Single Blog Title

This is a single blog caption

POSTA/HIZLI KARGO GÖNDERİLERİNDE BEYAN DIŞI EŞYA

POSTA/HIZLI KARGO GÖNDERİLERİNDE BEYAN DIŞI EŞYA: ALICI MI, GÖNDERİCİ Mİ SORUMLU?

Yurtdışı e-ticaret ve “kapıya teslim” kargo akışı arttıkça, gümrükte en sık karşılaşılan risklerden biri “beyan dışı eşya” (paketin içinde beyan edilmemiş/yanlış beyan edilmiş/faturada görünmeyen ürün) meselesi oldu. Bu durum bazen sadece vergi–ceza doğururken, bazı hallerde dosya 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında ceza soruşturmasına dönüşebiliyor.


1) “POSTA” VE “HIZLI KARGO”DA BEYAN MEKANİĞİ NASIL İŞLİYOR?

Posta/hızlı kargo gönderilerinde işlemler çoğu zaman alıcı adına operatör üzerinden yürür: kargo operatörü alıcı adına beyan süreçlerini yürütür ve sizden belge/ödeme isteyebilir. Ticaret Bakanlığı’nın “Posta ve Hızlı Kargo Muafiyeti” açıklamasında da, kişisel kullanım, ticari mahiyet taşımama, brüt 30 kg ve 30–1500 euro aralığı gibi parametreler içinde, operatörün alıcı adına detaylı beyan vererek işlemi yapabildiği ifade edilir.

Burada kritik nokta şu: Gümrükte “beyan sahibi” kim? Gümrük yükümlülüğü bakımından temel ilke, ithalatta yükümlünün beyan sahibi olması; dolaylı temsil halinde ise hesabına beyan yapılan kişinin de yükümlü sayılmasıdır. Ayrıca dolaylı temsilde temsilcinin sorumluluğunun, yanlış veriyi bildiği/mesleği icabı bilmesi gerektiği hallerle sınırlı olduğuna ilişkin yaklaşım da aynı çerçevede yer alır.

Sonuç: İdari tarafta, “benim haberim yoktu” savunması her zaman otomatik kalkan değildir; çünkü gümrük yükümlülüğü ve vergi/ceza hesapları beyanın kime atfedildiği üzerinden yürür.


2) “BEYAN DIŞI EŞYA” NEDİR? EN SIK 4 SENARYO

Beyan dışı eşya kavramını pratikte dört başlıkta görürüz:

  1. Fazla ürün/hediye ürünü pakete koyma
    Satıcı, faturada olmayan “ekstra” ürün ekler. Alıcı gerçekten istememiş olabilir ama pakette fiilen vardır.

  2. Yanlış kıymet (değer) / eksik fatura / düşük bedel gösterme
    “Ucuz gösterelim” mantığıyla kıymet düşük beyan edilir; gümrük bunu tespit ederse ek vergi + idari yaptırımlar gündeme gelir.

  3. Yanlış cins–tarife / yanıltıcı ürün adı
    “Aksesuar” diye yazılıp aslında farklı nitelikte eşya çıkar.

  4. Yasaklı/kısıtlı eşya
    Gönderi, basitleştirilmiş usulle giremeyecek ya da özel izne tabi bir eşya içerir; bu durumda işlem “iade/geri gönderme–tasfiye–müsadere” tartışmasına kadar gidebilir.

Bu senaryoların hepsinde aynı soruya geliyoruz: Bu eylem idari mi kalır, yoksa 5607’ye mi döner? İşte “alıcı mı gönderici mi sorumlu” ayrımı burada keskinleşir.


3) İDARİ SORUMLULUK: VERGİ, PARA CEZASI, İADE/TASFİYE

İdari düzlemde gümrük idaresi şuna bakar: Eşya hangi rejimde, hangi beyanla, hangi belgelerle işlem gördü?
Posta/hızlı kargo kanalında da mevzuat sık güncellenir; örneğin Tebliğ’de 2025 içinde değişiklikler yapıldığı ve Resmî Gazete’de yayımlandığına ilişkin duyurular/özetler bulunuyor.

İdari sonuçlar genellikle şunlar olur:

  • Vergi farkı (kıymet/menşe/cins düzeltmeleri),

  • İdari para cezası (yanlış/eksik beyanın türüne göre),

  • Eşyanın ithaline izin verilmemesi (kısıtlı/yasaklı eşya),

  • İade/geri gönderme veya tasfiye/müsadere süreçleri (eşyanın niteliğine göre).

Burada alıcı açısından en kritik risk: “Ben sipariş etmedim” diyerek cezai sorumluluktan kurtulsa bile, idari süreçte (vergi–ceza–iade) paket alıcısı olması nedeniyle dosya onun üzerinde yürüyebilir. Bu yüzden savunmayı iki katmanda kurmak gerekir: idari katman ve cezai katman.


4) CEZAİ SORUMLULUK: 5607’DE KİLİT KELİME “KAST” (BİLME/İSTEME)

Kaçakçılık dosyalarında “alıcı mı gönderici mi” sorusunu belirleyen temel eşik:
Alıcının, beyan dışı eşyanın varlığını bilerek hareket edip etmediği ve eylemin suç tipine uyup uymadığıdır.

4.1. “Adıma gelmiş” tek başına mahkûmiyet için yeter mi?

Yargıtay uygulaması, şüpheden sanık yararlanır çizgisini özellikle “kargo/kolide çıkan eşya” dosyalarında sık vurgular: Salt paket–teslim ilişkisi, alıcının suça kasten iştirak ettiğini her zaman ispatlamaz; dosyada “kasti bağ” kuran delil aranır.

Örneğin Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kargo görevlisinin getirdiği kutudaki kaçak sigaralardan haberi olmadığını söyleyen sanık yönünden, mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet yerine beraat gerektiğini belirtmiştir (2018/1801 E., 2020/19491 K.).

4.2. Peki “habersizdim” her zaman işe yarar mı?

Hayır. Yine Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin bir kararında, sanığın “başkası adına teslim aldım” savunması değerlendirilmiş; olayın ticari miktar/mahiyet özellikleriyle birlikte mahkûmiyet yönünden sorun görülmemiş; ancak lehe kanun değerlendirmesi ve ceza tayininde hata nedeniyle bozma yapılmıştır (2022/235 E., 2024/5167 K.). Bu kararda sanığın “başkasına ait kargoyu teslim aldım” şeklindeki anlatımı ve tanık beyanı da özetlenmektedir.

Demek ki aynı savunma (“habersizdim”) dosyadan dosyaya farklı sonuç verir. Kritik olan, savunmayı doğrulayan/çürüten objektif delil setidir.


5) “ALICI MI, GÖNDERİCİ Mİ?” SORUSUNU ÇÖZEN 7 DELİL SORUSU

Uygulamada sorumluluk çoğu kez şu soruların yanıtıyla belirlenir:

  1. Sipariş kim tarafından verildi? (platform kaydı, e-posta, kullanıcı hesabı, IP/veri izi)

  2. Ödeme kimden çıktı? (kart/hesap hareketleri, ödeme sağlayıcı kayıtları)

  3. Gönderim talimatını kim oluşturdu? (satıcı mesajları, gönderici beyanı, kargo etiketi)

  4. Paketin alıcısı olarak kim görünüyor ve teslimi kim aldı? (imza, kimlik doğrulama, kamera)

  5. Paket üzerindeki telefon/e-posta kime ait? (hat sahibi, kullanım, HTS)

  6. Benzer gönderiler var mı? (tekrar eden kargo paterni “bilme”yi güçlendirir)

  7. “Beyan dışı” eşya pakette gizlenmiş mi, yoksa açık mı? (kasti saklama emareleri)

Bu soruların özellikle HTS ve teşhis gibi delillerle netleştirilmesi gerektiğine dair çok tipik bir örnek var: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, alıcısı görünen kargo kolisinde kaçak sigara ele geçen olayda beraat verilmesini, HTS kayıtları getirtilmeden ve diğer sanığa ilişkin teşhis işlemi yaptırılmadan “eksik inceleme” sayıp bozmuştur (2021/13959 E., 2025/705 K., 16.01.2025).

Sorumluluk “etiketteki isimden” ibaret değildir; soruşturma, iletişim–bağlantı–organizasyon delilleriyle tamamlanmalıdır.


6) POSTA/KARGO ÜZERİNDE ARAMA–ELKOYMA: USUL HATASI DOSYANIN KADERİNİ DEĞİŞTİRİR

Beyan dışı eşya yakalaması bazen gümrükte, bazen iç piyasada kargo dağıtımı sırasında ortaya çıkar. Bu noktada arama ve elkoyma usulü çok kritik hale gelir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.129 çerçevesinde postada elkoyma rejimi; elkonulan gönderilerin mühürlenerek yetkili mercie teslimi, kolluğun her durumda paketi “kendi başına” açamaması gibi güvenceler içerir.

Pratik sonuç: Dosyada “paket nasıl açıldı, kim açtı, hangi kararla açıldı, tutanak ve zincirleme muhafaza var mı?” soruları savunmanın omurgasıdır.


7) UYGULAMADA EN SIK GÖRÜLEN 3 SENARYO VE HUKUKİ OKUMA

Senaryo A — “Fazla ürün çıktı, ben istemedim.”

  • İdari risk: Eşya pakette bulunduğu için vergi/işlem doğabilir.

  • Cezai risk: Alıcının bilme/istemesi ve “organizasyon bağı” ispatlanmadıkça 5607 yönünden mahkûmiyet kolay değildir; fakat savunmanın delille desteklenmesi gerekir (sipariş ekran görüntüleri, satıcı yazışmaları, ürün listesi, ödeme detayı).

Senaryo B — “Adıma gönderilmiş ama benim hesap/numara değil.”

  • Kimlik kötüye kullanımı ihtimali doğar.

  • Burada telefon/e-posta/teslim imzası/HTS gibi deliller “kim yaptı?” sorusunu çözer. Yargıtay’ın “HTS getirtilmeden karar verilmez” yaklaşımı bu yüzden kıymetlidir.

Senaryo C — “Ben sadece teslim aldım; başkasına aitti.”

  • Bu savunma bazen kabul görür, bazen görmez.

  • Yargıtay 7. CD’nin 2024 tarihli kararında, bu tür savunma değerlendirilmiş; ancak kararın sonucu esasen lehe kanun–ceza tayini üzerinden şekillenmiştir.

  • Yine 7. CD’nin başka bir kararında, “kargo görevlisinin getirdiği kutu içindeki sigaralardan haberi yoktu” savunması yönünden kesin delil yokluğu nedeniyle mahkûmiyet bozulmuştur.


8) “KORUNMA” CHECKLIST’İ (HUKUKİ FARKINDALIK)

suç isnadına dönüşmesini önleyecek kayıt düzeni:

  • Siparişin ürün listesi (hangi kalemler var/yok)

  • Fatura/konşimento ve satıcı yazışmaları

  • Ödeme kanıtı (hangi ürün bedeli, hangi tutar)

  • Kargo tesliminde mümkünse video/tutanak (paket açılımı, eksik/fazla ürün)

  • Paket etiketindeki telefon/e-posta ile sizin kayıtlarınız uyuşuyor mu?

  • Şüpheli durumda derhal operatöre ve gerekirse hukuki kanala yazılı bildirim


9) EMSAL YARGITAY KARARLARI (SEÇME)

  1. Yargıtay 7. CD, 2018/1801 E., 2020/19491 K. (23.12.2020):
    “Kargo görevlisinin getirdiği kutu içindeki kaçak sigaralardan haberi olmadığı” savunması yönünden mahkûmiyete yeter kesin delil yoksa beraat gerekir.

  2. Yargıtay 7. CD, 2022/235 E., 2024/5167 K. (14.05.2024):
    Sanığın “başkası adına teslim aldım” savunması ve olay akışı değerlendirilmiş; kararın bozulma nedeni ağırlıkla lehe kanun/karma uygulama ve ceza tayini üzerinedir (kargo teslim olgusu karar metninde özetlenir).

  3. Yargıtay 7. CD, 2021/13959 E., 2025/705 K. (16.01.2025):
    Kargo kolisinde kaçak eşya yakalamasında, sanık bağlantısını çözmek için HTS kayıtları ve diğer sanık yönünden teşhis gibi işlemler yapılmadan beraat verilmesi eksik inceleme sayılıp bozma yapılmıştır.


SONUÇ: TEK CÜMLELİK YANIT YOK—AMA NET BİR TEST VAR

İdari tarafta gümrük, beyan/temsil ilişkisine bakar; posta–hızlı kargo kanalında operatör sizin adınıza işlem yapabildiği için süreç çoğu kez alıcı üzerinde yürür. 
Cezai tarafta ise Yargıtay’ın çizgisi nettir: “alıcı/gönderici” ayrımı, kastı ve bağlantıyı gösteren somut delillerle kurulur; kimi dosyada delil yetersizliği beraati gerektirirken, kimi dosyada eksik araştırma bozma sebebi yapılır.

Leave a Reply

Call Now Button