Single Blog Title

This is a single blog caption

Hastane Personelinin Yanlış Tedavisi Nedeniyle Oluşan Zararın Tazmini Amacıyla Açılan Tazminat Davası Dilekçesi

Hastane Personelinin Yanlış Tedavisi Nedeniyle Oluşan Zararın Tazmini Amacıyla Açılan Tazminat Davası Dilekçesi

Adli Yardım Taleplidir.

NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ’NE
BURSA

DAVACI : Mustafa DEMİR (T.C. Kimlik No: 12345678901)
Adres: Yıldırım Mah. 125. Sk. No:14/3 Yıldırım / BURSA

VEKİLİ : Av. İrem EPÇAÇAN
Adres: … Barosu, … Cd. No:… Osmangazi / BURSA

DAVALI : T.C. Sağlık Bakanlığı
(Bursa İl Sağlık Müdürlüğü / Bursa … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği)
Adres: … / BURSA

KONU :
Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 150.000,00 TL manevi tazminat ile 200.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili talebimizden ibarettir.

TEBLİĞ TARİHİ : 05/09/2025 (İdareye yapılan başvurunun reddine ilişkin yazının tebliğ tarihi)

AÇIKLAMALAR

  1. Müvekkilin sosyal ve ekonomik durumu, adli yardım talebi

Müvekkilim Mustafa DEMİR, 40 yaşında olup inşaat işçisi olarak çalışarak ailesinin geçimini sağlamaktaydı. Başka herhangi bir düzenli geliri veya malvarlığı bulunmamaktadır. Geçirmiş olduğu kaza ve akabindeki hatalı tedavi nedeniyle sağ bacağında kalıcı sakatlık oluşmuş, uzun süre ayakta durmayı ve ağır işte çalışmayı gerektiren mesleğini icra edemez hale gelmiştir.

Müvekkil, olaydan sonra hiçbir işte düzenli olarak çalışamamış; eşi ve iki çocuğu ile birlikte kirada oturmakta, yakınlarının desteği ile yaşamını sürdürmektedir. Dava ve yargılama giderlerini karşılayabilecek ekonomik gücü bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle, HMK’nın adli yardıma ilişkin hükümleri ve 2577 sayılı Kanun’un yollaması gereği müvekkil adına adli yardım talebinde bulunma zorunluluğu doğmuştur.

  1. Olayın gelişimi ve hastane başvurusu

Müvekkilim, 10/01/2024 tarihinde çalıştığı inşaatta iskeleden düşmüş, sağ bacağında şiddetli ağrı ve şekil bozukluğu oluşması üzerine Bursa … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne ambulans ile götürülmüştür.

Yapılan inceleme ve çekilen röntgen sonucunda müvekkilin sağ tibia ve fibula kemiklerinde çok parçalı kırık tespit edilmiş; Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği tarafından 11/01/2024 tarihinde ameliyata alınmış, plak-vida sistemiyle tespit yapılmıştır.

Müvekkil ameliyat sonrası yaklaşık on gün süreyle ortopedi servisinde yatmış; bu süreçte pansuman, antibiyotik tedavisi ve yara bakımı hastane personeli tarafından yürütülmüştür.

  1. Ameliyat sonrası ihmal, enfeksiyon ve sakatlık

Ameliyattan sonraki günlerde müvekkilin ameliyat bölgesinde aşırı kızarıklık, şişlik, sıcaklık artışı ve şiddetli ağrı gelişmiş, müvekkil ve ailesi bu durumu hemşire ve nöbetçi hekimlere defalarca bildirmesine rağmen, “ameliyatın doğal süreci” denilerek gerekli hassasiyet gösterilmemiş, yeterli tetkik yapılmamış ve etkin bir antibiyotik tedavisi uygulanmamıştır.

Müvekkil taburcu olduktan kısa süre sonra bacağındaki şişlik ve akıntı artmış, ateşi yükselmiş, yeniden aynı hastaneye başvurmak zorunda kalmıştır. Yapılan tetkikler sonucu müvekkilin ameliyat sahasında “hastane enfeksiyonu (cerrahi saha enfeksiyonu)” geliştiği, enfeksiyonun kemik dokusuna ilerleyerek osteomiyelit tablosu oluşturduğu anlaşılmıştır.

Bu süreçte müvekkil tekrar tekrar ameliyata alınmış, çeşitli debridmanlar yapılmış, uzun süreli antibiyotik kullanmak zorunda kalmıştır. Buna rağmen sağ bacağında kalıcı hareket kısıtlılığı, kas güçsüzlüğü ve 8 cm’ye varan kısalık meydana gelmiş, en az %70 oranında çalışma gücü kaybına uğradığına dair ilk tıbbi değerlendirme yapılmıştır.

  1. Hizmet kusuru ve idarenin sorumluluğu

Müvekkilin yaşadığı zarar; yalnızca tıbbi müdahalenin doğal bir sonucu olmayıp, hastane personelinin ameliyat sonrası dönemde gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, hijyen kurallarına riayet etmemesi, enfeksiyon bulgularına zamanında ve etkin şekilde müdahale edilmemesi sonucu ortaya çıkmıştır.

Özellikle:

a) Ameliyat sonrası süreçte yeterli ve uygun antibiyotik tedavisi planlanmamış,
b) Pansumanlar düzensiz ve steril olmayan koşullarda yapılmış,
c) Yüksek ateş, kızarıklık ve akıntı gibi enfeksiyon bulguları uzun süre “normal” kabul edilerek ileri tetkik ve müdahale geciktirilmiş,
d) Müvekkilin yakınlarının uyarılarına rağmen enfeksiyon erken dönemde kontrol altına alınamamıştır.

Bu şekilde, davalı idareye bağlı hastanede sunulan sağlık hizmeti; tıp biliminin gereklerine ve özen yükümlülüğüne uygun olmayan, açık bir hizmet kusuru içermektedir.

Nitekim dosyaya sunacağımız özel ortopedi ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı ön raporunda da, enfeksiyonun çok büyük ölçüde ameliyat sonrası hastane koşulları ve yetersiz bakım nedeniyle geliştiği, zamanında ve uygun tedaviyle bu derece ağır bir sakatlığın önlenebilir olduğu belirtilmiştir.

İdarenin; gerek kusurlu hizmeti (hizmet kusuru) gerekse kusursuz sorumluluk ilkeleri (risk ve sosyal risk ilkesi) uyarınca, müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararları tazminle yükümlü olduğu açıktır.

  1. Müvekkilin uğradığı zarar ve tazminat talebinin haklılığı

Müvekkil, olay öncesinde inşaat işçisi olarak çalışmakta, bedeni gücüne dayalı bu işten elde ettiği gelirle ailesinin geçimini sağlamaktaydı. Sağ bacağındaki kalıcı sakatlık nedeniyle artık ağır işlerde çalışamamaktadır. Çeşitli iş başvurularından da “sağlık durumu” gerekçesiyle olumsuz dönüşler almıştır.

Bu nedenle müvekkilin:

  • Çalışma gücünün önemli ölçüde azalması ve ilerideki kazanç kaybı,

  • Süregelen tedavi giderleri, ulaşım, refakat vb. masrafları,

şeklinde maddi zararı bulunmaktadır. Bu aşamada fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL maddi tazminat talep etmekteyiz.

Öte yandan, müvekkil genç yaşta kalıcı bir sakatlıkla karşı karşıya kalmış, her adım attığında hatırladığı bir bedensel eksiklik ve sürekli ağrı ile yaşamını sürdürmek zorunda kalmıştır. Toplum içinde eski özgüveniyle hareket edememekte, çalışma hayatından kopmuş, aile içinde de psikolojik çöküntü yaşamaktadır.

Bu kapsamda, duyduğu elem, üzüntü, acı ve psikolojik yıkım dikkate alındığında, 150.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kanaatindeyiz.

DELİLLER

  1. Müvekkilin acil başvuru ve yatışına ilişkin hasta dosyası, epikriz raporları, ameliyat notları, hemşire gözlem kağıtları

  2. Ameliyat sonrası yeniden yatışa ilişkin tıbbi belgeler, enfeksiyon ve osteomiyelite dair raporlar

  3. Özellikli ortopedi ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı özel raporu / ön değerlendirme (ibraz edilecektir)

  4. SGK hizmet dökümü, iş yerinden alınacak ücret bordroları, meslek ve gelir durumunu gösterir belgeler

  5. Müvekkilin güncel engellilik oranına ilişkin sağlık kurulu raporu (alındığında ibraz edilecektir)

  6. Tanık beyanları (müvekkilin çalışma gücü, olay öncesi ve sonrası durumu hakkında)

  7. Gerek görülmesi halinde bilirkişi incelemesi, keşif ve her türlü sair yasal delil.

 

HUKUKİ SEBEPLER

  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (özellikle tam yargı davasına ilişkin hükümler)

  • 2709 sayılı T.C. Anayasası (m. 17, m. 125)

  • İdarenin hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluğuna ilişkin genel ilkeler

  • İlgili sağlık mevzuatı, hasta hakları düzenlemeleri

  • İlgili diğer mevzuat ve yerleşik yargı içtihatları.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve Mahkemenizce re’sen göz önüne alınacak sair hukuki sebeplerle;

  1. Müvekkilin ağır ekonomik durumu gözetilerek adli yardım talebimizin KABULÜNE,

  2. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 150.000,00 TL manevi tazminat ile 200.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline,

  3. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına,

karar verilmesini, müvekkilim adına saygıyla arz ve talep ederim.

… / … / 20…

Davacı Vekili
Av. İrem EPÇAÇAN
(İmza)

Leave a Reply

Call Now Button