Single Blog Title

This is a single blog caption

Sağlığında Mal Kaçırma

1. Giriş: Miras Öncesi Tasarrufların Hukuki Sınırı

Miras bırakanın sağlığında yaptığı tasarruflar, çoğu zaman mirasçılar arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Özellikle bazı mirasçıları dışlamak veya belirli kişileri kayırmak amacıyla yapılan taşınmaz devirleri, uygulamada “sağlığında mal kaçırma” olarak adlandırılmaktadır.

Bu tür işlemler her zaman hukuka aykırı değildir. Ancak görünürde satış, gerçekte bağış niteliği taşıyan ve mirasçıları aldatma kastı içeren işlemler, muris muvazaası kapsamında değerlendirilir.


2. Muvazaa Kavramı ve Hukuki Dayanağı

Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan bir işlem yapmalarıdır. Genel çerçevesi Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Miras hukukuna özgü muvazaa türü ise muris muvazaasıdır. Bu durum, miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırma kastıyla taşınmazı satış gibi göstererek gerçekte bağışlaması halinde ortaya çıkar.


3. Hangi İşlemler Muvazaa Sayılır?

Her taşınmaz devri muvazaa değildir. Aşağıdaki kriterler bir işlemin muris muvazaası sayılıp sayılmayacağını belirler:

  • Görünürde satış sözleşmesi bulunması

  • Gerçek satış bedelinin ödenmemesi

  • Miras bırakanın mal kaçırma kastının bulunması

  • Taraflar arasındaki yakınlık ilişkisi

Bu unsurlar birlikte değerlendirilir.


4. Düşük Bedelli Satış İşlemleri

En sık karşılaşılan durum, taşınmazın rayiç değerinin çok altında bir bedelle devredilmesidir.

Örneğin:

  • Piyasa değeri 5 milyon TL olan bir taşınmazın 500 bin TL’ye satılması

  • Satış bedelinin banka kanalıyla ödenmemesi

  • Satın alan kişinin ödeme gücünün bulunmaması

bu işlemin bağış niteliğinde olduğu yönünde güçlü bir karine oluşturur.


5. Gerçekten Bağış Yapılması

Miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışlar kural olarak geçerlidir. Ancak saklı payı ihlal ediyorsa tenkis davası açılabilir.

Bağış açıkça yapılmışsa muris muvazaası değil; saklı pay ihlali gündeme gelir.

Bu ayrım son derece kritiktir.


6. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmeleri

Uygulamada miras bırakanlar, taşınmazlarını “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” ile devretmektedir.

Bu sözleşme gerçekten bakım karşılığı yapılmışsa geçerlidir. Ancak bakım fiilen gerçekleşmemiş ve sözleşme mal kaçırma amacı taşıyorsa muvazaa iddiası gündeme gelebilir.

Yargıtay uygulamasında, bakımın fiilen gerçekleşip gerçekleşmediği dikkatle incelenir.


7. Banka Hesapları ve Gizli Devirler

Taşınmaz dışında banka hesapları, şirket hisseleri ve değerli varlıklar da muvazaa konusu olabilir.

Özellikle ölümden kısa süre önce yapılan büyük para transferleri, mal kaçırma iddiasına dayanak oluşturabilir.


8. Yargıtay İçtihatlarında Kriterler

Muris muvazaasına ilişkin kriterler özellikle Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararlarında ayrıntılı şekilde ortaya konulmuştur.

Yargıtay şu hususlara dikkat etmektedir:

  • Miras bırakanın ekonomik durumu

  • Taşınmazı devrettiği kişi ile ilişkisi

  • İşlemin yapıldığı tarihteki ihtiyacı

  • Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği

Bu kriterler birlikte değerlendirilir.


9. İspat Stratejisi

Sağlığında mal kaçırma iddiasında ispat yükü davacı mirasçıya aittir.

Başlıca deliller şunlardır:

  • Tanık beyanları

  • Banka kayıtları

  • Taşınmazın rayiç değerine ilişkin bilirkişi raporu

  • Tarafların mali durumu

Doğrudan yazılı delil bulunmadığı için olayın bütünlüğü içinde değerlendirme yapılır.


10. Muris Muvazaası ile Tenkis Arasındaki Fark

Sağlığında mal kaçırma iddiasında doğru dava türünün belirlenmesi gerekir.

  • İşlem görünürde satış, gerçekte bağış ise → muris muvazaası

  • İşlem açıkça bağış ise → tenkis

Yanlış dava açılması ciddi hak kayıplarına yol açabilir.


11. Zamanaşımı

Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları zamanaşımına tabi değildir. Çünkü muvazaalı işlem kesin hükümsüzdür.

Ancak taşınmazın iyi niyetli üçüncü kişiye devredilmesi halinde durum farklılık gösterebilir.


12. En Sık Karşılaşılan Senaryolar

Uygulamada en sık görülen sağlığında mal kaçırma örnekleri şunlardır:

  • Tüm taşınmazların tek çocuğa devredilmesi

  • İkinci eşe yüksek değerli taşınmaz devri

  • Sonradan evlat edinilen kişiye taşınmaz verilmesi

  • Bakım karşılığı olduğu iddia edilen fakat gerçekte bağış niteliği taşıyan devirler

Bu işlemler her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilir.


13. Sonuç: Her Devir Mal Kaçırma Değildir

Miras bırakanın sağlığında yaptığı her taşınmaz devri mal kaçırma anlamına gelmez. Ancak mirasçıları aldatma kastı ile yapılan görünüşte satış işlemleri muris muvazaası kapsamında değerlendirilir ve tapu iptal ve tescil davasına konu olabilir.

Bu tür davalarda ekonomik analiz, tanık delili ve Yargıtay içtihatları belirleyici rol oynar. Sağlığında mal kaçırma iddialarında doğru hukuki nitelendirme ve ispat stratejisi davanın sonucunu doğrudan etkiler.

Miras hukukunda dengeli ve adil paylaşımın sağlanabilmesi için muvazaa iddialarının teknik ve titiz şekilde ele alınması zorunludur.

Leave a Reply

Call Now Button