Bir Gemide Birden Fazla Rehin: Derece Sistemi, Sıra, Öncelik ve Çakışma Senaryoları
Bir gemide birden fazla rehin (uygulamada çoğunlukla birden fazla gemi ipoteği) özellikle gemi finansmanı, refinansman ve tersane süreçlerinde en sık karşılaşılan teminat kurgularından biridir. Aynı gemi üzerinde farklı bankalar, finans kuruluşları veya alacaklılar lehine ipotek tesis edildiğinde, uyuşmazlığın merkezi şu sorulara kilitlenir: Gemi ipoteğinde derece sistemi nasıl işler? Gemi rehni sıra ve öncelik kuralları hangi ölçütlere göre belirlenir? Gemi sicili tescil kayıtları tahsil sırasını nasıl etkiler? Çünkü cebri satış veya paraya çevirme aşamasında “haklı olmak” çoğu zaman yetmez; hangi derecede olduğunuz, sicildeki tescilin nasıl göründüğü ve ipoteğin kapsamının (anapara–faiz–masraf) nasıl yazıldığı sonucu belirler.
Uygulamada en büyük risk, alacaklıların “bizim ipoteğimiz var” rahatlığıyla hareket edip derece–sıra–öncelik denklemindeki teknik ayrıntıları gözden kaçırmasıdır. Oysa aynı gemide birden fazla ipotek bulunduğunda; aynı derecenin paylaşılması, boş derece oluşması, sonradan doğacak alacakların teminat altına alınması, refinansmanda derece değişiklikleri ve nihayet sıra cetveli aşamasındaki itirazlar, alacağın tahsil edilip edilemeyeceğini doğrudan etkiler. Bu nedenle, gemi rehni düzenlerken yalnızca sözleşme metni değil; tescil stratejisi, sicil kayıtlarının kontrolü ve alacaklılar arası sıra ilişkisi (intercreditor mantığı) birlikte kurgulanmalıdır.
1) Hukuki çerçeve: Sicil, tescil ve “derece”
Sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehni, kural olarak gemi ipoteği ile sağlanır. Kanun, gemi üzerinde ipotek kurulabileceğini; hatta ileride doğacak, şarta bağlı veya kıymetli evraka bağlı alacaklar için de ipotek kurulmasının mümkün olduğunu açıkça kabul eder. Bu tespit iki kritik sonuç doğurur:
-
Şekil/kuruluş: Gemi ipoteği, gemi maliki ile alacaklının anlaşması ve ipoteğin gemi siciline tescili ile kurulur; üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik tescille birlikte güçlenir.
-
Öncelik tartışması: Aynı gemide birden fazla ipotek varsa, “hangi ipotek önce ödenir?” sorusu tescil ve derece üzerinden çözülür.
“Derece” (rank) mantığı, gemi ipoteğinde Türk Medenî Kanunu’nun taşınmaz rehni sistematiğine paralel kurulmuştur. Nitekim TTK, gemi üzerindeki ipotek derecelerinin TMK’nın taşınmaz rehni hükümlerine göre belirleneceğini düzenler. Bu atıf; uygulamada tapu ipoteği pratiğinde bilinen “1. derece/2. derece” sıralamasının gemi siciline de taşındığı anlamına gelir.
2) Derece sistemi neyi çözer?
Derece sistemi, aynı malvarlığı değerinin (burada geminin) satış bedelinin paylaşımında “önce kim?” sorusuna öngörülebilirlik getirir. Basit anlatımla:
-
1. derece ipotek, satış bedelinden önce karşılanır.
-
derece tamamen ödenmeden, kural olarak 2. dereceye geçilmez.
-
-
Aynı derecedeki ipotekler arasında ise (özellikle aynı dereceyi paylaşma düzeni varsa) eşitlik/garame mantığı gündeme gelir: Bedel yetmezse aynı derece alacaklıları oranlı tatmin edilir.
Uygulamada bu sistem, bankalar arası intercreditor düzenlemelerini (kredi verenler arası sıra anlaşmaları), refinansmanlarda üst sıraya geçme şartlarını ve tersane finansmanında “önce–sonra” teminat paketlerini mümkün kılar.
3) Öncelik hangi anda “kilitlenir”?
Gemi ipoteğinde üçüncü kişilere karşı hüküm ve sıralama bakımından “kilitleyici” unsur, pratikte tescil anıdır. Tescil, alacaklıya geminin bedelinden alma yetkisi veren ayni hakkı doğurur. Dolayısıyla, aynı gemi üzerinde birden fazla ipotek kurulacaksa, alacaklıların en kritik gündemi:
-
ipoteğin derecesi (1., 2., 3. derece vb.),
-
aynı derecede paylaşım (aynı dereceyi birlikte kullanma),
-
tescilin zamanı ve sicil kayıtlarının takyidat bölümündeki görünümüdür.
Sicildeki kayıtlar “görünen hak” üzerinden üçüncü kişileri etkilediğinden, sözleşmede yazan bir öncelik düzeni, sicile doğru yansıtılmadıysa ileride tahsil aşamasında beklenen sonucu vermeyebilir.
4) Çakışma senaryoları
Aynı gemide iki ipotek, farklı dereceler
En klasik model: Banka A lehine 1. derece, Banka B lehine 2. derece ipotek. Cebri satışta bedel:
-
Önce 1. dereceyi,
-
Kalan olursa 2. dereceyi karşılar.
Bedel 1. dereceyi bile karşılamazsa 2. derece fiilen “karşılıksız” kalabilir.
Aynı derecede iki ipotek
Bazen iki alacaklı aynı dereceyi paylaşır. Bu paylaşımın sicildeki görünümü ve sözleşmesel kurgusu hayati önem taşır. Bedel yetmezse, aynı derece alacaklıları genellikle oranlı tatmin edilir.
Senaryo 3: Sonradan doğacak/şarta bağlı alacak için ipotek ve öncelik
TTK, ileride doğacak veya şarta bağlı alacak için de ipoteğe izin verir. Bu, şu riski yaratır:
-
Bugün tescil edilen bir ipotek, alacak daha sonra doğsa bile tescil tarihine bağlı öncelik kazanabilir.
-
Daha sonra tescil edilen bir ipotek, “alacak doğmadı ki” diyerek öne geçemez.
Üst derecenin terkin edilmesi ve alt derecenin “yukarı çıkma” beklentisi
Uygulamada sık yanılgı: “1. derece ipotek kalkarsa 2. derece otomatik 1. derece olur.”
Derece ilerlemesi teknik bir işlemdir; sicil düzeni ve taraf iradeleriyle bağlantılıdır. Kimi kurgularda boşalan derece “boş derece” olarak kalabilir; kimi kurgularda alt dereceyi yukarı taşıyan hükümler devreye sokulur.
Rehin kapsamı çatışması (faiz–masraf–sigorta tazminatı)
İpotek sadece anaparayı değil; belirli şartlarla faiz ve masrafları da teminat altına alır. TTK, ipoteğin teminat altına aldığı alacaklar bakımından TMK’nın ilgili hükümlerine atıf yapar.
Birden fazla ipotek varsa sorun şurada çıkar: Geminin satış bedeli sınırlı olduğundan, “kimin hangi kalemi ne kadar öncelikli?” tartışması büyür. Özellikle temerrüt faizi ve takip masraflarının üst sınırı, sıra cetvelinde ciddi fark yaratır.
Gemi ipoteği ile kanuni imtiyazların çarpışması (sıra cetveli riski)
Gemi ipoteği güçlü bir ayni teminattır; ancak deniz ticareti pratiğinde kanundan doğan imtiyazlı alacaklar ve bazı kamu alacakları ile “sıra yarışına” girebilir. Bu nedenle, sadece ipotek derecesine bakarak “kesin tahsil” varsayımı yapmak yanıltıcı olur.
Sonuç
Bir gemide birden fazla ipotek olması, tek başına “risk” değil; doğru tasarlanırsa finansman için güçlü bir enstrümandır. Ancak tahsil anında belirleyici olan; sadece kimin alacaklı olduğu değil, ipoteğin sicilde hangi dereceyle tescilli olduğu, aynı derecenin nasıl paylaşıldığı, boşalan derecenin nasıl yönetildiği ve ipoteğin kapsamının nasıl yazıldığıdır. TTK’nın gemi ipoteği rejimi; sicile kayıtlı gemilerde rehnin ipotekle kurulacağını ve şarta/geleceğe bağlı alacakların da ipotekle teminat altına alınabileceğini kabul ederek uygulamada bu çoklu-teminat dünyasını mümkün kılar. Buna paralel olarak derece sisteminde TMK taşınmaz rehni mantığı esas alınır ve pratikte “takyidat–tescil–derece” üçlüsü, tüm uyuşmazlıkların merkezine oturur.