Single Blog Title

This is a single blog caption

Anonim ve Limited Şirketlerde Ortakların Sorumluluğunun Sınırları: Sermaye Şirketi Ne Kadar “Kalkan”?

Şirketler hukukunun en büyük “vaadi” şudur: sermaye şirketi kurarsan, ortak olarak kişisel malvarlığını şirket borçlarından ayırırsın. Yani iş batarsa, “şirket batar ama sen batmazsın.” Teoride tablo böyle; pratikte ise bu kalkanın hem güçlü olduğu yerler var hem de delindiği, hatta bazen hiç çalışmadığı alanlar.

Bu yazıda anonim (A.Ş.) ve limited (L.Ş.) şirketlerde ortakların sorumluluğunu asıl kural–istisna–uygulama üçgeninde, net ve oturtulabilir şekilde anlatıyorum. Amaç şu: “Sermaye şirketi kurdum, sonsuza kadar güvendeyim” gibi yanıltıcı bir rahatlığa düşmeden kalkanın nerede başladığını ve nerede bittiğini görmek.


1) Asıl kural: Ortaklar kural olarak sadece taahhüt ettikleri sermaye kadar sorumludur

Anonim ve limited şirketler sermaye şirketidir. Bu tür şirketlerde borçların sahibi şirketin kendisidir; ortaklar değil. Dolayısıyla:

  • Şirket borçlarından şirket malvarlığı sorumludur.

  • Ortaklar, kendi şahsi malvarlıklarıyla şirket borçlarına karşı takip edilemez.

  • Ortağın “kaybı”, en fazla şirkete koyduğu/taahhüt ettiği sermaye ile sınırlıdır.

Bu yüzden sermaye şirketi, ticari hayatta “risk almayı mümkün kılan hukuki zırh” olarak görülür.


2) A.Ş. ortakları için sorumluluk: daha “sert kalkan”

Anonim şirkette pay sahibi olmak, klasik anlamda en güçlü sınırlı sorumluluk zırhına sahip olmaktır.

Pay sahibi şu kadar sorumludur:

  • Taahhüt ettiği sermaye borcunu ödemekle.

  • Eğer sermaye borcunu ödemişse, şirketin diğer borçları ona hiç gelmez.

Örnek:
A.Ş.’de 200.000 TL pay taahhüt ettin ve ödedin. Şirket 50 milyon TL borca battı. Alacaklılar sana gidemez; payını kaybedersin, o kadar.

A.Ş.’de istisnalar elbette var (aşağıda geleceğim) ama “normal” durumda ortak, borçların muhatabı değildir.


3) Limited şirket ortakları için sorumluluk: kalkan var ama “delikli”

Limited şirkette de asıl kural sınırlı sorumluluk; fakat A.Ş.’ye göre daha fazla istisna var. Özellikle kamu borçları tarafında.

Limited ortakları şu konularda risk taşır:

  • Şirketin kamu borçları (SGK primleri, vergi borçları gibi) ödenmezse,

  • ortaklar, sermaye payları oranında kişisel malvarlıklarıyla sorumlu tutulabilir.

Yani limited şirket, ticari borçlara karşı güçlü bir kalkan sunarken kamu borçlarında ortaklara kapı aralar.

Örnek:
Limited şirkette %40 ortaksın. Şirketin 1 milyon TL vergi borcu doğdu ve ödenmedi. İdare, belirli koşullarda bu borcun %40’ı için seni takip edebilir.

Bu yüzden pratikte limited şirket “tam zırh” değil, kısmi zırh gibi çalışır.


4) Sorumluluğu genişleten temel istisnalar (A.Ş. ve L.Ş. için ortak)

Şimdi o meşhur soruya gelelim:
“Peki ortaklar hiç mi şahsen sorumlu olmaz?”

Olabilir. Ama bunun için olağanüstü bir şeyler olması gerekir. En yaygın istisnalar:

a) Sermaye borcu ödenmemişse

Taahhüt edilen sermaye ödenmediyse, ortak bu borçtan sorumludur.
Bu, “şirket borcu” değil, ortağın şirkete karşı borcudur.

b) Şirket perdesinin kaldırılması (tüzel kişilik perdesi)

Eğer ortaklar şirketi:

  • kişisel işlerinin uzantısı gibi kullanıyorsa,

  • şirketi bilerek borçlandırıp boşaltıyorsa,

  • alacaklıları dolandırmak için şirketi “kılıf” yapıyorsa,

mahkemeler tüzel kişilik perdesini kaldırıp borcu ortakların şahsına taşıyabilir.

Bu, hukuken “çok istisnai” ama ticari hayatta “çok gerçek” bir mekanizma.

Örnek:
Ortak, şirketin tüm mallarını kendi üzerine geçirip şirketi borçlu bırakıyor. Alacaklılar şirkette bir şey bulamayınca, mahkeme ortağın şahsi sorumluluğuna gidebiliyor.

c) Haksız fiil / kişisel taahhüt

Ortak, şirket adına değil kendi adına bir şey vaat etmişse ya da haksız fiil işlemişse, şahsen sorumludur.

  • Kişisel kefalet vermek

  • Bankaya ortak sıfatıyla “garanti mektubu” imzalamak

  • Üçüncü kişiyi bizzat aldatmak gibi

Bu durumda sorumluluk şirketten değil, doğrudan ortaktan doğar.


5) “Ortak değil yönetici sorumluluğu” ile karıştırmamak lazım

Pratikte çoğu kişi şu hataya düşüyor:

“Şirketin borcu var, ortak sorumludur.”

Hayır.
Çoğu durumda borçlardan yönetici sorumludur; ortak değil.

  • A.Ş.’de yönetim kurulu üyeleri,

  • L.Ş.’de müdürler,

özen borcu, sadakat borcu, kamu borçları ve bazı usulsüz işlemler nedeniyle şahsen sorumluluğa gidebilir. Ama bu, “ortak olduğu için” değil, yönetici olduğu için olur.

Yani bir kişi hem ortak hem yönetici ise, sorumluluğun kaynağını doğru teşhis etmek gerekir.


6) Ticari hayatta sonuç: sermaye şirketi güçlü bir kalkan ama “mutlak değil”

Toparlarsak:

  • A.Ş. ortağı normal şartlarda çok güçlü korunur.

  • L.Ş. ortağı ticari borçlarda korunur ama kamu borçlarında risk taşır.

  • Her iki türde de kötüye kullanım, sermaye borcu, kişisel kefalet veya haksız fiil gibi durumlar kalkanı delip şahsi sorumluluk doğurabilir.

Bu yüzden sermaye şirketi “risk almaya yarayan en iyi araçlardan biri”dir ama sınırsız bir dokunulmazlık kartı değildir.

Leave a Reply

Call Now Button