Türkiye Dışında Bir Ülkeden Başka Bir Ülkeye Göçmen Götürmek
Göçmen kaçakçılığı suçları yalnızca Türkiye’de değil, Türkiye dışında da işlenebilmektedir. Özellikle Türk vatandaşlarının, yabancıları üçüncü bir ülkeden başka bir ülkeye taşıması, “Türkiye’nin ceza yargı yetkisi bu durumda nasıl belirlenir?” sorusunu gündeme getirmektedir.
Bu yazıda, Türk Ceza Kanunu, uluslararası sözleşmeler ve Yargıtay kararları çerçevesinde, “Türkiye dışındaki bir ülkeden başka bir ülkeye göçmen götürmenin” hukuki boyutları incelenecektir.
Türk Ceza Kanunu Açısından
1. Yer Bakımından Uygulama (TCK m.8)
-
Kural olarak Türk kanunları Türkiye’de işlenen suçlara uygulanır.
-
Eğer göçmen kaçakçılığı fiili tamamen yabancı bir ülkede işlenmişse, doğrudan TCK uygulanmaz.
2. Türk Vatandaşının Yurtdışında Suç İşlemesi (TCK m.11)
-
Türk vatandaşı yurtdışında göçmen kaçakçılığı yaparsa, Türkiye’ye döndüğünde TCK hükümlerine göre yargılanabilir.
-
Şart: Yabancı ülkede hüküm giymemiş olmasıdır. Eğer orada ceza çekmişse, TCK m.19 gereği mahsup yapılır.
3. Evrensel Yargı Yetkisi
Göçmen kaçakçılığı, uluslararası suç niteliği taşıdığı için bazı hallerde evrensel yargı yetkisi kapsamında Türkiye’de de soruşturulabilir.
Uluslararası Hukuk Boyutu
1. Palermo Protokolü
Türkiye’nin taraf olduğu Göçmen Kaçakçılığına Karşı Palermo Protokolü, suçun yalnızca transit ülke değil, herhangi bir ülkede işlenmesini de kapsar.
-
Yani Türk vatandaşı başka bir ülkeden göçmen kaçırıyorsa, bu durum Türkiye açısından da suç teşkil eder.
2. İkili ve Çok Taraflı Anlaşmalar
-
Türkiye, Avrupa Konseyi ve BM çerçevesinde adli yardımlaşma ve suçluların iadesi anlaşmaları imzalamıştır.
-
Bu anlaşmalar, failin hem işlediği ülkede hem de vatandaşı olduğu ülkede yargılanabilmesini sağlar.
3. Çifte Yargılama Sorunu
Ne bis in idem ilkesi gereği aynı fiilden iki kez yargılama yapılamaz.
-
Eğer sanık Almanya’da mahkûm olduysa, Türkiye’de aynı fiilden tekrar ceza verilmez.
-
Ancak Almanya’da hiç yargılanmamışsa, Türkiye’de dava açılabilir.
Yargıtay Uygulaması
1. Yargıtay 18. CD, 2017/4358 E., 2019/2211 K.
Sanıkların Türkiye dışından başka ülkeye göçmen götürmeleri halinde, fail Türk vatandaşı ise TCK m.11 uyarınca Türkiye’de yargılanabileceği kabul edilmiştir.
2. Yargıtay 9. CD, 2014/7524 K.
Türk vatandaşı sanığın yurtdışında göçmen kaçırırken yakalanması durumunda, yabancı mahkeme kararı kesinleşmişse Türkiye’de yeniden yargılama yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Somut Senaryo
Olay
Türk vatandaşı M.A., Libya’dan yasa dışı yollarla İtalya’ya göçmen taşırken yakalanır. İtalyan polisi tarafından yakalanır ve hakkında dava açılır.
Hukuki Değerlendirme
-
İtalya’da yargılanır ve 5 yıl hapis cezası alır.
-
Türkiye’ye döndüğünde aynı fiilden dolayı tekrar yargılanmaz (ne bis in idem).
-
Ancak Türk makamları, M.A.’nın yurtdışına çıkışını kısıtlayabilir, adli siciline işlenir.
Eğer İtalya’da hiç yargılama yapılmadan M.A. Türkiye’ye dönerse → TCK m.11 uyarınca Türkiye’de dava açılabilir.
- Türkiye dışında bir ülkeden başka bir ülkeye göçmen götürmek, göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturur.
-
Fail Türk vatandaşı ise, yabancı ülkede yargılama yapılmamışsa Türkiye’de de yargılanabilir.
-
Yabancı ülkede kesinleşmiş mahkûmiyet varsa, Türkiye’de yeniden dava açılamaz; ancak ceza mahsup edilir.
-
Bu nedenle konu, hem TCK’nın yer bakımından uygulanması hem de uluslararası ceza hukuku bakımından önemlidir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi – Karar: 2013/3031 İncelemesi
1. Olayın Özeti
Dosyada sanıkların, Türkiye sınırları dışında, bir başka ülkeden (örneğin Suriye’den) göçmenleri alıp yine yabancı bir ülkeye (örneğin Yunanistan’a) götürmeye çalıştıkları tespit edilmiştir.
-
Göçmenlerden para alınmıştır.
-
Fiil tamamen yabancı ülkede geçmektedir.
-
Sanıklar Türk vatandaşıdır.
Yerel mahkeme, “suç Türkiye’de işlenmediği için Türk yargısının yetkisiz olduğu” gerekçesiyle beraat kararı vermiştir.
2. Yargıtay’ın Değerlendirmesi
2.1. TCK m.8 – Yer Bakımından Uygulama
Normal şartlarda Türk Ceza Kanunu, yalnızca Türkiye’de işlenen suçlara uygulanır. Ancak Yargıtay, bu olayı yalnızca TCK m.8 çerçevesinde değil, TCK m.11 çerçevesinde değerlendirmiştir.
2.2. TCK m.11 – Türk Vatandaşının Yurtdışında Suç İşlemesi
-
Türk vatandaşı, yurtdışında göçmen kaçakçılığı yaparsa Türkiye’ye döndüğünde Türkiye’de de yargılanabilir.
-
Yargıtay, bu hükme dayanarak sanıkların Türk vatandaşı olmaları nedeniyle Türkiye’de yargılanabileceğini kabul etmiştir.
2.3. Menfaat Unsuru
Göçmenlerden para alındığı sabittir. Bu nedenle sanıkların “insani yardım” savunmaları reddedilmiştir.
2.4. Suçun Uluslararası Boyutu
Yargıtay, göçmen kaçakçılığının sınır aşan bir suç olduğunu, Palermo Protokolü’ne göre yalnızca transit ülkede değil, başka ülkelerde de cezalandırılabileceğini vurgulamıştır.
3. Kararın Sonucu
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin “yetkisizlik” gerekçesiyle verdiği beraat kararını bozmuştur.
-
Sanıkların Türk vatandaşı olmaları nedeniyle Türkiye’de de yargılanabileceklerine,
-
Göçmenlerden para alındığı için suçun unsurlarının oluştuğuna,
-
Fiilin Türkiye dışında gerçekleşmiş olmasının, sanığın cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağına hükmetmiştir.
4. Kararın Önemi
a) Yargı Yetkisi Açısından
Bu karar, Türk vatandaşlarının yurtdışında işlediği göçmen kaçakçılığı suçlarının da Türkiye’de yargılanabileceğini ortaya koymuştur.
b) Uluslararası Ceza Hukuku Açısından
Göçmen kaçakçılığı, uluslararası nitelikli suç kabul edilmiştir. Türkiye’nin taraf olduğu Palermo Protokolü ile uyumlu bir içtihat verilmiştir.
c) Menfaat Unsuru Açısından
Yargıtay, menfaat unsurunu yine kritik görmüş, göçmenlerden ücret alınmasını suçun oluşumu için yeterli kabul etmiştir.
d) Çifte Yargılama Sorunu
Kararda ayrıca, sanığın yabancı ülkede aynı fiilden dolayı kesinleşmiş bir ceza alması halinde Türkiye’de yeniden yargılanamayacağı (TCK m.19 – ne bis in idem) hatırlatılmıştır.
5. Somutlaştırılmış Senaryo (Özgün Örnek)
Sanık A.K., Türk vatandaşıdır. Suriye’den aldığı 20 göçmeni, tekneyle Yunanistan’a götürürken yakalanır. Suriye’de dava açılmadan Türkiye’ye dönmüştür.
Hukuki Değerlendirme
-
Türk vatandaşı olduğu için TCK m.11 uyarınca Türkiye’de yargılanır.
-
Göçmenlerden para alındığı için TCK m.79 (göçmen kaçakçılığı) uygulanır.
-
Fiil Türkiye dışında gerçekleşmiş olsa da, ceza sorumluluğu devam eder.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi – Karar: 2013/3031, göçmen kaçakçılığı suçunun:
-
Türk vatandaşları tarafından yurtdışında işlense dahi Türkiye’de yargılanabileceğini,
-
Menfaat unsurunun ispatı halinde suçun oluşacağını,
-
Uluslararası hukukla uyumlu biçimde sınır aşan suçlara karşı geniş yargı yetkisinin kabul edildiğini,
ortaya koyan önemli bir içtihattır.
TCK m.11 Kapsamında Yurtdışında İşlenen Göçmen Kaçakçılığı Suçlarında Uygulama Sorunları
1. Çifte Yargılama Yasağı (Ne Bis in Idem)
-
Sorun: Türk vatandaşı yurtdışında göçmen kaçakçılığı nedeniyle yargılanıp mahkûm olmuşsa, Türkiye’de aynı fiilden ikinci kez yargılanması gündeme gelebilir.
-
Çözüm: TCK m.19 ve AİHS Ek Protokol 7 m.4 gereği, aynı fiilden dolayı ikinci kez yargılama yapılamaz. Ancak Türkiye’de yalnızca tanıma–tenfiz yoluyla yabancı mahkeme kararına hukuki sonuç tanınabilir.
2. Mahsup Meselesi
-
Sorun: Fail hem yabancı ülkede hem Türkiye’de ceza almışsa, cezaların nasıl mahsup edileceği tartışmalıdır.
-
Çözüm: TCK m.19 açık hüküm getirir: Yabancı ülkede infaz edilen ceza, Türkiye’deki cezanın infazından mahsup edilir.
-
Uygulama Zorluğu: Yabancı ülkelerdeki infaz sürelerinin belgelenmesi, Türkiye’de infaz hesaplamasında sorun yaratabilmektedir.
3. Delil Toplama Güçlüğü
-
Sorun: Suçun işlendiği ülke yabancı olduğunda, Türkiye’de açılan davada delillere erişim zordur.
-
Çözüm: Adli yardımlaşma mekanizmaları devreye girer (Lahey Sözleşmesi, ikili anlaşmalar). Ancak delil toplamada süre uzaması davaların yıllarca sürmesine yol açmaktadır.
4. Failin Türkiye’ye Dönüşü
-
Sorun: Fail yabancı ülkede suç işleyip Türkiye’ye döndüğünde, yabancı devlet iade talep edebilir.
-
Çözüm: Anayasa m.38 gereği Türk vatandaşları kendi ülkelerine iade edilmez. Ancak yabancı devletin talebi doğrultusunda Türkiye’de dava açılarak yargılama yapılabilir (TCK m.11).
5. Örgütlü Suç Yapısı
-
Sorun: Göçmen kaçakçılığı genellikle uluslararası örgütlü yapıların faaliyeti şeklinde işlenmektedir.
-
Çözüm: TCK m.220 (örgütlü suç) hükümleri ile TCK m.79 birlikte uygulanmalıdır. Ancak örgütün yurtdışı bağlantıları olduğunda delil temini daha da güçleşmektedir.
6. Uluslararası Hukuk ve Palermo Protokolü
-
Sorun: Türk vatandaşının yurtdışında işlediği göçmen kaçakçılığı fiilinin uluslararası standartlara göre değerlendirilmesi gerekir.
-
Çözüm: Palermo Protokolü, taraf devletlere kendi vatandaşlarını da cezalandırma yükümlülüğü getirir. Ancak uygulamada devletler arasında farklı ceza ölçüleri sorun yaratır.
7. Kamu Düzeni İstisnası
-
Sorun: Yabancı mahkeme kararı Türkiye’de tanınmak istendiğinde, Türk kamu düzenine aykırılık iddiası gündeme gelebilir.
-
Örn: Bazı ülkelerde verilen cezaların çok düşük olması, Türk kamu düzeniyle bağdaşmayabilir.
-
Çözüm: Mahkemeler, kamu düzeni istisnasını dar yorumlamalıdır; aksi halde uluslararası işbirliği zedelenir.
8. Sonuç
TCK m.11, Türk vatandaşlarının yurtdışında işlediği göçmen kaçakçılığı suçlarının Türkiye’de de yargılanabilmesine imkân tanımaktadır. Ancak:
-
Çifte yargılama yasağı,
-
Ceza mahsup sorunları,
-
Delil teminindeki güçlükler,
-
Uluslararası örgütlü suç yapısı,
-
Kamu düzeni istisnası
gibi meseleler uygulamada önemli engeller yaratmaktadır.
Bu nedenle, hem uluslararası ceza adli yardımlaşmasının güçlendirilmesi, hem de Türk mahkemelerinin yabancı kararların tanınması ve infazı konusunda daha pratik çözümler geliştirmesi gerekmektedir.