Boşandığı Eşin Soyadını Kullanma İzin Talebi Dilekçesi
T.C. İSTANBUL NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE
DAVACI
Ece YILDIZ (T.C.K.N.: ……………)
Adres: ……………………………………………………………………
VEKİLİ
Av. Aydanur NAS (İstanbul Barosu Sicil No: …………)
Adres: ……………………………………………………………………
UETS: ……………………………………
DAVALI
Mert ARAS (T.C.K.N.: ……………)
Adres: ……………………………………………………………………
İHBAR OLUNABİLECEK / İLGİLİ KURUM
İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü (gerektiğinde müzekkere)
Adres: ……………………………………………………………………
DAVA KONUSU
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.173/2 uyarınca; davacı kadının boşandığı eşi olan davalının “ARAS” soyadını kullanmaya devam edebilmesine izin verilmesi, yargılama süresince tedbiren kullanımın sürdürülmesi (gerektiğinde) ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
I. Tarafların Evliliği ve Boşanma Süreci
-
Davacı müvekkil Ece YILDIZ ile davalı Mert ARAS …/…/2017 tarihinde evlenmiş; davacı evlilikle birlikte “ARAS” soyadını alarak Ece ARAS kimliğiyle sosyal ve mesleki hayatına devam etmiştir.
-
Taraflar arasındaki evlilik İstanbul … Aile Mahkemesi’nin …/… E., …/… K. sayılı ilamı ile sona ermiş; karar …/…/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Boşanma kararının kesinleşmesi sonrasında nüfus kayıtlarında davacı yönünden evlenmeden önceki soyadına dönüş işlemi gündeme gelmiş; bu durum davacının yerleşik kimliğinde ve kurulu düzeninde ciddi karışıklık riski doğurmuştur.
-
Müvekkilin talebi, boşanma ile “kişisel durum” değişikliğinden kaynaklanan ve kanunda açıkça düzenlenen bir haktır. Nitekim TMK m.173/2; kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlaması halinde hâkimin izin vereceğini düzenlemektedir.
II. Davacının “ARAS” Soyadını Kullanmakta Somut ve Korunmaya Değer Menfaati Bulunmaktadır
-
Davacı, evlilik süresi boyunca yalnızca sosyal çevrede değil, ağırlıklı olarak mesleki ve kurumsal çevrede de “Ece ARAS” adıyla tanınır hale gelmiştir. Müvekkil; mimarlık alanında serbest çalışan, çeşitli proje ekipleriyle çalışan ve bu süreçte çok sayıda sözleşme, teklif, çizim ve teslim tutanağında “Ece ARAS” imzası bulunan bir kişidir. Müvekkilin mesleki tanınırlığı, portföy dokümanları, proje teslimleri, şantiye tutanakları, e-posta yazışmaları ve müşteri sözleşmeleriyle somutlaştırılabilir niteliktedir.
-
Müvekkilin mesleki faaliyetleri, yalnızca geçmiş işlerden ibaret değildir. Halen devam eden ve teklif aşamasında bulunan projelerde müvekkil “ARAS” soyadıyla anılmakta; bu soyadının değişmesi halinde teklif dosyaları, referans kontrolleri ve ödeme süreçlerinde ciddi karışıklıklar doğması kuvvetle muhtemeldir. Bu karışıklık; yalnızca “alışkanlık” değil, doğrudan ticari itibar ve güven ilişkisi bakımından zarara yol açabilecek niteliktedir.
-
Müvekkilin “ARAS” soyadıyla kayıtlı dijital varlığı da (kurumsal e-posta, mesleki profil sayfaları, portföy bağlantıları, teklif şablonları, imza sirkülerine eklenen imza örnekleri, e-fatura/e-arşiv kayıtlarında görünen ad-soyad verisi vb.) fiilen bu soyadının devamını gerektirmektedir. Soyadının değişmesi; bankacılık işlemleri, kurum yazışmaları, proje sözleşmelerinde taraf tanımları, tahsilat süreçleri ve vergi/SGK bildirimlerinde uyumsuzluk riski doğuracaktır.
-
Yargıtay uygulamasında da; kadının evlilik soyadıyla uzun süre tanınması, diplomalar/sertifikalar/işlemler ve sosyal-iktisadi hayatın bu soyadıyla kurulmuş olması “menfaat” değerlendirmesinde dikkate alınmaktadır. Benzer şekilde menfaatin kanıtlandığı hallerde izin verilmesi gerektiği yönünde kararlar bulunmaktadır.
-
Müvekkilin menfaati, “soyadını sevme” gibi soyut bir gerekçeye değil; ölçülebilir ve belgelendirilebilir bir kurulu düzene dayanmaktadır. Bu nedenle TMK m.173/2’de aranan “menfaat” koşulu somut olayda fazlasıyla gerçekleşmiştir.
III. Soyadının Kullanımı Davalıya Zarar Vermeyecektir
-
TMK m.173/2 bakımından ikinci koşul, soyadının kullanımının davalıya zarar vermemesidir. Müvekkilin kullanmak istediği soyadı, davalıya ait bir ticari unvan, marka ya da özel bir ayırt edici işaretin haksız kullanımı niteliğinde değildir; müvekkil bu soyadını evlilik sırasında hukuken edinmiş ve uzun yıllar boyunca dürüstlük kuralına uygun biçimde kullanmıştır.
-
Davalı açısından “zarar” iddiası ileri sürülecekse; bunun soyut rahatsızlıktan ibaret olmayıp kişilik haklarına somut saldırı veya ölçülebilir bir menfaat ihlali olarak ortaya konulması gerekir. Müvekkil, bu soyadını; davalıyla bağlantı kurmak, üçüncü kişilerde “halen evli” algısı yaratmak veya davalının sosyal çevresinden menfaat temin etmek amacıyla değil, yalnızca kendi yerleşik kimliğini ve mesleki tanınırlığını korumak amacıyla kullanmaktadır.
-
Kaldı ki, kanun koyucu bu ihtimali dengelemek için izin mekanizmasını “mutlak ve sınırsız” bir hak olarak düzenlememiş; koşulların değişmesi halinde iznin kaldırılabilmesine de imkân tanımıştır. Yargıtay’ın iznin kaldırılmasına ilişkin uyuşmazlıklarda da odak noktanın; koşulların değişip değişmediği, kadının menfaatinin sürüp sürmediği ve kocaya zarar oluşup oluşmadığı olduğu görülmektedir. Bu yönüyle davalının ileride somut bir zarar doğduğunu ispat edebilmesi halinde hukuki koruma yolları zaten açıktır.
IV. Davanın Hukuki Niteliği ve Usule İlişkin Açıklamalar
-
İşbu talep, uygulamada çoğu zaman boşanma davası sırasında ileri sürülebilmekle birlikte; Yargıtay, bu talebin boşanmanın eki niteliğinde olmadığı, ayrı bir istem olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde kararlar vermiştir. Dolayısıyla davacı, boşanma kesinleştikten sonra da TMK m.173 kapsamında ayrı dava açarak izin talebinde bulunabilmektedir.
-
Ayrıca Yargıtay kararlarında, TMK m.178’deki bir yıllık sürenin bazı ihtimallerde “zamanaşımı” niteliğinde değerlendirilerek def’i süresinde ileri sürülmezse re’sen gözetilemeyeceği yönünde değerlendirmelere rastlanmaktadır. Somut olayda davanın, müvekkilin kurulu düzenini korumak amacıyla ve hak kaybı doğmaması için gecikmeksizin ikame edildiğini özellikle belirtiriz.
-
Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Görev hususu, TMK m.173’ün aile hukukuna ilişkin düzenleme olması nedeniyle Yargıtay değerlendirmelerinde de aile mahkemesinin görev alanında görülmektedir. Yetki bakımından ise davacının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK genel yetki kuralları).
V. Tedbir Talebi (Gerektiğinde)
-
Soyadı değişikliğinin uygulanması, yargılama devam ederken bile müvekkilin bankacılık işlemleri, sözleşme ilişkileri, vergi/SGK kayıtları ve devam eden projelerinde telafisi güç zararlar doğurabilecektir. Bu nedenle; mahkemenizce uygun görülürse HMK m.389 vd. kapsamında yargılama süresince davacının “ARAS” soyadını fiilen kullanmasına (kurum işlemlerinde bu soyadının muhafazasına) yönelik tedbir kararı verilmesini talep ederiz. Tedbir, nihai hükmün sonucunu peşinen belirlemek için değil, sadece yargılama süresince ortaya çıkacak karışıklıkları önlemek ve müvekkilin mesleki hayatındaki sürekliliği korumak için istenmektedir.
VI. Sonuç Olarak
-
Müvekkil, “ARAS” soyadını kullanmakta açık, somut ve belgelenebilir bir menfaate sahiptir. Bu kullanım davalıya zarar vermemekte; aksine, kanunun öngördüğü denge mekanizması çerçevesinde, koşullar değişirse davalının iznin kaldırılmasını isteme imkânı da bulunmaktadır.
-
Bu gerekçelerle TMK m.173/2 koşulları somut olayda gerçekleşmiş olduğundan, davanın kabulü gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER
4721 sayılı TMK m.173 ve ilgili hükümler; 6100 sayılı HMK m.24, 25, 26, 389 vd. ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER
-
İstanbul … Aile Mahkemesi …/… E., …/… K. sayılı boşanma ilamı ve kesinleşme şerhi
-
Davacı ve davalı nüfus kayıt örnekleri (vukuatlı)
-
Davacının “ARAS” soyadı ile düzenlenmiş mesleki belgeleri:
-
Proje sözleşmeleri, teklif dosyaları, teslim tutanakları
-
E-posta yazışmaları, kurumsal imza kayıtları, portföy dokümanları
-
Fatura/e-arşiv/e-fatura kayıtları, banka hesap ekstreleri ve işlem kayıtları (ilgili kısımlar)
-
-
Davacının mesleki tanınırlığını gösterir kayıtlar:
-
Oda/kurum kayıtları, eğitim/sertifika belgeleri, katılım belgeleri
-
Web/dijital profil çıktıları (tarihçe ve ad-soyad görünümü)
-
-
Tanık beyanları (tanık listesi ve adresleri bilahare sunulacaktır)
-
Gerekirse bilirkişi incelemesi (özellikle kurumsal kayıt/mesleki etki bakımından)
-
İlgili kurumlardan celp edilecek kayıtlar (Nüfus Müdürlüğü, banka/kurum yazışmaları vb.)
-
Her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;
-
Davanın KABULÜ ile davacı müvekkilin, boşandığı eşi davalı Mert ARAS’ın “ARAS” soyadını kullanmaya devam edebilmesine 4721 sayılı TMK m.173/2 uyarınca İZİN VERİLMESİNE,
-
Yargılama süresince telafisi güç zararların doğmaması için HMK m.389 vd. kapsamında tedbiren davacının “ARAS” soyadını kullanımının sürdürülmesine (uygun görülecek tedbire) karar verilmesine,
-
Hükmün kesinleşmesi sonrasında ilgili nüfus idaresine müzekkere yazılarak kararın nüfus kayıtlarına işlenmesine,
-
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Aydanur NAS
İmza
EKLER
-
Vekâletname örneği
-
Boşanma ilamı ve kesinleşme şerhi
-
Nüfus kayıt örnekleri
-
Mesleki/kurumsal kayıt ve belgeler (liste halinde)
-
Diğer ekler