Aldatan Eşin Birlikte Olduğu Üçüncü Kişinin, Aldatılan Eşe Karşı Bir Yükümlülüğü Var Mıdır?
Evlilik birliğinin temelinde sadakat ve güven ilkesi vardır. Türk Medeni Kanunu’na göre eşler birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü altındadır. Ancak uygulamada en çok sorulan sorulardan biri şudur:
Aldatan eşin birlikte olduğu üçüncü kişi, aldatılan eşe karşı sorumlu mudur?
Bu yazıda, hem Türk Medeni Kanunu hükümleri hem de Yargıtay kararları ışığında, üçüncü kişinin aldatılan eşe karşı hukuki yükümlülükleri detaylı olarak incelenecektir.
1. Evlilik Birliğinde Sadakat Yükümlülüğü
-
Türk Medeni Kanunu m.185/3 uyarınca, eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır.
-
Dolayısıyla sadakat borcu yalnızca eşler arasında geçerlidir.
-
Üçüncü kişiler, bu borcun doğrudan muhatabı değildir.
2. Üçüncü Kişinin Hukuki Sorumluluğu
Üçüncü kişi evli bir insanla birlikte olduğunda, Medeni Kanun’a göre sadakat yükümlülüğü bulunmaz.
Ancak bu durum, tamamen sorumsuz oldukları anlamına gelmez. Çünkü:
-
Evli olduğunu bildiği halde ilişkiye giren üçüncü kişi, aldatılan eşin kişilik haklarını ihlal etmiş sayılabilir.
-
Bu durumda aldatılan eş, üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açabilir.
3. Yargıtay Kararları
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/3-501 E., 2019/1037 K.
→ Evli olduğunu bilerek ilişkiye giren üçüncü kişinin, aldatılan eşin kişilik haklarını ihlal ettiği kabul edilmiştir. Manevi tazminata hükmedilmiştir. -
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2014/10480 E., 2015/10627 K.
→ Üçüncü kişi, evli olduğunu bildiği halde ilişkiye devam ettiğinde, aldatılan eşe karşı sorumludur.
4. Manevi Tazminat Davası
-
Dayanak: TMK m.24-25 ve Türk Borçlar Kanunu m.49.
-
Amaç: Aldatılan eşin uğradığı manevi zararın giderilmesi.
-
Ölçüt: Hakimin takdirine bağlıdır; evlilik süresi, olayın etkisi, tarafların sosyal konumu gibi faktörler dikkate alınır.
5. Maddi Tazminat Mümkün mü?
Genel olarak maddi tazminat, aldatma nedeniyle doğrudan üçüncü kişiden talep edilemez. Ancak üçüncü kişi, evli kişinin malvarlığını kötüye kullanmasına yol açmışsa TBK kapsamında sorumluluğu doğabilir.
6. Sonuç
-
Sadakat yükümlülüğü yalnızca eşlere aittir.
-
Üçüncü kişi doğrudan evlilik yükümlüsü değildir.
-
Ancak evli olduğunu bilerek ilişkiye girerse, aldatılan eşin kişilik haklarını ihlal ettiği kabul edilir.
-
Bu nedenle aldatılan eş, üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2017/3-501, K. 2019/1037, T. 17.09.2019
Olay:
Davacı (aldatılan eş), eşi ile birlikte olan üçüncü kişiye karşı manevi tazminat talep etmiştir.
Yerel Mahkeme:
Üçüncü kişinin sadakat yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi:
-
Sadakat yükümlülüğü doğrudan üçüncü kişiye ait olmasa da, üçüncü kişi evli olduğunu bilerek ilişkiye girdiğinde aldatılan eşin kişilik haklarını ihlal etmiş olur.
-
Bu nedenle üçüncü kişinin davranışı haksız fiil niteliğindedir.
-
TMK m.24-25 ve TBK m.49 uyarınca aldatılan eş, üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açabilir.
Karar:
Yerel mahkemenin ret kararı bozulmuş, üçüncü kişinin manevi tazminattan sorumlu olduğuna hükmedilmiştir.
Sonuç
Yargıtay bu içtihadıyla şunu açıkça ortaya koymuştur:
-
Sadakat yükümlülüğü sadece eşler arasında vardır.
-
Ancak evli olduğunu bilerek ilişkiye giren üçüncü kişi, aldatılan eşin kişilik haklarını ihlal eder.
-
Dolayısıyla aldatılan eş, üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açabilir ve kazanabilir.
İncelediğimiz üzere şartlar oluştuğu sürece eşin birlikte olduğu üçüncü kişinin aldatılan eşe karşı tazminat yükümlülüğü doğabilmektedir.
Doğrudan Yargıtay HGK 2017/3-501 E., 2019/1037 K. kararına dayanılarak kurgulanmış olan aldatılan eşin, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiye karşı açacağı manevi tazminat davası dilekçesi örneğini aşağıda bulabilirsiniz.
MANEVİ TAZMİNAT DAVASI DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
T.C. ……… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
Davacı : [Ad Soyad] (Aldatılan eş)
Adres : [Adres]
Vekili : Av. Ferhat Küle – İstanbul Barosu
Adres : [Adres]
Davalı : [Ad Soyad] (Üçüncü kişi)
Adres : [Adres]
Konu : Davalının evli olduğumu bildiği halde eşimle yaşadığı ilişki nedeniyle kişilik haklarımın ihlal edilmesi sebebiyle manevi tazminat talebimdir.
📌 AÇIKLAMALAR
-
Müvekkilim ……… tarihinde evlenmiş olup halen evlilik birliği devam etmektedir.
-
Davalı, evli olduğumu ve eşimin bana karşı sadakat yükümlülüğü bulunduğunu bildiği halde, eşimle duygusal ve cinsel ilişki yaşamıştır. Bu durum çeşitli mesaj kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve tanık anlatımlarıyla sabittir.
-
Davalının bu davranışı, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açmış, müvekkilimin toplum içindeki onur ve saygınlığını zedelemiş, ağır psikolojik sarsıntıya neden olmuştur.
-
Her ne kadar sadakat yükümlülüğü eşler arasında olsa da, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.09.2019 tarihli 2017/3-501 E., 2019/1037 K. sayılı kararı uyarınca, evli olduğunu bilerek ilişkiye giren üçüncü kişi, aldatılan eşin kişilik haklarını ihlal etmiş sayılır ve manevi tazminatla sorumlu tutulur.
-
Bu nedenle davalıdan, kişilik haklarımın ihlali nedeniyle uygun miktarda manevi tazminat talep etme zarureti doğmuştur.
📌 HUKUKİ NEDENLER
-
TCK m.125, 267,
-
TMK m.24, 25,
-
TBK m.49,
-
İlgili Yargıtay içtihatları.
📌 DELİLLER
-
WhatsApp, SMS ve sosyal medya yazışmaları,
-
Tanık beyanları,
-
Fotoğraf ve video kayıtları,
-
Yargıtay HGK 2017/3-501 E., 2019/1037 K. sayılı karar,
-
Her türlü yasal delil.
📌 SONUÇ ve İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Kişilik haklarımın ihlaline sebep olan davalıdan, mahkemenizce uygun görülecek miktarda manevi tazminata hükmedilmesine,
-
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
…/…/2025
Davacı Vekili
Av. Ferhat Küle
