Özel Hastane Ücret İadesi Davasında İspat Yükü
Özel hastanelerde sunulan sağlık hizmetleri karşılığında tahsil edilen bedeller, uygulamada sıkça hukuki uyuşmazlıklara konu olmaktadır. Özellikle fazla ücret alınması, sözleşmede yer almayan kalemlerin faturaya yansıtılması, SGK kapsamında karşılanması gereken işlemler için ilave tahsilat yapılması veya hastaya açıkça bildirilmeyen bedellerin talep edilmesi durumlarında “özel hastane ücret iadesi davası” gündeme gelir. Bu davalarda en kritik meselelerden biri ise ispat yükünün kimde olduğudur.
Özel hastane ücret iadesi davasında ispat yükü, davanın dayandığı hukuki sebebe, tarafların sıfatına ve somut olayın özelliklerine göre değişiklik gösterebilir. Bu yazıda, ispat yükünün genel kuralları, tüketici işlemi niteliği, sebepsiz zenginleşme hükümleri, sözleşmeye aykırılık iddiası, SGK mevzuatı, delil türleri ve uygulamadaki yargı kararları çerçevesinde ayrıntılı bir değerlendirme yapılacaktır.
1. İspat Yükünün Hukuki Dayanağı
İspat yükü, bir vakıanın doğruluğunu mahkemede kanıtlama yükümlülüğünü ifade eder. Türk hukukunda ispat yüküne ilişkin temel düzenleme Türk Medeni Kanunu m. 6’da yer almaktadır:
“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
Bu genel kural uyarınca, bir hakkın varlığını ileri süren taraf, o hakkın dayandığı vakıaları ispat etmek zorundadır. Dolayısıyla özel hastane ücret iadesi davasında da davacı hasta, kural olarak fazla veya haksız tahsilat yapıldığını ispatla yükümlüdür.
Ancak uygulamada bu genel kural, çeşitli istisnalar ve ispat kolaylıkları ile dengelenmektedir.
2. Özel Hastane ile Hasta Arasındaki Hukuki İlişki
Özel hastane ile hasta arasındaki ilişki çoğunlukla bir hasta kabul sözleşmesine dayanır. Bu sözleşme, karma nitelikli bir özel hukuk sözleşmesidir ve vekâlet, eser ve hizmet unsurlarını bünyesinde barındırabilir.
Eğer hasta, ticari veya mesleki amaç dışında sağlık hizmeti almışsa, bu ilişki tüketici işlemi sayılır. Bu durumda uyuşmazlık, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilir ve görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olur.
Tüketici hukukunda ispat yükü çoğu zaman tüketici lehine yorumlanır. Bu durum, özel hastane ücret iadesi davalarında hasta lehine önemli bir avantaj sağlar.
3. Fazla Ücret Alındığını Kim İspat Eder?
Genel kural gereği davacı hasta şu hususları ispat etmelidir:
- Belirli bir tutarın ödendiğini,
- Ödenen bu tutarın hukuka aykırı veya fazla olduğunu,
- İade edilmediğini.
Bu üç unsurdan biri ispat edilemezse dava reddedilebilir.
Ancak uygulamada ödeme genellikle banka dekontu, kredi kartı ekstresi veya fatura ile kolayca ispatlanabilir. Asıl uyuşmazlık, ödemenin “fazla” olup olmadığı noktasında ortaya çıkar.
4. Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı İade Davasında İspat
Özel hastane ücret iadesi davaları çoğu zaman sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanır. Bu durumda, Türk Borçlar Kanunu m. 77 ve devamı hükümleri uygulanır.
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı davada davacı şunları ispat etmelidir:
- Davalının zenginleştiğini,
- Kendisine ait malvarlığında bir azalma olduğunu,
- Zenginleşme ile fakirleşme arasında illiyet bağı bulunduğunu,
- Zenginleşmenin hukuki sebebe dayanmadığını.
Ancak burada önemli bir nokta vardır: Hastane, tahsil ettiği ücretin hukuki bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa, bu hukuki sebebi ispat yükü çoğu zaman hastaneye geçer. Özellikle sözleşmede açıkça yer almayan bir kalem için ödeme talep edilmişse, bunun dayanağını hastane açıklamak zorundadır.
5. Sözleşmeye Aykırılık İddiasında İspat Yükü
Eğer dava sözleşmeye aykırılığa dayanıyorsa, davacı hasta sözleşme şartlarına aykırı tahsilat yapıldığını ortaya koymalıdır.
Bu noktada:
- Yazılı sözleşme metni,
- Hastane bilgilendirme formları,
- Onam belgeleri,
- Fatura dökümleri
önemli delil niteliği taşır.
Sözleşmede yer almayan veya belirsiz bırakılan bir ücret kalemi söz konusuysa, belirsizliğin hastane aleyhine yorumlanması mümkündür. Tüketici hukukunda sözleşmeler açık ve anlaşılır olmak zorundadır. Aksi durumda haksız şart söz konusu olabilir.
6. SGK Kapsamında İlave Ücret Uyuşmazlıklarında İspat
SGK ile anlaşmalı özel hastaneler, belirli oranlarda ilave ücret alabilir. Ancak bu oran mevzuatla sınırlandırılmıştır.
Hasta, SGK kapsamında karşılanması gereken bir işlem için yüksek oranlı ilave ücret alındığını iddia ediyorsa:
- SGK provizyon belgesi,
- İşlem kodları,
- Fatura dökümü
ile iddiasını desteklemelidir.
Buna karşılık hastane, alınan ücretin mevzuata uygun olduğunu ve yasal sınırlar içinde kaldığını ispatlamak zorundadır. Bu tür uyuşmazlıklarda teknik bilirkişi incelemesi yapılması sık rastlanan bir durumdur.
7. Belgesiz Tahsilat ve İspat Sorunu
Uygulamada karşılaşılan önemli sorunlardan biri de belgesiz tahsilattır. Eğer hasta nakit ödeme yapmış ve kendisine makbuz verilmemişse ispat güçlüğü ortaya çıkar.
Bu durumda şu deliller kullanılabilir:
- Tanık beyanı
- Kamera kayıtları
- Hastane iç yazışmaları
- Aynı gün yapılan benzer tahsilat kayıtları
- WhatsApp veya SMS yazışmaları
Ancak para alacaklarında tanıkla ispat belirli sınırlamalara tabidir. Bu nedenle belgesiz ödeme yapılması ciddi risk taşır.
8. İspat Yükünün Yer Değiştirmesi
Bazı durumlarda ispat yükü yer değiştirebilir. Özellikle:
- Hastane, ödemenin rızaya dayalı olduğunu iddia ediyorsa,
- Hastaya detaylı bilgilendirme yapıldığını savunuyorsa,
- Yazılı onam alındığını ileri sürüyorsa,
bu hususları ispat yükü hastaneye aittir.
Tüketici hukukunda bilgilendirme yükümlülüğü hizmet sağlayıcıya aittir. Bu nedenle hastane, hastanın açık rızasını aldığını ve ücret kalemlerini ayrıntılı şekilde bildirdiğini kanıtlamak zorundadır.
9. Bilirkişi İncelemesi ve Teknik İspat
Özel hastane ücret iadesi davalarında çoğu zaman bilirkişi incelemesi yapılır. Bilirkişi:
- Uygulanan işlemin tıbbi gerekliliğini,
- Fatura edilen kalemlerin uygunluğunu,
- SGK mevzuatına uygunluk durumunu,
- İlave ücret oranlarını
değerlendirir.
Bilirkişi raporu, mahkeme açısından bağlayıcı değildir; ancak uygulamada büyük ağırlık taşır.
10. İspat Standardı ve Hakimin Takdir Yetkisi
Türk hukukunda hukuk davalarında ispat standardı “hakimi kanaate ulaştıracak derecede ispat”tır. Ceza hukukundaki “her türlü şüpheden uzak” ölçüt burada aranmaz.
Hakim, dosyadaki tüm delilleri birlikte değerlendirir. Faturadaki belirsizlikler, çelişkili kayıtlar ve eksik bilgilendirme, hastane aleyhine yorumlanabilir.
11. İcra Takibi Sonrası Açılan Davalarda İspat
Özel hastane ücret iadesi için önce icra takibi başlatılmış ve hastane itiraz etmişse, açılacak itirazın iptali davasında ispat yükü alacaklı hastaya aittir.
Ancak hastane, ödemenin hukuki sebebe dayandığını savunuyorsa, bu sebebi ortaya koymak zorundadır. Bu aşamada sözleşme ve fatura kayıtları belirleyici olur.
12. Manevi Tazminat Taleplerinde İspat
Eğer hasta, fazla ücret nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürüyorsa, bu zararı ayrıca ispat etmelidir. Manevi tazminat için:
- Kişilik haklarının ihlali,
- Onur kırıcı davranış,
- Psikolojik zarar
gibi unsurların ortaya konulması gerekir.
Bu noktada yalnızca fazla ücret alınmış olması tek başına manevi tazminat için yeterli olmayabilir.
13. Yargısal İçtihatların Rolü
Uygulamada mahkemeler, tüketiciyi koruma eğilimindedir. Özellikle belirsiz, açıklanmayan veya sonradan faturaya eklenen kalemler bakımından hastanelerin ispat yükü ağırlaşmaktadır.
Şeffaflık ilkesine aykırı davranan sağlık kuruluşları, çoğu zaman ispat yükünü yerine getirememekte ve iade kararı verilmektedir.
14. Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
- Sözleşme örneğinin alınmaması
- Ayrıntılı fatura talep edilmemesi
- Ödeme dekontunun saklanmaması
- SGK provizyon belgesinin temin edilmemesi
- Bilgilendirme formunun incelenmemesi
Bu eksiklikler, davada ispatı zorlaştırır.
15. Sonuç: Özel Hastane Ücret İadesi Davasında İspat Dengesi
Özel hastane ücret iadesi davasında ispat yükü kural olarak davacı hastaya aittir. Ancak tüketici hukuku, bilgilendirme yükümlülüğü ve sözleşmedeki belirsizlikler nedeniyle birçok durumda ispat yükü fiilen hastane üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Hasta;
- Ödeme yaptığını,
- Ödemenin fazla olduğunu,
- İadenin yapılmadığını
ortaya koymalıdır.
Hastane ise;
- Tahsilatın hukuki dayanağını,
- Mevzuata uygunluğunu,
- Bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini
ispatlamak zorundadır.
Başarılı bir dava süreci için belgelerin eksiksiz toplanması, hukuki dayanağın doğru belirlenmesi ve teknik konularda bilirkişi incelemesinden yararlanılması büyük önem taşır. Özel hastane ücret iadesi davalarında ispat yükünün doğru yönetilmesi, davanın kaderini belirleyen en önemli unsurdur.