilde uzatan bir usul hatasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca “görev”, kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden (re’sen) gözetilir.
-
Görevsizlik Kararı: Mahkeme görevli olmadığını anladığında “Görevsizlik Kararı” verir.
-
Süre Kaybı: Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra davanın görevli mahkemeye (örneğin İş Mahkemesi’nden Ticaret Mahkemesi’ne) taşınması için 2 haftalık kesin süre içinde talepte bulunulmalıdır. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır.
-
Arabuluculuk Sorunu: Ticari davalarda (Asliye Ticaret) ve iş davalarında (İş Mahkemesi) arabuluculuk bir dava şartıdır. Ancak ticari arabuluculuk ile iş hukuku arabuluculuğu farklı sicillere ve usullere tabidir. Yanlış mahkemede açılan davada, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin de hatalı yürütülmüş olması riski doğar.
2026 Yılı Uygulamasında Arabuluculuk ve Görev ilişkisi
2026 yılı itibarıyla, rekabet yasağı nedeniyle açılacak tazminat davalarında “Ticari Arabuluculuk” süreci zorunlu bir duraktır. Görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu için, davacı işverenin veya işçinin, dava açmadan önce “Ticari Uyuşmazlık” türünde arabuluculuk başvurusunda bulunması gerekir. İş hukuku türünde yapılan başvurular, görevsizlik kararı sonrası dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine yol açabilmektedir.
Sonuç
Rekabet yasağı uyuşmazlıkları, iş ilişkisinden doğsa da, bu ilişkinin sona ermesinden sonra hüküm doğurduğu için ticaret hukukunun çalışma alanına girer. Türk Ticaret Kanunu’nun açık hükmü gereği, bu sözleşmelerden doğan alacak, tazminat ve cezai şart davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi‘dir. Davanın doğru mahkemede, doğru arabuluculuk süreciyle başlatılması; telafisi güç zaman ve hak kayıplarının önüne geçmek için hayati önem taşır. Hem işverenlerin ticari sırlarını korumak hem de işçilerin çalışma özgürlüğüne yönelik haksız kısıtlamaları denetlemek adına bu ihtisas mahkemelerinin teknik incelemesi esastır.