Sevgililer Arasında Para, Hediye ve Borç İlişkileri: Aşk Bitince Hukuk Ne Diyor?
Giriş
Aşk ilişkileri çoğu zaman yalnızca duygusal değil, aynı zamanda ekonomik bağlar da içerir. Birlikte yaşama hazırlıkları, ortak harcamalar, borç verme, pahalı hediyeler ve hatta karşı taraf adına kredi çekme gibi durumlar, ilişki devam ederken sorun yaratmaz. Ancak ilişki sona erdiğinde şu soru gündeme gelir:
“Verilen para borç muydu, hediye miydi?”
Uygulamada en çok dava konusu olan aşk hukuku ihtilafları, tam da bu noktada ortaya çıkar. Türk hukuku, sevgililer arasındaki para ve malvarlığı ilişkilerini duygusal değil, hukuki niteliklerine göre değerlendirir. Bu makalede, borç–hibe ayrımı, iade talepleri ve Yargıtay’ın yerleşik kriterleri ele alınmaktadır.
1. Sevgililer Arasında Para Alışverişi Hukuken Mümkün mü?
Evet.
Sevgililer arasındaki para transferleri hukuken mümkündür ve yasak değildir. Ancak bu işlemlerin hukuki niteliği otomatik olarak belirlenmez. Hukuk açısından şu ayrım yapılır:
-
Borç (ödünç)
-
Bağış (hibe / hediye)
-
Ortak harcama / katkı
Uyuşmazlığın çözümü, bu ayrımın doğru yapılmasına bağlıdır.
2. Borç mu, Hediye mi? Temel Ayrım Kriterleri
Yargıtay’a göre bir paranın borç sayılabilmesi için:
-
Geri ödenmesi konusunda taraflar arasında açık veya örtülü bir irade bulunmalıdır.
Aşağıdaki unsurlar borç lehine değerlendirilir:
-
“Sonra verirsin” gibi ifadeler,
-
Yazılı mesajlar,
-
Banka açıklamaları (“borç”, “emanet” vb.),
-
Düzenli geri ödeme girişimleri.
Buna karşılık;
-
Özel günlerde verilen paralar,
-
Karşılıksız ve beklentisiz ödemeler
çoğunlukla bağış (hibe) kabul edilir.
3. Hediye Geri İstenebilir mi?
Genel kural:
➡️ Hediye geri istenemez.
Türk Borçlar Kanunu’na göre bağış:
-
Karşılıksızdır,
-
Geri alma istisnaları sınırlıdır.
Ancak şu hâllerde istisna gündeme gelebilir:
-
Ağır nankörlük,
-
Ahlaka aykırı davranış,
-
Hediye verilmesine esas olan güvenin ağır biçimde sarsılması.
Bu hâllerin ispatı son derece zordur ve Yargıtay tarafından dar yorumlanır.
4. Pahalı Hediyeler (Altın, Araba, Telefon vb.)
Uygulamada sıkça karşılaşılan örnekler:
-
Altın,
-
Saat,
-
Telefon,
-
Araç alımı
Yargıtay yaklaşımı:
-
Hediye olduğu ispatlanan mallar geri istenemez.
-
“Aşkın gereği” olarak verilen hediyeler, bağış kabul edilir.
Ancak mal:
-
Geçici kullanım için verilmişse,
-
Açıkça “emanet” niteliğindeyse
iade talebi mümkündür.
5. Birlikte Yapılan Harcamalar ve Ortak Katkılar
Sevgililer arasında:
-
Ev eşyası,
-
Tatil,
-
Taşınma,
-
Düğün hazırlığı
gibi harcamalar sık görülür.
Bu harcamalar:
-
Ortak yaşam amacıyla yapılmışsa,
-
Karşılıksız kabul edilir
ve kural olarak geri istenemez.
Ancak harcama:
-
Tek tarafça,
-
Karşı tarafın yönlendirmesiyle,
-
Haklı güvene dayanarak yapılmışsa
sebepsiz zenginleşme iddiası gündeme gelebilir.
6. Sebepsiz Zenginleşme İddiası Ne Zaman Kabul Edilir?
Sebepsiz zenginleşme için:
-
Bir taraf zenginleşmiş olmalı,
-
Diğer taraf fakirleşmiş olmalı,
-
Bu durumun haklı bir sebebi bulunmamalıdır.
Yargıtay, aşk ilişkilerinde:
-
“İlişkinin kendisini” haklı sebep sayabilmektedir.
Bu nedenle her maddi kayıp, sebepsiz zenginleşme oluşturmaz.
7. Banka Havalesi Açıklamaları Neden Önemli?
Uygulamada davaların kaderini belirleyen en önemli delillerden biri:
-
Banka havalesi açıklamalarıdır.
“Borç”, “emanet”, “geri ödenecek” gibi ifadeler:
-
Borç ilişkisini güçlendirir.
Açıklamasız veya “hediye” niteliği çağrıştıran transferler:
-
Bağış kabul edilme riskini artırır.
8. Delil Sorunu ve İspat Yükü
Borç iddiasında:
-
İspat yükü parayı veren tarafa aittir.
Tanıkla ispat mümkündür; ancak:
-
Yazılı deliller çok daha etkilidir.
Salt “sevgiliydik, geri verecekti” iddiası tek başına yeterli değildir.
9. Yargıtay’ın Yerleşik Yaklaşımı
Yargıtay’ın temel ilkesi şudur:
“Duygusal ilişki, tek başına borç ilişkisi doğurmaz.”
Mahkemeler:
-
Tarafların ekonomik durumu,
-
İlişkinin süresi,
-
Paranın miktarı,
-
Kullanım amacı
gibi unsurları birlikte değerlendirir.
10. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
-
Yazılı delil alınmadan yüksek meblağ verilmesi
-
Banka açıklamasının boş bırakılması
-
Hediye–borç ayrımının dava sırasında yapılmaya çalışılması
-
Duygusal gerekçelerle hukuki iddia kurulması
-
Sebepsiz zenginleşmenin yanlış yorumlanması
Sonuç
Sevgililer arasında para, hediye ve borç ilişkileri, aşk bittiğinde hukukun en soğukkanlı alanlarından biri hâline gelir. Hukuk, niyetleri değil; kanıtlanabilen iradeyi esas alır. Bu nedenle aşk devam ederken “önemsiz” görülen detaylar, ilişki sona erdiğinde davanın sonucunu belirler.
Türk hukuku:
-
Gerçek borcu korur,
-
Ama aşkın doğal akışı içinde yapılan karşılıksız fedakârlıkları geri alma aracı olarak kullanılmasına izin vermez.